EKONOMİ - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:59

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş şirketin gelecek dönemine ilişkin stratejik yol haritasını paylaştı

A
A
A
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş şirketin gelecek dönemine ilişkin stratejik yol haritasını paylaştı

OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Vizyon 2030" basın buluşmasında OYAK’ın önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı. Güçlü nakit üretimi, sermaye verimliliği ve finansal dayanıklılık odağında şekillenen strateji seçici büyüme anlayışı ve portföy dönüşümüyle desteklenecek. OYAK, 2026 yılını operasyonel dayanıklılığın güçlendirildiği ve 2030’a giden yolun sağlamlaştırıldığı bir "konsolidasyon yılı" olarak konumlandırırken; altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekillenen portföy mimarisiyle 2030 yılında 60 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşmayı hedefliyor.



Türkiye’nin önde gelen tamamlayıcı mesleki emeklilik sistemlerinden biri olan OYAK, küresel ekonomideki belirsizliklere karşı disiplinli büyüme ve yüksek verimlilik odaklı yol haritasını "Vizyon 2030" buluşmasında paylaştı. İstanbul’da düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelen OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, kurumun gelecek projeksiyonunu; seçici büyüme, güçlü nakit üretimi ve stratejik portföy dönüşümü temelleri üzerine inşa ettiklerini ifade etti.



Yalçıntaş, OYAK’ın 2030 vizyonunun; seçici biçimde büyüyen, güçlü nakit üreten ve portföyünü uzun vadeli yapısal eğilimlerle uyumlu şekilde dönüştüren bir kurum olmak üzerine kurulduğunu vurguladı. Murat Yalçıntaş, "2026’yı hızlı büyümeden ziyade, nakit üretimimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı güçlendirdiğimiz bir eşik olarak görüyoruz" dedi.



Toplantıda 2030 vizyonunun ana çerçevesini basın mensuplarıyla paylaşan Murat Yalçıntaş, OYAK’ın portföy mimarisinin; altyapı, enerji, yüksek teknoloji, lojistik ve madencilik ekseninde şekillendiğini belirtti. Yalçıntaş, altyapı yatırımlarının öngörülebilir nakit akışı ve bilanço dayanıklılığıyla portföyün omurgasını oluşturulacağını, enerji yatırımlarının sanayi faaliyetlerinin sürekliliği ve verimliliği açısından kritik rol üstlendiğini ifade etti. Yapay zekâ ve bilişim alanlarının verimlilik, ölçeklenebilirlik ve rekabet gücü açısından güçlü bir kaldıraç sunduğunu belirten Yalçıntaş, lojistik ve madencilik yatırımlarının ise küresel tedarik zinciri güvenliği ve kaynak erişimi açısından tamamlayıcı nitelik taşıdığını aktardı. Otomotivde ise hibrit motor ve elektrikli araçlarla geleceğin teknolojisine yatırım yapılacağının altını çizdi.



Türkiye ekonomisine ölçekli ve ölçülebilir katkı


OYAK’ın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisini değerlendiren Murat Yalçıntaş, OYAK şirketlerinin faaliyet gösterdiği sektörlerde üretim kapasitesi, ihracat performansı ve istihdam katkısıyla kritik bir konumda yer aldığını ifade etti. OYAK’ın Türkiye’de ödenen toplam vergilerin yüzde 1,7’sini ve Türkiye toplam ihracatının ise yüzde 2,3’ünü tek başına gerçekleştirdiğini belirten Yalçıntaş; OYAK’ın demir-çelikte ve ham çelik üretiminde lider, otomotivde Türkiye otomotiv ihracatında birinci, enerjide arz güvenliği ve altyapı sürekliliği açısından stratejik rol üstlenen, kimya ve tarım-gıda alanlarında ise ihracat ve katma değer odaklı üretim yapan bir yapı olduğunu aktardı.



OYAK’ın küresel ölçekteki faaliyetlerine de değinen Yalçıntaş, bugün Türkiye dahil 24 ülkede, 6 kıtada faaliyet gösterildiğini; 2030 vizyonu doğrultusunda ise coğrafi yayılmadan ziyade mevcut pazarlarda derinleşmeye odaklanan kontrollü ve disiplinli bir büyüme yaklaşımının benimsendiğini ifade etti. Yalçıntaş, 115’ten fazla ülkeye gerçekleştirilen ihracatın önümüzdeki dönemde yalnızca pazar sayısı değil; katma değer, ürün karması ve sürdürülebilir pazar payı odağında büyütülmesinin hedeflendiğini belirterek, 2030 itibarıyla 10 milyar ABD doları ihracat hacmine ulaşmayı amaçladıklarını vurguladı. OYAK’ın toplam istihdamının ise 2030 yılına kadar 39 bin kişiye çıkarılması hedefleniyor.



OYAK’ın 2030 vizyonu kapsamında, olgunluk seviyesine ulaşmış ve sürdürülebilir büyüme potansiyeli bulunan bazı iştirakler için halka arz seçeneklerinin değerlendirildiğini ifade eden Murat Yalçıntaş, halka arzların bir finansman aracı olmanın ötesinde; sermaye yapısını güçlendiren, kurumsal yönetişim standartlarını derinleştiren ve portföyde oluşturulan değeri görünür kılan stratejik bir araç olarak ele alındığını belirtti. Bu kapsamda, Türkiye ve yurt dışında gerçekleştirilecek halka arzlarla sermaye piyasalarındaki portföy büyüklüğünün en az yüzde 50 oranında artırılması hedefleniyor.



Sürdürülebilirlik: Uzun vadeli değer odağı


OYAK’ın 2030 vizyonunda sürdürülebilirliğin ayrı bir faaliyet alanı değil, stratejik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, özellikle karbon yoğun sektörlerde düşük karbonlu üretim, enerji dönüşümü ve kaynak verimliliği odaklı yatırımların hızlandırıldığını ifade etti. Bu dönüşümün finansal disiplin çerçevesinde uzun vadeli regülasyonlar ve piyasa beklentileriyle uyumlu şekilde, yönetildiğini belirtti.



Güçlü gelecek vurgusu


"Vizyon 2030" buluşmasıyla OYAK, önümüzdeki döneme ilişkin stratejik yönünü; disiplinli büyüme, güçlü nakit üretimi ve uzun vadeli değer oluşumu ekseninde ortaya koydu. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, bu yaklaşımın yalnızca kurumsal performansı değil; OYAK üyelerinin birikimlerini koruyan, büyüten ve sürdürülebilir bir yapı inşa etmeyi hedeflediğini vurguladı.



OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş şirketin gelecek dönemine ilişkin stratejik yol haritasını paylaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yıldız Holding’in geleneksel Ramazan ayı sergisi bu yıl "Sabrın Nakşı" ile kapılarını açtı Her yıl Ramazan ayına özel sergi düzenleyen Yıldız Holding, bu sene Ramazan ayını Türk-İslâm sanatının en güzel örnekleriyle karşılama geleneğini "Sabrın Nakşı" sergisiyle karşıladı. Yıldız Holding, "Mutlu Et Mutlu Ol" anlayışı ve sanatı toplumla buluşturma hedefi doğrultusunda, her yıl Ramazan ayında geleneksel olarak düzenlediği sergilerini sürdürüyor. Çamlıca Kampüsü’ndeki serginin açılışı Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü’nün ev sahipliğinde yapıldı. "Sabrın Nakşı" sergisi, 19 Mart 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek. Bu yıl "sabır" temasından ilham alan ve Yıldız Holding’in Çamlıca Kampüsü’nde kapılarını açan "Sabrın Nakşı" sergisi, tezhip, kalemişi ve katı‘ sanatlarının üretim süreçlerindeki emeği, ince işçiliği ve manevi derinliği öne sürüyor. Sergide, ‘katı‘ sanatçısı Dürdane Ünver, tezhip sanatçısı Mamure Öz, mimar-nakkaş Mehmet Semih İrteş, ‘katı‘ sanatçısı Safiye Morçay ile tezhip ve kalemişi sanatçısı Sevgi İrteş’in farklı teknik ve üsluplarla üretilmiş 52 eseri yer alıyor. Küratörlüğünü Yıldız Holding Sanat Danışmanı Esra Göncüoğlu’nun üstlendiği "Sabrın Nakşı" sergisinde, tezhip, katı‘ ve kalemişi teknikleriyle bezenmiş hilye-i şerifler, âyet-i kerîmeler, dualar, şiir levhaları ve katı’nın minyatürle bir araya geldiği özgün kompozisyonlar ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. "Ramazanın manevi atmosferini sanat aracılığıyla paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz" Sergide Ramazan ayının manevi iklimini sanat aracılığıyla paylaşmanın, Yıldız Holding için kıymetli olduğunu vurgulayan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, "Yıldız Holding olarak faaliyet gösterdiğimiz her alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi bir bütün olarak ele alıyor, kalıcı kültürel ve manevi izler bırakmayı sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. ‘Mutlu Et Mutlu Ol’ anlayışımızdan hareketle koleksiyonumuzdaki eserleri yıl boyunca Çamlıca kampüsümüzdeki kalıcı sergilerimizde ziyarete açıyor, Türkiye’nin dört bir yanında sergiler düzenliyor, sanatı toplumla buluşturma gayemizle sanatı ve sanatçılarımızı farklı vesilelerle desteklemeyi sürdürüyoruz. Birlik ve beraberlik ruhunu derinden hissettiğimiz Ramazan ayının manevi iklimine, Türk İslam sanatının nadide örneklerini taşımak artık bizim için güzel bir geleneğe dönüştü. Bu yıl da tezhip, kalem işi ve katı’ sanatlarının nadide ve zarif örneklerini "Sabrın Nakşı" sergimizde bir araya getirdik. Bizlere sabrı, paylaşmayı ve tefekkürü hatırlatan bu mübarek ayda, geleneksel sanatımızın incelikli ve anlam dolu eserleriyle gönüllere ulaşmanın mutluluğunu ve huzurunu yaşıyoruz. Katı‘ sanatında kâğıdın sabırla oyularak adeta hazineye dönüşmesini, kökeni Orta Asya’ya uzanan kalemişi sanatını ve sabrın estetik bir disipline dönüştüğü tezhip sanatını bu sergide buluşturduk. Her bir eser, görünenden öte bir iç disiplinin, dikkatli bir emeğin ve zamanla kurulan incelikli bir ilişkinin izlerini taşıyor. Tüm sanatseverleri bu özel sergiyi görmeleri için Yıldız Holding Sergi Salonu’na davet ediyorum" diye konuştu. "Bütün derdimiz bu sanatları yaşatmak" Sanatçı Dürdane Ünver, geçmişten geleceğe aktarmaya çalıştıkları geleneksel katı’ sanatıyla ilgili şunları söyledi: "50 senedir katı‘ sanatıyla uğraşıyorum. Bu sanatla uğraşmamı, buna vesile olan merhum Süheyl Ünver hocama ve Gülbin Mesara’ya borçluyum. Onlara olan borçlarımı ödemek için 50 senedir bir yandan talebe yetiştiriyoruz bir yandan da Mim Sanat Akademisi’nde koruma altındaki 9-15 yaş arası çocuklara eğitim veriyoruz. Projelerde yer alıyorum, 5’inci projemi geçtiğimiz aylarda Dolmabahçe Sarayı’nda grubumuzla beraber gerçekleştirdik. Bütün derdimiz bu sanatları yaşatmak. Süheyl hocanın kurduğu geçmişten gelen köprünün geleceğe giden taşlarını döşemekle meşgulüm." "Geleneksel sanatlarımız içinde bu teknikler de artık sergilenme aşamasına gelmiş durumdadır" Sanatçı Semih İrdeş, Yıldız Holding’in geleneksel sanatkarlara bu atmosferi sunmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Buradaki Hilye-i Şerif saz üslubuyla yapılmış bir eser; saz üslubuyla çalışan çok fazla kişi yok, bu yüzden özgün bir çalışmadır. Tabii çalışmanın kendisine göre bir takım kabartmaları vardır; onlar farklı malzemelerle yapılan bir sistem. Geleneksel sanatlarımız içinde bu teknikler de artık sergilenme aşamasına gelmiş durumdadır. Yıldız Holding’in böyle bir atmosferi geleneksel sanatkarlara sunması da ayrıca çok huzur ve mutluluk verici bir şey" dedi. Son olarak Safiye Morçay sergide bulunan eserini, "25 yılı aşkın süredir bu sanatla meşgulüm. Burada hat sanatıyla katı‘ sanatını birleştirdim. Karamemi üslubu dediğimiz Karamemi motiflerini katlı oyma ve kat sanatıyla süsledim" sözleriyle anlattı. Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü Sergi Salonu’nda ziyarete açılan "Sabrın Nakşı" sergisi, 19 Mart 2026 tarihine kadar, haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında randevu alınarak ücretsiz olarak gezilebilecek.
Rize Rize’de minikler ve aileleri Ramazan ayını fener alayı ile karşıladı Rize’de minikler ve aileleri Ramazan ayını düzenlenen ‘fener alayı’ ile karşıladı. Rize Merkez Dalyan Cami Kız Kuran Kursu tarafından Ramazan ayının gelişi nedeniyle ‘fener alayı’ düzenlendi. Dalyan Çocuk Parkı’nda toplanan minikler ve aileleri, Dalyan Cami’ne kadar ellerindeki kandiller ve ışıklı materyallerle yürüdü. Yürüyenlere Karagöz, Hacivat ve Nasreddin Hoca kostümlü animatörlerin yanı sıra mehteran kıyafeti giyen Kur’an Kursu öğrencileri de eşlik etti. Renkli görüntülerin oluşturduğu yürüyüş Dalyan Cami’nde kılınan yılın ilk teravih namazı ile son buldu. Dalyan Camii Kuran Kursu Öğreticisi Hayriye Serdar, miniklerin büyüdüklerinde de Ramazan ayını coşkuyla karşılaması için böyle bir etkinliği gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Rize Müftülüğü Dalyan Camii olarak Ramazan coşkusunu yavrularımızla yaşamak için böyle bir etkinlik düzenledik. Yavrularımız ömürleri boyunca bu etkinliği, bu coşkuyu unutmasınlar ve güzel anılar biriktirsinler. Bu coşkuyu her zaman yüreklerinde ve hayatlarında yaşasın istedik. Gerçekten bu yıl herkes Ramazan’a çok güzel hazırlıklar yapıyorlar. Yavrularımız da bu değerlerimizi örnek alsınlar ve hayatları boyunca bu değerlerimize sahip çıksınlar inşallah" dedi. Dalyan Camii İmam Hatibi Muhammed Kocaman ise özlenen bu tür etkinliklerin insanlara camilerin hayatın merkezinde olması gerektiğini hatırlattığını dile getirerek, "Ramazan’ın gelişi vesilesiyle 4-6 yaş kuran kursu hocalarımız güzel bir etkinlik düzenlediler. Camilerin hayatın merkezi olması gerekiyor. Bu etkinlik Ramazan’ın karşılanması vesilesiyle çok güzel oldu. Bütün emeği geçenlere teşekkür ediyoruz. Tarihimize baktığımızda Ramazanların toplum açısından çok büyük bir önemi, çok farklı bir değeri var. Bu açıdan baktığımız zamanda özlenen, olması gereken hale dönüyoruz" şeklinde konuştu. Etkinliğe katılan Mustafa Telci isimli vatandaş ise bu yıl yapılanın gelecek seneler daha güzel yapılması için bir kıvılcım olduğunu temenni ettiğini dile getirerek, "Çocuklarımıza bazı değerleri öğretmek, eski günleri hatırlatmak gerekiyor. Son zamanlarda bu çok önemli. Seneye daha güzel, daha büyük bir şekilde olmasını cani gönülden istiyoruz. Belediye Başkanımızın da yanımızda olmasını istiyorum. İnşallah bu bir ateş olsun, bir kıvılcım olsun. Seneye Ramazan ayını daha güzel, daha şenlikle karşılayalım" dedi.
Amasya Ambulans alev aldı: Kahraman şoför, hasta ve yakınlarını kurtardı, oksijen tüplerinin patlamasını önledi Amasya’da hastaneden taburcu olan bir yaşlı hastayı evine götürmek üzere yola çıkan hasta nakil ambulansı alev alev yandı. Dumanları görünce hasta ve 2 yakınını tahliye eden ambulans sürücüsü, oksijen tüplerini de çıkartarak bomba gibi patlamasını önledi. Meslektaşları sürücü Hakan Yalçın’ın yaptığını "Büyük bir kahramanlık" sözleriyle değerlendirdi. Edinilen bilgiye göre, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tamamlanan tedavisi sonrası taburcu edilen yaşlı hasta için hasta nakil ambulansı görevlendirildi. 30 yılı aşkın süredir ambulans sürücüsü olan Hakan Yalçın, akşam saatlerinde yoğun trafiğin olduğu tünelden dönüp Kale Yolu mevkiine yöneldi. Seyir halindeyken aracın motor kısmından dumanlar yükseldi. Dumanları gören sürücü aşağı inip önce sedyedeki hasta ve yakınlarının tahliye edilmesini sağladı. Yükselen alevlere rağmen sabitlenmiş haldeki 2 oksijen tüpünü de patlama riskine karşı uzaklaştırdı. Ambulansı saran alevlere itfaiye ekipleri müdahale ederek söndürdü. Araç kullanılamaz hale geldi. Olay yerine gelen polis ekipleri de araçta inceleme yaptı. 31 yıldır ambulans sürücülüğü yaptığını anlatan evli ve 3 çocuk babası Hakan Yalçın, "Aracın önünden duman ve alevler yükselmeye başladı. İnip müdahale etmeye çalıştım. Hasta ve 2 yakınını da tahliye ettim. Oksijen tüplerine de asılarak dışarı atmayı başardım. Eğer oksijen tüplerini çıkarmasaydım durum çok vahim olabilirdi" dedi. Meslektaşının yaptığını "Büyük bir kahramanlık" olarak değerlendiren Mehmet Yolcu da, "Büyük bir faciadan kurtarmış. Oksijen tüplerini oradan söküp çıkarmakla faciadan kurtarmış" diye konuştu.
İstanbul Bayrampaşa’da "11 Ayın Sultanı Ramazan’ı Karşılama Töreni" İstanbul Bayrampaşa’da Ramazan ayının ilk teravih namazının ardından "11 Ayın Sultanını Karşılama Töreni" düzenlendi. Fener Alayı programında bayrak ve meşalelerle yürüyüş yapan vatandaşlara mehter takımı eşlik etti. Bayrampaşa Kaymakamlığı, Bayrampaşa İlçe Müftülüğü ve Bayrampaşa Belediyesi tarafından "11 Ayın Sultanını Karşılama Töreni" programı gerçekleştirdi. Programa Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Bayrampaşa Belediye Başkan Yardımcısı Faruk Layık ve çok sayıda vatandaş katıldı. Ramazan Ayı’nın ilk teravih namazının ardından Bayrampaşa Muratpaşa Mahallesi Yeşilçimen Camii önünde toplanan vatandaşlar bayrak ve meşalelerle yürürken onlara mehter takımı eşlik etti. Yürüyüş, tekrar Yeşilçimen Camii önünde edilen duanın ardından sona erdi. "Ramazan bir kurtuluş ayıdır" Yürüyüşün ardından konuşan Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, "İnşallah bizler de Ramazan Ayı’nı iyilikle, güzellikle, ibadetle, komşuya yardımla, küçüklerden büyüklere kadar herkese iyiliği yaymak üzere gayret edelim. Ramazan’ın gerçek manasını ortaya koyalım. Ramazan bir kurtuluş ayıdır. Bizlerin geçmişteki bütün günahlarını arındırabilecek bir aydır. İçerisinde bin aydan hayırlı Kadir Gecesi’ni barındırıyor. Ramazan Kur’an ayıdır. Ne olur bu ayın hakkını verelim. İbadetle, birbirimize iyilikle, komşulara iyilikle, fakire iyilikle ve sadakayla zekatla yardımcı olalım. Bu ayın hakkını teslim edelim" dedi.