EKONOMİ - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:13

’’Sağlık sigortacılığı bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüşüyor’’

A
A
A
’’Sağlık sigortacılığı bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüşüyor’’

Sağlık sigortalarında bu yıl itibarıyla yürürlüğe giren yeni yönetmeliği değerlendiren AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, "Yeni yönetmelik, sağlık sigortacılığını sadece kâğıt üzerindeki bir poliçe olmaktan çıkarıp, bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüştürüyor. Bu yönüyle sağlık sigortası artık hem bugünü hem de geleceği güven altına alan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor" dedi.



Sağlık sigortalarında 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni yönetmelik sektör açısından kritik bir dönüm noktasına işaret ediyor. AXA Türkiye’nin sağlık sigortacılığında halihazırda uyguladığı yaklaşımın artık sektör standartlarından biri haline gelmesi, müşteri lehine güçlü bir dönüşümün kapısını aralıyor. AXA Türkiye CEO’su Yavuz Ölken, başlayan yeni dönemi; sürdürülebilirlik, güven ve empati ekseninde değerlendirdi.


Yeni sağlık yönetmeliğinin sigortalılar için daha şeffaf ve öngörülebilir bir dönemi başlattığını belirten Yavuz Ölken, düzenlemenin sektöre kattıklarını şu sözlerle özetledi:


"Yeni yönetmelik, sağlık sigortacılığını sadece kâğıt üzerindeki bir poliçe olmaktan çıkarıp, bireylerin hayat boyu yaslanabileceği bir güven sistemine dönüştürüyor. Bu yönüyle sağlık sigortası artık hem bugünü hem de geleceği güven altına alan uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıyor. Özellikle Ömür Boyu Yenileme Garantisinin sınırlarının netleşmesi, sigortalılar için en büyük kazanım. Artık bu hakkı kazanan bir müşterinin poliçesinin iptal edilmesi, teminatlarının daraltılması veya ek primlerle karşılaşması söz konusu değil.


Şirket olarak bu yaklaşımı uzun süredir benimsediğimiz bir standart olarak görüyoruz. Halihazırda 2 yıl boyunca kesintisiz sigortalı olan ve medikal açıdan uygun bulanan bireysel sağlık sigortası müşterilerimiz, ek prim karşılığında Ömür Boyu Yenileme Garantisine daha erken aşamada sahip olabiliyor. Bu garantiye hak kazanan sigortalılarımız, ilerleyen yıllarda ortaya çıkabilecek sağlık risklerine rağmen ek prim ile ya da teminat kısıtlaması olmaksızın sağlık güvencelerini sürdürebiliyorlar.


Bugün bu yaklaşımın tüm sektör için net kurallarla tanımlanmasını, sağlık sigortacılığının geleceği adına son derece sevindirici buluyoruz. Yeni düzenleme sayesinde sağlık sigortasına olan güvenin artmasını ve sigortalı sayısında yüksek oranda bir artış yaşanmasını bekliyoruz."


Ölken, yeni düzenlemelerle birlikte iş değişikliği yapan çalışanların sağlık güvencelerini kaybetme kaygısının da sona erdiğini vurgulayarak; bekleme sürelerine getirilen standartların ve grup sigortalarından bireysele geçiş kolaylığının, kesintisiz bir koruma kalkanı sağladığını ifade etti.


Saniyelerle yarışan teknoloji, güven veren empati


Şirketin sağlık sigortacılığı yolcuğunda fark oluşturan temel unsurun ‘Empati Güvencesi’ olduğunun altını çizen Ölken, "Biz sağlık sigortacılığını sadece masrafları karşılayan bir sistemden çok daha fazlası olarak görüyor, müşterinin tüm sağlık yolculuğunda yanında olan bir güven modeli olarak ele alıyoruz. Empati Güvencesi yaklaşımımız tam olarak buradan doğuyor; hız kadar anlayışı, teknoloji kadar insanı merkeze alan bir sigortacılık modeli sunuyoruz" şeklinde konuştu.


‘Empati Güvencesi’nin şirketlerinde somut ve ölçülebilir süreçlerle hayata geçtiğini vurgulayan Ölken, şu bilgileri paylaştı:


"Empati Güvencesi yaklaşımımızın sahadaki pozitif karşılığını veriler çok net biçimde ortaya koyuyor. Bugün sağlık provizyonlarımızın yüzde 90’ı otomatik onaylanıyor. Ayakta tedavilerde provizyon süresi 4 saniyenin, yatış provizyon süresi ise 30 dakikanın altında seyrediyor. Sağlık faturalarında geri ödemeleri 2 iş günü içinde tamamlıyoruz. Bu hızın arkasında teknoloji var; ancak bunu farklı kılan unsur, teknolojiyi empatiyle tasarlanmış süreçlerin içine yerleştirmemiz. Müşteri geri bildirim notumuzun ise 4,54 seviyesinde olması da yaklaşımımızın sahadaki en güçlü göstergesi."


Türkiye’de ilk dijital sağlık sigortası ürününü hayata geçiren şirket olduklarını hatırlatan Ölken, tamamlayıcı ve özel sağlık sigortasını bir arada sunan ilk hibrit ürünü geliştirdiklerini, kullanım bazlı kontörlü sağlık sigortası modelleriyle esnaf ve KOBİ’lere özel çözümler sunduklarını ve yapay zeka destekli medikal değerlendirme süreçleriyle hızdan ödün vermeden en doğru sonuçlara ulaştıklarını belirtti.


Yeni sağlık yönetmeliğiyle birlikte sektör genelinde müşteri standartlarının yükselmesini son derece olumlu bulduğunu söyleyen Ölken, "Şirket olarak teknolojiyle güçlenen ve empatiyle şekillenen sağlık sigortacılığı anlayışını Türkiye’de kalıcı hale getirmek için öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya NEÜ ve IGMG’den Avrupa’ya nitelikli aile danışmanları Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Aile ve Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Kadınlar Teşkilatı iş birliğinde düzenlenen 2. Köln-Almanya Sistemik Aile Danışmanlığı Sertifika Programı tamamlandı. Yaklaşık 2 yıl süren eğitim programını başarıyla bitirerek aile danışmanlığı hizmeti vermeye hak kazanan 34 kursiyere sertifikaları düzenlenen törenle takdim edildi. Köln IGMG Genel Merkezinde gerçekleşen sertifika töreninde konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, günümüz modern çağda ailenin tehdit altında olduğunu ifade ederek, "Başarılı olup belgelerini alan kursiyerler, Avrupa’da aile danışmanlığı hizmetinde önemli bir insan kaynağı oluşturacak. Geleneksel kadim bilgi ile bilimsel aile danışmanlığı eğitimini birleştiren danışmanlar, toplumun yarasına merhem olacak. Tüm kursiyerlere mesleki hayatlarında başarılar diliyor, organizasyonda emeği geçen paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Kursu bitirmenin bir son olmadığını, kursiyerlerin kendini geliştirerek aile sorunlarına profesyonel çözümler üretmeleri gerektiğini ifade eden IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Handan Yazıcı ise, "Kursiyerlerimiz görev aldıkları yerlerde insanlara dokunarak toplumsal katkı sağlayacaklar. Ailelere sahip çıkıp topluma örnek olacaklarından hiç kuşkum yok. Tüm kursiyerlerimize görev yerlerinde başarılar diliyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından kursiyerlere sertifikaları verildi. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile sonra erdi. Programa, NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, IGMG Kadınlar Teşkilatı Başkanı Handan Yazıcı, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birekul, NEÜ Aile ve Gençlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğr. Gör. Dr. Ali Bozgedik, NEÜ Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Muhiddin Okumuşlar, NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Seher Akdeniz ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.
Muğla Muğlaspor altyapısı güçleniyor Muğlaspor, altyapıda başlattığı yapılanmayla meyvelerini toplamaya başladı. Kulüp, sadece skor odaklı değil, gelişim odaklı vizyonuyla adeta bir "futbolcu fabrikasına" dönüşürken, şimdiden Milli Takım’a oyuncu göndermenin gururunu yaşıyor. Muğlaspor Kulübü, lig atlamasının ardından altyapıda başlattığı büyük değişimle Ege Bölgesi’nin yeni futbol merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Altyapı sorumlularıyla gerçekleştirilen görüşmeler, yeşil-beyazlı ekibin geleceğinin emin ellerde olduğunu kanıtlıyor. Kaban: "İnanılmaz bir yatırım, inanılmaz bir başlangıç" Altyapı Sorumlusu Kemal Kaban, bu yıl yapılan yatırımların kulüp tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı. Kaban, "Altyapıda bu sene inanılmaz bir yatırım yaptık, inanılmaz bir başlangıç yaptık. Biz ’inanılmaz’ diyoruz çünkü bugüne kadar hiç olmadı bu şeyler. Buradaki amaç şuydu; ilimizdeki bütün iyi çocukları bir çatının altında toplayıp, zorluk derecesi yüksek, kora kor mücadeleler olan gelişim liglerine koyduk. Zorluk derecesi yüksek maçlar oynarlarsa gelişim sağlayacaklardı. Bu amaca ulaştık, iyi de gidiyoruz. Şu anda bütün akademi takımlarımız devam ediyor. İyice ısındılar lige; artık diğer şehir takımlarıyla kora kor mücadele ediyoruz. Yeniyoruz, yeniliyoruz önemli değil; biz zaten çok skor odaklı değil, gelişim odaklıyız. Yavaş yavaş da bunun meyvelerini toplamaya başladık. Milli takıma oyuncular veriyoruz, milli takımdan değişik yaş kategorilerinde çocuklarımız sürekli izleniliyor. İnşallah amacımıza ulaşacağız. İlerleyen dönemlerde Muğlasporumuza kendi öz kaynaklarımızdan yetişen çocuklarımızın sayısını artırmaya çalışacağız" dedi. Yıldırım: "Muğlaspor’un geleceği için çalışıyoruz" Altyapı Genel Koordinatörü Serdar Yıldırım ise yeni yapılanmanın başarısını somut verilerle ortaya koydu. 120’ye yakın sporcuyla gelişim liglerinde yer aldıklarını belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Muğlaspor kulübümüzün lig atlaması ile beraber altyapıda yeni bir yapılanmaya gidildi. Biz her zaman ’ben değil biz’ anlayışını savunduk. Muğlamızın gençlerini Muğlasporumuza kazandırıp Muğlasporumuzun geleceği için çalışma içindeyiz. 120’ye yakın sporcumuzla altyapıda gelişim liglerinde yer almaktayız. Kısa vadede oldukça başarılı bir şekilde ilerlemeye başladık. Özellikle altyapı anlamında U17 Milli Takımı’na bir oyuncu verdik. U19 Futsal Milli Takımı’na da 17 yaş grubunda bir oyuncu verdik. İlk yılımıza göre bizim için büyük bir başarı. Çünkü U17 Milli Takımı düzeyinde, 2. Lig takımları düzeyinde altyapı anlamında neredeyse Altınordu ve biz varız. Bu da oldukça gurur verici bir durum bizim için. Çocuklarımızı A takıma kazandırmak için yetiştirmeye, geliştirmeye devam edeceğiz. Aynı şekilde de tüm il genelinde, tüm ilçe genelinde taramalarımız devam edecek. Bu anlamda taramalarımız sonucunda ise şimdiden gelecek yılların planlamaları, programlamaları doğrultusunda ilerleyerek hareket ediyoruz" Bozdemir: "Muğlaspor bir futbolcu fabrikası haline geldi" Oyuncu İzleme Departman Sorumlusu Fuat Bozdemir ise kulübün potansiyeline dikkat çekerek, dışarıya giden yeteneklerin artık geri dönmeye başladığını belirtti. Bozdemir, "Oyuncu havuzumuz oldukça geniş. Şu anda önümüzdeki dönem takımlarını oluşturmak için 100’ün üzerinde oyuncumuz var. İlçelerden oyuncular transfer ettik. Çocuklarımız haftanın üç günü antrenmana geliyorlar. 14, 15 liginde beklediğimiz ivmeyi yakaladık. Her ne kadar sonuç odaklı olsa da bu lig gelişim ligi. Oyuncuların geliştiğini görmek, gelişimlerine katkı sağlamak bizim için çok önemli. Muğlaspor oyuncu yetiştirmek için potansiyele sahip. Bu yıl en son Kepez maçında dört oyuncumuz kadrodaydı, bir tanesi oynadı. Bizim için büyük başarı; bize güvendiler, sabrettiler. Tekrar yönetime çok teşekkür ediyorum. Dışarıda çok Muğlalı oyuncumuz var. Daha önceki yıllarda akademi ligi olmadığı için velilerimiz de çocuklarını başka illere götürmüşler; buradaki oluşumu gördüklerinde buraya getireceklerini söylüyorlar. Ben inanıyorum önümüzdeki yıllarda giden oyuncular Muğla’ya geri dönecekler ve Muğlaspor forması giyecekler. Biz doğru yoldayız, yönetimimiz bizi destekliyor. Muğlaspor şu anda futbolcu fabrikası haline geldi" ifadelerini kullandı.
Muğla Başkan Aras EMITT 2026’ya katılacak Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı-EMITT 2026, 5-7 Şubat 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi (İFM)’nde gerçekleştirilecek. Turizm sektörünün küresel ölçekte en önemli buluşma noktalarından biri olan fuara, Muğla Büyükşehir Belediyesi; ilçeleriyle, ticaret odalarıyla ve turizm paydaşlarıyla stant açarak katılım sağlayacak. Çeyrek asrı aşkın süredir turizm dünyasının ilham veren platformları arasında yer alan EMITT, her yıl yaklaşık 30 bin turizm profesyonelini dünyanın dört bir yanından destinasyonlar ve seyahat markalarıyla bir araya getiriyor. Fuar, ziyaretçilerine yeni rotalar ve seyahat deneyimleri sunarken; katılımcılar için uluslararası ölçekte yeni iş birliklerinin kurulmasına imkan sağlıyor. Fuarda, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da yer alacak. Ülke tanıtım stantlarından turizm destinasyonlarına, yaz ve kış turizminden doğa ve macera turizmine, sağlık ve gastronomi turizminden otellere, tur operatörleri ve seyahat acentelerine kadar geniş bir yelpazede katılımcıya ev sahipliği yapan EMITT; 656 katılımcı, 109 ülke ve 23 bin 725 ziyaretçiyle turizm sektörünün en prestijli iş platformları arasında yer alıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, EMITT 2026 kapsamında; ilçe belediyeleriyle birlikte açacağı stantlarda kentin doğal, kültürel ve turistik değerlerini yerel ve uluslararası ziyaretçilere tanıtacak. Muğla standında; kentin dört mevsime yayılan turizm çeşitliliği, sürdürülebilir turizm yaklaşımı, kültürel mirası, gastronomi potansiyeli ve alternatif turizm imkanları ön plana çıkarılacak. Fuar süresince gerçekleştirilecek temaslarla, Muğla’nın uluslararası turizm ağındaki görünürlüğünün artırılması ve yeni iş birliklerinin kurulması hedefleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe belediyelerini ve turizm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturduğu EMITT Turizm Fuarı kapsamında; Marmaris Ticaret Odası, Muğla Ticaret Odası ve Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB), ilçe belediyeleri, turizm paydaşlarıyla iş birliği içinde düzenlenen Uluslararası 2. Karya Vizyon Turizm Buluşması’nın lansmanı gerçekleştirilecek. Lansman kapsamında; Karya bölgesinin tarihi ve kültürel mirasının turizmle bütüncül bir yaklaşımla ele alınması, destinasyon markalaşması, sürdürülebilir turizm anlayışı ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik vizyon ve hedefler sektör temsilcileriyle paylaşılacak. Etkinliğin, Muğla’nın turizmde dört mevsime yayılan güçlü potansiyelinin ulusal ve uluslararası düzeyde daha görünür kılınmasına önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Başkan Aras: "Muğla’yı dünya kenti vizyonuyla anlatıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, EMITT 2026’ya katılımın kent tanıtımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Muğla, sahip olduğu doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirasıyla dünya ölçeğinde güçlü bir turizm kentidir. Biz bu zenginliği uluslararası platformlarda daha görünür kılmayı amaçlıyoruz. EMITT gibi küresel ölçekte düzenlenen fuarlar, Muğla’nın tanıtımı ve yeni iş birliklerinin kurulması açısından son derece önemlidir. İlçelerimizle birlikte katıldığımız EMITT 2026’da, Muğla’nın sürdürülebilir, nitelikli ve dört mevsim yaşayan turizm anlayışını dünya turizmine anlatacağız"
Kocaeli "Aldatma" iddiası ile eşini öldürmüştü: "Protokol imzalamalarını beklerken cinayet yaşandı" Kocaeli’de boşanma aşamasındaki eşini "aldatma" iddiasıyla öldüren sanık tekrardan mahkeme karşısına çıktı. Sanık hakkında istenen akıl sağlığı raporu hala gelmediği görülürken, tanık olarak dinlenen avukat, "Protokol imzalamalarını beklerken cinayet olayı yaşandı" dedi. Gölçük ilçesi Halıdere’de bulunan restoranda 23 Kasım 2022’de meydana gelen olayda, Kıymet Budak (33), tartıştığı eşi Ş. Budak (53) tarafından tabanca ile ateş edilerek öldürülmüş, şüpheli ise olay yerinden kaçmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada Kıymet Budak’ın eşi Ş. Budak ile ağabeyi N. Budak yakalanarak gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ş. Budak tutuklanırken, ağabeyi N. Budak ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kıymet Budak’ın cenazesi ise günlerce kimse teslim almayınca savcının talimatıyla belediye ekipleri tarafından defnedilmişti. Akıl sağlığı raporu bekleniyor "Kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçlarından yargılanan Ş. Budak’ın Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Ş. Budak, taraf avukatları ve tanık katıldı. Geçtiğimiz celselerde adli tıp kurumundan istenen raporda, Ş. Budak’ın cezai ehliyeti tam olduğu tespit edilmiş ancak sanık avukatı itiraz etmişti. Bunun üzerine sanık İhtisas Gözlem Dairesi’ne sevk edilmişti. Ancak bu celse hala raporun mahkemeye ulaşmadığı belirtildi. "Protokol imzalamalarını beklerken olay meydana geldi" Olaya ilişkin tanık olarak dinlenen S.G., "Sanık eski bir müvekkilim vasıtasıyla bana geldi. Boşanma konusunda hukuki destek istedi. Detayları sorduk. Boşanma sebebi olarak aldatma durumunu anlattı. Görüşmelerde karşı taraf yoktu ancak telefonla konuşuyordu. Müvekkil çocukların velayetlerini almak istemişti. Ben de çocukların anne şefkatinde kalması gerektiğini söyledim. Sanık annenin öyle bir anne olmadığını, aldatma olayı olduğunu söyleyerek velayeti almak istediğini söyledi. Hatta bana bir video seyrettirdi. Videoda kız, annesinin olumsuz bazı olaylarını anlatıyordu. Normalde ben çocuğun anne yanında kalması taraftarı olurum ancak bu durumda çocuğun anne yanında kalmasını istemedim. Videodaki ağırlıklı konu annenin çocuklarına karşı eylemleriydi. Annenin güven sarsıcı davranışlarının çocuklarının yanında gerçekleştiği söylendiği için ve böyle video verildiği için velayet konusunda müvekkilimizi haklı görmüştüm. Beraber gelip protokol imzalayacak ve mahkemeye müracaat edecektik. Ancak bu görüşmemizden yaklaşık 10 gün sonra davanıza konu olay meydana geldi. Dolayısıyla protokol imzalanamadı. Biz protokol için bizlere gelmelerini beklerken bu olay meydana geldi. Görüşmeler sırasında bir olumsuzluk gözlemlemedik. Karşı tarafın anlaşmalı prosedüre dair bir itirazı olmadığını müvekkilimiz bize aktarmıştı. Telefon görüşmeleri sırasında da böyle bir hava sezinlememiştim" dedi. Mahkeme heyeti, raporun beklenilmesine ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. İlk duruşma Öte yandan, 5 Temmuz’da görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıkan sanık savunmasında, eşinin kendisini aldattığını ileri sürerek, "Kızım İran’da annesinin başka adamlarla cinsel ilişkiye girdiğini görmüş. Kıymet, kızımızı tehdit edip korkuttuğu için çocuğum bunu bana ilk başta söylemedi. Bunun üzerine boşanmak istediğimi söyledim ve eşim bunu kabul etti. Protokol aşamasında Kıymet boşanmaktan vazgeçti. Olay gecesi bu konuyu konuşmak için dışarı çıktığımızda eşim bana küfür ederek hakaretlerde bulundu. Çocuklarımın velayetini almak istediğimi söylediğimde ise ’Çocukların senden olduğu ne malum’ dedi. Bunun üzerine üzerimde bulunan silahı çıkararak 2 el ateş ettim. Daha sonra eve giderek durumu abime anlattım. Abim çocuklarım olması sebebiyle suçu üstleneceğini söyledi. Ertesi gün adliyeye gittiğimde her şeyi itiraf ettim" ifadelerini kullanmıştı.
Antalya Büyükşehirden 121 çiftçiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Ocak’tan itibaren etkili olan sağanak yağış ve fırtınanın neden olduğu hasarların giderilmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de hayatı olumsuz etkileyen ve birçok çiftçinin serasında maddi hasara neden olan afet sonrası Demre, Finike ve Kumluca ilçelerine ziyarette bulundu. Başkan Vekili Özdemir, şu ana kadar Demre, Finike, Kumluca ve Kaş ilçelerinde 121 çiftçiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteğinde bulunduklarını söyledi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 22 Ocak’tan bu yana etkili olan yağış, fırtına ve hortumdan etkilenen bölgelere geçmiş olsun demek ve çiftçilerin ihtiyaçlarını dinlemek amacıyla Demre, Finike ve Kumluca ilçelerini ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir’in ilk durağı Demre oldu. Özdemir, Demre İlçe Hizmet Binası önünde gerçekleşen buluşmada, Demre’de seraları afette zarar gören çiftçilerle bir araya geldi. Başkan Vekili Özdemir ziyarette çiftçilere sera naylonu desteğinde bulunuldu. Özdemir, Demre’deki saha incelemelerinin ardından, Finike Saklısu Mahallesi’ndeki çiftçilerle buluştu. Başkan Vekili Özdemir, programın son bölümünde Kumlucalı çiftçilerle görüşme gerçekleştirerek zarar gören seraları gezdi. Kısa sürede gerekli reaksiyon alındı Demre, Finike ve Kumluca’daki çiftçilerle bir araya gelen Özdemir, "Şehrimizi ciddi anlamda etkileyen yoğun bir yağış ve fırtınayla karşı karşıya kaldık. Bu afet hepimizi derinden üzdü. Özellikle çiftçilerimiz ve seralar zarar gördü. Hızlı şekilde reaksiyon almaya çalıştık, yaraları sarmak için ilk günden itibaren tüm imkânlarımızı seferber ettik. Sizleri görüp ihtiyaçlarınızı dinlemek için buraya geldik. Çiftçilerimize geçmiş olsun diyoruz. İlk günden itibaren herkesin yardımına koşmaya çalıştık. Şu ana kadar Demre, Finike, Kumluca ve Kaş ilçelerinde 121 çiftçiye 212 bin 400 metrekare sera naylonu desteğinde bulunduk. Afet anından beri teknik ekiplerimizle, psikologlarımızla, sosyologlarımızla birlikte tespitlerimizi yaptık. Ekiplerimiz 7/24, 1400 personel ve çok sayıda araçla sahadaydık. Çok şükür kısa sürede gerekli reaksiyonları aldık, çiftçilerimizin toparlanmaya başladığını görmek bizi memnun ediyor. Allah inşallah bu afetleri bir daha yaşatmaz" dedi. Kaşlı afetzedelere naylon desteği Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kaş ilçesinde etkili olan fırtına nedeniyle hasar gören seralarda hasar tespit çalışmalarının ardından sera naylon dağıtımı gerçekleştirdi. Kaş Ova Mahallesi’nde Ova Spor Salonu yanında gerçekleştirilen dağıtım kapsamında, ilçede seracılıkla uğraşan 32 çiftçiye toplam 29 bin 500 metrekare sera naylonu desteği sağlandı.