POLİTİKA - 08 Eylül 2025 Pazartesi 14:40

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nin de konuştu

A
A
A
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nin de konuştu

2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nin de konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersine aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmadan, asla geri adım atmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nine katıldı.


Törende konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bugün ders başı yapacak tüm evlatlarımıza; emeğiyle yol açan öğretmenlerimize ve eğitim ailemizin bütün mensuplarına sağlık, huzur ve başarılarla dolu, hayırlı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum. Ebediyete uğurladığımız öğretmenlerimizi rahmet, minnet ve duayla yad ediyor; fedakarlıklarını örnek kılma ve miras bıraktıkları değerleri yarına taşıma sözümüzü özellikle vurgulamak istiyorum. İnşallah bu yıl; daha çok çocuğumuzun yüzündeki tebessümü çoğaltmak, daha çok öğretmenimizin emeğini taçlandırmak ve daha çok annenin-babanın duasını almak için var gücümüzle çalışacağız. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin"dedi.


Tekin, "Eğitim, insan onurunun, adaletin, demokrasinin, hukuk devletinin ve ekonomik kalkınmanın ana unsurudur. 2002’den bugüne liderliğinizle eğitimde atılan adımların ülkemizde bu kavramların yerleşmesine büyük katkı yaptığını ifade etmek istiyorum. Sayenizde yapılan devrimlerle eğitimde etnik, dini ya da ideolojik nedenlerle haysiyeti zedelenen kitleler onurlu bir programa sahip oldu. Katsayı zulmü ile ötekileştirilen okullarımız ve öğrencilerimiz adaletle tanıştı. Bu ülkenin asli unsuru olan ama inanç ve kimliklerini gizlemek durumunda kalan dindar Müslümanlar, Alevi vatandaşlarımız, Kürt vatandaşlarımız, gayri müslim vatandaşlarımız bu ülkenin onurlu birer yurttaşı olduğunu hissettiler. Katsayı adaletsizliğini ve başörtüsü zulmünü kaldırarak gençlerimizi inançlarıyla eğitimleri arasındaki ikilemden kurtardınız" diye konuştu.


"Yaşayan Diller ve Lehçeler" dersleriyle Kürtçe başta olmak üzere bu toprakların kadim dilleri okullarımızın güvenli iklimine girdi" diyen bakan Tekin," Üniversite ve kamu binalarında yıllarca bodrumlara itilmiş ibadet alanları hak ettiği normal katlara taşındı. 1980 darbesinin vesayeti kurumsallaştırmak için dayattığı Milli Güvenlik Dersi yerini "Demokrasi ve İnsan Hakları" dersi aldı. 28 Şubat’ta görevinden uzaklaştırılan öğretmenlerin meslek onuru iade edildi; binlercesi sınıflarına döndü. Ben, burada yukarıda örneklerini vermeye çalıştığım insan onurunu yücelten, demokrasiyi ve insan haklarını merkeze alan bu uygulamalar için; başta eğitim olmak üzere her alanda antidemokratik uygulamaları tarihe gömen dirayetiniz ve kararlılığınız için eğitim ailemiz ve aziz milletimiz adına şükranlarımı arz ediyorum" şeklinde konuştu.


Terörün eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslendiğini belirten Tekin,"Yirmi dört yıldır izlenen bu demokratikleşme çizgisi siyasetin ve toplumun nefesini açan bir iklim doğurdu. Yasakları kaldıran, hukuku kuran, demokrasiyi genişleten bu çizgi, "Terörsüz Türkiye" hedefinin de gerçek zemini oldu. Terör, yasaklardan, eşitsizliklerden ve güvensizliklerden beslenir; biz ise sizin liderliğinizde adım adım terörün kaynaklarını kuruttuk. Kuruluşumuzdan beri hareketimizin ana ekseni olan "yasaksız ve demokratik Türkiye" idealini, siz tarihi öngörünüzle devletin kalıcı siyasetine dönüştürdünüz; vesayetin gölgesini dağıttınız, millet iradesinin önünü açtınız."


"Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik"


Sözlerine devam eden Tekin, "Dün, bir sanatçının Kürtçe şarkı söylediği için linç edildiği bir ülkeden; bugün TRT Kürdi’nin 24 saat yayın yaptığı, Kültür Bakanlığımızın Kürtçe eserler bastığı, okullarımızda Kürtçe ve Zazaca’nın seçmeli olarak okutulduğu, özel kurslarla öğretilmesinin serbest olduğu bir zemine geldik, hamdolsun. Kavga eden değil dinleyen bir devlet dili benimsedik; bu sayede adaletin sesi yükseldi, eşitlik zemini sağlamlaştı, toplumun devlete güveni tedricen arttı. Hiç şüphesiz bu hakikati büyüten güven, "Terörsüz Türkiye" ufkumuzun asıl dayanağıdır."


"Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır"


Eğitimin ortak aidiyetin mayası olduğunu vurgulayan Tekin,"Terörden arınmış, huzuru kökleşmiş, kalkınma iklimi güçlenmiş bir Türkiye’nin en büyük yatırımı, evlatlarına yaptığı yatırımdır. Eğitim, ortak aidiyetimizin mayasıdır; Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam teminatıdır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak attığımız her adımla, "iyiliği kolaylaştıran, kötülüğü zorlaştıran" bir toplumsal düzen hedefliyoruz. Sağlıklı bir eğitim ekosistemi, özgür, huzurlu ve adil bir toplumsal ekosistemle birlikte var olur; biz de politikalarımızı bu bütünlük içinde kurguluyoruz. Malumunuz, bu anlayışın kurumsal karşılığı olarak Türkiye’nin kendi ufkuna yakışan en önemli adımlardan biri, geçtiğimiz yıl eğitim hayatımıza dâhil ettiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modelidir. Huzurlarınızda büyük bir memnuniyetle belirtmek isterim ki, Marif modelimiz, eğitimde çağdaş ve milli bir dönüşümün sembolü olarak tüm eğitim camiamızda derin ve güçlü bir karşılık bulmuş, daha şimdiden önemli başarılar elde etmemize imkan sunmuştur."


Sözlerine devam eden Tekin, "Modelimiz, eğitimde sadece akademik performansı değil, aynı zamanda karakter gelişimini, ahlaki değerleri ve sosyal sorumluluğu da önceleyen anlayışıyla Türkiye Yüzyılı idealini muştulayan aydınlık bir geleceğin de rehberliğini sunmaktadır. Bu modelle evlatlarımızı değerleriyle güçlü, bilimiyle yetkin kılan; merakını bilime, emeğini üretime, enerjisini spora ve sanata yönlendiren güvenli bir öğrenme zemini kuruyoruz. Böylece milli ve manevi değerlerimizi, adalet duygusunu, emaneti koruma şuurunu, aile ve kültüre sadakati; dilimizin kudretini, tarihimizin hafızasını ve medeniyet birikimimizi birlikte büyütüyoruz" ifadelerini kullandı.


İsrail’ilin zulmünü kınayan Tekin, "Geçtiğimiz yıl başlangıç dersini Çanakkale’den Gazze’ye vatan savunması teması ile başlatmıştık. Bugün bir rapordaki veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İsrail’in Gazze’deki zulmü neticesinde yaklaşık 20 bin çocuğumuz şehit oldu. Bunlardan en az bin tanesi bir yaşının altında. Rapordaki veriye göre yaklaşık 52 dakika da bir çocuk şehit ediliyor. İsrail’in bu zulmünü bir kez daha kınamak istiyorum" ifadelerini kullandı.


" Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu"


Bu yıl eğitim öğretim yılının başlangıç dersinde aile ve yeşil vatan vurgusu yapılacağını belirten Tekin, "Bu yıl iki ana kavramı eğitim öğretim yılının başlangıç dersini aldık. Aile vurgusu ve yeşil vatan vurgusu. Türkiye Yüzyılı’nın okullarını; yüreği vatan muhabbetiyle, zihni ilimle, vicdanı merhametle yoğrulmuş nesillerle buluşturana dek asla durmayacağız, asla geri adım atmayacağız.


Bakan Tekin, "Biliyoruz ki bu toprakların dili de, ezgisi de, duası da birbirinin hasmı değil, hasletidir. Biz evlatlarımızı birbirinin diline, inancına, emeğine hürmetkâr yetiştireceğiz. Bilgilerini hikmete, becerilerini iyiliğe, hayallerini insanlığa faydaya çevirecekleri bir iklim kuracağız. Bilginin kıymetini, emeğin izzetini, merhametin kudretini büyüteceğiz. Sınıfta adaleti, okulda güveni, memlekette birliği tahkim edeceğiz. Şehitlerimizin hatırasını, öğretmenlerimizin fedakârlığını, analarımızın duasını baş tacı edip; evlatlarımızın ufkunu Türkiye Yüzyılı’nın ufkuyla birleştireceğiz. Zat-ı alilerinizin liderliğinde; aklı ilimle, kalbi değerle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir nesil için durmadan çalışacağız. Ne cehalete fırsat vereceğiz ne nifaka; ne emeği zayi edeceğiz ne umudu eksilteceğiz. Allah’ın izni, milletimizin duası, devletimizin kudretiyle bu yürüyüşü kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim gayretimizi bereketli, yolumuzu açık eylesin" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da ’hanutçuların güzellik merkezi bahanesiyle senet imzalattığı’ iddiası Esenyurt’ta bazı şahısların hanutçuluk yöntemiyle yoldan geçen insanlara ’güzellik merkezinde işlem yapalım’ bahanesiyle senet imzalattığı iddia edildi. Vatandaşlar ise icraya verildiğini öğrenince şok yaşadı. Olay, İstanbul Esenyurt’ta meydana geldi. İddiaya göre ilçe meydanlarında yürüyen vatandaşları durduran özellikle öğrenci olduğunu söyleyen hanutçular, güzellik merkezlerine müşteri çekmeye çalıştı. Şahısların mağdur vatandaşları genellikle "En azından bir görüşme yapın, prim kazanalım" diyerek kandırdığı iddia edildi. Güzellik merkezinde ise ön kayıt adı altında sözleşme imzaladığını zanneden vatandaşlar senetler imzalatılarak borca sokuldu. Avukatları arattılar Mağdur vatandaşlar güzellik merkezinden hizmet almadıkları halde sözde avukatlar tarafından aranarak farklı rakamlarda "cayma bedeli" istenerek icraya verilmekle tehdit edildi. Mağdurların ailelerini bile aradığı öne sürülen avukatlar, borcunu ödemeyen vatandaşları ise ellerindeki senetlerle icraya verdi. "Lütfen yukarı gelin diyerek para talep ediyorlar" Esenyurt meydandan geçen bir vatandaş yaşanan durumla ilgili, "Geliyorlar, ’pardon bir bakar mısınız, lütfen yukarıya gelir misiniz’ diyorlar. Sonrasında ise para talep ediyorlar. Ben kabul etmedim" dedi. "10 bin lira istediler. Vermezsek ’mahkemeye vereceğiz’ dediler" Başka bir vatandaş ise, "Benim annemin başına geldi. Aldılar annemi güzellik merkezine götürdüler. Senet imzalatmışlar. Yaklaşık bir 10 bin lira talep ettiler. Parayı vermezsek mahkemeye vereceklerini ifade ettiler ama parayı vermedik. Burada çok rahatsız ediyorlar" diye konuştu. "Psikolojik baskı uyguladılar. İmzalamak zorunda kaldım" Bir işletme tarafından kendisine sözleşme diyerek 3 defa senet imzalatıldığını ifade eden Kader Ünlü, "Aslında ne olduysa meydanda yürürken oldu. Bir çocuğa rastladım ve o şekilde tuzaklarına düştüm. Yukarıya çıktığımda da indirim olduğunu söylediler ve psikolojik baskı uyguladılar. İmza atmak zorunda kaldım. Ertesi gün de bu parayı ödeyemeyeceğimi söylediğimde beni tehdit ettiler. Avukata veririz seni icralık olursun dediler. İlkinde bu şekilde oldu. Bir gün seansıma girmek için geldiğimde bana çay içirdiler, bilmiyorum o çayın içinde ne varsa ikinci imzayı da atmış oldum. Üçüncü imzada da bilmiyorum imzamı mı taklit ettiler, ben mi imza attım hatırlamıyorum ama attığımı hatırlamıyorum. Bu şekilde dolandırıldım. Çünkü ben geçen sefer sustuğum için bu defa onlar benim tepeme bindiler. Ben tek değilim birçok kişi var benim gibi mağdur olan. Ben hakkımı savunmak için bu yola çıktım. Ben normalde 14 bin liralık paket aldım. Onlar benden 45 bin lira para istediler. İlk ödemeyi saymıyorum aramızda halletmiştik ama ikinci seferde beni dolandırmaya çalıştılar. Benim durumumda olan çok kişi var. Korkmasınlar gereken yerlere şikayetçi olsunlar. Şu an senetlerim de çantamda. Caymak istediğimde ücret istediler. Ben de bu ücreti ödeyemeyeceğimi söyledim. Ayrıca kalkıp beni tehdit ettiler. ’Ben buraya eşimle gelirim’ dedim. Onlar da bana, ’eşinle gelirsen eşine iftira atarım’ dediler. Sonra da ’senin imzan bizim elimizde, istediğimiz gibi seni suçlarız’ dediler" şeklinde konuştu. "Kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu" Mağdur vatandaşların hangi hukuki yollara başvurabileceğini anlatan Avukat Melih Özmen, "Kişiler özgür iradeleriyle birlikte kanun çerçevesinde sözleşme yapabilirler. Ama burada kişilerin iradesinin sakatlandığı anlaşılıyor. Sözleşme adı altında aslında iradelerini sakatlayarak senet imzalattıklarını ifade ediyorlar. Öncelikle kişilerin iradesi sakatlandığı için bir geçersizlik söz konusu ama burada tabi ispat hukuku devreye giriyor. Kişi, iradesinin sakatlandığını ispat etmeli ki söz konusu senet geçersiz kılınabilsin. Ama ispat noktasında genelde somut vakalarda sorun yaşandığından dolayı kişiler senet borcunu ödemek zorunda kalabiliyor. Burada şu gündeme gelebilir, hukuk sistemimizde menfi tespit dediğimiz bir dava var. Kişinin karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığının tespiti aslında bu dava. Burada kişiler, senet karşılığı herhangi bir mal veya hizmet almadıklarını ispat edebilirlerse mahkeme nezdinde bu menfi tespit davası kabul edilir ve senet karşılığı borçlu olmadıkları mahkeme kararıyla tespit edilip hüküm altına alınabilir" dedi. "Vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağı okumalı" Öte yandan, vatandaşların bir belgeyi imzalamadan önce dikkatle okumasını tavsiye eden Avukat Özmen, "Burada öncelikle vatandaşımız imzaladığı belgeyi baştan aşağıya okumalı. Kendilerine bir metin verildiğinde karşı tarafa tamamen güvenip imza atmamalı. Orada sözleşmenin herhangi bir maddesine gözden kaçırılabilir düşüncesiyle kötü niyetli kişilerce tüketici aleyhine olumsuz bir madde ekleyebilir. Dolayısıyla, vatandaşlarımız sözleşmeyi baştan aşağıya okusunlar. Oldubitti olacak şekilde hemen imzalayın biz size bir hizmet sunmayacağız, sizden bir para istemiyoruz, biz burada, ’öğrenciyiz, harçlığımız çıksın’ gibi vicdani sebeplerle bu tuzaklara düşmesinler. Dolayısıyla önlerine konan metni baştan sona okuyarak öyle imzalasınlar. Hatta, imzalayacakları metinlerin bir nüshasını da kendilerinde bulundursunlar. Yarın bir gün yaşanacak olumsuzluklarda durumu hatırlamak için bir belge bulundurmaları vatandaşlarımızın lehine olur. Eğer senet imzalayacaklarsa ki bu noktada imzalamamaları gerekiyor. Çünkü senet karşılığı verilen bir ürün yoksa bu durumda sadece hizmet alacaklarsa yalnızca sözleşmeyi imzalasınlar. Burada iradeleri sakatlanıp iş dolandırıcılık noktasına girdiği için savcılık aracılığı ile suç duyurusunda bulunabilirler" diye konuştu.
Samsun Atakum’da ücretsiz sağlık taramasına vatandaşlardan yoğun ilgi Samsun’un Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ücretsiz sağlık tarama hizmeti vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Bölümü iş birliğinde yürütülen sağlık tarama programı, ilk olarak Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde başlatılırken, Şehit Ömer Halisdemir Tesisinde devam etti. Sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen program, vatandaşların buluşma noktası oldu. Program kapsamında uzman sağlık personeli tarafından 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik çeşitli sağlık hizmetleri sunuldu. Vatandaşlar tansiyon ve şeker ölçümü yaptırırken, kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması konularında da bilgilendirildi. Etkinlikte kanserde erken tanının önemine dikkat çekilirken, katılımcılar çeşitli tarama testlerinden geçirildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Halk Sağlığı Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencileri tarafından kurulan stantlarda ise idrar kaçırma, aile planlaması, diyabet, menopoz, kalp sağlığı ve kanser taramaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Öğrenciler, etkinliğin temel amacının toplumda sağlık bilincini artırmak ve hastalıklar ortaya çıkmadan önlem alınmasını sağlamak olduğunu belirtti. Programa katılan vatandaşlar da hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Sağlık taramasına katılan bir vatandaş, düzenli kontroller yaptırdığını belirterek verilen bilgilerin faydalı olduğunu ifade etti. Bir diğer katılımcı ise hizmetin özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşlar için önemli olduğunu vurgulayarak, toplumun sağlık konusunda daha bilinçli olması gerektiğini söyledi.
Samsun İbrahim Sandıkçı: "Canik’imizde geleceğin şampiyonlarını yetiştiriyoruz" Samsun’un Canik Belediyesi, spora yönelik projelerine devam ederken, ücretsiz sporcu servisiyle gençlerin yanında olmaya devam ediyor. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde geleceğin şampiyonlarını yetiştiriyoruz" dedi. Canik Belediyesi, ilçede sürdürdüğü projelerle çocukları ve gençleri sporla buluşturmayı ve geleceğin şampiyon sporcularını yetiştirmeyi sürdürüyor. Spor alanına yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarla binlerce çocuk ve genci ücretsiz spor eğitimleriyle bir araya getirmeye devam eden Canik Belediyesi, ayrıca sporcu servisi uygulamasıyla genç sporcuların eğitim noktalarına ulaşımlarını ücretsiz bir şekilde gerçekleştiriyor. Bireysel ve takım sporlarındaki eğitimlere ilgiyle katılan sporcular, uzman antrenörler eşliğinde devam eden eğitimlere ücretsiz sporcu servisiyle ulaşıyor. Ücretsiz sporcu servisiyle çocukları ve gençleri eğitim noktalarına ulaştıran Canik Belediyesi, antrenman sonrasında da onları tekrar evlerine bırakıyor. Canik’te spor alanına yönelik yeni projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini ve sporculara yönelik destekleri kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde geleceğin şampiyonlarını yetiştiriyoruz. Canik Belediyemizin Hasan Doğan Spor ve Eğitim Merkezi’nde sürdürdüğümüz ücretsiz spor eğitimlerinin yanı sıra sporcu yetenek taraması programıyla da gençleri ilgi alanlarına göre spor branşlarına yönlendiriyoruz. İlçemizde çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla buluşturmaya devam ediyoruz. Bireysel ve takım sporlarındaki ücretsiz eğitimlerimiz, çocuklarımızın ve gençlerimizin yoğun ilgisi eşliğinde sürüyor. Gençlerimizin eğitim noktalarımıza ulaşımlarını, ücretsiz sporcu servisimizle sağlıyoruz. Ücretsiz sporcu servisimizle sporcularımızı eğitim alanlarımıza ulaştırıyor, eğitimlerin ardından tekrar evlerine bırakıyoruz. Canik’te spor alanında gerçekleştirdiğimiz atılımla geleceğin şampiyonlarını yetiştiriyor, gençlerimizin başarılarına sevinçle şahitlik ediyoruz. İlçemizde spora ve sporcuya yönelik desteklerimizi kesintisiz bir şekilde sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.