SAĞLIK - 12 Şubat 2026 Perşembe 14:06

RSV kışın zirve yapıyor: Prematüre ve 8 aydan küçük bebekler tehlike altında

A
A
A
RSV kışın zirve yapıyor: Prematüre ve 8 aydan küçük bebekler tehlike altında

RSV’nin her yıl milyonlarca çocuğu etkilediğini belirten Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, prematüre doğan ve kronik rahatsızlığı bulunan çocukların RSV’ye yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Dr. Sert, "RSV mevsimi başlamadan hamileler ve 8 aydan küçük bebekler için koruyucu aşı ihmal edilmemeli" uyarısında bulundu.


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’nin (Respiratuar Sinsityal Virüs) genellikle sonbaharda başladığını ve kış aylarında zirve yaptığını söyledi.


RSV’nin dünya genelinde 5 yaş altı çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonlarının en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, küresel verilerin her yıl yaklaşık 30 milyondan fazla RSV enfeksiyonu görüldüğünü, 3 milyondan fazla hastane yatışı yaşandığını ve özellikle küçük çocuklarda ciddi can kayıplarına yol açabildiğini ortaya koyduğunu söyledi.


Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’ye yakalanan çocukların büyük çoğunluğunun hafif semptomlar gösterdiğini, prematüre doğan veya belirli tıbbi rahatsızlıkları olan çocukların daha ciddi hastalığa yakalanma riski taşıdığını da belirtti.



"Gebelikte yapılan aşı ilk 6 ayı koruyor"


RSV aşısının anne adaylarına gebeliğin uygun haftalarında uygulanabildiğini belirten Dr. Sert, "Anneye yapılan aşı sayesinde oluşan koruyucu antikorlar plasenta yoluyla bebeğe geçer. Bu durum, özellikle yaşamın ilk 6 ayında ağır RSV enfeksiyonu riskini önemli ölçüde azaltır. Gebelerin mutlaka kadın doğum ve çocuk hekimlerine danışarak aşıyı değerlendirmeleri gerekir" ifadelerini kullandı.


Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, RSV’nin yalnızca bebekler için değil ileri yaş grupları için de ciddi risk oluşturduğunu belirterek, 50-74 yaş arası kronik kalp veya akciğer hastalığı bulunanlar, ek kronik rahatsızlığı olan bireyler ile huzurevi ve uzun süreli bakım tesislerinde yaşayanların da tek doz aşı ile korunması gerektiğini vurguladı.



Kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçının


RSV’nin damlacık yoluyla hızla bulaştığını ifade eden Dr. Sert, kalabalık ve kapalı ortamlarda riskin arttığını el hijyeni, ortamların havalandırılması ve hasta kişilerle temastan kaçınılmasının bulaş riskini azalttığını vurguladı.


(GD-BÇGEN



- Ahmet Yiğit Yıldırım: "Bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır"



(Fotoğraflı)



Hasan Fehmi Demir


RİZE (İHA) - Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır" dedi.


Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından illerde düzenlenen bilgi yarışmasının ardından bölge yarışmaları etabına geçildi. Karadeniz Bölgesi Ortaöğretim Teşkilatları arası bilgi yarışması da Rize’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Bölge yarışmasına Amasya, Artvin, Bartın, Bayburt, Bolu, Çorum, Düzce, Gümüşhane, Giresun, Karabük, Kastamonu, Ordu, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Zonguldak ve Rize’nin de aralarında olduğu 18 katıldı.


Yarışmada konuşan Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, gençlerin ahlaki değerlerle birlikte teknolojiye ve çağa ayak uydurmasını sağlamak için çalıştıklarını dile getirerek, "Bilgi ayrışmamız sade bir yarışma değildir. Bugün burada geleceğin kadrolarına da şahitlik edeceğiz. Buradaki arkadaşlarımız hem bilgileriyle hem ahlaklarıyla hem duruşlarıyla hepsi bizi gururla temsil edecekler. Platon’a göre cesaret olacak ama bilgiyle birleşecek. Yoksa o cesaret yıkıcı olur. Biz o yüzden gençlerimizi o minvalde yetiştirmeye gayret ediyoruz. Hem cesaretli hem de bilgili bir gençlik yetiştirmek için çalışıyoruz. Ama bugün bilgi, teknoloji artarken ahlaki değerlerimi maalesef koruyamıyoruz. Bizim muasırlaşma anlayışımız Gökalp’in dediği gibi batıyı körü körüne taklit etmek değil, ilmi almak, ahlakı korumaktır. O yüzden biz Ülkü Ocakları’nda hem bilgili hem cesaretli hem de ahlaklı bir gençlik yetiştiriyoruz. Bizim yol pusulamız çift başlı Selçuklu Kartalı’dır. Bir başı doğuya bakar, köklerimize, inancımıza, ahlakımıza, bir başı batıya bakar, ilim, bilim, teknolojiye ve çağa. Biz kökü mazide olan bir atiyiz. Ne geçmişimizden kopacağız, ne çağın gerisinde kalacağız. Ülkü Ocakları olarak Türklüğü koruyup yüceltmeyi, İslam’ın ahlakıyla yaşamayı ve çağın ilmi ile yükselmeyi bir ülkü haline getirdik. Bu yüzden yapacağımız her çalışmada bu değerleri önümüze koyup bu çerçevede ilerlememiz gerekiyor" dedi.


Gençler için en büyük tehlikenin uyuşturucu, alkol, sanal kumar ve dijital bağımlılıklar olduğunun altını çizen Genel Başkan Yıldırım, "Ülkü Ocakları sadece bir eğitim kurumu değildir. Ülkü Ocakları aynı zamanda bir koruma kalkanıdır. Bugün karşımızda yeni bir cephe vardır. Bu cephe tankla, tüfekle gelmiyor. Bu cephe uyuşturucuyla, alkolle, sanal kumarla, dijital bağımlılıklarla geliyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır. Çünkü bir gencimizi kurtarmak demek bir aileyi kurtarmaktır, bir mahalleyi kurtarmaktır, bir milleti kurtarmaktır ve bir geleceği kurtarmaktır. Biz Ülkü Ocakları’nda gençlerimize irade kazandırıyoruz, sorumluluk yüklüyoruz, hayatın içinde sağlam durmasını sağlıyoruz. Çünkü bağımlılık boşlukta filizlenir, kimliği olmayan, hedefi olmayan, ait olduğu yeri bulamayan genci esir alır. O yüzden biz hiçbir gencimizi yalnız bırakmıyoruz ve Ülkü Ocakları’nın bu boşluğu doldurduğunu çok iyi biliyoruz. Burada gençlerimiz yalnız, sahipsiz, yönsüz, başıboş değildir. Biz gençlerimizi bağımlılıkla mücadelede yalnız değildir. Sanatla, bilimle, teknolojiyle, ahlakla donatıyoruz. Gencin enerjisini sokağa değil istiklale yönlendiriyoruz. Ve diyoruz ki ’Ülkü Ocakları varsa umut vardır, Ülkü Ocakları varsa gelecek vardır’ ifadelerini kullandı.


Yarışmanın sonunda etkinliğe katılan tüm öğrencilere sertifika verilirken dereceye giren illere ödül verildi.


Rize’de bir otelde 2 gün süren yarışmalara Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, genel merkez yöneticileri, Ülkü Ocakları İl Başkanları ve yönetimleri, MHP İl Başkanları ve yönetimleri katıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Balıkesir’de çiftçi hayırları devam ediyor Burhaniye’ ilçesinde, baharla birlikte başlayan çiftçi hayırları devam ederken, bu haftaki hayrın adreside kırsal Dutluca Mahallesi oldu. İlçe merkezine 9 kilometre uzaklıktaki Dutluca’daki geleneksel Çiftçi Hayrı yüzlerce insanı buluşturdu. Dutluca Mahallesinde düzenlenen geleneksel Çiftçi Hayrında, camide kılınan namaz öncesi bolluk bereket duası yapılırken, cami çıkışında da tatlıdan tuzluya 8 çeşit yemek ikramı yapıldı. Köylü kadınların hazırladığı kazanlar dolusu yemekler köylüler tarafından servis edilirken, konuklar Dutluca Muhtarı Hüseyin Yılmaz tarafından karşılandı. Konuklar köy meydanında kurulan masalarda yemeklerini yerken muhtar Hüseyin Yılmaz ve köylülere teşekkür etti. Köy muhtarı Hüseyin Yılmaz, hayrın geleneksel olduğunu kaydederken, köylülerin hayır için imece yaptığını söyledi. Hayra, Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ile Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, bazı meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Hayra katılanlara teşekkür eden Dutluca muhtarı Hüseyin Yılmaz, "Eskiden beri gelen bu köy hayrını devam ettiriyoruz, Eskiden beri yaptığımız hayırlar. Bugün yaklaşık 2 bin kişi vardı. Hayrımız çok kalabalıktı. Allah kabul etsin. Herkes geldi. 7-8 çeşit yemeğimiz vardı Bol bol yetti. Katılan herkesten Allah razı olsun" dedi. Ali Atıcı da, "Bugün senelerden beri yapılan Dutluca hayrımızı yaptık. Yılardır hayır geleneğimizi yürütmekteyiz. Gene bugün hayrımıza dışardan ve köyümüzden geldiler. Hayrımızı Allah kabul etsin. Gelenlerden Allah razı olsun" dedi. Yılmaz Özcan ise, "Katılan herkese teşekkür ediyoruz .Bu hayrı temin eden organize eden özellikle başka köy muhtarımız Hüseyin bey olmak üzere tüm köy halkına çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Antalya Alanya’nın yöresel değerleri Antalya’da görücüye çıktı Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası MEB Robot Yarışmasında oluşturulan tanıtım alanında Alanya’nın coğrafi işaretli ürünleri, başvuru sürecindeki yöresel lezzetleri ve kültürel değerleriyle dikkat çekti. Alanya Belediyesi, Alanya İlçe Tarım Müdürlüğü ve Alanya Ticaret Odası iş birliğinde hazırlanan Alanya standı, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Alanya’nın gastronomi kültürü, tarımsal üretim gücü ve geleneksel el sanatlarının bir arada tanıtıldığı stantta, tescilli ürünler ve coğrafi işaret başvuru süreci devam eden ürünler ziyaretçilere anlatıldı. Alanya’nın tescilli lezzetleri tanıtıldı Etkinlikte Alanya’nın coğrafi işaret tescili almış ürünleri ön plana çıkarıldı. Bölgenin kültürel hafızasını ve üretim geleneğini yansıtan ürünler arasında; Gülüklü Çorba, Fıstıklı Limonata, Alanya Avokadosu (Fuerte), Alanya Muzu (Bodur Cavendish), Alanya Yenidünyası ve Alanya Keçiboynuzu yer aldı. Ziyaretçilere Alanya’nın yöresel tatlarından özellikle fıstıklı limonata, göç çöreği, s pasta, muz ve yenidünya ikram edildi. Coğrafi işaret başvurusu yapılan ürünler de sergilendi Alanya standında ayrıca coğrafi işaret başvurusu yapılan ve onay süreci devam eden yöresel ürünler de tanıtıldı. Alanya’nın mutfak kültürünü, üretim çeşitliliğini ve geleneksel yaşamını yansıtan ürünler şu şekilde sıralandı: Alanya Mangosu, Alanya Kırtakişi, Alanya Çiğirdik, Alanya Öküz (Öksüz) Helvası, Alanya Laba Dolması, Alanya Taratorlu Patlıcanı, Alanya Bakla Piyazı, Alanya Göç Çöreği, Alanya İpek Böceği, Alanya Muz Lifi, Alanya Badem Kahvesi, Alanya Su Kabağı Ürünleri, Alanya Gölevez Yemeği. Başvuru süreci devam eden ürünlerin tanıtımıyla birlikte Alanya’nın tarım altyapısı, köklü mutfak kültürü ve zengin üretim mirasıyla öne çıkan önemli bir gastronomi merkezi olduğu da vurgulandı. Muz lifi ve ipek kozası ürünlerine büyük ilgi Etkinlikte Alanya’nın geleneksel üretim kültürünü yansıtan el emeği ürünler de sergilendi. Muz lifi ve ipek kozasından hazırlanan doğal ürünler ziyaretçilerin dikkatini çekerken, sürdürülebilir üretim anlayışı ve yerel zanaat kültürü katılımcılardan tam not aldı. Etkinlik boyunca coğrafi işaret çalışmalarının yerel üreticinin desteklenmesi, kültürel mirasın korunması, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve kentin marka değerinin artırılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Alanya standı, yöresel lezzetleri, tarımsal ürünleri ve kültürel zenginlikleriyle organizasyonun en yoğun ilgi gören alanlarından oldu.
Bursa Altın adımlarda şampiyonlar belli oldu İnegöl Belediyesi’nin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 2’ncisini düzenlediği Altın Adımlar İlkokullar ve Ortaokullar Arası Halk Dansları Yarışması, öğrencilerin renkli gösterilerine sahne oldu. Toplam 13 okulun katıldığı yarışmada dereceye giren okullar ödüllerini aldı. İnegöl Belediyesi ile İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen Altın Adımlar İlkokullar ve Ortaokullar Arası Halk Dansları Yarışması büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Geçtiğimiz yıl yalnızca ilkokullar arasında yapılan organizasyon, bu yıl ortaokulların da katılımıyla daha kapsamlı bir şekilde düzenlendi. Yarışmada; 8 ilkokul ve 5 ortaokul olmak üzere toplam 13 okul sahne aldı. İlkokul kategorisinde Cemil Sönmez, Ticaret ve Sanayi Odası, Şakir Lakşe, Fatih, Hacer Salih Yıldız, Cumhuriyet, Huzur ve İnegöl İlkokulu yer alırken; ortaokul kategorisinde ise Selçuk Yahşi, İstaş Kentaş, Cerrah, Sezai Karakoç ve Gaziosmanpaşa Ortaokulu öğrencileri performans sergiledi. Dereceye giren okullar İnegöl İlçe Kapalı Spor Salonunda yapılan yarışmada, öğrencilerin halk oyunları kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla hazırladığı gösteriler izleyicilerden tam not aldı. Yarışmanın değerlendirmesi ise Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından belirlenen jüri üyeleri tarafından yapıldı. İlkokul kategorisinde Şakir Lakşe İlkokulu birinci olurken, Ticaret ve Sanayi İlkokulu ikinci, Hacer Salih Yıldız İlkokulu ise üçüncü oldu. Ortaokul kategorisinde ise Sezai Karakoç Ortaokulu birincilik elde ederken, İstaş Kentaş Ortaokulu ikinci, Gaziosmanpaşa İmam Hatip Ortaokulu üçüncü sırada yer aldı. Ödüller sahiplerini buldu Yarışma sonunda her iki kategoride dereceye giren okullara ödülleri takdim edildi. Birincilere 20 bin TL, ikincilere 15 bin TL, üçüncülere ise 10 bin TL para ödülü verildi. Ayrıca organizasyon kapsamında en iyi koreografi, en iyi müzik, en iyi kostüm ve en iyi kurgu gibi teknik dallarda da plaketler sahiplerini buldu. Tüm öğrencilerimiz bizim gözümüzde birincidir Renkli görüntülere sahne olan yarışma, öğrencilerin sahne performansları ve halk oyunlarına kattıkları enerjiyle izleyenlerden büyük alkış aldı. Ödül töreninde kısa bir selamlama konuşması yapan İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, "İnegöl Belediyemiz ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün düzenlediği Altın Adımlar Halk Dansları Yarışması coşku dolu şekilde geçti. Halk oyunları zor iştir. Emek ister, sabır ister. İlmek ilmek dokursunuz. Bugün burada 8 ilkokulumuz, 5 ortaokulumuz yarıştı. Hepsi gönlümüzün birincisi. Jüri de zor karar verdi. Ancak nihayetinde bu bir yarışma birinci, ikinci, üçüncüler belirlenecek. Ancak biz tüm öğrencilerimizi birinci kabul ediyoruz. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yarışmaya katılan tüm okullarımıza 10 bin TL destekte bulunacağımızı ifade ediyorum. Belediye Başkanımıza da eğitime verdikleri destek için teşekkür ediyorum" dedi. Böylesine bir gençliğe sahip olmak gurur verici İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise kendini çok şanslı addettiğini ifade ederek şöyle konuştu: "Böylesine güzel bir eğitim ordusuna, böylesine güzel hizmet veren bir milli eğitim kadrosuna sahibiz. Milli Eğitim Müdürümüz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz öğrencilerimiz Aynı şekilde çok değerli velilere sahibiz. Evlatlarını yetiştirmek adına dertleniyorlar. En büyük gurur da böylesine güzel bir gençliğe, öğrenci kitlesine sahip olmak. Öğrencilerimizi kutluyorum, her birini tebrik ediyorum. 23 Nisan vesilesiyle daha önce bu programı yapacaktık, ertelenmişti. Bu vesileyle ben bir kez daha öğrencilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyorum."