KÜLTÜR SANAT - 25 Mart 2026 Çarşamba 14:53

Politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe" tanıtıldı

A
A
A
Politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe" tanıtıldı

Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı politik kurgu romanı ‘Operasyon Altın Kubbe’nin tanıtım programı Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte füze saldırısını konu alan politik gerilim romanının ortaya çıkış süreci ve ele aldığı küresel gelişmeler değerlendirildi.


Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı ve Türkiye ile uğraşmanın gerilimini merkezine alan politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe", Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Hayat Yayın Grubu tarafından yayımlanan romanın tanıtım programa medya temsilcileri ve davetliler katıldı. Türkiye ile uğraşmanın gerilimini konu alan romanın, günümüz jeopolitiğinde Ortadoğu’da son yollarda yaşanan gerilimlerden ve saldırılardan esinlenerek kaleme alındığı belirtildi. Eserde, son yıllarda Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik, Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen tatbikatlar ve uluslararası açıklamaların bölgesel bir çatışma ihtimalini gündeme getirdiği vurgulandı.


Romanın kurgusunda, "Samuel 15:3" kodunun devreye girmesiyle başlayan bir savaş senaryosu ele alınıyor. İsrail’in Ankara’yı hedef alan bir füze saldırısının Türkiye tarafından savaş sebebi sayılmasıyla iki ülke arasında kısa sürede büyük bir askeri çatışmanın başladığı aktarılıyor. Eserde, yerli ve milli savunma sistemlerinin devreye girmesiyle Türkiye’nin hızlı bir şekilde organize olduğu, ülke genelinde seferberlik ilan edildiği ve uzun süredir gizli kalan bir organizasyonun savaşın seyrini değiştirecek hamleler yaptığı ifade ediliyor. İstihbarat operasyonları, askeri stratejiler ve uluslararası diplomasi trafiğinin iç içe geçtiği romanın, politik gerilim türünde dikkat çeken bir eser olarak öne çıktığı kaydedildi. Tanıtım programında katılımcılara kitap hakkında bilgi verilirken, etkinlik imza töreni ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



"Kitabım bir farkındalık çağrısı"


Yazar Mehmet Hilmi Aygün, "Kitabım aslında bir farkındalık çağrısı. Günümüzdeki olaylara baktığımda ufukta yaklaşan olayları insanlara izah etmek istedim. Füze saldırısının nereye varabileceğini, atılacak bir sonraki adımların neleri doğurabileceğini anlattım. Aslında bir savaş var ve bu savaşın adım adım nasıl yaklaştığını, Türkiye’nin buna nasıl reaksiyon verdiğini sonunda da ne olduğunu aktardım. Bunu yaparken de gerçeklikten kopmadan bir kurgu dünyası inşa ettim. Okuyanların çok aksiyonlu, tempolu bir kitapla karşılaşacağını şimdiden söyleyebilirim" dedi.


Kitabı yazarken en çok zorlandığı kısımları açıklayan Aygün, "En zorlandığım nokta inançlarında bu işin temellerini anlatmaktı. Bir dinin bu kadar tahrif edilip, insanlık düşmanı, merhametten yoksun olabileceğini düşünmemiştim. Tahrif edilmiş bir inanç sistemine bunun bir insanlık politikası olmuş olması beni çok şaşırttı" ifadelerini kullandı.



"Sınırları aşmak kabuğumu kırmak gibiydi"


Aygün açıklamasının devamında, "Diğer kitaplarımda çok etik sınır ve ahlaki çerçeve vardı. Bu kitapta ise bu sınırların tamamen aşıldığı bir olayı yazıyoruz. Bu sınırları aşmak kendi kabuğumu kırmak gibiydi. Ayrıca çocuk edebiyatından yetişkin edebiyatına geçiş benim işin daha zordu. Okuyucular kitabı okumadan derin bir nefes alsın, çünkü kitabı çok hızlı okuyacaklar. Okuduktan sonra da biz ne yaşadık diye kendilerine soracaklar" diye konuştu.



Politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe" tanıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak’tan Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili açıklama AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyonla ilgili olarak, "Ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Tepebaşı Belediyesi’ne geçtiğimiz günlerde yolsuzluk, nitelikli zimmet, evrakta sahtecilik ve kara para aklama suçlarıyla ilgili operasyon düzenlenmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, "Soruşturmayı büyük bir dikkat, ciddiyet ve sükunetle takip etmekteyiz. Soruşturmanın selameti ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız gereği, bugüne kadar adli makamların işleyişine saygı göstererek herhangi bir açıklama yapmamayı tercih ettik. Ancak gelinen noktada ortaya çıkan vahim tablolar, iddialar ve belgeler karşısında Eskişehir halkının hakkını savunmak adına bir kelam etme zamanı gelmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü titiz çalışma, MASAK ve Sayıştay müfettişlerinin raporları neticesinde ortaya çıkan ayrıntılar, ne yazık ki şehrimiz ve kamu vicdanı adına utanç vericidir" ifadeleri yer aldı. "Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" Albayrak, "Eskişehirli hemşehrilerimizin vergileriyle, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla inşa edildiği iddia edilen lüks villalar, tarım arazileri üzerine kurulan devasa malikaneler ve bu yapıların altına gizlenmiş kripto para madenciliği odaları, belediyecilik anlayışının nasıl kişisel servet edinme aracına dönüştürüldüğünün en açık göstergesidir. Bir yanda halka hizmet üretmesi gereken makamlar, diğer yanda ise bu makamların gücünü kullanarak kendi yakınlarının üzerine şirketler kurup belediyeye şişirme faturalar kesen idareciler... Bu durumu hiçbir Eskişehirlinin kabul etmesi mümkün değildir" dedi. "Sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür" Aşevi üzerinden usulsüzlük yapıldığı iddialarının vahim olduğunu belirten Albayrak, şunları kaydetti: "İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızın, yoksulun, fukaranın boğazından geçecek olan aşevi yemeklerinin sanki dışarıdaki yandaş firmalardan alınmış gibi gösterilerek belediyeye fatura edilmesi, milyonlarca liranın elden ele nakit olarak paylaştırılması sadece hukuki bir suç değil, aynı zamanda çok büyük bir ahlaki çöküştür. İhtiyaç sahibinin rızkına göz diken bu zihniyeti Eskişehir kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz. Eskişehir’imizin ve hemşehrilerimizin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirtmedik, yedirtmeyeceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkının, aşevindeki fukaranın rızkının son kuruşuna kadar takipçisi olacağız. Adaletin tecelli edeceğine ve suçluların en ağır cezayı alacağına inancımız tamdır."