ASAYİŞ - 26 Mart 2026 Perşembe 21:58

Sabancıların savcılık ifadeleri ortaya çıktı

A
A
A

Hakan Sabancı, eski kız arkadaşı Hande Erçel’in sorulması üzerine, ‘’Bu kişi yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır’’ dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında iş insanları Hakan Sabancı ile Kerim Sabancı’nın savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı.

"Hayatımın hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadım’’

Hakan Sabancı, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu söylerken, aylık gelirini belirtmedi. Sabancı ifadesinde, hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyerek, "Uyuşturucu kullanılan ortamlarda bulunmadım. Aygün Aydın isimli kişi geçmişte bir kez gördüğüm, daha sonradan beni takıntı haline getiren, hatta hakkında uzaklaştırma kararı aldığım ve bunu ihlal etmesi nedeniyle hapisle tazyik edilen bir kişidir. Hakkımda söyledikleri, etrafta konuşulanlar bundan dolayı iftiradır. Benim bu kişiyle uyuşturucu madde kullanmam kesinlikle iftiradır. Geçmişte Bebek Oteli’ne gitmişliğim vardır ancak bu kişiyle hiçbir yere gitmedim’’ dedi.

"Listede ismimin bulunması davetten dolayıdır, benim buraya gitmişliğim yoktur’’

Sabancı’ya, Aydın’ın ifadesinde yer alan ‘’Bir keresinde de kendilerinin Kanlıca’da bulunan yalısının orta katında Hakan Sabancı’nın uyuşturucu madde kullandığına şahit oldum. Kendisinin kontrol problemleri vardır, karışmaktan çekiniyordum. Şevval Şahin’in sevgilisi olan Marcus, Hakan Sabancı ve arkadaşlarına kadın getirir’’ şeklindeki beyanı soruldu. Sabancı buna yanıt olarak, "Sormuş olduğunuz kişiyle bir kez ikametimde buluştum. Buluşmamız orta katta oldu ancak kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadım. Marcus isimli kişiyi ismen tanırım. Kasım Garipoğlu isimli kişinin evinde düzenlemiş olduğu eğlence partilerine hiç katılmadım. Sormuş olduğunuz listede ismimin bulunması davetten dolayıdır, benim buraya gitmişliğim yoktur. Bu liste davet listesidir. Ben bu partilere hiç katılmadım" dedi.

"Hande Erçel yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır’’

Şüpheli Hakan Sabancı’ya, eski kız arkadaşı Hande Erçel de soruldu. Soru üzerine Sabancı, ‘’Hande Erçel isimli kişiyi tanırım. Bu kişi yanımda hiçbir zaman uyuşturucu madde kullanmamıştır. Diyeceklerim bundan ibarettir’’ ifadelerini kullandı.

"Partiye katılmamın sebebi ünlü bir DJ’in performans gösterecek olmasıydı, herhangi bir şekilde uyuşturucu madde kullanmadım’’

Şüpheli Kerim Sabancı ise, kimlik tespitinde mesleğinin iş insanı olduğunu söylerken, aylık gelirini belirtmedi. Yurt dışı da dahil olmak üzere hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadığını söyleyen Kerim Sabancı ifadesinde, "Mert Ayaydın ve İbrahim Barut isimli kişiler benim yakın arkadaşlarımdır. Ayaydın ile bir keresinde Kasım Garipoğlu’nun yalısında düzenlenmiş olan eğlence partisine, Ayaydın’ın daveti üzerine katıldım. Bu partiye katılmamın sebebi ünlü bir DJ’in performans gösterecek olmasıydı. Yaklaşık olarak 2 saat burada kaldım. Herhangi bir şekilde uyuşturucu madde kullanmadım. Ortamın karanlık olmasından dolayı içeride kimlerin olduğunu tam olarak hatırlamıyorum ancak buradan DJ performansının bitmesinin ardından ayrıldım. Diğer odalarda ne olduğunu bilmiyorum’’ ifadelerini kullandı.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında çevre sakinleri tanık olarak dinlendi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
Diyarbakır Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında EYP patladı Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında önceden bırakılan EYP patladı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, ’’26 Mart saat 18.34 sıralarında Kamişlo Bulvarı ile Nevruz Caddesi kavşağı kesişiminde meydana gelen patlamaya ilişkin olarak yapılan ilk incelemelerde olay sırasında bölgeden geçmekte olan sivil bir polis aracının, yol kenarına bırakılan ve içerisinde el yapımı patlayıcı (EYP) bulunduğu değerlendirilen bir poşetin üzerinden geçtiği esnada patlamanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Meydana gelen patlamada can kaybı ya da yaralanma yaşanmamış, araçta da herhangi bir hasar oluşmamıştır. Yapılan teknik ve kamera incelemelerinde, el yapımı patlayıcının (EYP) saat 18.21 sıralarında bir motosikletli şahıs tarafından yol kenarına bırakıldığı, aradan geçen süre içerisinde farklı araçların da aynı güzergahı kullandığı, patlamanın ise yaklaşık 12 dakika sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Elde edilen mevcut bulgular çerçevesinde bu aşamada, uzaktan kumanda mekanizması bulunmayan söz konusu patlayıcıyla doğrudan polis aracının hedef alındığına dair bir bulguya ulaşılmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ilgili birimlerce geniş çaplı tahkikat başlatılmış olup, olayın aydınlatılması ve olaya karışan şüpheli ya da şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir’’ denildi.