SAĞLIK - 23 Nisan 2026 Perşembe 08:56

Okullarda güvenlik yetmiyor: Uzmanlar psikolojik destek şart diyor

A
A
A
Okullarda güvenlik yetmiyor: Uzmanlar psikolojik destek şart diyor

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da eğitim kurumlarına yönelik silahlı saldırılar Türkiye’yi sarsarken Uzman Psikolog Yeliz Arda, olayların ardında derin bir psikolojik ve toplumsal kriz olduğuna dikkat çekti. "Aidiyet eksikliği, dijital şiddetin etkisi ve göz ardı edilen erken uyarı sinyalleri tehlikeyi büyütüyor" dedi.


Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da son günlerde eğitim kurumlarına yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılar kamuoyunda yankı uyandırırken, İstanbul Arel Üniversitesinden Uzman Psikolog Yeliz Arda, yaşananların yalnızca bir güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Arda, söz konusu olayların derin psikolojik dinamiklerin ve toplumsal kırılmaların bir yansıması olduğunu vurguladı.



"Yalnızlaşma, gençlerin kendilerini hiçbir yere ait hissetmemesine neden oluyor"


Uzman Psikolog Yeliz Arda, okullarda yaşanan saldırılara ilişkin değerlendirmesinde, "Bu eylemlerin temelinde derin psikolojik dinamikler var" dedi. Şiddetin öğrenilebilen bir davranış olduğunun altını çizen Arda, modern çağın getirdiği yalnızlaşmanın gençleri aidiyet duygusundan uzaklaştırdığını belirterek "Modern çağın getirdiği yalnızlaşma, gençlerin kendilerini hiçbir yere ait hissetmemesine neden oluyor. Ailesinden ve okul ortamından duygusal destek alamayan bireyler, radikal düşüncelere veya şiddet içerikli alt kültürlere daha açık hale geliyor. Şiddet öğrenilebilen bir davranıştır. Yaşadığı sorunları, kızgınlıkları hayal kırıklıkları ile nasıl baş edebileceğini bilemeyen gençler yaşadıkları bu duygularla baş edebilmek için şiddeti kullanabiliyorlar. Çünkü güç gösterisi onların var olduğunun ve farkedilmenin bir aracıdır. Hiçbir çocuk ve genç yaşamadığı, tanık olmadığı şiddeti bir başkasına uygulamaz" ifadelerini kullandı.


Dijital içeriklerin gençler üzerindeki etkisine de değinen Arda, şiddetin internet ortamında romantize edilmesinin tehlikeli bir algı meydana getirdiğini belirterek "Gençler dijital oyunları sadece eğlenmek için oynamazlar, kimlik oluşturmak için de dijital oyunlar oynarlar. Şiddet içerikli oyunlar, filmler ve şiddet içeren müzikler gençlerin şiddeti normalleştirmesine ve güç elde etmenin silah kullanmayla elde edebileceği algısı oluşturuyor. Saldırganlar bu eylemleri bir ‘intikam alma’ veya ‘ismini duyurma’ aracı olarak görebiliyor" dedi.



"Altında yatan nedenlerin yalnızca dijital etkilerle sınırlı değil"


Saldırganlık davranışının altında yatan nedenlerin yalnızca dijital etkilerle sınırlı olmadığını belirten Arda, "Çocuk ve gencin genetik olarak yatkınlığı veya daha sonradan yaşadığı travmalara bağlı olarak gelişen bazı patolojik nedenler de öfke ile birlikte şiddet davranışına dönüşebilir. Birçok saldırganın temelinde derin bir umutsuzluk yattığı ve eylemlerinin aslında bir tür ‘genişletilmiş intihar’ olduğu gözlemlenmektedir. Bununla birlikte nörolojik olarak kişilik bozuklukları da nedenler arasında yer alabilir. Depresyon, antisosyal kişilik bozuklukları, bipolar, borderline ve anksiyete bozuklukları bu süreçte etkili olabilir. Bu hastalıklar mutlaka ilaç ve psikoterapi yöntemleriyle klinik olarak tedavi edilmelidir" diye konuştu.



"Erken uyarı sinyalleri kritik öneme sahip"


Bu tür olayların önlenmesinde erken uyarı sinyallerinin kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Arda, ani davranış değişiklikleri, sosyal geri çekilme, öfke patlamaları, silahlara ilgi, şiddet içerikli sosyal medya paylaşımları, empati yoksunluğu ve intikam ya da intihar içerikli ifadelerin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Arda, "Bu dünyada yaşamak istemiyorum" ya da "Bir gün mutlaka intikamımı alacağım" gibi ifadelerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini söyledi.



"Okullar akademik olarak değil, psikolojik risk profiline göre de yönetilmelidir"


Okullarda sadece fiziksel güvenlik önlemlerinin yeterli olmayacağını dile getiren Arda, çözümün bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini ifade ederek "Eğitim evde başlar; hem okulda hem de sosyal hayatta devam eder. Anne babaların dijital okuryazarlık ve çocuklarının davranış farklılıkları konusunda bilinçlenmesi çok önemli. Aile sistemin dışında değil, merkezinde olmalıdır. Eğitim-öğretim hayatı içerisinde riskli öğrencilerin tespit edilebilmesi adına ‘psikolojik risk taraması’ yapılmalı ve ‘erken uyarı mekanizması’ kurulmalıdır. Okullar sadece akademik olarak değil, psikolojik risk profiline göre de yönetilmelidir" dedi.


Eğitim kurumlarının aynı zamanda duygu yönetiminin öğretildiği alanlar olması gerektiğini vurgulayan Arda, rehberlik servislerinin daha aktif hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Ailelerin çocuklarıyla yalnızca akademik başarıyı değil, duygularını da konuşması gerektiğini ifade eden Arda, ruh sağlığı yatırımlarının bir lüks değil toplumsal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. "Psikolojik destek iyi niyet uygulaması değil, sistem altyapısıdır" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırımlar için Güçlü Merkez’ programı ile İstanbul’un küresel ölçekte bir yatırım ve finans üssü olma iddiasını daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde ülkemizin istikrar adası olma konumunu somut adımlarla güçlendiriyoruz. Yatırımcı dostu düzenlemeler, genişletilen vergi teşvikleri, ‘tek durak büro’ ile hızlanan süreçler ve İstanbul Finans Merkezi odaklı yeni hamlelerimizle güçlü bir yatırım zemini oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul’un sermaye ve ticaretteki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Hayata geçireceğimiz kapsamlı reformlarla birlikte İstanbul’un, sermayenin, ticaretin ve karar alma süreçlerinin merkezlerinden biri olma konumunu güçlendireceğiz. Atacağımız adımların üretim, ihracat, teknoloji ve girişimcilik ekseninde sürdürülebilir büyümeye de ciddi anlamda katkı sunmasını bekliyoruz. Emeği geçenlere gönülden teşekkür ediyor atılan adımların iş dünyamız finans çevreleri ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Bolu Suat Çelen: "Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi güldüreceğiz" Türkiye Artistik Cimnastik Büyük Erkekler Milli Takımı’nın Bolu kampını ziyaret eden Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi güldüreceklerini belirterek, İstiklal Marşı’nı okutmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye Artistik Cimnastik Büyük Erkekler Milli Takımı, Bolu’da gerçekleştirdiği hazırlık kampını tamamladı. Karaçayır Kamp Eğitim Merkezi’nde bulunan Murat Canbaş Cimnastik Salonu’nda güç depolayan milliler; yaklaşan Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası ve Dünya Kupaları öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Kampın son gününde antrenmanları yerinde inceleyen Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanı Suat Çelen, teknik heyet ve sporcularla bir araya gelerek istişarelerde bulundu. "Avrupa Şampiyonası’nda İstiklal Marşımızı okutacağız" Türk cimnastiğinin lokomotif branşlarından birinin artistik cimnastik erkek milli takımı olduğunu vurgulayan Başkan Suat Çelen, takımın yoğun bir maç takvimine hazırlandığını belirtti. Çalışmaların oldukça verimli geçtiğini aktaran Çelen, "Avrupa Şampiyonası’na hazırlanıyorlar. Hemen peşine Dünya Şampiyonası olacak. Avrupa Şampiyonası’ndan önce de Dünya Kupaları var. Geniş bir kadromuz var ve takımımız her ay kamp yapıyor. Umut ediyorum bu takım, güreşte ve halterde olduğu gibi bize sevinç yaşatacak. İnşallah biz de Türk cimnastiği olarak ülkemizi Avrupa Şampiyonası’nda güldürürüz ve İstiklal Marşımızı okuturuz" ifadelerini kullandı. "Keşke biz de bu dönemlerde spor yapsaydık" Türkiye’deki spor yatırımlarının geldiği noktaya dikkat çeken Çelen, sağlanan imkanların üst düzeyde olduğunu ifade ederek, "Türkiye’nin artık birçok yerine cimnastik salonu yapıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın çok ciddi katkıları var. Son 15 yıldır Türkiye’de spora yapılan yatırım, eski bir sporcu olarak ’Keşke biz de bu dönemlerde spor yapsaydık’ dedirten cinsten. Eskiden yaşanan yokluklardan, bugün fizyoterapistinden doktoruna, masörüne kadar her şeyin olduğu bir sisteme geçtik. Bir sistem var ve bu sistemin ürünü oluşmaya çalışıyor" dedi. "Bolu’da uzun yıllara dayanan bir cimnastik kültürü var" Bolu’nun cimnastik sporu için önemine de değinen Çelen, "Bolu özelinde bir yere tesis yaparsınız ama o branşın kültürünün de oluşması gerekir. Bolu, cimnastiğin en önemli merkezlerinden bir tanesi. Ben de Boluluyum ve eski bir cimnastikçi olarak spora burada başladım. Burada uzun yıllara dayanan bir cimnastik kültürü var. Tesisin hemen karşısında kamp eğitim merkezinin olması da büyük avantaj. Sporcularımız antrenmandan sonra tesise hemen yürüyerek gidebiliyor. İyi karşılandıkları için de Bolu’da kamp yapmak istiyorlar. Antalya, İstanbul ve İzmir’e de gideceğiz ancak en iyi hazırlık merkezlerinden biri Bolu olduğu için kamp rotamızda her zaman yer alıyor. Desteklerinden dolayı Bolu Valiliğine ve Gençlik Spor İl Müdürlüğüne teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Ankara Dışişleri Bakanlığı: "Güney Kafkasya’da ortaya çıkan barış, tarihten husumet üretmeye çalışan kesimlere verdiği güçlü bir cevaptır" Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Güney Kafkasya’da ortaya çıkan barış ve uzlaşı iklimi, bölgenin bir iş birliği ve istikrar havzası haline gelmesini isteyenlerin, tarihten husumet üretmeye çalışan kesimlere verdiği güçlü bir cevaptır" denildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından, bazı ülkelerin yetkililerince 1915 olaylarına ilişkin yapılan beyanlar hakkında açıklama yapıldı. Açıklamada, "Güney Kafkasya’da ortaya çıkan barış ve uzlaşı iklimi, bölgenin bir iş birliği ve istikrar havzası haline gelmesini isteyenlerin, tarihten husumet üretmeye çalışan kesimlere verdiği güçlü bir cevaptır. 1915 olaylarına ilişkin tartışmada, tarafların, meselenin siyasi istismar konusu haline getirilmemesi gerektiği yönündeki tavrı nettir. Buna karşılık, bazı üçüncü ülke siyasetçilerinin, meseleyi dar siyasi hesapları için kullanmaya çalıştıkları veya kendi sorumluluklarının üstünü örtmeye çabaladıkları da görülmektedir. Yüzyıllar boyunca birlikte yaşama kültürünün en güçlü örneklerini barındıran ülkemiz, 1915 olaylarının hakkaniyetli ve bilimsel bir zeminde incelenmesi amacıyla arşivlerini açmış ve bir Ortak Tarih Komisyonu kurulmasını önermiştir. Bu önerimiz geçerliliğini korumaktadır. Niyeti yapıcı olan üçüncü tarafları, ortak ve adil bir hafızaya ulaşmaya yönelik çabaları ve son dönemde gelişen yapıcı diyalog ortamını desteklemeye davet ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Gaziantep Şehitkamil’de toplu sünnet coşkusu Şehitkamil Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla anlamlı bir organizasyona imza atarak 173 çocuk için toplu sünnet töreni düzenledi. Başkan Umut Yılmaz, yoğun katılımın olduğu törende, "Şehitkamil ailesi olarak ilçemizin her evinde, her ferdinin yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Şehitkamil Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen program, hem çocuklar hem de aileleri için unutulmaz anlara sahne oldu. Bayram coşkusunun yoğun şekilde hissedildiği törende, çocuklara çeşitli hediyeler verilirken, ailelerin mutluluğu yüzlerinden okundu. Programa Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Feray Yılmaz, AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler, kadın ve gençlik kolları başkanları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Düğünlerinde de bir arada olacağız" Başkan Yılmaz, çocuklarla birlikte büyük bir heyecan yaşadıklarını ifade ederek, "Bugün çok heyecanlıyız ama biliyoruz ki çocuklarımız bizden daha heyecanlı. Bugün onların özel günü. İnşallah ağabeyleri olarak asker uğurlamalarında da, düğünlerinde de yine bir arada oluruz. Allah o güzel günleri bizlere göstersin" dedi. "Her zaman yanınızdayım" Şehitkamil Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Şehitkamil ailesi olarak ilçemizin her evinde, her ferdinin yanında olmaya devam ediyoruz. Bebeğinden yaşlısına kadar herkesin hayatına dokunmayı sürdüreceğiz. Bugün burada sizlerle birlikte olmak benim için büyük bir onur. Çocuklarımızın sünneti hayırlı olsun. Hepsi devletine, milletine bağlı, vatanını seven bireyler olarak yetişsin inşallah" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından çocuklara hediyeleri takdim edildi. Renkli görüntülere sahne olan törende çocukların mutluluğu ve heyecanı dikkat çekti.Programın sonunda sünnet olacak çocuklar, işlemlerinin gerçekleştirileceği Abdulkadir Yüksel Devlet Hastanesi’ne götürüldü.