SAĞLIK - 04 Aralık 2025 Perşembe 09:45

Nadir hastalıkların tanısında yapay zekâ dönemi

A
A
A
Nadir hastalıkların tanısında yapay zekâ dönemi

MLP Care, Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar ve Evideep, nadir hastalıklar konusunda yapay zeka kullanımını hedefleyen ortak bir dijital dönüşüm projesine imza attı. Üç kurumun iş birliğiyle hayata geçirilecek PNH Tanısı için Dijital Dönüşüm Projesi, Türkiye’de nadir hastalıkların erken tanısındaki öncü dijital girişimlerden biri olacak.



Sağlık sektöründe yapay zeka kullanımı ve dijital dönüşüm konusunda Türkiye’nin en önemli anlaşmalarından biri imzalandı. MLP Care, Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar ve Evideep’in ortak imzasıyla Türkiye’de nadir hastalıkların tanı süreçlerinde yeni bir dönem başlıyor. PNH (Nadir Hastalıklar) Tanısı için Dijital Dönüşüm Projesi, Türkiye’de nadir hastalıkların dijital yönetimi alanındaki öncü bir girişim olarak dikkat çekiyor.



Yerli teknoloji ile sağlık sistemine katkı


Projenin imza töreni, MLP Care, Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar ve Evideep’in yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de nadir hastalıkların yönetimi, Sağlık Bakanlığı’nın 2023-2027 Nadir Hastalıklar Sağlık Strateji Belgesi ve Eylem Planı çerçevesinde hızla gelişiyor. Üç kurumun imzaladığı PNH Tanısı için Dijital Dönüşüm Projesi’nin, bu alanda yapılan ilk iş birliği olduğu belirtildi. Proje ile alanlarında 3 öncü kurum; sağlık çalışanlarının doğru ve hızlı yönlendirme yetkinliğinin artırılması, dijital tanı programlarının yaygınlaştırılması, yerli teknoloji ile sağlık sistemine katkı sunulması ve ülkemizde nadir hastalıkların veriye dayalı yönetimi gibi alanlarda somut katkı sağlayacak.



Nadir hastalıklarda 5 yılı bulan tanı süresi kısalacak


Araştırmalara göre, Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri (PNH) gibi nadir hastalığı olan bir hastanın kesin tanı alması ortalama 5 yılı bulabiliyor. Bu zaman zarfında hastalar 8 farklı uzmana başvuruyor ve vakaların yaklaşık yüzde 35-40’ında yanlış tanı sonucu hastaların doğru tedaviye erişimi gecikiyor.



Üç kurumun liderliğinde yürütülen projenin hayata geçmesiyle, yapay zekâ temelli algoritmalar kullanılarak PNH hastalığında olduğu gibi risk taşıyan nadir hastalıklara sahip olan kişiler sağlık profesyonelleri tarafından daha erken fark edilecek ve zamanında, doğru merkezlere ve uzmanlara yönlendirilebilecek. Projede MLP Care’in güçlü ve yaygın hastane ağı ile tecrübeli uzman hekim kadrosu, Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar grubunun 30 yıllık global nadir hastalık deneyimi ve Evideep’in teknolojik yetkinlikleri bir araya geldi. Bu kapsamda, bünyesinde Medical Park ve Liv Hospital hastanelerini bulunduran MLP Care’de gerçekleştirilecek pilot çalışma ile sağlık çalışanları için etkin dijital bir platform kurulması; uyarılar ve öneriler ile tanı sürecinin desteklenmesi için ortam hazırlanması hedefleniyor.



Hem yaşam kalitesi iyileştirilecek hem de sağlık maliyetleri azaltılacak


Yapılan iş birliğinin, sağlık sektörünün modern teknolojilerle kamu politikalarını destekleyici yaklaşımının en iyi örneklerinden biri olduğunu ifade eden MLP Care Dijital Tanı Direktörü Dr. Sinan Şahin, "MLP Care Grubu olarak, sektördeki 30 yılı aşkın köklü deneyimimiz, imza attığımız bilimsel çalışmalar ile ülkemizde ve dünyada önde gelen sağlık grupları arasında yer almanın sorumluluğuyla yeniliklerin içinde olmayı sürdürüyoruz. Proje, nadir hastalıkları olan binlerce hastanın yıllar sürebilen teşhis sürecini belirgin ölçüde kısaltarak doğru tanıya ve tedaviye erişimini hızlandıracak. Ülke sağlığı açısından ise bu iş birliğinin önemi, hem hastaların yaşam kalitesinin doğrudan iyileştirilmesi hem de yanlış veya gecikmiş tanılardan kaynaklanan uzun vadeli sağlık sistemi maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılması olacaktır. Ayrıca, tıbbın her alanında oluşturulacak veri havuzları ile bu değerli çalışmalar; gelecekteki yeni tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi ve sağlık politikalarının daha doğru planlanması gibi topluma katkı sağlayan kritik bir bilimsel zemin de oluşturmuş olacak" dedi.



Alexion olarak, 30 yılı aşkın süredir nadir hastalıklarla mücadelede yenilikçi çözümler geliştirme vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Alexion, AstraZeneca Nadir Hastalıklar Türkiye Genel Müdürü Derya Köker, "Bilimin öncülüğünde tasarladığımız dönüştürücü tedavilerimiz bugün 70’ten fazla ülkede hastalara ulaşırken, sürdürülebilir ilerleme için paydaşlarımızla güçlü iş birlikleri kurmanın önemine inanıyoruz. 2010’dan bu yana Türkiye’de aktif olarak faaliyet gösteriyor; ülkemizin dijital dönüşüm kapasitesi ve dinamik sağlık stratejileriyle bu alanda dünya çapında örnek lider ülke olma potansiyeline inanıyoruz. MLP Care ve Evideep ile başlattığımız dijital dönüşüm projesinin, nadir hastalığa sahip bireylerin doğru tanıya daha hızlı ve etkin ulaşmalarını sağlayarak sağlıkta fırsat eşitliğine katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Yerli teknolojiyi ve veri odaklı yönetimi merkeze alarak hastaların yaşam kalitesinde dönüşüm oluşturmayı hem sorumluluğumuz hem de en büyük motivasyon kaynağımız olarak görüyoruz. Türkiye’de nadir hastalıklara sahip her bireyin hızlı tanı imkanına erişimini mümkün kılmak amacıyla paydaşlarımızla iş birliği yapmaktan büyük bir gurur duyuyor, bu projenin hem ülkemize hem de Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar’a değer katacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı.



Evideep AG CEO’su Barış Erdoğan ise şunları söyledi: "Teknolojinin getirdiği imkanlar ile yapay zeka, nadir hastalıkların teşhis süresini kısaltma, hasta takibini iyileştirme ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri geliştirme konularında çığır açan fırsatlar sunuyor. Özellikle büyük veri analizi ve makine öğrenimi sayesinde, yıllar sürebilen tanı süreçleri çok daha hızlı ve güvenilir hâle geliyor. Alexion AstraZeneca Nadir Hastalıklar, MLP CARE ve Evideep arasındaki bu iş birliği, hem hekimlerin karar süreçlerini destekliyor hem de hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda geliştirilen yenilikçi projeler, nadir hastalıkların daha erken tespit edilmesine, etkin tedavi planlarının oluşturulmasına ve toplumda farkındalığın artmasına katkı sağlıyor. Bu dönüşüm, yalnızca tıbbi bir ilerleme değil; aynı zamanda sosyal bir sorumluluk alanı olarak da büyük önem taşıyor. Teknolojinin insan hayatını kolaylaştırma gücünü sağlık ekosistemine dahil eden bu yaklaşımın, geleceğin sağlık hizmetlerinin en kritik yapıtaşlarından biri olarak değerlendirileceğine inanıyorum."



Nadir hastalıkların tanısında yapay zekâ dönemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı açıkladı: "Bayramda kurulan ilişkiler ruh sağlığını güçlendiriyor" Sivas Medicana Hastanesi Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası işe dönüşte yaşanan isteksizliklerin oldukça normal olduğunu söyleyerek, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram, kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır" dedi. Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramların bireylerin psikolojisi üzerinde genellikle olumlu etkiler oluştururken, bu dönemlerde artan sosyal etkileşim, kişilerin kendilerini bir gruba ait hissetmelerini sağlarken yalnızlık duygusunu azaltıyor. Aynı zamanda paylaşma ve empati gibi duyguların güçlenmesi, bireylerin kendilerini daha anlamlı ve değerli hissetmesine katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası uyum sürecine dikkat çekerek, "Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir" dedi. "Pozitif duyguları artırır" Kerime Begüm Özkaya, bayramlarda kişinin aidiyet duygusunun arttığını belirterek, "Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bu süreçte bireyler hem duygusal hem de sosyal açıdan daha yoğun bir dönemden geçiyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramlar, ruh sağlığını güçlendiren sosyal köprülerdir. Bayramlar sadece kültürel ve dini günler değil aynı zamanda insanların duygusal dünyasını güçlü şekilde etkileyen sosyal dönemlerdir. Bayramlar insanların psikolojisi üzerine genellikle olumlu ve güçlendirici etkileri oluşturur. Bayram psikolojisi bireylerin aidiyet, paylaşma, mutluluk, özlem ve hüzün gibi yoğun duygularını aynı anda yaşayabildiği bir süreçtir. Psikolojik açıdan değerlendirecek olursak, bayramlar kişilere aidiyet ve bağlılık duygusunu arttırır. Bayramlarda aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar olur. Bu durum kişi de bir yere ait olduğunu ve yalnız değilim duygusunu güçlendirir. Sosyal bağların güçlenmesi psikolojik dayanıklılığı ve pozitif duyguları arttırır" dedi. "Kısa sürelide olsa iş stersiden uzaklaştırır" Özkaya, bayramda insanların geçmişi ile bağ kurduğunu söyleyerek, "Bayramlar günlük hayatın rutininden çıkmayı sağlar. Yeni kıyafetler, ikramlar, ziyaretler ve hediyeler gibi gelenekler dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının artmasına yardımcı olur. Stres ve yorgunluğu azaltır. Bayram tatilleri ve sosyal ortamlar insanların iş ve hayat stresinden kısa süreli de olsa uzaklaşmanızı sağlar. Ruhsal rahatlama ve yenilenme hissini oluşturur. Paylaşma ve empatiyi güçlendirir. Bayramda ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, büyükleri ziyaret etmek gibi davranışlar işin empati ve merhamet duygusunu arttırır. Yardım etmek kişinin kendini daha değerli ve anlamlı hissetmesini sağlar. Kişide geçmişi ve hatırlarla bağ kurmayı sağlar. Bayramlar çoğu insanlar için çocukluğunu hatırlatan zamanlardır. Bu da kişide nostaljik ve sıcak duyguların yaşanmasını sağlar. Bayramlar bazı insanlar için de zorlayıcı olabilir. Her zaman herkes için aynı derecede mutlu geçmeyebilir. Yalnız yaşayan kişiler, yakınını kaybetmiş olanlar, aile ilişkileri zor olan kişiler, bayramlarda yalnızlık veya hüzün hissedebilir. Bu da gayet normaldir. Bu nedenle bayramlarda çevremizdeki insanları hatırlamak, bir telefon etmek ya da kısa bir ziyaret gerçekleştirmek bile kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir" diye konuştu. "Bayram dönüşü işte yaşanan isteksizlik normaldir" Bayram sonrası adaptasyon sürecinden bahseden Özkaya, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır. Ayrıca bahsetmek gerekirse bayram sonrası işe dönüşü yaşama isteksizlik oldukça normaldir. İnsan zihnin dinlenme ve sosyal bağların yoğun olduğu bir dönemden tekrar sorumlulukların olduğu bir ortama geçer. Bu da tabi ki zorlayıcıdır. Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir. Herkese huzurlu, sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Kars Kars’ta düzensiz göçmen operasyonu Kars’ta göçmen kaçakçılığına yönelik operasyon yapıldı. Düzenlenen operasyonda 23 düzensiz göçmen ile 3 organizatör gözaltına alındı. Kars Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, aldıkları istihbarat doğrultusunda harekete geçti. Ekipler, düzensiz göçmen taşıdığı değerlendirilen bir araç, çevre yolu üzerinde durduruldu. Ekiplerce yapılan detaylı kontrollerde araç içerisinde Afganistan uyruklu 23 düzensiz göçmen olduğu tespit edildi. Yakalanan göçmenler, kimlik tespiti ve idari işlemlerinin yapılması amacıyla muhafaza altına alındı. Operasyon kapsamında araç sürücüsü H.B. (32) ile araçta bulunan M.D. (40) ve B.V. (38) isimli 3 şüpheli şahıs gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesi kapsamında işlem yapıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak Kars Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Öte yandan yakalanan 23 yabancı düzensiz göçmen ise sınır dışı edilmesine yönelik işlemlerinin ilgili birimlerce sürdürüldüğü öğrenildi. Kars Emniyet Müdürlüğü’nce, düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadelenin aralıksız ve kararlılıkla devam edeceğini, benzer olayların önlenmesine yönelik denetim ve operasyonların artırıldığı öğrenildi.
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.