SAĞLIK - 05 Nisan 2024 Cuma 15:48

Prof. Dr. Erkan Soylu, burun ameliyatı sonrasında burun içinde oluşabilecek kötü koku hakkında bilgi verdi

A
A
A
Prof. Dr. Erkan Soylu, burun ameliyatı sonrasında burun içinde oluşabilecek kötü koku hakkında bilgi verdi

Ameliyat sonrası burun içinde kötü koku oluşabileceğini ve bunun birçok faktöre bağlı olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Soylu, “Hastalarımıza, kötü kokuyu gidermek için, bir kulak pamuğunu serum veya deniz suyu spreyi ile ıslatıp içerden burun ucu kubbesini temizlemelerini tavsiye ediyoruz” dedi.



Kulak Burun Boğaz Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Soylu, estetik ameliyatın burunda kötü koku yapmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Soylu, ameliyat sonrası burun içinde kötü koku oluşabileceğini ve bunun birçok faktöre bağlı olduğunu belirtti.



Genellikle daraltma ve küçültme yapılan burun estetik ameliyatları hakkında konuşan Prof. Dr. Soylu, “Nadiren büyütme de yapılmakla birlikte ameliyatların seyri daha çok küçültme yönündedir. Ameliyat olmuş hastalarda özellikle burun ucu dediğimiz öndeki kubbe, dikişlerle daraltılıp daha belirgin ve hoş görünen bir hale getirilmeye çalışılmaktadır. Bu da içten bu kısmın daralmasına sebep olmaktadır. Burnumuzun iç kısmını örten dokular sekresyonlar üretmektedir. Bu sekresyonlar burun içine dökülerek büyük çoğunluğu genize doğru akıp hasta tarafından fark edilmeden yutulmakta, az bir kısmı ise hasta tarafından sümkürülerek çıkarılmaktadır” dedi.



Özellikle ameliyattan sonraki ilk 6 ayda ödemin de etkisiyle bu bölgede üretilen sekresyonların, burun içine atılamaması veya gecikmeli olarak atılması nedeniyle bakteriler tarafından çürütülerek kötü kokuya sebep olabileceğine değinen Prof. Dr. Soylu, bu durumun genellikle ödemler geçtikçe kendiliğinden düzeleceğini belirterek, “Hastalarımıza, kötü kokuyu gidermek için, bir kulak pamuğunu serum veya deniz suyu spreyi ile ıslatıp içerden burun ucu kubbesini temizlemelerini tavsiye ediyoruz. Nadiren de olsa burun içindeki kötü koku, enfeksiyon veya özellikle revizyon ameliyatlarından sonra kıkırdakların beslenemeyip eridiğinin bir belirtisi de olabilir. Bu durumlarda genellikle iyileşmekte olan bir burnun tekrar şişmeye başlaması veya kızarıklığın artması söz konusudur ki mutlaka ameliyat olunan doktora durumun bildirilmesi gerekir” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa meclisinde encümen ve komisyon üyeleri belirlendi Aliağa Belediyesi Meclisi nisan ayı birinci birleşimi, Belediye Başkanı Serkan Acar başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda yeni komisyon üyeleri belirlenirken, belediyenin denetim komisyonu raporu da meclis üyelerine sunuldu. Belediye meclis salonunda yapılan toplantı, bir önceki oturuma ait tutanağın okunup onaylanmasıyla başladı. Ardından gündemde yer alan 16 madde meclis üyelerinin görüşüne sunuldu. Başkanlıktan gelen önergeler doğrultusunda encümen, katip üyeleri ve başkan vekillerinin seçimi yapıldı. Adaylar için iki kez gizli oylama yapılmasına rağmen oyların eşit çıkması üzerine sonuçlar kura yöntemiyle belirlendi. Kura sonucunda encümen üyeliklerine Tanju Öge, Hilal Sadıkoğlu Akar ve Savaş Dağdeviren seçildi. Katip üyeliklerine Erdal Önal ile Müesser Eylül Işık getirilirken, meclis birinci ve ikinci başkan vekilliklerine ise Erdoğan Çoban ve Erol Güngör seçildi. Komisyon üyeleri belirlendi Meclis üyelerinin oy birliğiyle aldığı kararla zorunlu komisyonlar olan İmar ve Plan Bütçe komisyonlarının yanı sıra Hukuk, Çevre Sağlığı ve Esnaf, Kentsel Dönüşüm ve Doğal Afet ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği komisyonlarının kurulması kabul edildi. Tüm komisyonların beş üyeden oluşması ve bir yıl süreyle görev yapması kararlaştırıldı. İlgili komisyon üyeleri, işaretle oylama yöntemi kullanılarak oy birliğiyle seçildi. Denetim komisyonu raporu sunuldu Başkanlıktan gelen önergeler kapsamında oylanan 5 nolu önerge oy birliği, 7 nolu önerge oy çokluğu ile kabul edildi. Diğer önergeler ilgili komisyonlara havale edildi. Komisyondan gelen raporlar kapsamında 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu raporlar oy birliği ile kabul edilirken, denetim komisyonu raporu da meclis üyelerinin bilgisine sunuldu. "İzmir’deki en kapsamlı raporlardan biri" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, denetim komisyonu raporu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yapılan çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü belirten Acar, "Tüm iş ve işlemler detaylı bir şekilde incelendi. Hazırlanan rapor, İzmir’deki en kapsamlı denetim raporlarından biri olma özelliğini taşıyor. Aliağa Belediyemizin geliri 2 milyar 272 milyon liraya ulaştı. Bu seviyenin artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Belediyenin ekonomik gücü arttıkça şehre sunulan hizmetler de artacaktır" dedi. Faaliyet raporu ikinci birleşimde görüşülecek Personel giderlerinin bütçe içindeki payına da değinen Acar, "Personel giderlerimiz yasal sınırın altında kalarak bütçemizin yüzde 27,5’ine denk geliyor. Bu durum İzmir’de örneğine az rastlanan bir tablo ortaya koyuyor. Doğrudan temin harcamalarında da yasal sınırın altına inmeyi hedeflemiştik. Her yıl bu oranı düşürerek bu yıl yüzde 6 seviyesine kadar geriledik. Hedefimiz, ihtiyaçlarımızı mümkün olduğunca açık ihale yöntemiyle karşılamaktır. Denetim raporunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Toplantı, faaliyet raporunun görüşülmesi için yapılacak ikinci birleşimin 9 Nisan Perşembe günü saat 18.00’de toplanmasına karar verilmesiyle son buldu.
Balıkesir Başkan Mehmet Ertaş hayvanseverlerle bir araya geldi Balıkesir’in Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, kentte faaliyet gösteren hayvan hakları savunucuları ve dernek temsilcileriyle bir araya gelerek, sokakta yaşayan can dostların yaşam koşullarını ve ilçede yürütülen çalışmaları masaya yatırdı. Toplantıda, barınakla ilgili son dönemde kamuoyuna yansıyan üzücü olaylar ve çözüm yolları samimiyetle ele alındı. Süreç titizlikle yürütülüyor Son günlerde barınakla ilgili gündeme gelen olayların oluşturduğu hassasiyeti paylaştığını belirten Başkan Ertaş, idari ve adli süreçlerin yakından takip edildiğini vurguladı. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, "Barınağımızla ilgili kamuoyuna yansıyan ve hepimizi derinden üzen olay nedeniyle oluşan hassasiyetin farkındayız. Gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması en büyük önceliğimizdir. Süreç, tarafımızca ve ilgili tüm kurumlar tarafından büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Şehrimizi, tüm canlıların huzur içinde yaşayabildiği bir kent haline getirmek için derneklerimiz ve hayvansever vatandaşlarımızla omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki; can dostlarımızın yaşam hakkı hepimizin ortak sorumluluğudur." diye konuştu. Can dostlar için ortak akıl vurgusu Hayvanseverlerin sahadaki gözlemlerini ve çözüm önerilerini dikkatle dinleyen Başkan Ertaş, her eleştirinin kendileri için kıymetli olduğunu ifade etti. Görüşmede, can dostlarının daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda yaşaması için sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerle birlikte çalışmaya devam edileceği vurgulandı.
Ankara Suudi Arabistan Büyükelçisi Abualnasr: "Krallık, Türkiye ve diğer ülkelerle savaşın sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir" Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Fahad b. Assaad Abualnasr, "Krallık, Türkiye ve diğer ülkelerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmeye yönelik çabaları desteklemeye, savaşın sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Ortak açıklamalarda da vurgulandığı üzere gerginliği tırmandıracak adımlardan kaçınılması ve istikrarın korunmasına yönelik uluslararası çabaların güçlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir" dedi. Türkiye Basın Federasyonu öncülüğünde gazetecilerle bir araya gelen Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Fahad b. Assaad Abualnasr, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu. Büyükelçi Abualnasr, "Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, mevcut dönemde her iki ülke liderliğinin bu ilişkileri daha geniş ve daha sağlam seviyelere taşımaya yönelik kararlılığını yansıtan nitelikli ve hızlı bir gelişim süreci yaşamaktadır. Karşılıklı gerçekleştirilen resmi ziyaretler, son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat 2026’da Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaret, ilişkilerin daha güçlü ve derin bir zemine oturmasına katkı sağlamıştır" ifadelerini kullandı. "Hedefimiz, her iki ülkeye fayda sağlayacak ortak projelerin geliştirilmesini içeren ortaklıklar kurmaktır" Arabistan’ın Türkiye’yi güçlü ilişkilere ve gelişen siyasi ve ekonomik bağlara sahip bir ortak olarak gördüğünü dile getiren Abualnasr, "Bu doğrultuda iş birliği alanlarını genişletme, karşılıklı güveni güçlendirme ve ilişkileri önümüzdeki dönemde daha geniş ufuklara taşıma yönündeki ortak iradeyi yansıtacak şekilde bu olumlu süreci sürdürmeye önem vermektedir. Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliği, özellikle Suudi Arabistan Vizyon 2030’un nitelikli projeler ve katma değerli yatırımlar için sunduğu cazip ortam sayesinde geniş ve giderek büyüyen fırsatlar barındırmaktadır. Hedefimiz yalnızca ticaret hacmini artırmakla sınırlı değildir. Bunun ötesinde bilgi ve tecrübe aktarımına dayanan, karşılıklı yatırımları teşvik eden ve her iki ülkeye fayda sağlayacak ortak projelerin geliştirilmesini içeren sürdürülebilir ortaklıklar kurmaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Kardeş Türkiye ile iş birliği, bölgesel gelişmeler karşısında koordinasyon ve istişarenin önemine dair ortak bir anlayışa dayanmaktadır" Suudi Arabistan’ın bölgesel istikrarın desteklenmesi ve bölgedeki gerilimlerin azaltılması konusundaki rolüne ilişkin Abualnasr, "Krallık, bölge meselelerine yaklaşımında istikrarın desteklenmesi, krizlerin yayılmasının önlenmesi ve siyasi ile diplomatik çözümlerin öncelenmesi esasına dayanan sabit bir vizyondan hareket etmektedir. Bu yaklaşım, bölgenin güvenliği ve refahının ancak diyalog yoluyla, devletlerin egemenliğine saygı gösterilerek ve krizlerin kökten çözümüyle ele alınarak sağlanabileceği inancına dayanmaktadır. Bu sayede halkların çıkarları korunmakta ve daha fazla tırmanmanın önüne geçilmektedir. Bu çerçevede kardeş Türkiye ile iş birliği, bölgesel gelişmeler karşısında koordinasyon ve istişarenin önemine dair ortak bir anlayışa dayanmaktadır. Siyasi temasların yoğunlaştırılması, bölgesel krizlere ilişkin görüş alışverişinde bulunulması ve gerilimi düşürmeye yönelik diplomatik çözüm yollarının desteklenmesi, bu iş birliğinin temel unsurlarını oluşturmaktadır. Krallık, iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek, bölgenin güvenliği ve refahını güçlendirecek şekilde bu ilişkiyi daha geniş ufuklara taşımaya kararlıdır" dedi. "Suudi Arabistan, İran saldırılarını güçlü biçimde kınamaktadır" ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgedeki bazı ülkeleri de hedef aldığını aktaran Abualnasr, sözlerine şöyle devam etti: "Krallığın bu konudaki tutumu açık ve kararlıdır. Suudi Arabistan, kendisini, Körfez ülkelerini ve Ürdün’ü hedef alan bu haksız İran saldırılarını güçlü biçimde kınamakta; bunları devletlerin egemenliğine yönelik kabul edilemez bir ihlal ve bölgenin güvenliği ile istikrarına doğrudan bir tehdit olarak değerlendirmektedir. Söz konusu saldırıları meşrulaştırmaya yönelik her türlü gerekçeyi reddetmektedir. Krallık, hava sahası veya topraklarının İran’a yönelik herhangi bir saldırı için kullanılmasına izin vermeyeceğini resmi olarak açıkça ifade etmiş olup, dolayısıyla bu tür iddialar tamamen kabul edilemezdir. Bununla birlikte Krallık, en üst düzeyde hikmet ve sağduyu ile hareket etmeyi sürdürmektedir. Türkiye ve diğer ülkelerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmeye yönelik çabaları desteklemeye, savaşın sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın yeniden tesis edilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. Ortak açıklamalarda da vurgulandığı üzere gerginliği tırmandıracak adımlardan kaçınılması ve istikrarın korunmasına yönelik uluslararası çabaların güçlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Aynı şekilde Krallık, kardeş Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik son İran saldırıları karşısında da tutumunu net biçimde ortaya koymuş; İran’ın Türkiye’yi hedef alma girişimini şiddetle kınadığını resmen açıklamıştır. Bu, Türkiye’nin güvenliğine ve egemenliğine yönelik her türlü tehdidin reddedildiğinin açık bir göstergesidir." "Hürmüz Boğazı ve Babu’l-Mendeb Boğazı’nın güvenliği büyük önem taşımaktadır" Abualnasr, Arabistan’ın bölgede enerji istikrarının ve deniz yollarının korunmasına dair çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, "Hürmüz Boğazı ve Babu’l-Mendeb Boğazı gibi kritik geçiş noktalarının güvenliği büyük önem taşımaktadır. Bu bölgelere yönelik herhangi bir tehdit, yalnızca küresel ekonomi ve uluslararası enerji güvenliğini değil, aynı zamanda ticaret akışını ve temel ürün ve malların özellikle gıda tedariklerinin hareketini de etkilemektedir. Bu çerçevede, Krallık’taki Doğu-Batı Petrol Boru Hattı, küresel arz istikrarını destekleyen stratejik bir alternatif güzergah olarak öne çıkmaktadır. Özellikle bölgedeki askeri gerilimlerin artması ve bunun Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine doğrudan etkisi göz önünde bulundurulduğunda, bu hat büyük önem kazanmaktadır. Söz konusu boru hattı, petrol ve enerji arzının Kızıldeniz kıyılarına güvenli alternatif rotalar üzerinden taşınması için Suudi Arabistan’a büyük bir esneklik tanıyarak, arz sürekliliğini ve güvenilirliğini artırmakta; aynı zamanda bölgedeki gerilimlerden kaynaklanan etkileri azaltmaya katkı sağlamaktadır" diye konuştu. "Krallık, Filistin halkına yönelik insani desteğini de sürdürmektedir" Ülke olarak İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını reddettiklerini dile getiren Abualnasr, "Siyasi tutumunun yanı sıra Krallık, Filistin halkına yönelik insani desteğini de sürdürmektedir. Kral Salman İnsani Yardım ve Çalışma Merkezi aracılığıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 78 uçak ve 8 gemiyle 7 bin 706 tondan fazla yardım ulaştırılmış, ayrıca 914 yardım tırı, 20 ambulans sevk edilmiş ve toplam değeri 90,35 milyon doları bulan yardım anlaşmaları gerçekleştirilmiştir. Bu da siyasi tutumun doğrudan insani ve düzenli bir çalışma ile birlikte yapıldığını yansımaktadır" dedi. Hac ve umre konusunda özellikle Türk hacılara yönelik hizmetlere ilişkin Abualnasr, "Krallık, Türk hacıların da dahil olduğu dünyanın farklı ülkelerinden gelen hacılar için daha kolay, güvenli ve konforlu bir deneyim sağlamak amacıyla hizmet, organizasyon ve teknoloji altyapısını sürekli geliştirmektedir. Bu kapsamda başlatılan ‘Mekke Yolu’ girişimi, hacıların ülkelerindeki havalimanlarında çıkış işlemlerini tamamlayarak, Suudi Arabistan’a vardıklarında doğrudan konaklama yerlerine geçmelerine imkan tanımaktadır. Bu girişim Türkiye’yi de kapsamakta olup, Ankara ve İstanbul havalimanlarında uygulanmaya başlanmıştır. Böylece Türk hacıların yolculuğu önemli ölçüde kolaylaştırılmış ve hizmet kalitesi artırılmıştır" ifadelerini kullandı. Abualnasr, ayrıca ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladıklarını söyleyerek, bu durumun kalıcı olmasını dilediklerini belirtti.
Bayburt Bayburt’ta mart ayı asayiş verileri paylaşıldı Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, kentte görev yapan basın mensuplarıyla bir araya geldiği Asayiş ve Bilgilendirme Toplantısı’nda mart ayına ilişkin asayiş, uyuşturucuyla mücadele, siber suçlar, trafik denetimleri ve göç yönetimine dair verileri paylaştı. Toplantıda paylaşılan verilere göre, kişilere karşı işlenen 10 önemli suç kapsamında mart ayında 37 olay meydana geldi. Bu olayların 13’ünü tehdit, 17’sini kasten yaralama, 5’ini hakaret, 2’sini ise konut dokunulmazlığının ihlali oluşturdu. Olayların tamamının aydınlatıldığını belirten Vali Eldivan, geçen yılın aynı ayına göre olay sayısında yüzde 27,5 azalma yaşandığını ifade etti. Malvarlığına karşı işlenen 9 önemli suç kapsamında ise mart ayında 4 olay yaşandı. Bu olayların 1’inin evden hırsızlık, 1’inin iş yerinden hırsızlık, 2’sinin ise dolandırıcılık olduğunu açıklayan Eldivan, bu suçlarda da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 50 azalma kaydedildiğini ve olayların tamamının aydınlatıldığını söyledi. Mart ayında hapis cezası almış olup aranan 3 kişinin yakalandığını açıklayan Eldivan, ifadeye yönelik aranan 9 kişinin de işlemlerinin tamamlandığını belirtti. Uyuşturucuyla mücadele kapsamında TCK 188 ile TCK 190-191 çerçevesinde yürütülen operasyonlarda 579,48 gram esrar ile 19,32 gram bonzai ele geçirildiğini kaydeden Eldivan, siber suçlarla mücadele çalışmaları kapsamında ise bilişim suçlarına ilişkin 22 hesabın tespit edildiğini ve gerekli işlemlerin başlatıldığını söyledi. Trafik denetimlerine ilişkin verileri de paylaşan Eldivan, mart ayında 19 bin 95 aracın denetlendiğini, 533 araç hakkında işlem yapıldığını vurguladı. Aynı dönemde 124 ticari taksi ile 325 okul servisinin denetlendiğini aktaran Eldivan, ticari taksilerden 6’sına, okul servislerinden ise 7’sine işlem uygulandığını bildirdi. Göç yönetimi kapsamında ilde geçici koruma altındaki Suriyeli sayısının 43 olduğunu açıklayan Eldivan, mart ayında 551 kişiye kimlik denetimi yapıldığını, 13 düzensiz göçmenin tespit edildiğini kaydetti. Bayburt’ta kamu düzeninin sağlanması, suç ve suçlularla mücadele, trafik güvenliği ile vatandaşların huzurunun teminine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Vali Eldivan, güvenlik hizmetlerinin ilgili birimlerce kesintisiz şekilde devam ettiğini dile getirdi.