SAĞLIK - 07 Kasım 2024 Perşembe 12:20

Prof. Dr. Aysun Bay: Türkiye, sağlık turizminde küresel lider olma yolunda ilerliyor

A
A
A
Prof. Dr. Aysun Bay: Türkiye, sağlık turizminde küresel lider olma yolunda ilerliyor

Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki yükselen liderliğini vurgulayarak, dijitalleşme ve teknolojik yeniliklerin sektörü dönüştüreceğini belirtti.


Sağlık turizmi, dünya çapında hızla büyüyen bir sektör olarak, ülkelerin ekonomilerine önemli katkılar sağlarken, hastalara sunduğu fırsatlarla da dikkat çekiyor. Ankara Sağlık Turizmi Federasyonu Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizminin geçmişini, mevcut durumunu ve gelecekteki potansiyelini değerlendirdi.


Prof. Dr. Bay, sağlık turizminin yalnızca tedavi amaçlı seyahatlerin ötesine geçerek, bireylerin yaşam kalitelerini artırmayı hedefleyen çok yönlü bir sektör haline geldiğini belirtti. "Son yıllarda teknolojik yenilikler ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler, sağlık turizminin ivme kazanmasına katkı sağladı" diyen Bay, sektörün geleceğine dair de önemli öngörülerde bulundu.



Geçmişten bugüne sağlık turizmi


Prof. Dr. Aysun Bay, sağlık turizminin geçmişte daha çok doğal şifa merkezleri ve kaplıcalar etrafında şekillendiğini ifade etti. Ancak günümüzde Türkiye, ileri teknolojiye sahip hastaneleri ve uzman sağlık kadroları ile uluslararası hastaların tercih ettiği bir destinasyon haline geldiğini belirten Prof. Dr. Bay, "Bugün Türkiye, estetik cerrahiden ortopediye, diş tedavilerinden onkolojik tedavilere kadar geniş bir sağlık hizmeti yelpazesi sunuyor" dedi.



Türkiye sağlık turizminde öncü ülke


Prof. Dr. Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki öncülüğüne de değindi. Modern hastaneler, deneyimli hekim kadrosu ve yüksek hizmet kalitesi sayesinde Türkiye’nin küresel sağlık turizmi pazarında önemli bir konumda olduğunu vurgulayan Bay, "Uluslararası hastalar, ülkemizdeki yüksek standartlarda sunulan sağlık hizmetlerinden yararlanmak için tercih ediyor" ifadelerine yer verdi.



Sağlık turizminin geleceği: dijitalleşme ve yenilik


Gelecekte sağlık turizminin dijitalleşme ve teknolojik yeniliklerle daha da dönüşeceğine dikkat çeken Prof. Dr. Aysun Bay, dijital sağlık uygulamaları, tele-tıp hizmetleri ve yapay zekâ destekli tanı sistemlerinin sektörü dönüştüreceğini söyledi. Bay, "Türkiye, bu yenilikçi yaklaşımları benimseyerek, uluslararası sağlık turizmi pazarında liderliğini sürdürecektir" dedi.



Yatırım ve destek ihtiyacı


Sağlık turizminin daha da büyümesi ve sürdürülebilir bir şekilde gelişebilmesi için daha fazla ulusal ve uluslararası yatırım yapılması gerektiğinin altını çizen Bay, sağlık turizmine yönelik altyapı, tanıtım ve teşvik çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Bay, "Devlet ve özel sektör iş birliği ile sağlık turizminin ülke ekonomisine katkısı artırılabilir" diye ekledi.



Sağlık turizmi sektöründe yeni adımlar


Prof. Dr. Bay, sağlık turizmi alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, Türkiye’yi dünya çapında bir sağlık merkezi haline getirmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. Sağlık turizminin gelecekteki potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna işaret eden Bay, "Sağlık turizmi, Türkiye’nin uluslararası alandaki rekabet gücünü artırmak için büyük bir fırsat sunuyor" dedi.


Sağlık turizmi, yalnızca tedavi hizmeti sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda ekonomik büyüme ve uluslararası işbirliklerinin güçlenmesi açısından da önemli bir alan olarak değerlendirilirken Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin bu alandaki liderliğini sürdürmek için sağlık turizmi sektörüne yönelik yatırımların arttırılması gerektiğini vurguladı.



Prof. Dr. Aysun Bay: Türkiye, sağlık turizminde küresel lider olma yolunda ilerliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Genç hukukçular Viyana’da savunma yapacak Yaşar Üniversiteli genç hukukçular dünya çapında 400’den fazla üniversitenin yarıştığı platformda yer alacaklar. Yaşar Üniversitesi Moot Court ((kurgusal mahkeme/farazi dava) Topluluğu öğrencileri, uluslararası hukuk alanının saygın platformlarından ‘ Willem C. Vis International Commercial Arbitration Moot ‘ yarışmasına katılmak üzere Viyana’ya gidecek. Üniversitenin bu alanda hazırladığı ilk takım olma özelliğini taşıyan ekip, uluslararası ticari tahkim üzerine kurgulanan farazi bir dava üzerinden sözlü savunma yapacak. Hukuk fakültesi öğrencilerinin teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmelerini amaçlayan yarışmada katılımcılar, uluslararası ticari sözleşmelerden doğan bir uyuşmazlık senaryosu üzerine çalışıyor. Öğrenciler, taraf avukatları rolünü üstlenerek hem davacı hem davalı adına hukuki dilekçeler hazırlayıp uluslararası hakem heyetleri önünde savunma gerçekleştirecek. Yoğun çalışma Öğrenciler aylar süren hazırlık sürecinde uluslararası ticaret hukuku, tahkim prosedürleri ve sözleşmeler hukuku alanlarında kapsamlı çalışmalar yürüttü. Sözleşme ihlali iddiaları ve tahkim yargılamasına ilişkin usul meseleleri içeren farazi uyuşmazlık üzerine hazırladıkları dilekçeleri 27 Mart-2 Nisan tarihleri arasında Viyana’da sözlü olarak savunacak. Her yıl dünya genelinde 400’ün üzerinde üniversitenin katıldığı yarışma, farklı hukuk sistemlerinden öğrencileri bir araya getirerek uluslararası ticaret hukuku ve tahkim pratiği konusunda deneyim kazandırmayı amaçlıyor. Türkiye yarışmaya en fazla takım gönderen ülkeler arasında yer alıyor. SKS Müdürlüğü’nün desteğiyle yarışmaya hazırlanan Yaşar Üniversitesi ekibinin danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Ferit Çağdaş Şahan yürütüyor. Takımda Ahenk Kaygusuz, Şavkın Sıla Kerem, Cansu Bağ, Cemre Örer, Çağatay Nazmi Akay ve Nesligül Duran yer alıyor. Uluslararası deneyim Takım üyeleri, bu yarışmaya katılmanın kendileri için büyük bir gurur ve heyecan olduğunu belirterek, "Aylar süren hazırlık sürecinde hem hukuki araştırma hem de yazılı ve sözlü savunma becerilerimizi geliştirdik. Farklı hukuk sistemlerinden öğrenciler ve alanında uzman hakemlerle bir araya gelmek uluslararası hukuk pratiğini yakından tanımamıza katkı sağlayacak. Üniversitemizi ve ülkemizi bu prestijli platformda temsil etmek bizim için büyük bir sorumluluk ve motivasyon kaynağı" ifadelerini kullandı.
Manisa Spil’de kardelenler ikinci kez açtı Manisa ile İzmir arasında yer alan Spil Dağı Milli Parkı’nda baharın müjdecisi olarak bilinen kardelen çiçekleri bu yıl ikinci kez açtı. Nevruz öncesinde yeniden çiçek açan kardelenler, hem doğaseverlerin ilgisini çekti hem de iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekti. Farklı flora ve faunasıyla dikkat çeken Spil Dağı Milli Parkı’nda genellikle şubat ayının sonu ile mart ayının başında açan kardelen çiçekleri bu yıl ikinci kez çiçek açtı. Kardelenlerin aynı sezon içerisinde ikinci kez açması Spil Dağı Milli Parkı’nda nadir görülen bir durum olurken, benzer olay geçtiğimiz yıl da mart ayı başında yaşanmıştı. Mineral bakımından zengin toprakları tercih eden kardelen çiçeklerinin, toprağın nemli ve humuslu olması halinde yaklaşık üç ay boyunca çiçeklerini sergileyebildiği biliniyor. Ancak bu durumun Spil Dağı Milli Parkı’nda oldukça nadir gerçekleştiği ifade ediliyor. Nevruz öncesi yeniden açtılar Bu yıl kar yağışının oldukça az görüldüğü Spil Dağı Milli Parkı’nda son kar yağışı 9 Ocak tarihinde gerçekleşti ve kar örtüsü yalnızca birkaç gün kaldı. Daha sonra birkaç kez karla karışık yağmur yağmasına rağmen yerde kalıcı kar oluşmadı. Geçtiğimiz yıl ocak ayı ortasında çiçek açan kardelenler, bu yıl da ilk cemrenin (20 Şubat) havaya düşmesine yaklaşık üç hafta kala açmıştı. Bahar Bayramı olarak bilinen Nevruz öncesinde ikinci kez açan kardelenler, iklim şartlarındaki değişimin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Kardelen koparmanın cezası 699 bin lirayı aştı Spil Dağı Milli Parkı zirvesinde kar olmamasına rağmen açan kardelenler doğaseverlerin ilgisini çekerken, yetkililer ise vatandaşları koparma konusunda uyardı. Kardelenlerin doğadan koparılmasının biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirten yetkililer, aynı zamanda ağır idari para cezası uygulandığını vurguladı. Buna göre 2025 yılında 557 bin 212 TL olan kardelen koparma cezası, 2026 yılı itibarıyla 699 bin 245 TL’ye yükseldi. Koruma altındaki kardelen çiçeklerini koparmanın cezası 2022 yılında 109 bin 593 TL iken, 2023 yılında yüzde 122,93 artışla 244 bin 315 TL’ye, 2024 yılında yüzde 58,46 artışla 387 bin 142 TL’ye, 2025 yılında yüzde 43,93 artışla 557 bin 212 TL’ye yükselmişti. 2026 yılında ise ceza miktarı 699 bin 245 TL olarak uygulanmaya başlandı.