KÜLTÜR SANAT - 13 Şubat 2024 Salı 13:45

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

A
A
A

Fatih Sultan Mehmed’in yadigarı Haliç Tersaneleri’nde tarihi vapurlar restore edilirken, diğer vapurların periyodik bakımları ve bazı deniz araçlarının üretimi gerçekleştiriliyor. İstanbul’un fethinden sonra kurulan 568 yıllık tersane hakkında bilgi veren Şehir Hatları Genel Müdürü Ercüment Güldik, “Osmanlı Devleti’nin kurmuş olduğu ilk kamu tersanesi olan Haliç Tersanelerinde, ülkemizin ilk buharlı gemileri, kalyonları, denizaltıları ve yolcu gemileri üretildi. Tarihi vapurlarımızın restorasyonları da tersanemizde yapılıyor” dedi. Öte yandan dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesi olan Haliç Tersanesi havadan görüntülendi.

Kasımpaşa’dan Hasköy yönüne doğru Haliç, Camialtı ve Taşkızak Tersanelerini kapsayan Haliç Tersaneleri, 1455 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından kuruldu. 3 tersanenin kurulmasıyla bölge, Tersane-i Amire olarak anılmaya başlandı. Osmanlı Devleti’nin kurmuş olduğu ilk kamu tersanesi olan Haliç Tersanelerinde, Türkiye’nin ilk buharlı gemileri, kalyonları, denizaltıları ve yolcu gemileri üretildi. Kurulan 3 tersane arasından ise sadece Haliç Tersanesi, 568 yıldır aktif olarak faaliyet gösteriyor. Şehir Hatları’na bağlı olan Haliç Tersanesi, dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesi olarak hizmet vermeye devam ediyor.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

Tersanede vapurların periyodik bakımlarının yanı sıra ek olarak bazı deniz araçlarının üretimi veya tarihi vapurların restorasyonu gerçekleştiriliyor. Haliç Tersanesi’nde 58 yıl boyunca deniz ulaşımına hizmet veren Paşabahçe Vapuru’nun restorasyonu tamamlanarak tekrar hizmete kazandırıldı. 1985'de üretilen İsmail Hakkı Durusu Vapuru’nun ise 6 ay süren restorasyonunun Şubat sonunda biteceği öğrenildi. Tarihi tersanede 3’üncü havuzun kenarındaki kısmın restorasyonu tamamlanırken, bacadaki çalışmalar devam ediyor. Haliç Tersanesi’nde 18. yüzyılda yapımı tamamlanmış 3 kuru havuz, 2 taş kızak bulunuyor. Gemilerin bakım ve onarımları kuru havuzlarda, karada ya da rıhtımda yapılıyor. Su altı bölümleri kuru havuzlarda, su üstü bölümleri rıhtımda, küçük tonajlı gemilerin bakımı karada gerçekleştiriliyor. Haliç Tersanesi’nde yapılan çalışmalar dronla görüntülendi.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

“Haliç Tersanesi dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesidir”

Haliç Tersanelerinin tarihi hakkında bilgi veren Şehir Hatları Genel Müdürü Ercüment Güldik, “Haliç Tersanesi 1455 yılında Osmanlı donanmasının ihtiyaçları ve yeni askeri gemiler inşa ederek donamanın daha güçlenmesini sağlamak amacıyla Kasımpaşa ile Hasköy arasındaki bir bölgede Osmanlı Devleti’nin kurmuş olduğu ilk kamu tersanesidir. Dönemin denizcilik ihtiyaçları ve gemi inşa ihtiyaçları doğrultusunda yine aynı bölgede Camialtı Tersanesi ve Taşkızak Tersanesi kurulmuştur. Bu tersanelerin kurulmasıyla birlikte, bölge Tersane-i Amire olarak anılmaya başlanmıştır. Ülkemizdeki ilk buharlı gemiler, kalyonlar, denizaltılar ve yolcu gemileri Haliç Tersanesi’nde üretilmiştir. 6 asırlık bir geçmişe sahip, Haliç Tersanesi dünyanın yaşayan ve üreten en eski tersanesidir” dedi.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

“Deniz toplu ulaşımın sürdürülebilmesi için hayati bir öneme sahiptir”

Vapurların bakımlarını yaptıklarını ifade eden Ercüment Güldik, “Haliç Tersanesi 1851 yılında denize toplu ulaşım hizmeti veren Şehir Hatları’na da ev sahipliği yapmaktadır. Şehir Hatları’na ait tüm gemilerin bakım ve onarımları tersanemizde gerçekleşmektedir. Dolayısıyla Haliç Tersanesi’nin denize toplu ulaşımın sürdürülebilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Tersanemiz sadece Şehir Hatları’nın gemilerine değil, aynı zamanda kamu kurum ve kuruluşlarının, özel sektörün gemilerine de hem bakım onarım hem yeni inşa olarak hizmet vermektedir” ifadelerini kullandı.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

“Tarihi vapurlarımızın restorasyonları da tersanemizde yapılıyor”

Tarihi vapurların restorasyon sürecini aktaran Güldik, “Tarihi vapurlarımızın restorasyonları da yine tersanemizde yapılıyor. Özellikle 58 yıl deniz ulaşımına hizmet vermiş Paşabahçe Vapuru, Kızıltoprak, İsmail Hakkı Durusu bütün restorasyonları Haliç Tersanesi’nde yapılıyor. Paşabahçe gemisi tam bir restorasyondan öte, yeni inşa sayılabilecek nitelikte bir restorasyon. 2022 yılının Eylül ayında seferlere başladı. Kızıltoprak gemisi de 2010 yılında Trabzon’a devredilmiş bir gemiydi. 2022 yılında tekrar alınıp, 2023 yılının Nisan ayında tekrar seferlere başladı. 28 gemiyle devam eden seferlerimiz, 30 gemiye ulaştı. 2024 yılının ilk çeyreğinde de İsmail Hakkı Durusu’yla birlikte 31 gemiye ulaşacak. Paşabahçe gemisi bir yeni inşa gibi kabul edilebileceği için 10 ay gibi bir sürede tamamlandı. Kızıl Toprak gemisi ise 3 buçuk ay gibi kısa bir süre de tamamlandı. İsmail Hakkı Durusu gemisi de 5-6 aylık bir süreç içinde tamamlanacak. Bu biraz tersanemizdeki planlamayla zamana yaymış durumdayız” şeklinde konuştu.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

“Haliç Tersanesi dünyanın en eski, üreten ve yaşayan tersanesi olmaya devam edecek”

Tersanede üretim faaliyetlerine devam edilebilmesi için bakım ve onarımlara ihtiyaç duyulduğunu belirten Güldik, bu bakım onarımları da sürekli yaptıklarını ifade ederek, "Restorasyon ise tarihi tescilli binalarımız var, kısmen başladık. 3’üncü havuzun kenarındaki kısmını tamamladık. Diğerleri de hızla devam ediyor. Şu anda baca restorasyonu devam ediyor. Haliç Tersanesi Şehir Hatları’na ev sahipliği yapan bir yer. Denizde toplu ulaşımın sürdürülebilmesi için daha önce söylediğim gibi hayati bir öneme sahip. Ayrıca tersanede sadece Şehir Hatları gemilerine değil, tüm özel sektöre de yeni inşa hizmetleri de veriyoruz. Şu anda da devam eden büyük bir kamu kuruluşuna ait inşası devam eden 4 gemimiz var. Onun dışında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 50 metre uzunluğunda gemi projemiz var. Tüm bunların dışında da çalışmaları devam eden yeni projemiz var. Haliç Tersanesi dünyanın en eski, üreten ve yaşayan tersanesi olmaya devam edecek” diye konuştu.

Osmanlı Devleti’nin mirası Haliç Tersanesi’nde 6 asırdır gemilerin yaraları sarılıyor

Semanur Kaygısız - Ahmet Faruk Sarıkoç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Mağaza açılışında indirim izdihamında birbirini ezdiler Sivas’ta indirimli satış yapan bir giyim mağazasının açılışında izdiham yaşandı. Kapıların açılmasıyla birlikte vatandaşlar içeri girebilmek için birbirleriyle yarışırken düşüp ezilenler oldu, o anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta piyasanın altında fiyatlarla satış yapan bir giyim mağazasının açılışında izdiham yaşandı. Ucuz ürün almak isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren mağaza önünde uzun kuyruklar oluştururken, kapıların açılmasıyla birlikte içeri girmek isteyen kalabalık birbirini ezercesine mağazaya girmeye çalıştı. Yoğunluk nedeniyle kısa süreli izdiham yaşanırken, bazı vatandaşlar ezilme tehlikesi atlattı. Bazı vatandaşlar ise kalabalık arasında ayakkabısını kaybetti. Mağaza önünde yaşanan yoğunluk sırasında vatandaşların alışveriş yapabilmek için birbirleriyle kıyasıya mücadele ettiği anlar ise cep telefonu kamerasına yansıdı. "Ezilme tehlikesi geçirdiler" Açılışta çok fazla bir yoğunluk olduğunu söyleyen Turan Karacagil, "Dükkan açılışında beklemediğimiz bir kalabalık oldu. Müşteriler çok ilgiliydi. Açılışa bine yakın müşteri geldi. Dükkanın açılış saatinde çok fazla bir yoğunluk vardı. Kapıları açar açmaz izdiham oldu ve bazı müşterilerimiz ezilme tehlikesi geçirdi. O anlarda bizim kameralarımıza yansıdı. Birkaç müşterimiz ezilme tehlikesi ile karşı karşıya kalınca sıkıntı yaşadı. Hatta bazı müşterilerimizin ayağından ayakkabıları çıkmış ve 1 saat sonra ayakkabısını bulan oldu" dedi.
Mersin Mersin’de kültür ve sanat ortak akılla şekilleniyor Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA), kentin kültür, sanat ve sosyal projelerinin ortak akılla planlanmasına katkı sunuyor. Mersin ve Tarsus’un kültürel birikimini geliştirmek, kentsel belleği güçlendirmek ve kente değer katan kişi ile üretimleri desteklemek amacıyla oluşturulan kurullarda, farklı disiplinlerden uzmanlar yer alıyor. Bu yapı sayesinde kültür ve sanat alanındaki projeler daha geniş bir paydaş katılımıyla şekilleniyor. Sanatçılar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, meslek odaları ve gönüllü kent paydaşları, kurullar aracılığıyla yerel yönetim süreçlerine katkı sunuyor. Böylece kültürel ve sosyal çalışmalar ortak akıl doğrultusunda planlanıyor. MEDEKA ve TADEKA ile kentin kültür sanat politikalarında katılımcılık öne çıktı MEDEKA bünyesinde 9 kurulda toplam 171 gönüllü yer alıyor. MEDEKA, Edebiyat, Turizm-Arkeoloji-Spor, Plastik Sanatlar, Fotoğraf, Sinema, Kent Elçileri, Müzik ve Sahne Sanatları, Kent Tarihi Araştırmaları ve Kent Belleği ile Gastronomi kurullarıyla çalışmalar yürütüyor. TADEKA bünyesinde ise 8 kurulda toplam 91 gönüllü görev alıyor. TADEKA, Turizm ve Gastronomi, Plastik Sanatlar, Müzik ve Sahne Sanatları, Sinema-Fotoğraf-Karikatür, Kent Tarihi Araştırmaları ve Kent Belleği, Edebiyat, Spor ile Felsefe ve Arkeoloji kurullarıyla faaliyet gösteriyor. Kurulların çalışmaları kapsamında kentte, ulusal ve uluslararası festivaller, edebiyat ve sanat atölyeleri, ödül programları, sergiler, sempozyumlar ve sözlü tarih projeleri hayata geçiriliyor. Ayrıca sinema ve oluşturucu endüstriler alanında yürütülen projelerle kentin kültürel hafızasının güçlendirilmesine katkı sağlanıyor. Model, gönüllülük temelli katılım mekanizmasını kurumsal bir yapıya dönüştürmesi bakımından yerel yönetimlerde dikkat çeken iyi uygulamalar arasında yer alıyor. "MEDEKA ve TADEKA, sivil katılımı kurumsallaştırma amacıyla geliştirdiğimiz bir modeldir" Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kent Katılımı ve Sivil Toplumla İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, MEDEKA ve TADEKA kurullarının, yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi anlayışlarını güçlendirmek, kent politikalarının yalnızca idari kararlarla değil toplumsal ortak akılla şekillenmesini sağlamak amacıyla oluşturulan özgün bir kent katılımı modeli olduğunu belirterek, "Bu yapımızda kentimizde yaşayan sanatçılarımız, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşu ve meslek odası temsilcilerimiz, kültür üreticilerimiz ve gönüllü kent paydaşlarımız, yerel yönetim süreçlerimize doğrudan bizlerle beraber dahil olmaktadır. MEDEKA ve TADEKA, belediye ve vatandaş ilişkisinin tek yönlü bir hizmet anlayışından çıkarılarak kentin kültürel, sosyal ve oluşturucu potansiyelinin kolektif biçimde yönetilmesi amacıyla karar süreçlerinde sivil katılımı kurumsallaştırma amacıyla geliştirdiğimiz bir modeldir" dedi. MEDEKA ve TADEKA’nın klasik danışma kurullarından farklı olarak proje üreten, politikalar öneren ve gönüllü kent aklı oluşturan aktif ve organik bir yapıya sahip olduğunu ve bünyesinde kültür ve sanatın farklı disiplinlerinden oluşan gönüllü kurulların yer aldığını kaydeden Akça, "Bu kurullarımız, belediyemizin Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda faaliyetlerine devam etmektedir. Bu faaliyetlerle üretilen katma değerler, kurullarımız aracılığıyla kentte ulusal ve uluslararası festivaller, edebiyat ve sanat atölyeleri, ödüller, sergiler, sempozyumlar ve yerel hafızayı güçlendirecek sözlü tarih çalışmalarının yanı sıra sinema ve oluşturucu endüstriler projelerinde de çok sayıda etkinliği hayata geçirmiştir ve bundan sonraki çalışma planımızda da bu modeller ve kurullar çalışmalarına devam edecektir" diye konuştu. MEDEKA ve TADEKA modeli sayesinde Büyükşehir Belediyesinin yalnızca hizmet sunan değil, kültürel yönetimi kolaylaştıran, kent kimliğini ortak akılla inşa eden bir yapıya dönüştüğünü sözlerine ekleyen Akça, "Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerine devam eden Mersin’e Değer Katanlar Kurulu ve Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu modeli, yerel yönetimlerde sürdürülebilir katılım mekanizmasının oluşturulması, gönüllülük temelli kent yönetişiminin kurumsallaştırılması ve kültür politikalarımızın da paydaşlarla birlikte üretilmesi nedeniyle gerçekten de ülkemizde örnek gösterilen yerel katılım uygulamalarından biri olarak da değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verdi.
Ankara Sincan’da zabıta denetimleri aralıksız sürüyor Sincan Belediyesi zabıta ekipleri, ilçe genelinde gerçekleştirdikleri denetimlerle vatandaşların sağlık ve güvenliğini korumayı hedeflerken, kurallara uymayan işletmelere karşı da sıkı kontrollerini sürdürüyor. Sincan Belediyesi zabıta ekipleri tarafından ilçe genelinde vatandaşların sağlığını, güvenliğini korumayı amaçlayan denetimler aralıksız şekilde sürdürülürken, kurallara uymayan işletmelere anında müdahale ediliyor. İlçe genelinde gerçekleştirilen incelemelerde işyerlerinin ruhsat durumları, hijyen kuralları, fiyat etiketi uygulamaları ve genel düzen konularında kontroller yapıldı. Yapılan kontrollerde kurallara uygun faaliyet gösteren işletmelere teşekkür edilirken, eksiklik tespit edilen işyerlerine gerekli işlemler uygulandı. İçerisinde hem boya badana hem de üretim yapılan imalathaneye de anında işlem uygulanarak işletme geçici süre ile kapatıldı. Denetimlere bizzat katılan Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak, sahada zabıta ekipleriyle birlikte incelemelerde bulunarak işletme sahipleriyle de görüşmeler gerçekleştirdi. Ocak, yapılan denetimlerin ilçede düzeni sağlamak ve vatandaşların sağlıklı, güvenli ortamlarda hizmet almasını temin etmek olduğunu ifade etti. İlçe genelinde denetimlerin aralıksız devam edeceğini belirterek işletmelerin kurallara uygun şekilde faaliyet göstermesi konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Vatandaş teşekkür etti Denetimler sırasında vatandaşlar da çalışmalardan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Denetimlerin sıkı bir şekilde yapılmasından dolayı Sincan Belediyesi Genel Koordinatörü İsmail Can Ocak’a teşekkür etti.