SPOR - 22 Ocak 2026 Perşembe 00:26

Okan Buruk: "Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi"

A
A
A

Teknik Direktör Okan Buruk, Atletico Madrid ile zor karşılaşma oynadıklarını belirterek, beraberliğin stratejik anlamda önemli olduğunu vurguladı.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı İspanyol ekibi Atletico Madrid ile 1-1 berabere kaldı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Önemli bir karşılaşma oynadıklarını belirten Buruk, "Seyircimizin bu tür maçları beklediğini, bu atmosferi yapmak için çok büyük çaba sarf ettiklerini her zaman biliyoruz. Çok güzel bir atmosfer vardı. Takımla birlikte hareket ettiler. Karşımızda çok dinamik, çok atletik, top onlardayken çok hızlı oynayan, savunma arkası koşuları yapan, çok hızlı oynayan bir takım vardı. Her zaman size tehlike yapabilecek bir takımdı. Erken gol yememiz ilk başta bizi düşürdü ama devamında golü bulduk hem topa çok sahip olduk. İkinci yarı biraz daha dengeli başladık. Daha az pozisyon verdik. Maçın son bölümünde kendi kalemize çekildiğimiz yerler vardı. Bu da 1 puanın bizim için de önemli olmasıydı. İlk 24’ü garantileyip, 16’nın içerisine girebilmek için 1 puan da önemliydi. Maçın son dakikasında çok önemli bir pozisyon geldi, değerlendiremedik. Oyucularımın performansından, mücadelesinden memnunum. Oyuncularıma teşekkür ederim. Zor bir karşılaşmaydı ve beraberlik stratejik anlamda önemliydi. Bundan sonra haftaya Manchester City deplasmanı var. Son 16’ya girmek için 1 maç daha oynayacağız" diye konuştu.

"Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak"

Maç içerisinde kaçan kritik pozisyonların hatırlatılması üzerine sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Futbolun içerisinde bu pozisyonlar çok fazla kaçar. Önemli olan bu pozisyonlar içinde olmak. O andaki fiziksel durumunuz, yorgunluğunuz, topa gelişiniz, öz güveniniz önemli. Bunu sadece bir iki şeyle söyleyemezsiniz. Dünyanın en iyi oyuncuları da bu pozisyonları kaçırır. Son dakika Sara’nın vuruşunda, kalecinin kurtardığı pozisyon oldu. Genel olarak oyuncularımın performansından memnunum. Ellerinden geleni yaptılar" şeklinde konuştu.

"Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor"

Bu tür maçlarda Mario Lemina gibi oyuncuların önemine dikkat çeken Okan Buruk, "Sörloth’a çok fazla uzun top vardı. Lemina’nın orada olmasını istedik. Oyun içerisinde topa sahip olmak önemliydi. Torreira ile birlikte bunu iyi yaptılar. Konsantrasyon çok önemli. Dün basın toplantısında da söyledim; bazen oyuncularınızı bu tür maçlara hazırlamanıza gerek kalmaz, onlar zaten kendiliğinden maçlara hazırlanırlar. Atletico Madrid, Liverpool maçları, oyuncuların iki katı performansını yükselten maçlar olabiliyor. Bunu bütün maçlarda aynı şekilde göstermeleri gerekiyor. Oynadıkları oyundan, mücadeleden zevk aldıklarını düşünüyorum. Bu taraftarın önünde oynamak da çok önemli. Bu tür maçlarda inanılmaz bir atmosfer oluyor. Rakipleri de çok etkiliyor. Hangi oyuncuyla konuşsam bu stattaki atmosferden bahsediyor" ifadelerini kullandı.

"90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici"

Teknik direktör olarak maç performanslarının bu kadar değişmesinden mutlu olmadığını aktaran Buruk, sözlerine şöyle devam etti:

"Buna maç seçmek demeyelim. O güzel bir kelime değil. Maçı önemsemek, konsantre olmak daha farklı oluyor. Bugün maçtan önce de şunu söyledim; hem sahadaki 11, hem kulübeye baktığımda güçlü oyuncular olması beni mental anlamda da güçlendiriyor. Osimhen’in dönmesi çok önemli. Önemli bir oyuncu bizim için. Osimhen’li, Osimhen’siz oyun farklı oluyor. Gol atmak anlamında demiyorum, baskılar, uzun toplar, ikinci toplar daha farklı profil. Icardi ile de önde baskıları yapıyoruz, çok gol atıyor. Osimhen’in istekli gelişi maç içerisinde takıma olumlu yansıdı. Bu gücümüz olduğunu gösterdik. Atletik anlamda Türkiye Ligi’nde oynadığımız maçların sertliği, topun oyunda kalma süresi, İspanya Ligi ile aynı değil. Onlar bize göre daha avantajlı. Bizim de bu tür takımlara karşı oyunu iyi yönetmemiz gerekiyor. İlk yarı 5-10 dakika yönetemedik, yorulduğumuz yerler oldu. İkinci yarı daha ilk yarı kadar yorulmadık. Bu da devamında daha oyun içerisinde güçlü olmamamızı sağladı. Sara girince hem topla hem baskılarda iyi olduk. 90 dakikalık bölümde rakibimizle başa baş oynamak sevindirici. Liverpool ile de oynadık ama Atletico Madrid daha güçlü ve fiziksel olarak daha atletik bir takım."

Macar futbolcu Roland Sallai’nin performansıyla ilgili soruya 52 yaşındaki teknik adam, "Hücum oyuncusu. Hücum oyuncusunu bazen oyun içerisinde konumlandırırız, bazen içeride de konumlandırıyoruz. İçeriden yaptığı koşular bizim için önemli oluyor. Çok önemli performans sergiliyor. Ben de çok mutluyum. Çok iyi niyetli, takımı için her şeyini veriyor. Bu da çok önemli ve değerli" dedi.

3 gün sonra maçları olduğunu ifade eden Okan Buruk, "Rotasyon yapmamız gerekecek. Seyahat yapmayacağız, avantajımız o. Lig maçı da bizim için önemli. Bundan sonra ligde oynayacağımız her maç final" şeklinde konuştu.

"Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken"

Alınan bu sonucun transfer politikasını nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Okan Buruk, "Önümüzü görmek önemliydi. Önümüzü görmeyi beklemedik. Oyuncu izliyoruz. Oyuncu tabii ki buluyorsunuz ama ocak transferinde zor oluyor. Genç oyuncular buluyoruz ama oyuncularının birinci hedefleri Premier Lig’de oynamak oluyor. Türkiye Ligi’ni yaş sınırı düşük olan ve iyi olan oyuncular, Türkiye’yi başlangıç olarak görebiliyorlar. Şampiyonlar Ligi’nde olmak çok önemli bir etken. Bunun bize yardımcı fazla olacağını düşünüyorum. Buna göre transferimizi yapacağız" diye cevap verdi.

"Çok otomatikleşmiş bir takım"

Atletico Madrid’in, önemli bir teknik direktör takımı olduğunu vurgulayan Buruk, "Çok otomatikleşmiş bir takım. Çok formda olan bir takımdı. İkinci yarı değişiklikler oldu. Sörloth, rakipleri çok korkutan bir oyuncu. Sörloth’un çıkmasına sevindik. Onlar da üst üste maç oynuyorlar. Bu yorgunlukları düşünerek bence oyuncu değişikliklerini yaptı. Oyuncu değişikliklerine doğru bir şekilde cevap verdik, Jakobs, Sara ve İlkay’ı aldık. Bu oyuncu değişiklikleri oyunu dengelememize yol açtı. Bu tür bir takıma karşı güzel bir tecrübeydi. Avrupa maçları çok önemli oluyor. Bu kadar hızlı ve fiziksel gücüyle oynayan bir takıma karşı Galatasaray takımı ve oyuncularım için önemli tecrübe oldu. Bu turdan sonra kimle eşleşeceğiniz belli değil. Bu tür rakiplerle de oynayabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.

Oğuzhan Ort - Enes Gümüş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.