GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 11:21

Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"

A
A
A
Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek: "Göz göre göre ölüme gittiler"

İstanbul'da konakladıkları oteldeki ilaçlama nedeniyle hayatını kaybeden 4 kişilik Böcek ailesinin ölümüne ilişkin 6 sanık hakim karşısına çıkıyor. Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan acılı baba Yılmaz Böcek, "Göz göre göre ölüme gittiler" dedi. Acılı anne, "Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum" diye konuştu.

Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan duruşma öncesi ailenin avukatı Yaşar Balcı, baba Yılmaz Böcek ve Cemile Yılmaz Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda açıklamalarda bulundu.

"Göz göre göre ölüme gittiler"

Oğlunu, gelinin ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bizim burada bir aile olarak acımız çok büyük. Sorumsuzluk zincirlerinden dolayı aile fertlerimizi kaybettik. Benim oğlum, son dakikasına kadar çocuklarını ve kendi hayatını kurtarmak için çaba sarf etti. Bunların takside görüntülerini gördük. O şekilde hastaneye giden bir hastanın bunların şuuru yerindedir, hiçbir etkisi yoktur diye taburcu ediyorlarsa, artık bu kelimenin bittiği bir yerdir. Yani insanın ne yapması gerekiyor? Hastanede tedavi görebilmesi için bayılmaları mı gerekiyor. Sonuç, hepimiz gördük. Göz göre göre ölüme gittiler" dedi.

Oğlunu, gelinini ve iki torununu kaybeden baba Yılmaz Böcek:

"Benim dört tane yavrum gitti"

Adalet istediğini belirten anne Cemile Yılmaz, "Herkes gereken cezayı alsın. Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. İlaçladılar, neden aldılar otele benim çocuklarımı. Haber verirlerdi. Girmezdi, dışarıda yatsa üşürdü, hasta olurdu ama ölmezdi. Gereken cezayı çeksin. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Benim dört tane yavrum gitti, oğlumun hayalleri vardı. Onlar da çeksin cezasını. Dört tane ama geri gelmeyecek. Çeksinler cezalarını, çekmelerini istiyorum" diye konuştu.

"Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler"

Ailenin avukatı Yaşar Balcı, sanıkların adalet karşında hesap vereceklerini söyleyerek, "Hepimizin beklemiş olduğu Böcek ailesinin bugün ilk duruşması görülecek. Sanıklar adalet karşısında hesap verecekler. Sanıkların savunması alınacak. Olay yeriyle ilgili olayı gören tanıkların ifadeleri alınacak. Sanıklar tabii ki ilk etapta tutukluluk süreciyle ilgili birtakım itirazlarda bulunacaklar. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede taksirle adam öldürme, bilinçli taksir ve taksirle adam öldürmeden iddianame düzenlendi. Bununla ilgili bir yargılama başlayacak. Tabii biz bu konuyla ilgili detaylı araştırmalar yaptık. Özellikle bu ilaçlama firmasının 2022 yılından beri süregelen birtakım olaylarını da inceledik. Bunlarla ilgili bir Kur'an kursunda zehirlenme vakası var. Tedavi sürecinde doktorun birtakım tespitleri var. Hatta bununla ilgili başhekimliğe bir dilekçe gönderiyor. Bu ilaçlama firmasının alüminyum fosfit kullandığını, oldukça zehirli bir gaz niteliğinde olduğunu ve insanların ölümüne sebep olduğunu, hatta bu olaydan önce yine aynı hastaneye birtakım başvurular yapıldığını ve burada iki çocuktan bir tanesinin de bu şekilde öldüğünü belirtiyor. Bununla ilgili gerekli şeylerin yapılmasını talep etmiş. Başhekimliğe bir dilekçe yazmış. Bu olay sonrasında yine hepimizin bildiği bir Karan bebek olayı var. O da aynı şekilde. Orada da bir çocuk ölüyor. Buna ilişkin de soruşturma süreci devam ediyor. Yine bu olaydan sonra bir ailenin evinde bir ilaçlama var. Orada oturanlardan bir tanesi doktor, eşi de sanırım kimyager. Onlar bu durumu fark ediyorlar. Bununla ilgili havalandırma yapılmasını istiyorlar, polisi aramışlar, şirkete ulaşmışlar. Hani bu şekilde isyanları var, çok sayıda şikayetleri olmuş. Fakat söz konusu firma faaliyete devam ettiği için en son hepimizin bilmiş olduğu böyle bir acı vaka meydana geliyor. Bir aile tamamen bu şekilde katledildi" dedi.

"Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu"

Her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumunun söz konusu olduğunu ifade eden Balcı, "Servet benim hem çocukluk arkadaşım ve hemşehrimdi. Servet'le ilgili de hem bir hukukçu olarak hem de onun hemşehrisi, aynı zamanda arkadaşı olarak benim de üstümdeki yük oldukça ağır. Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz. Özellikle bu firmanın ısrarlı bir şekilde bu hareketlere devam ediyor olmasını biz olası kast olarak değerlendiriyoruz. Bu manada kendimizi ifade edeceğiz. Yani taksirle adam öldürmede 22 buçuk yıla kadar sanıklar için bir ceza öngörüldü. Fakat olası kast olarak değerlendirildiğinde her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu. Burada maktul sayısı kadar ceza veriliyor. Çünkü ısrarlı bir şekilde bu eylemlerine devam ediyor" diye konuştu.

"Hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek"

Balcı, cezaların azaldığında vicdanların sesinin kısıldığını belirterek, "Aynı zamanda söz konusu otelde de ciddi manada eksiklikler var. Firmanın herhangi bir sertifikası yok, firma dışında uygulayıcı şahsın da herhangi bir sertifikası yok. Otelle ilgili de sadece bir oda ilaçlanmış tahtakurusu şikayetine ilişkin. Odada şaft boşluklarında hava geçişleri var, bunlara ilişkin kapamalar yapılmamış. Zaten firmanın sertifikası olmadığı için kullanmış olduğu malzeme de tamamen biyosidel olmayan, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın iznine tabi insanların yaşam alanında kullanılması tamamen yasak olan bir ürün. Bununla ilgili bu ürünü de kaçak yollarla bir şekilde ele geçirmişler. Etkili netice doğuruyor diye bunu uyguluyorlar. Bununla ilgili de biz gerekli başvurularda bulunduk. Burada hem otel sahibi, aynı zamanda uygulayan şahıs ve ilaçlama firmasının sahibi yargılanıyor. Aynı zamanda otelde çalışan resepsiyon görevlileri de sanık olarak yargılanmaktalar. Cezalar azaldığında vicdanların sesi kısılıyor. Biz burada öncelikle bu ailenin vicdanının sesini yükseltmek için buradayız ve tüm Türk toplumu için; yani hepimizi derinden etkileyen bir olay, hak ettikleri cezaları almaları için gerekli her şeyi yapacağız, sonuna kadar bu mücadelemiz sürecek. Öncelikli olarak mahkeme tarafından sadece bu dosyaya bir gün verildi. Bizim dosyamızın yargılaması yapılacak. Bu dosyada sanıklar tabii öncelikli olarak suçtan kurtulmaya yönelik birtakım beyanlarını tekrar edecekler. Özellikle dosyadaki yapılan tetkiklerde alüminyum fosfit zaten tespit edildi. Bunu onlar kesinlikle kabul etmiyorlar, tamamen biyosidel ürün kullandıklarını iddia ediyorlar. Fakat hem firmanın hem de uygulayıcının zaten sertifikası yok, usule uygun olarak alınmış bir sertifikası yok. Tamamen yasak bir ürünü kullanıyorlar, bu da tam olarak tespit edildi" ifadelerini kullandı.

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı

İstanbul Fatih'te, 4 kişilik Böcek ailesinin ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.
Almanya'dan 9 Kasım 2025'te turistik amaçla İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de ‘zehirlenme' iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek'in ölümlerine ilişkin 5'i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu. Tutuksuz bir sanık ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşma, otel sahibi tutuklu sanık Hakan Oğlak'ın savunması ile devam ediyor.

Onur Erden - Berk Soydan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç, OSB yönetimini ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçilen Mehmet Yalçın ve yönetimini ağırlayarak ’üretim şehri Kayseri’ vizyonunda birlik mesajı verdi. Geçtiğimiz günlerde Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan genel kurulun ardından yeniden başkanlığa seçilen Mehmet Yalçın ile yönetim kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu. Başkanlık makamında gerçekleşen ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin üretim ve sanayi gücünün lokomotifi konumundaki OSB’nin şehrin ekonomik kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Yalçın ve yönetimini tebrik eden Büyükkılıç, "Kayseri’mizin üretim gücüne yön veren OSB Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilen Mehmet Yalçın ve kıymetli yönetimini belediyemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. ‘Üretim şehri Kayseri’ vizyonumuzu daha ileriye taşıyacak her adımda birlik ve dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç, yerel yönetim ile sanayi iş birliğinin güçlenerek süreceğini vurgulayarak, nazik ziyaretlerinden dolayı Yalçın ve yönetimine teşekkür etti, yeni dönemde başarılar diledi. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise Başkan Büyükkılıç’a sanayi ve ticaret alanındaki destekleri ile misafirperverliğinden dolayısıyla teşekkür etti.
Ankara Bakan Bolat, ABD Ticaret Odası heyetiyle bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bugün Ankara’da ABD Ticaret Odası’nın ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy liderliğindeki iş adamları heyetiyle bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Odası Heyeti ile Bakanlığı’nın ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirdi. Bakan Bolat’ın yanı sıra ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy’nin katılım sağladığı toplantıda, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretler de dahil olmak üzere birçok vesileyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Aralık 2025’te, ABD Ticaret Temsilcisi Büyükelçi Jamieson Greer ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile, ayrıca ABD Ticaret Odası himayesinde önde gelen Amerikan şirket temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdiğini de kaydeden Bolat, "New York’taki Türkiye Yatırım Konferansı sırasında ve BM Genel Kurulu marjında Amerikalı iş dünyası liderleriyle kapsamlı temaslarda bulunuyoruz. Tüm bu temaslar, ABD özel sektörüyle güçlü ve kurumsallaşmış bir diyalog yürüttüğümüzü açıkça göstermektedir" açıklamasında bulundu. "Yılın ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır" Bakan Bolat, Türkiye ekonomisine ilişkin verileri de toplantıda paylaşarak, "Küresel belirsizliklere ve kuraklık ile zirai don gibi olumsuz etkilere rağmen, Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Bolat, "Türkiye, güçlü yatırım ve ihracat performansıyla son yıllarda OECD’nin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer almıştır. Dış ticaret tarafında, 2025 yılı için belirlediğimiz 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefini başarıyla gerçekleştirdik. Mal ihracatımız 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatımız ise 122,6 milyar dolar olmuştur. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır. Bu dönemde Almanya en büyük ihracat pazarımız olurken, onu ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa takip etmiştir. Bu durum, Avrupa ve transatlantik pazarlarla güçlü entegrasyonumuzu açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye sahip olması cazibesini arttırıyor" Toplantının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Bolat, toplantıya katılım sağlayan ABD Ticaret Odası Heyetine ilişkin "Bunlar tabii Türkiye’de yatırım yapan değerli şirketler çok önemli istihdam, vergi Türkiye’ye ihracat kazancı anlamında da ülkemiz ekonomisine değer katıyorlar. Türkiye’nin güvenli bir liman olması, istikrarlı bir siyasi yapıya, istikrarlı bir ekonomiye sahip olması, ekonomisini son 23 yılda dolar bazında altı kat büyüterek 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye milli gelire ulaşmamız, kişi başına milli gelirin 18 bin dolara aşması, mal ve hizmet ihracat ve ithalat toplamının geçen yıl 820 milyar dolar gibi büyük bir rakama ulaşması neredeyse 1 trilyon doların eşiğine yaklaşması gibi gelişmeler Türkiye’yi cazip kılıyor. Özellikle bölgemizde kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda olan çatışmalar, savaşlar buna rağmen Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye ve istikrarlı bir siyasi yönetime sahip olması güçlü bir liderliğe sahip olması, Cumhurbaşkanımızın dünyadaki saygın konumu ve özellikle barış görüşmelerindeki yapıcı katkıları, dış işleri bakanlığımızın dengeli, dış politikası ekonomik fırsatlarla birleştiğinde Türkiye’nin cazibesini arttırıyor" ifadelerine yer verdi. "Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra yatırımların hızlanmasını bekliyoruz" Bolat, geçen yıl Türkiye’ye 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım geldiğini ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yıl da bunun inşallah Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra hızlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda Orta Doğu’da ve Körfez’de yaşananlar karşısında Türkiye’nin bölgedeki güvenli, istikrarlı bir ada, istikrarlı güvenli bir liman hüviyeti daha da pekişmiş oldu. Bu ziyarette bunu göstermekte zaten. İnşallah ülkemiz ekonomisi için ve iki ülke arasındaki ilişkiler için başarılı geçeceğine inanıyorum. Zaten somut sonuçlar uzun süredir ülkemize akan yabancı yatırımlar da ortaya çıkıyor. Türkiye’ye son 23 yılda 290 milyar dolar doğrudan yatırım geldi. Türkiye’deki uluslararası şirketlerin sayısı 89 bine ulaştı. Yani 23 yıl önce sadece 5 bin 600 bin yüz şirket vardı. Bunlar Türkiye’de 1,2 milyon vatandaşımıza istihdam sağlıyorlar, ihracatımıza 70 milyar doların üzerinde katkı sağlıyorlar, vergi ödüyorlar ve üretim yapıyorlar. Türkiye ekonomisinin gelişme ve büyümesinde tıpkı yerli, milli şirketlerimizin fazlasıyla yaptığı gibi uluslararası sermaye ve yatırımlardan da istifade etmeye çalışıyoruz. Bütün bu çabalarımızın amacı bu."
Kırklareli Kırkşehitler Vergi Dairesi Müdürlüğü açıldı Kırklareli Defterdarlığı bünyesinde hizmet verecek Kırkşehitler Vergi Dairesi Müdürlüğü törenle hizmete açıldı. Gelir İdaresi Başkanlığı Kırklareli Defterdarlığı Kırklareli Defterdarlığı bünyesinde kurulan Kırkşehitler Vergi Dairesi Müdürlüğünün hizmete açılması dolayısıyla tören düzenlendi. Açılış törenine Vali Uğur Turan, Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Levent Taşkoparan, Kofçaz Kaymakamı Seda Ünlü, Pehlivanköy Kaymakamı Yunus Emre Yıldız, Defterdar Doğan Adıgüzel, Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, kamu kurum ve kuruluş müdürleri ile davetliler katıldı. Kırklareli Defterdar Doğan Adıgüzel, Kırkşehitler Vergi Dairesi’nin kamu hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve vatandaş odaklı sunulması amacıyla hayata geçirildiğini, modern kamu yönetimi anlayışıyla hizmet vermeye başladığını dile getirdi. Programda konuşan Vali Uğur Turan, Gelir İdaresi Başkanlığının güçlü vizyonu doğrultusunda yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının, vergi hizmetlerinde kaliteyi artırdığını belirterek, mükellef odaklı hizmet anlayışı ve dijital dönüşüm ile kamu hizmetlerine erişimin kolaylaştığını ifade etti. Turan ayrıca, verginin yalnızca bir gelir kaynağı değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve güçlü devlet yapısının temel unsuru olduğunu vurguladı. Gelir İdaresi Başkanlığınca başlatılan yeniden yapılanmayla, Kofçaz ve Pehlivanköy Mal Müdürlüklerine bağlı vergi daireleri kapatılarak mükelleflerin Kırkşehitler Vergi Dairesi Müdürlüğüne devredildiği, söz konusu ilçelerde ise yeni vergi dairesine bağlı şubeler kurulduğu bildirildi.
İstanbul Esenyurt’ta ücretsiz KPSS ve DGS kursları başladı Esenyurt Belediyesi, eğitim alanındaki çalışmalarını genişletmeye devam ediyor. Ücretsiz olarak verdiği lise ve üniversiteye hazırlık kurslarıyla dikkat çeken belediye, şimdi de kamu personeli olmak ve lisans eğitimine devam etmek isteyen vatandaşlar için KPSS ve DGS hazırlık kurslarını başlattı. Esenyurt Belediyesi Sürekli Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslar, sınav takvimine uygun programları, uzman eğitmen kadrosu ve rehberlik hizmetleriyle öğrencilerin yoğun sınav sürecinde yanında olmayı hedefliyor. Hafta içi ve hafta sonu seçenekleriyle sunulan eğitimler, tamamen ücretsiz olarak veriliyor. "Eğitimlerimiz hızla devam ediyor" Esenyurt Belediyesi Eğitim Koordinatörü Mesut Parlak, eğitimde fırsat eşitliğine vurgu yaparak şunları söyledi: "Esenyurt Belediyesi Sürekli Eğitim Merkezi olarak eğitimde fırsat eşitliğini önemsiyoruz. Devam eden LGS ve YKS kurslarımızın ardından, kamu personeli olmayı hedefleyen vatandaşlarımız için KPSS kurslarımızı, lisans tamamlama hedefi olan vatandaşlarımız için ise DGS kurslarımızı başlattık. Tüm eğitimlerimiz hızla devam ediyor. Kurslarımız ücretsiz olup hafta içi ve hafta sonu programlarıyla sürüyor." "Bizim için önemli bir fırsat" Kurslardan faydalanan vatandaşlar da sunulan hizmetten memnuniyetlerini dile getirdi. Anestezi programı mezunu Mahmut Aktaş, kursların planlı ve verimli ilerlediğini belirterek ücretsiz olmasının büyük avantaj sağladığını ifade ederek bu imkanı sağlayan Belediye Başkan Vekili Can Aksoy’a teşekkür etti. Daha önce YKS hazırlık sürecinde de aynı merkezden yararlanan Buse Savaş ise eğitmenlerin ilgisinden memnun olduğunu belirtti. Savaş, özel kurs ücretlerinin yüksekliğine dikkat çekerek bu imkanın önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Önlisans mezunu Sinem Çelik de hedeflerine ulaşma yolunda ücretsiz eğitim desteği almanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi. KPSS ve DGS kurslarına katılmak isteyen vatandaşlar, Sürekli Eğitim Merkezi’ne bizzat başvurarak kayıt yaptırabilirler. Detaylı bilgiye ise belediyenin 444 0 411 numaralı çağrı merkezi üzerinden ulaşılabilir.
Manisa Muhtarlardan birlik beraberlik mesajı Türkiye’nin dört bir yanından Karabük’te buluşan muhtarlar, yerel yönetimlerin önemini vurgularken, Manisa’yı temsilen katılan İzmir Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Yunusemre Muhtarlar Derneği Başkanı Bedriye Pehlivan, buluşmayı değerlendirdi. Karadeniz Muhtarlar Federasyonu Başkanı İbrahim Harmanbaşı öncülüğünde Karabük’te düzenlenen geniş katılımlı Muhtarlar Buluşması, Türkiye genelinden gelen federasyon ve dernek temsilcilerinin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Toplantıya Manisa’yı temsilen katılan İzmir Muhtarlar Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Yunusemre Muhtarlar Derneği Başkanı Bedriye Pehlivan, yerel yönetimlerde muhtarların rolüne dikkat çekerek, buluşmanın oldukça verimli geçtiğini anlattı. Program kapsamında ilk olarak Karabük Valisi Oktay Çağatay, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ve Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Solmaz makamlarında ziyaret edildi. Ziyaretlerde karşılıklı hediye takdimleri yapılırken, kültürel dayanışma örnekleri sergilendi. Etkinliğin devamında Karabük Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Çocuklarda Şiddet, Ekran Zorbalığı ve Madde Bağımlılığı ile Mücadele" konulu konferansa katılan heyet, toplumsal sorunlara karşı ortak mücadele vurgusu yaptı. Konferansın ardından değerlendirmelerde bulunan Bedriye Pehlivan, "Geleceğimiz olan çocuklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğu. Muhtarlar olarak mahallelerimizde bu bilinci yaymak için daha fazla çalışacağız" dedi. Program çerçevesinde Bulak Mencilis Mağarası, Kristal Cam Teras ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu Evleri de ziyaret edildi. Tarihi ve kültürel mirasa hayran kalan katılımcılar, bölgeye büyük ilgi gösterdi. Toplantının bir diğer ayağında CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, muhtarların yerel yönetimlerdeki etkin rolü masaya yatırıldı. Burada da söz alan Bedriye Pehlivan, "Muhtarlar, vatandaş ile devlet arasında en güçlü köprüdür. Bu tür organizasyonlar birlik ve beraberliğimizi pekiştiriyor" ifadelerini kullandı. Organizasyona katılan ve İzmir Muhtarlar Federasyonu üyesi olan Yunusemre ve Demirci Muhtarlar Derneği üyeleri, ulaşım desteği sağlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya ve programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
İstanbul Hakim İzzet Durak’tan okulda şiddet uyarısı: "Çocuk sinyal verir, bu sinyali yakalayacak uzmanlardır" Uyuşturucu ile mücadele ve bağımlılık konularında yazdığı kitaplarla dikkat çeken Hakim İzzet Durak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarını değerlendirdi. Suçun bir "birikim ürünü" olduğunu vurgulayan Durak, akran zorbalığından medya diline, aile yapısından dizi senaryolarına kadar şiddeti körükleyen nedenleri sıraladı. Durak, "Çocuk sosyal medyada veya arkadaş ortamında planlarını anlatarak aslında sinyal verir. Bu sinyalleri yakalayacak olan uzmanlardır" açıklamalarında bulundu. Türkiye gündemini sarsan okul saldırıları, gözleri suçun sosyolojik ve psikolojik temellerine çevirdi. Uyuşturucu ile mücadele ve bağımlılık konularında yazdığı kitaplarla dikkat çeken Hakim İzzet Durak, yaşanan olayların anlık bir patlama değil, yıllar süren bir ihmaller zincirinin sonucu olduğunu belirtti. Durak, "Dünyada suç işleyen kişi kadar sebep vardır ancak çocuklar için en büyük faktör aile yapısıdır" dedi. "Sorunlu aile yapısı, suçlu adayı yetiştiriyor" Suça itilen çocukların profilini analiz eden Durak, parçalanmış aile yapısı ve aile bireylerinden birinin kriminal geçmişe sahip olmasının riski artırdığını belirtti. Sevgi eksikliğinin en temel tetikleyici olduğunu ifade eden Durak "Çocuğun ailede sevgi görmemesi, varlığının farkına varılmaması onu başka yollarla kendini ispat etmeye itiyor. Çocuk kendisini dışlanmış ve değersiz hissettiği an, bir suçlu adayı yetiştiriyoruz demektir. Sokakta geçirilen vaktin artması ve kriminal çevrelerle temas da bu süreci hızlandırıyor" şeklinde konuştu. "Okul saldırılarında en büyük motivasyon akran zorbalığı" Türkiye’de yeni görülmeye başlanan ancak dünyada yaygın olan okul saldırılarının arkasındaki en büyük motivasyonun "akran zorbalığı" olduğunu vurgulayan Hakim Durak, "Okulda alay edilen, lakap takılan ve dışlanan çocuk, intikam duygusuyla şiddete yöneliyor. Bu saldırılar aslında birer intihar saldırısıdır; çünkü çocuk eylemden sonra başına ne geleceğini bilerek bu işe kalkışıyor" ifadelerini kullandı. "Güvenlik sayısı değil, rehber öğretmen sayısı artırılmalı" Toplumun her olay sonrası "güvenlik önlemleri artırılsın" talebinin eksik bir yaklaşım olduğunu savunan Durak, çözümün rehberlik servislerinde olduğunu ifade ederek "Dünya standartlarında bir rehber öğretmen en fazla 250 öğrenciye bakmalıdır, bizde bu sayı çok üzerinde. Çocuk sosyal medyada veya arkadaş ortamında planlarını anlatarak aslında sinyal verir. Bu sinyalleri yakalayacak olan uzmanlardır" açıklamalarında bulundu. Medyada haberlerin veriliş biçimi ve dizi senaryolarının suçu özendirdiğine dikkat çeken Durak, "Medya kendi oto sansür uygulamalı. Kanlı görüntüler paylaşılmamalı ve fail asla kahraman gibi sunulmamalıdır. Bu, başkalarında ’gündeme gelme’ isteği uyandırır. Son 25 yılda çeteleri ve mafyayı yücelten senaryolarla ’ne olursan ol güçlü ol’ mesajı verildi. Etik ve manevi değerler hiçe sayıldı, bu da genç nesilde suç işleme oranını artırdı" dedi. Hakim İzzet Durak, ailelerin çocuklarını takip etmesi gerektiğini belirterek, "Klinik yardım önerildiyse mutlaka üzerine gidilmeli. ’Benim çocuğum yapmaz’ demek yerine, çocukla bağ kurmak ve ona sınırları hatırlatmak hayati önem taşıyor. Türkiye’de bu olaylar artık yaşanmaya başladıysa, yarın tekrar etmeyeceğinin garantisi yok" şeklinde konuştu.