SAĞLIK - 19 Şubat 2026 Perşembe 09:34

Ramazan’da dengeli beslenme uyarısı: "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime: Denge"

A
A
A
Ramazan’da dengeli beslenme uyarısı: "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime: Denge"

Ramazan ayında uzun süreli açlık ve değişen öğün düzeninin vücut üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi. Oruç süresince metabolik dengenin korunması, gün boyu enerjinin sürdürülebilmesi ve kilo kontrolünün sağlanması için beslenme planının bilinçli şekilde yapılandırılması gerektiği belirtiliyor.


İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, Ramazan’da sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzun süreli açlık, öğün saatlerinin değişmesi ve sıvı alımının kısıtlanmasının dikkatli planlama gerektirdiğini belirten Doç. Dr. Bayram, "Ramazan ayında uzun süreli açlık, öğün düzeninin değişmesi ve sıvı alımının kısıtlanması, beslenme planının dikkatle yapılandırılmasını gerektirir. Bu dönemde hem metabolik dengeyi korumak hem de gün boyu enerjiyi sürdürebilmek için sahur ve iftar öğünlerinin bilinçli planlanması büyük önem taşır" dedi.



"Sahur gün boyu enerjinin temelini oluşturur"


Sahur öğününün atlanmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Bayram, "Sahur gün boyu enerjinin temelini oluşturan ve metabolizmanın yükünü hafifleten ana öğündür. Sahur öğünü atlandığında kan şekeri daha hızlı düşer, halsizlik ve konsantrasyon kaybı artar. Bu nedenle sahurun mutlaka yapılması önerilir. Sahurda tam tahıllı ürünler, yeterli protein kaynakları ve sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Lif içeriği yüksek besinler mide boşalmasını geciktirerek tokluk süresini uzatır ve kan şekeri dalgalanmalarını azaltır. Aşırı tuzlu ve işlenmiş ürünlerden kaçınılmalıdır, çünkü bu tür besinler gün içinde susuzluk hissini artırır" ifadelerini kullandı.


Tok kalma amacıyla ağır ve yağlı besinlere yönelmenin doğru olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Bayram, "Tok tutsun diye ağır ve yağlı yemekler tercih etmek rahatsızlığı artırabilir. Kızartmalar, makarna, pilav, tuzlu besinler ve işlenmiş et ürünleri susuzluğa ve mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Bu nedenle çorba, az yağ ile hazırlanmış zeytinyağlılar veya hafif kahvaltı seçeneklerinden biri tercih edilmelidir" dedi.



İftarda hızlı ve aşırı tüketim risk oluşturuyor


İftar sofralarında yapılan hatalara dikkat çeken Doç. Dr. Bayram, "İftar sofralarında en sık yapılan hatalardan biri çok hızlı ve yüksek miktarda yiyecek tüketmektir. Bu durum uzun süreli açlığın ardından kan şekeri dalgalanmalarına ve mide sorunlarına yol açabilir. İftara su ile başlanmalı, küçük bir porsiyon hurma veya zeytin ve hafif bir çorba ile devam edilmelidir. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara verilmesi tokluk sinyallerinin oluşmasına yardımcı olur ve kilo dengesini korur. Çorba, etli sebze yemekleri, kuru baklagiller, yağsız kırmızı et, tavuk veya balık gibi protein kaynaklarına yer verilebilir. Bunun yanında ölçülü miktarda pilav, makarna ya da börek tüketilebilir. Yemeklerin hazırlanışında kızartma yönteminden kaçınılmalı, katı yağ kullanılmamalı ve porsiyonlar gereğinden büyük tutulmamalıdır" ifadelerini kullandı.


Haftada 1-2 kez kurubaklagil tüketiminin bitkisel protein ve lif alımını artıracağını belirten Doç. Dr. Bayram, "Salata ve meyve tüketimi vitamin ve mineral alımına katkı sağlarken, içerdiği diyet lifi sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Bu yaklaşım Ramazan döneminde sık görülebilen sindirim sorunlarının önlenmesinde destekleyici rol oynar. Tatlı tüketimi planlanacaksa şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı alternatifler tercih edilmelidir" dedi.



"İftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su"


Ramazan ayında sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Bayram, "Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan biri yetersiz sıvı alımıdır. İftar ile sahur arasında en az 1,5-2 litre su tüketimi hedeflenmelidir. Sıvı ihtiyacı yalnızca çay ve kahve ile karşılanmamalıdır. Aşırı kafein tüketimi sıvı kaybını artırabilir. Gazlı içecekler fazla miktarda şeker içerir ve mide gazı şikâyetlerine yol açabilir. Aşırı şekerli içecekler yerine su, maden suyu, şekersiz komposto ve bitki çayı tercih edilmelidir" dedi.



Risk grupları ve kilo kontrolü uyarısı


Kronik hastalığı bulunan bireylerin dikkatli olması gerektiğini ifade eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, "Diyabet, hipertansiyon, böbrek hastalığı ve mide rahatsızlıkları gibi kronik hastalığı olan bireyler oruç tutmadan önce mutlaka sağlık profesyoneline danışmalıdır. Kan şekeri regülasyonu açısından diyabetli bireylerde bireyselleştirilmiş beslenme planı şarttır. Ramazan döneminde beslenme düzeni doğru planlanmadığında hem istenmeyen kilo artışı hem de kontrolsüz ve hızlı kilo kaybı görülebilir. Metabolik dengeyi korumak için bazı temel prensiplere dikkat etmek yeterlidir" ifadelerini kullandı.



"Bilinçsiz atıştırmalar kilo artışının en önemli nedenlerinden biri"


Kilo kontrolü için önerilerini de ayrıca sıralayan Doç. Dr. Bayram, "Porsiyon farkındalığı oluşturulmalıdır. Sebze ve salata miktarı artırılmalı, enerji yoğun ana yemekler ölçülü porsiyonlarda tüketilmelidir. Beyaz ekmek ve rafine tahıllar yerine tam tahıllı ürünler tercih edilmelidir. Tatlı tüketimi tamamen yasaklanmak zorunda değildir; ancak sıklık ve porsiyon kontrolü önemlidir. Haftada 2-3 kez küçük porsiyonlarda sütlü veya meyve içeren tatlılar tercih edilmelidir. Tatlıyı iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonrasına planlamak sindirim açısından daha uygundur. İftar ile sahur arasında bilinçsiz atıştırmalar kilo artışının en önemli nedenlerinden biridir. Yüksek kalorili atıştırmalıklar yerine yoğurt, meyve veya çiğ kuruyemiş gibi dengeli seçenekler tercih edilmelidir. Yetersiz protein alımı kas kaybına yol açabilir. Sahurda yumurta ve süt ürünleri; iftarda ise et, tavuk, balık veya kuru baklagillerle yeterli protein sağlanmalıdır" ifadelerini kullandı.


Fiziksel aktivite ve uyku düzenine de değinen Doç. Dr. Bayram, "İftardan sonra yapılacak 20-30 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekler ve enerji dengesine katkı sağlar. Uzun süreli açlık döneminde ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Yetersiz uyku iştah hormonlarını etkileyerek aşırı yeme eğilimini artırabilir. Bu nedenle düzenli ve yeterli uyku kilo kontrolünün önemli bir parçasıdır" dedi.


Ramazan ayının bilinçli planlandığında hem ruhsal hem de fiziksel olarak olumlu etkiler sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Hatice Merve Bayram, "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime denge" ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.


Uzmanlara göre Ramazan sürecinin sağlıklı geçirilebilmesi için öğün planlamasının bilinçli yapılması, sıvı tüketiminin artırılması ve porsiyon kontrolünün sağlanması büyük önem taşıyor. Dengeli bir yaklaşımın hem metabolik sağlığı koruduğu hem de kilo kontrolünü desteklediği vurgulanıyor.



Ramazan’da dengeli beslenme uyarısı: "Sağlıklı bir Ramazan için anahtar kelime: Denge"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Akhisar’a 400 milyonluk dev hamle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Akhisar’da mahalle muhtarları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelerek ilçeye yönelik dev projeleri açıkladı. Altyapıdan üst geçide, katlı otoparktan kültür merkezine kadar birçok yatırımı duyuran Dutlulu, "10 yıllık ihmal edilmişliğe son veriyoruz" dedi. Göreve başladığı günden bu yana ilçe ziyaretlerini sürdüren Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Besim Dutlulu, Akhisar’da muhtarlar ve STK temsilcileriyle buluştu. Yoğun katılımla gerçekleşen toplantıya CHP Akhisar İlçe Başkanı Hayriye Hacet, Akhisar Belediye Başkanı Ekrem Kayserili, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ve belediye yöneticileri de katıldı. "10 yıllık ihmal edilmişliğe son veriyoruz" Toplantıda konuşan Başkan Dutlulu, geçmiş dönemde Akhisar’ın yeterli yatırımı alamadığını belirterek yeni dönemin parolasını açıkladı. Hiçbir ayrımcılık yapmadan Manisa’nın her noktasına hizmet götüreceklerini vurgulayan Dutlulu, "Seçim sonrasında Akhisar’ın hak ettiği hizmetleri alacağını söylemiştim. 10 yıllık ihmal edilmişliğe son veriyoruz. Manisa’nın en büyük ilçelerinden biri olan Akhisar’a gerekli yatırımları mutlaka yapacağız" ifadelerini kullandı. "15 sene boyunca çivi çakmadılar" Özellikle Efendi ve Atatürk mahallelerinde her yağmurda yaşanan su baskınlarına dikkat çeken Dutlulu, 2012’den bu yana bekletilen yağmur suyu hattı projelerini yeniden hayata geçirdiklerini söyledi. Altyapı sorunu çözülmeden üstyapıya geçmenin kalıcı çözüm olmadığını vurgulayan Dutlulu, "Efendi Mahallesi’ne 15 sene boyunca çivi çakmadılar. Atatürk Mahallesi çukurda kalıyor. Proje hazırmış ama uygulamaya konulmamış" dedi. Akhisar tarihinin en büyük projesi Başkan Dutlulu, Akhisar girişine yapılacak üst geçit projesinin ihale sürecinin başladığını, yaz başında inşaat ihalesine çıkılacağını açıkladı. 300-400 milyon lira bütçeyle hayata geçirilecek yatırımın Akhisar tarihinin en büyük belediye projesi olacağını belirten Dutlulu, ayrıca çarşı merkezine modern bir katlı otopark kazandırılacağını ve mevcut otogarın taşınmasının ardından boşalacak alana kültür merkezi yapılacağını müjdeledi. Muhtarlardan teşekkür Toplantının sonunda söz alan Akhisar Muhtarlar Derneği Başkanı İhsan Gümüş, mahalle muhtarlarına sağlanan yakıt desteği ve çözüm odaklı yaklaşım nedeniyle Başkan Dutlulu’ya teşekkür etti. Program, muhtar ve STK temsilcilerinin sorularının yanıtlanması ve taleplerin tek tek not alınmasıyla sona erdi.
Düzce Kaynaşlı’da tarım gündemi değerlendirildi DÜZCE(İHA) – Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde genel tarım sayımı, kahverengi kokarca ile mücadele, üretim planlaması ve yeni destekleme modeli, sürdürülebilir ve planlı üretim için atılacak adımların ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun’un başkanlığında, İlçe ve Şube Müdürlerinin katılımıyla Kaynaşlı ilçesinde değerlendirme toplantısı düzenlendi. İl genelinde yürütülen tarımsal çalışmaların mevcut durumu, sahadaki uygulamalar ve önümüzdeki dönem hedefleri toplantının ana gündemini oluşturdu. Gerçekleştirilen istişarelerde; genel tarım sayımı süreci, kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele faaliyetleri, tarımsal üretim planlaması, kırsal kalkınma destekleri ile yeni destekleme modelinin uygulamaya yansımaları ele alındı. İlçe ve şube müdürleri, sahadaki uygulamalar, üretici talepleri ve karşılaşılan sorunlara ilişkin bilgi paylaşımında bulunarak çözüm önerilerini istişare etti. Ayrıca üretimde verimliliği artırmayı amaçlayan münavebe uygulamalarının yaygınlaştırılması ve çiftçilerin desteklerden daha etkin yararlanmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi. Toplantıda konuşan İl Müdürü Esra Uzun, planlı üretimin güçlendirilmesi ve üreticilerin sahadaki ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesinin önemine dikkat çekerek iklim riskleri ve zararlı organizmalarla mücadelede kurumlar arası koordinasyonun artırılacağını belirterek, tarımsal risklerin azaltılması ve sürdürülebilir üretimin sağlanması için kurum olarak çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Kaynaşlı’da gerçekleştirilen toplantı, ilçe bazlı değerlendirmelerin yapılması ve önümüzdeki süreçte yürütülecek faaliyetlere ilişkin görüş alışverişinin ardından tamamlandı.
Mardin Başdeğirmen Şelalesi ziyaretçi akınına uğradı Mardin’in Kızıltepe ilçesine bağlı Başdeğirmen Mahallesi’nde bulunan şelale ziyaretçi akınına uğradı. Kar yağışlarının ardından debisi artan şelale, özellikle hafta sonları çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Bölgede yaşanan yoğunluk nedeniyle trafikte kilometrelerce kuyruk oluştu. Mardin Çevre Yönetimi ve Denetimi Şube Müdürü Ramazan Uçar, bu yıl ziyaretçi sayısında ciddi artış yaşandığını belirterek, "Burası Mardin Kızıltepe Başdeğirmen köyü. Doğa harikası bir şelalemiz var. Bu sene daha çok ziyaretçi geldi. Geçen pazar trafik 4-5 kilometre durdu; ne geliş oldu ne gidiş. Geçen yıllara göre daha fazla ziyaretçimiz vardı" dedi. Doğal dengenin korunması gerektiğine dikkat çeken Uçar, bazı ziyaretçilerin piknik sonrası atıklarını alanda bıraktığını ifade ederek, "Allah bu kainatı dengeli bir şekilde yaratmıştır. Bu dengeyi bozan biz insanoğluyuz. Ziyaretçiler şelaleye gelirken pet şişe ve içeceklerini getiriyor, piknik yapıyorlar ama atıklarını burada bırakıyorlar. Hepsi doğada kalıyor. Özellikle plastik doğada bin yıla yakın yok olmuyor. Bize gelen ziyaretçiler attıklarını beraberinde götürsünler. Çöp konteynerleri var, çöplerini oraya atsınlar. Lütfen bize bırakmasınlar. Özellikle çocuklar, büyüklerinize söyleyin, çevreyi kirletmesinler" dedi. Başdeğirmen Mahallesi Muhtarı Ramazan Demir ise çevre il ve ilçelerden çok sayıda misafirin geldiğini kaydederek, "Misafirlerimizin başımızın üstünde yeri var. Gelsinler, gezsinler ancak doğayı kirletmesinler. Birkaç gün sonra bırakılan çöplerin kokusundan durulmaz hale geliyor" diye konuştu. Şelaleyi ailesiyle birlikte ziyaret eden İlhem Manop, bölgenin görülmeye değer bir doğal güzellik olduğunu ifade ederek, "Burası Mardin Kızıltepe Başdeğirmen Şelalesi. Gerçekten görülmeye değer bir yer. Biz çok sevdik. Eşimle ve ailemle sürekli geliyoruz. Bu yıl özellikle kar yağışlarından dolayı şelale çok güzel akıyor. Fırsat buldukça hafta sonları geliyoruz. Oruç öncesi çocuklarla etkinlik olsun diye geldik. Açık hava ve doğa olması, şehirden biraz uzak olması bizim için güzel. Şu an çok eğleniyoruz. Sadece dikkatimi çeken bir konu var. Gelen vatandaşlar temizliğe dikkat ederse toplum adına daha güzel olur’’ şeklinde konuştu. Batman’dan gelen Derya Yıldırım da doğa yürüyüş grubu ile ilk kez bölgeyi ziyaret ettiğini aktararak, şelalenin beklediğinden daha güzel olduğunu dile getirdi. Yıldırım, "Bu kadar güzel beklemiyordum. Her seferinde daha güzel manzaralarla karşılaştım. Gelen kişiler biraz daha dikkatli olursa çok sevinirim. Çünkü bu güzel yere zarar gelmesini hiçbirimiz istemeyiz" ifadelerini kullandı.
Ankara ATO’dan kuaför ve güzellik sektörü için makyaj eğitimi Ankara Ticaret Odası (ATO) 43 Numaralı Kuaför Ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi’nin organizasyonuyla, sektör çalışanlarının mesleki niteliğini arttırmaya yönelik makyaj eğitimi düzenlendi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, üyelerini eğitimden dijitalleşmeye, mesleki yeterlilikten yeni iş modellerine kadar her alanda desteklemeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini ifade ederek, "Güçlü bir ekonomi, donanımlı meslek mensuplarıyla mümkün" dedi. Ankara Ticaret Odası 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi tarafından düzenlenen ‘Makyaj Eğitimi Etkinliği’, ATO Duatepe Salonu’nda yapıldı. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ın açılış konuşmasını yaptığı etkinlikte, 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkanı Ömer Sarıoğlu ve Meclis Üyesi Zeynep Azeritürk de birer konuşma yaptı. ATO Başkanı Gürsel Baran, kuaför, güzellik ve bakım sektörünün estetik anlayış, el emeği ve güncel bilginin birleştiği dinamik bir alan olduğunu belirterek, "Bu alanda sürdürülebilir başarının yolu, nitelikli eğitimden, mesleki gelişimden ve değişime açık olmaktan geçiyor. Bugün başlatılan bu eğitim programı da tam olarak bu anlayışın bir ürünü" şeklinde konuştu. ATO olarak üyelerini her alanda desteklemeyi temel sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Baran, "Eğitimden dijitalleşmeye, mesleki yeterlilikten yeni iş modellerine kadar her alanda üyelerimizi desteklemeye devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki, güçlü bir ekonomi, donanımlı meslek mensuplarıyla mümkün" açıklamasında bulundu. Sektörde planlama önemli Kuaför ve güzellik sektöründe planlamanın önemine dikkat çeken Baran, kontrolsüz iş yeri açılışlarının haksız rekabete ve kayıt dışılığa neden olduğunu ifade etti. Baran, "Sektörde bölgesel yoğunluk gözetilmeden, kontrolsüz bir şekilde açılan işletmeler, haksız rekabet ve kayıt dışılığa neden oluyor" diye konuştu. Kuaför ve güzellik sektöründe kullanılan ürünlerin doğrudan insan sağlığıyla bağlantılı olduğunu kaydeden Baran, planlama ve denetim süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de kaydetti. "Gayemiz tüm üyelerimizi ATO çatısı altında bir araya getirmek" ATO 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkanı Ömer Sarıoğlu ise, Ankara Ticaret Odası çatısı altında ortak akıl anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, komite olarak sektör mensuplarının mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik eğitim ve organizasyonlar düzenlediklerini belirtti. ATO 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Meclis Üyesi Zeynep Azeritürk de yaptığı konuşmada, "Güzellik sektörü dışarıdan bakıldığında renklerden, fırçalardan ibaret gibi görünüyor. Oysa biz biliyoruz ki bu meslek sabrın, disiplinin, vizyonun eseridir" ifadelerini kullandı. Program, Derya Gökçetin’in uygulamalı makyaj eğitimi ile devam etti.