ASAYİŞ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 20:05

Rıza Akpolat: "Ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur"

A
A
A
Rıza Akpolat: "Ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur"

Aziz İhsan Aktaş davasında savunmasına devam eden Beşiktaş Belediyesi görevinden uzaklaştırılan ve hakkında 337 yıla kadar hapsi istenen tutuklu sanık Rıza Akpolat, "Yaklaşık 3 milyon insana temel belediyecilik hizmetleri vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim iş insanlarına, belediyeye hizmet veren müteahhitlere, firmalara ödeyemediğimiz paralar; belediyenin borçlu olmasının temel ve teknik sebebi budur. Bununla ilgili bir önlem alınmadığı için bu ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur. Bu borçlu olmasından kaynaklı da mülk satışı gündeme gelmiştir" dedi.


Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında, görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın savunması devam ediyor. Hazırlanan iddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Müdürlüğü’ne elektronik postayla yapılan ihbarda Beşiktaş Belediyesi’ndeki ihalelerde firmalarının sahibi Aktaş’ın 100 milyon lira rüşvet dağıttığı öne sürülmüştü. Hakkında 133 yıldan 337 yıla kadar hapis cezası talep edilen Akpolat savunmasında, "Gözaltına alındığımda kafamda şapka vardı. Operasyon geçirmiştim, saçım kabukluydu, derimde sıkıntı vardı, şapka takmıştım. O şapkanın görüntüleri halen yani yüzlerce normal fotoğrafımız olmasına rağmen o günkü o görüntüyü bilerek kamuoyuna servis ettiler. Tutuklamanın ardından çocuk oyuncağı gibi önce Metris Cezaevi’ne doğru yola çıktık. Sonra bizi Paşakapısı Cezaevi’ne götürdüler. Orada kalmadan gece yarısı bir anda geldiler, gerekçe göstermeden bizi Marmara Kapalı Cezaevi koğuşuna getirip tek kişilik hücreye koydular. Gizlilik kararı olan dosyada soruşturma henüz tamamlanmamışken, savunma dilekçelerime avukatlarım bile ulaşamazken, biz her şeyi medyadan takip eder hale geldik. Başta rüşvetle ve dolandırıcılıkla ilgili iki tane konudan tutuklandım. Onun dışında bugüne kadar ifadem alınmadı. Geçmişte buna benzer suçlamalarla yargılanan insanlar bırakın tutuklanmayı, gözaltına bile alınmazken, bizlere bu muameleler yapıldı. Tabii ki biz onların da bu şekilde gözaltına alınmalarını, tutuklanmalarını doğru bulmuyoruz ama onlara yapılmayan bizlere yapıldı. Biz hepimiz buradayız, cezaevindeyiz. Kimse yargılanmaktan korkmuyor, şahsım da yargılanmaktan korkmuyor. Dolayısıyla buradayım. Her türlü soruya cevap verecek durumdayım ama masumiyet karinesinin korunmaması herkesi yaralamıştır" ifadelerini kullandı.



"Ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur"


Savunmasında salondaki sanıkların siyasi bir davanın kurbanı olduklarını belirten Akpolat, "Bize yapılan bu haksızlıkları, hukuksuzlukları düşünürken, önce Beşiktaş ilçesinin mali ve teknik konularını bilmemiz gerekiyor. İddianamede Beşiktaş’ta bir sistem kurulduğu belirtiliyor. Özellikle neden sistem deniliyor bilmiyorum. Esnaflardan, iş insanlarından birtakım rüşvet paraları alındığını, buradan bir havuz kurulduğunu ve bu havuzla beraber hem kişisel harcamalarımızı yaptığımız isnat edilen bu iddianamedeki bir sürü konunun temeli haline getirilmiş. Yaklaşık 3 milyon insana temel belediyecilik hizmetleri vermeye çalışıyoruz. Dolayısıyla bizim iş insanlarına, belediyeye hizmet veren müteahhitlere, firmalara ödeyemediğimiz paralar; belediyenin borçlu olmasının temel ve teknik sebebi budur. Bu bir tercih değildir, bu bir zorunluluktur. Bununla ilgili bir önlem alınmadığı için bu ödeme dengesizliği ciddi şekilde zarar vermektedir ve o yüzden de Beşiktaş Belediyesi borçludur. Bu borçlu olmasından kaynaklı da mülk satışı gündeme gelmiştir. Yargıtay kararları açık, anayasa kararları açık. Tek başına tanık beyanları bir şey ifade etmez diyor ama ona rağmen bütün bu iddianame bunların üzerine kuruldu. Dolayısıyla biz Beşiktaş’ta esnaflardan kurulan bir rüşvet havuzu iddiası kuruldu. İddianamede geçen iddia bu. Bu iddiayı kabul etmiyorum. Bizim esnaflarla Beşiktaş’ta kurduğumuz bir ağ var. Savcı bir soruşturma yaptığı sırada, bir başka belediye başkanının soruşturması yapıldığı sırada Beşiktaş’ı anlatıyor. Ben suçsuzluğuma inanıyorum. Ben beraat edeceğim. Bugün edeceğim, yarın edeceğim. Sabırla bekleyeceğim" dedi.



"Tekne, benim balayı hediyemdir"


Savunmasına devam eden sanık Akpolat, "Kamu görevi ifa edenin yüzlerce düşmanı olur. İhaleyi alamaz, size düşman olur. Bu davalar siyasi davalar. İddianamede suçtan kaynaklanan bağımızı değerlendirme kısmında bahsedilen tekne, benim balayı hediyemdir. Savcı bana bunu sorsaydı, söylerdim ne olduğunu zaten. Ben hayatımda üç defa tekneye bindim, en son tatilde. Gitmez olaydım, teknesine gittiğimiz adamın da başına bela olduk. Adamın teknesine el koydular. Şimdi kafamı yastığa koyduğumda ben onu düşünüyorum. Bizim yüzümüzden yatan insanları düşünüyorum. Çocuğunu kaybeden gelinimizi düşünüyorum. Mevcut firmaların araçlarının muayenesiz olduğu, belli bir kısmının yarıya yakınının bozuk olduğu ve bir çekicinin bir aracı bir kepçeye götürdüğü görüntü viral olmuştu Türkiye’de. İşte o temizlik firmasının aracından kaynaklıydı. Kendileri uyarıldı. Arkadaşlarımız kendilerine gerekli uyarıları yaptılar talimatımız doğrultusunda. Yalnız bu eksiklikler giderilemedi. Konuyu yargıya taşıdık. Yani karşılıklı davalar açıldı, konu yargıda da zaten. Dosya istediğinizde görebileceksiniz. Benim suskunluğum, benim bu ülkenin adalet duygusuna olan inancım, kurumları yıpratmama duygum orada da geçerli. O firma bizim temizlik garajımızı kepçelerle yıktı. Gece yarısı, içerisinde bulunan temizlik görevlisi arkadaşlarımızı esir aldılar, içeride alıkoydular. Biz haberdar olduktan sonra emniyet müdürümüzle, kaymakamımızla konuştuk ve gerekli işlemleri yaptık ama bugüne kadar bununla ilgili bir tek cümlede bile bulunmadık, ifade etmedik. Niye? Sayın kaymakamla emniyet müdürü ile oturduk karar verdik, kendimiz de çözdük, konuşmadık" şeklinde konuştu.



"İtirafçılar yalan söylemektedir, bu çürümenin ispatıdır"


Akpolat, savunmasında kendisinin itirafçı olmasını isteyen kişiler olduğunu belirterek, "Olası bir tutuklama, itirazda bir tahliye durumu oluşursa dışarıdaki insanlar sen itirafçı oldun da çıktın diye düşünecekler. Bir eşin eşinden beklentisi özgürlüğüne kavuşması, bir avukatın müvekkilinden beklentisi dışarıya çıkmasıdır. İtirafçılar yalan söylemektedir, bu çürümenin ispatıdır. Biz ilk günden itibaren henüz soruşturma aşamasında çağrıldığımızda koşa koşa gidecek durumdayken, altı yıldır belediye başkanıyım, ben bir yıldır belediye başkanı değilim. Üç tane dosyam yok benim, üç tane ihalem yok. Yüzlerce ihale var. Ben hepsinin hesabını verecek durumdayım. Dolayısıyla bizi çağırdıklarında koşa koşa makamlara giderek derdimizi anlatırdık. Onlar bize soru sorarlardı. Ne oldu? Bir şafak operasyonuyla ailemizin gözleri önünde, 75 yaşında babamın gözleri önünde Balıkesir’deydim gözaltına alındım ve ilk günden itibaren suçlu muamelesi görüyorum" dedi.


Sanık Akpolat savunmasını sürdürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Kent Müzesi, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Elazığ’da, ’Müzeler Şehri Elazığ Projesi’ kapsamında hayata geçirilen Kent Müzesi, vatandaşları ağırlamaya devam ediyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Müzeler Şehri Elazığ Projesi kapsamında hayata geçirdiği Harput Musiki Müzesi, Basın Müzesi ve Hoca Hasan Hamam Müzesi’nin ardından şehir, dördüncü müzesine kavuştu. Eski şehrin yeni şehre taşındığı ilk yıllarda 1896 yılında dönemin Valisi Enis Paşa tarafından inşa edilen ve 1984 yılına kadar Elazığ Hükümet Konağı olarak kullanılan, daha sonraki yıllarda ise polis karakolu, sergi ve galeri salonu son olarak da Elazığ Valiliği hizmet binası olarak kullanılan tescilli tarihi yapı, 2023 yılında başlatılan restorasyon, teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından Kent Müzesi olarak düzenlendi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla şehrin ruhunun yaşatıldığı bir mekan olarak düzenlenen iki katlı tarihi yapının zemin katında oluşturulan tematik galeride, tarihi kronoloji on binlerce yıl önceden başlayarak beylikler dönemine geliyor. Ardından Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi kent belleği, Elazığ eğitim tarihi ile Atatürk ve Elazığ temaları işlenirken, müzenin ikinci katında oluşturulan tematik galeride ise Elazığ dokuma kültürü, yemekleri, musikisi, giyimi, kunduracılık, ahşap ve taş işlemeciliği, şifa ve eczacılık, sarrafçılık, kalaycılık ve bakırcılık, madencilik, endemik bitkiler ve kök boyama, tarım kültürü ile bakkal kültürü minyatür ve modellemelerle hayat buldu. Kapılarını 29 Ekim 2024 tarihinde vatandaşlara açan Kent Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Kent Müzesi’nin şehir merkezinde olmasına rağmen ilk defa gelip gezdiğini aktaran vatandaşlardan Murat Aygün, "Çok beğendim. Elazığ’ın tarihini anlatıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Elazığspor’un 1990’lı dönemlerindeki futbolcularını tanıyorum. O alanı görünce beni bayağı etkiledi. Büyüklerimizden kalma bazı eserleri görünce eskileri hatırladım. Herkesin gelip gezmesi gereken bir yer. Neredeyse her gün yanından geçiyoruz ama ilk defa gelip gezdim. Herkesin de gezmesini isterim" dedi.
Konya Başkan Altay: "Otogar kavşağında kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etabı kapsamında şehre kazandırılacak otogar kavşağının yapım çalışmaları son sürat devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, inşası süren otogar kavşağında incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Konya tarihine geçecek önemli altyapı ve ulaşım yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Altay, şehir trafiğinin en yoğun olduğu alanlardan birine de üst geçit kazandırmak için çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü söyledi. "Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız" Başkan Altay, "Halil Ürün Caddesi’nden Sadık Ahmet Caddesi’ne geçişlerde kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz. Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız. Hem eksi kottan İstanbul yolu devam edecek hem zeminde otogar istikametine gelenler devam ederken üst kattan da hem raylı sistemimiz hem taşıtlarımız geçmiş olacak. Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı kapsamında 10 kilometrelik kısmını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, Altyapı Genel Müdürlüğümüz yürütüyor. Kalan 11.1 kilometrelik kısmını da biz yürütüyoruz. Şu anda ağırlıklı bir şekilde Aslım Caddesi kavşağında ve otogar kavşağında çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İnşallah tamamlandığında Stadyum’dan Şehir Hastanesi’ne kadar şehrimiz 21.1 kilometrelik yeni bir raylı sistemi hattına kavuşmuş olacak" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na teşekkür etti Trafiğe en az rahatsızlık vermek için gerekli yan yol düzenlemelerini yaparak bu çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Başkan Altay, "İnşaatın en kısa sürede tamamlanması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Tamamlandığında şehrimiz yeni 21.1 kilometrelik bir raylı sistem hattına kavuşmuş olacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na, Altyapı Genel Müdürümüz Yalçın Eygün beye ve çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Konya’nın tarihine geçecek bu yatırımlar için gece gündüz demeden gayret ediyoruz. Şehrimize hayırlı, mübarek olsun" diye konuştu.
Kahramanmaraş Afşin’de ters laleler açtı: Koparana 700 bin TL ceza Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde baharın gelişiyle birlikte ters laleler çiçek açtı. Binboğa Dağları eteklerinde, kayalık alanların arasından çıkan bu nadide çiçekler doğaseverlere görsel bir şölen sunarken, yetkililerden önemli bir uyarı da geldi. Her yıl nisan ayının ilk haftasında açmaya başlayan ters laleler, ay sonuna doğru çiçeklerini döküyor. Sarıdan turuncuya ve kırmızıya uzanan canlı renk tonlarıyla dikkat çeken bu çiçekler, parlak yeşil yaprak demetiyle de doğada kolayca fark ediliyor. Bölgeye özgü endemik türlerden biri olan ters laleler, korunması gereken doğal zenginlikler arasında yer alıyor. Doğa fotoğrafçısı Mehmet Gören, ters laleleri görüntülemek için her yıl Afşin’e geldiklerini belirterek, "Bu çiçekler kısa süreliğine açıyor ve gerçekten etkileyici bir görüntü oluşturuyor. Ancak koparılmaması gerekiyor. Bulunduğu yerde güzel ve korunması şart" dedi. Fotoğraf sanatçısı Yasin Mortaş ise ters lalelerin halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilindiğini ifade ederek, "Bu çiçek başı eğik duruşuyla dikkat çeker. Utangaç bir görüntüsü vardır. Genellikle kuytu ve sakin alanlarda yetişir. Baharla birlikte açar ancak hüzünlü bir görüntüye sahiptir. Bu yüzden ‘ağlayan gelin’ olarak anılır" diye konuştu. Yetkililer, ters lalelerin koparılmasının yasak olduğunu hatırlatarak, bu endemik bitkiye zarar verenlere yaklaşık 700 bin TL’ye varan idari para cezası uygulandığını vurguladı. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken ters laleler, hem bölge turizmine katkı sağlıyor hem de doğanın korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.