ASAYİŞ - 22 Ocak 2026 Perşembe 16:03

Sadettin Saran’ın yargılandığı davada ara karar açıklandı: Dosya bilirkişiye gönderilecek

A
A
A
Sadettin Saran’ın yargılandığı davada ara karar açıklandı: Dosya bilirkişiye gönderilecek

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, ‘yasadışı bahse teşvik etmek’ suçundan hakim karşısına çıktı. Hakim ara kararında dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran hakkında sahibi olduğu medya grubu aracılığıyla yapılan maç yayınında yasadışı bahis reklamı yapıldığı iddiasına ilişkin iddianame hazırlanmıştı. Hakkında 3 yıla kadar hapis cezası talep edilen Saran hakim karşısına çıktı. İstanbul 23.Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanıklar Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal, Emre Eren ve Steven Sadettin Saran hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı.

"Bizim yasadışı bahsi özendirmek gibi bir faaliyetimiz yoktur"

Duruşmada kimlik tespiti yapılan Sadettin Saran, iş adamı olduğunu ve aylık gelirinin 5 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Saran, "Net söylemek istiyorum ki yaptığımız işlerden bir tanesi, esas işimiz spor yayıncılığıdır. Sadece Türkiye’de değil, yurt dışından da spor müsabakaları ağırlıklı yayınlar yapıyoruz. Bizim bu şekilde yasadışı bahsi özendirmek gibi bir faaliyetimiz yoktur. Dışarıdan sinyale dokunma şansımız yoktur, yayını aldığımız gibi getirip koyuyoruz. Sizin bahsettiğiniz reklamlar ya saha içidir ya da oradan geliyordur yani yurt dışından getiriliyordur. Bizim buna, yayının içerisindeki reklamlara müdahale olmamız imkansız" dedi.

"Mesela Arda Güler hareket halindeyken olursa kale de blurlanır"

Hakim tarafından söz konusu yayınlarda blurlama, sansürleme işleminin yapılıp yapılamayacağı sorulan Saran, "Bu, kaliteyi son derece bozan bir şey. Yapılabilir birşey değildir, yapalım dediğiniz an maç yayınlanamaz, izlenemez hale gelir. Mesela Arda Güler hareket halindeyken olursa kale de blurlanır" şeklinde konuştu.

"Biz reklam üreten ya da yerleştiren taraf değiliz"

Mahkeme hakimi Saran’a, "Söz konusu tarihlerde gerçekleşen müsabakalarda bu kadar süre içerisinde bu reklamları engellemek için bir girişiminiz veya çalışmanız oldu mu?" diye sordu.

Saran yanıt olarak, "Bu işi Türkiye’de tek biz yapmıyoruz ama en büyük biziz. Biz zaten hakkımızda soruşturma açılmadan önce girişimde bulunduk, yayıncıları temiz sinyal olacak şekilde yayın vermeleri açısından kendilerini uyardık, ’senelerdir bu iş böyledir, nasılsa herkes böyle yayınlıyor, biz de devam edelim’ demedik. Arkadaşlara Türkiye’deki hassasiyetler aktarıldı. Mesela İspanya, İtalya ligini yayınlamamaya başladık. Müşteriler de ’o kadar para verdik neden yayınlanmıyor’ diye abonelikleri iptal etti. Hatta ben ve kardeşim Kenan, UEFA’nın başkanıyla buluşup bu konuyu görüştük. Cumhurbaşkanımıza da kaygılarımız anlatıldı. Her girişimi yaptık. Ben devlet memuru çocuğuyum. 30 sene önce bu şirketi kurdum ve itibarımıza önem verdim. Bizim böyle bir şeyde olmamız hayatın olağan akışına aykırıdır. Biz reklam üreten ya da yerleştiren taraf değiliz, o nedenle ben ve arkadaşlarımın beraatini talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Sanık Alan Kenan Saran savunmasında, son yayıncı olarak canlı yayına müdahale etme haklarının olmadığını, kimseye ’şu içeriği özellikle yayınlayın’ gibi bir talimatının olmadığını, reklam ekleyen veya gelir elde edenlerin kendileri olmadığını söyleyerek mahkemeden beraatını istedi. Diğer sanıklar da mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Hakim ara kararında dosyanın bilirkişiye gönderilerek yayıncı kuruluşun aldığı görüntünün ham olup olmadığı ve müdahale edilmesinin mümkün olup olmadığının, farklı feed kullanma şanslarının olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Duruşmadan Sadettin Saran’ın vareste tutulmasına da hükmedilerek eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Alan Kenan Saran, Azade Zeynep Haksal, Emre Eren ve Sadettin Saran ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş bünyesinde hizmet veren S SPORT + logolu internet yayın platformunda yayınlanan futbol müsabakalarında sanal reklam teknikleri ile ruhsatsız ve yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarının yapıldığının tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, yapılan tespitler doğrultusunda Saran İnternet Televizyon Yayıncılık A.Ş yönetim kurulu başkanı Steven Sadettin Saran, yönetim kurulu başkan vekili Alan Kenan Saran, şirketin genel müdürü ile aynı zaman sorumlu müdürü olan Azade Zeynep Haksal ve şirketin futbol karşılaşmalarının yayınlamasına yönelik organizasyonundan sorumlu genel müdürü Emre Eren’in savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, maç yayınlarının sözleşme yapılan kuruluş yahut spor kulüplerinden temin edildiğini, yapılan sözleşmeler kapsamında maç yayınlarının doğrudan ve müdahalesiz olarak yayınlamakla mükellef oldukları, maç yayınlarını sağlayan kuruluş veya kulübün yayın içeriği hakkında yayıncıya bilgi vermediklerini, ayrıca yasadışı bahis reklamlarının sansürleneceği şekilde maçın yayınlarının yapılmasının teknik olarak mümkün olmadığı, bu nedenle kendileri dahil olmak üzere bir çok yayıncının yasadışı bahis reklamları yer alan maçları yayınlamak durumunda olduklarını söyledikleri belirtildi. Şüpheliler ayrıca, İspanya en üst düzey futbol ligi - Primera Division ile iletişime geçtiklerini ancak yapılan yazışmalardan olumlu sonuç alamadıklarını ve bu durumu da kamuoyuna duyurduklarını söyledikleri kaydedildi. Hazırlanan iddianamede şüpheliler Sadettin Saran ve Alan Kenan Saran’ın ‘kişileri, reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek’ suçundan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Şüpheliler Azade Zeynep Haksal ve Emre Eren’in ise aynı suçu zincirleme şekilde işledikleri gerekçesiyle 1’er yıl 3’er aydan 5’er yıl 3’er aya kadar hapis cezası istendi.

Melike İnal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.