SAĞLIK - 14 Kasım 2024 Perşembe 15:36

Sağlıklı geleceğin temeli anne karnında oluşuyor

A
A
A
Sağlıklı geleceğin temeli anne karnında oluşuyor

Şeker tüketimini kontrol altına almak yalnızca çocukluk ve yetişkinlikte değil, anne karnından itibaren sağlıklı bir geleceğin temelini oluşturuyor.


Türkiye’de 18 yaş üzeri diyabet hastası oranı yüzde 14,5 oldu ve 10 milyonu aşkın kişi diyabet hastası. Diyalize giren hasta sayısı da 65 bine yaklaştı ve bu kişilerin de yüzde 40’ı aynı zamanda diyabet hastası. Science dergisinde yayımlanan bu araştırmaya göre, şeker tüketimini kontrol altına almak yalnızca çocukluk ve yetişkinlikte değil, anne karnından itibaren sağlıklı bir geleceğin temelini oluşturuyor. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, böbrek hastalıklarının başlıca nedenlerinden biri olan diyabet riskine dikkat çekerek, şeker tüketiminin kontrol altına alınmasının önemini vurgulayarak, “Özellikle gelişme çağındaki çocuklarımızın ambalajlı gıdalardan uzak durması ve şeker tüketimini minimuma indirmesi için şehir şehir, okul okul gezerek eğitimlerle farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Dünyada bu konuda yapılmış en güncel araştırmalar da çabamızın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarının annenin gebelik döneminde ve doğumdan sonraki ilk iki yılda düşük şeker tüketiminin diyabet ve hipertansiyon riskini nasıl azalttığını ortaya koyuyor. İkinci Dünya Savaşı’ndaki şeker karnesi uygulamasıyla yapılan karşılaştırmalı çalışmada, düşük şeker tüketimi olan bireylerin diyabet riskinin yüzde 35, hipertansiyon riskinin ise yüzde 20 oranında azaldığı görülmüş. Bu sonuçlar bize, şekerle mücadelenin anne karnından başlaması gerektiğini gösteriyor” dedi.


Araştırma sonuçlarına göre, hamilelik döneminde ve bebeğin ilk iki yılında şeker tüketiminin azaltılması, diyabet ve hipertansiyonun başlangıcını geciktiriyor. Ayrıca, savaş sonrasında şeker karnesi uygulamasının sona erdiği dönemde İngiltere’de şeker tüketiminin iki katına çıkması, bu dönemde sınırlı şeker tüketen kişilerin yetişkinlikte daha sağlıklı bir durumda olduklarını kanıtlıyor. Erk, Tip 2 diyabetin kontrol altına alınmadığında böbrek hastalıkları, kalp-damar sorunları ve hastalıkları, sinir ve göz hasarları, uzuv kaybı gibi pek çok ciddi komplikasyona yol açabileceği konusunda uyarıda bulunarak, "Bu tür kronik rahatsızlıklarla mücadele, şeker tüketimini kontrol altında tutmakla başlar. Ülkemizin yeni diyabet hastalarına değil, sağlıklı ve genç bir nüfusa ihtiyacı var” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kazakistan’da tarihi referandum için İstanbul’da sandıklar kuruldu Kazakistan Cumhuriyeti’nde anayasanın büyük ölçüde değişmesini öngören tarihi referandum, sabah saatlerinde halk oylamasına açıldı. Kazak halkının büyük katılım sağlaması beklenilen referandum için Türkiye’de de İstanbul başkonsolosluğu olmak üzere 4 ayrı noktada sandıklar kuruldu. Büyük çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu binlerce Kazak vatandaşı, ülkelerinin geleceğini belirleyen referandum için sandıklara yoğun ilgi gösterdi. Kazakistan Cumhuriyeti’nde anayasanın yaklaşık yüzde 80 oranında değişmesini öngören anayasa teklifi, bugün sabah saatlerinde halk oylamasına açıldı. "Tarihi Referandum" olarak nitelenen halk oylaması nedeniyle Kazak halkı sandıklara akın ederken, seçime yoğun katılım olması bekleniyor. Kazakistan dışında farklı ülkelerde de oy kullanma işlemleri aynı gün başlarken, Türkiye dahil onlarca ülkede Kazaklar sandıkları doldurdu. Türkiye’de İstanbul başkonsolosluğu dahil olmak üzere 4 farklı noktada sandıklar kurulurken, büyük çoğunluğunu öğrenciler olmak üzere binlerce kişi sandıklara akın etti. Sabah erken saatlerde başlayan oy verme işlemlerinin akşam saat 20.00’da bitmesi öngörülürken, referandum hakkında konuşan Kazakistan Cumhuriyeti Başkonsolosu Nuriddin Amankul, seçimlerin ülkesi için tarihi değere sahip olduğunu belirterek hayırlara vesile olmasını diledi. Amankul, "Kazakistan vatandaşlarının referandumda oy haklarını kullanması için çeşitli noktalarda sandıklar açıldı. 419 numaralı sandık ise İstanbul’da açıldı. Sabahtan bu yana yoğun bir şekilde oy verme işlemleri devam ediyor. Sabah saat 07.00’da oy verme işlemleri başlarken, akşam saat 20.00’a kadar devam edecek. Şimdiye kadar kardeş Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan öğrencilerimiz, vatandaşlarımız yoğun şekilde oy vermek için geliyor. Bu referandumun amacı daha önceden çalışmaları yapılan yeni anayasa ile ilgili. Ülkemiz için açıkçası çok önemli bir referandum. Anayasamızın değişip değişmeyeceğine ise halkımız karar verecektir" dedi. Kazak vatandaşı Arslan Ebubekir, "Bugün 15 Mart ve İstanbul’a Kazakistan Anayasası’nın değişmesini öngören referandum için oy vermeye geldik. Hayırlı olacağını düşünüyoruz, her yeniliğin daha iyi olacağını düşünüyorum, güzel olacağını düşünüyorum" diye konuştu. Halk oylamasında oyunu kullanmaya gelen başka bir öğrenci ise, "Ben farklı bir şehirden seçim için İstanbul’a geldim. Biraz heyecanlıyım, ülkem için hayırlı olsun demek istiyorum. İyi olacağını düşünüyorum, herkes iyi olmasını istiyor, o nedenle iyi olacak umarım" ifadelerini kullandı.
Antalya Balıkçıların kabusu oldular : Attıkları ağlara yüzlerce dev denizanası takıldı Antalya’da son günlerde poyraz ve ters akıntının etkisiyle Antalya Körfezi kıyı şeridinden geçiş yapan denizanaları balıkçıların kabusu oldu. Türünün en büyüğü olan ve ağırlığı 10 kiloya kadar oluşan denizanalarının yüzlercesi balıkçıkların ağına takıldı. Antalya Körfezi’nde 5 metrekareye bir denizanası düşerken, attıkları ağları çektiklerinde yüzlerce denizanasının dolandığını gören balıkçılar şaşkına döndü. Konuya ilişkin açıklama yapan Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması ve temas edilmemesi gerekiyor. Ellerine vücutlarına dokunursa yakma, su toplama, kabarcıklar oluşturabilir" dedi. Gökoğlu, her yıl tekrarlanan periyodik bir durum olan geçişin, Nisan ayının sonuna doğru tamamlanacağını belirtti. Akdenizin en büyükleri, bir tanesi 10 kilogram Antalya’da son günlerde su yüzeyinde birçok noktada görülen denizanaları, hem balıkçıların ağlarına takılıyor hem de vatandaşların dikkatini çekiyor. Poyraz ve ters akıntı nedeniyle kıyıya kadar inen bazı denizanaları da Alanya sahillerinde kıyıya vurdu. Bilimsel adı Rhopilema nomadica olan ve ağırlığı 10 kilograma kadar ulaşan türün Antalya Körfezi’nde her yıl görülen periyodik bir yoğunluk oluşturduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, söz konusu türün Kızıldeniz kökenli olduğunu ve Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e ulaştığını söyledi. Gökoğlu, "Antalya Körfezi’nde yoğun görülen denizanası, Kızıldeniz kökenli, Süveyş Kanalı aracılığıyla Akdeniz’e girmiş olan, bilimsel adı Rhopilema nomadica olarak bilinen denizanası. Bu denizanası, Akdeniz’deki en büyük denizanalarından biri, hatta en büyüğü" ifadelerini kullandı. "Sezon içi olmadığı için vatandaşların korkması gereken bir durum yok" Plaj sezonunun henüz başlamamış olması nedeniyle şu anda denize girenler açısından doğrudan bir risk bulunmadığını kaydeden Gökoğlu, özellikle kıyıya vuran denizanalarına karşı çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Gökoğlu, "Plaj sezonu olmadığı için şu an denize sadece yabancı turistler giriyor, yerli halk girmiyor. Korkulması gereken bir durum yok. Çocuklar için dikkat edilebilir, denizanası kıyıya vurduğu zaman çocuklar onu bilmeyebilir, dokunabilir, temas edebilir. İşte bu temas sırasında çocukların ellerine vücutlarına dokunursa yahut da denize giren vatandaşlar temas ederse vücutlarında yakma, su toplama, kabarcıklar şeklinde hasarlar oluşturacaktır" dedi. Avcılığı zorlaştırıyor Denizanalarının yalnızca kıyıda değil, balıkçılık faaliyetlerinde de ciddi sorunlara yol açtığına dikkat çeken Gökoğlu, ağlara dolanan denizanalarının hem avcılığı zorlaştırdığını hem de ekonomik kayba neden olduğunu ifade etti. "Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor" Balıkçıların denize bıraktıkları ağların denizanalarıyla dolduğunu söyleyen Gökoğlu, "Balıkçılık açısından sıkıntılı bir durum var. Balıkçılar ağlarını bıraktığı zaman denizanası doluyor. Balıkçı alırken bu ağları torbaladığı için ağların yırtılmasına sebep oluyor. Ayrıca balık tutulmamasına neden oluyor. Çünkü torbalıyor, ağı büzdüğü için ağ normal açılmış vaziyette olmuyor. Ayrıca trol gibi sürüklenen av araçlarında av gözlerini tıkadığı için avın seçiciliğini de azaltıyor. Kütlesel bir trolün arkasında denizanası dolu kütlesel bir ağı çekiyor, bu nedenle yakıt giderini artırıyor. Özellikle ufak kıyı balıkçıları ağı alırken uzun zaman kaybediyor" şeklinde konuştu. "Temas halinde yüzde ve gözde travma oluşturabiliyor" Denizanası parçalarının teknedeki balıkçıların yüzüne ve gözlerine sıçramasının da risk taşıdığına dikkat çeken Gökoğlu, bunun balıkçılar üzerinde fiziksel tahribata yol açabildiğini belirtti. Gökoğlu, "Balıkçılar ağı aldıkları zaman teknenin üzerinde çok miktarda denizanası parçası ve denizanası kalıyor. Zaman zaman suratlarına, gözüne sıçramalar olduğu için gözlerinde, yüzlerinde tahribat ve travma oluşturuyor. Dolayısıyla balıkçılık açısından şu anda sıkıntılı bir durum söz konusu. Zaten balıkçıların çoğu da Antalya Körfezi’nde denizanası olduğu için uzatma ağlarını atmıyorlar" dedi. Yoğunluğun nedeni poyraz ve ters akıntı Bu yılki yoğunluğun nedenine de değinen Gökoğlu, poyraz rüzgarının yüzey suyunu sürüklemesi ve alttan gelen ters akıntının denizanalarını körfeze taşıdığını söyledi. Her yıl benzer bir geçiş yaşandığını ifade eden Gökoğlu, bu yıl da geçmiş yıllarla benzer yoğunluk gözlemlediklerini anlattı. Gökoğlu, şöyle devam etti: "Her sene bu geçiş oluyor. Ocak sonunda geçişleri başladı, şu anda körfezde yoğun miktarda var. Periyodik olarak tekrarlıyor bu. Bunun nedeni de bu sene poyrazın etkili olması. Poyraz yüzey suyunu aşağı doğru sürüklediği zaman, yerine alttan deniz suyunun gelmesi gerekiyor. Yani açıktaki ana akıntıdaki suyu alttan çekip üstten de itelediği için körfeze girdi. Bu ters akıntı nedeniyle şu anda denizanası Antalya Körfezi’nde. Geçmişe göre aynı yoğunlukta. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz dalışta, beş metrekarelik alanda neredeyse bir adet var şeklinde durum tespiti yaptık." Balık yumurtaları ve larvalar üzerinde olumsuz etkisi var Deniz ekosistemi üzerindeki etkilerine de değinen Gökoğlu, türün balık yumurtaları ve larvalarına zarar verdiğini, ancak bazı balık yavrularının da denizanasının dallı yapısı içinde saklanabildiğini söyledi. Buna rağmen olumsuz etkinin daha ağır bastığını belirten Gökoğlu, geçişin turizm ve plaj sezonu başlamadan sona ereceğini vurguladı. Gökoğlu, "Balık yumurta ve larvalarına zarar veriyor. Bazen de faydası oluyor. Denizanasının çan şeklindeki kafasının iç kısmındaki dallı yapıya bazı balık yavruları girip saklanıyor ve orada serpilip büyüdükten sonra ekosisteme katılıyorlar. Ama tabii tükettiği, öldürdüğü larva ve yumurta daha fazla. Bu geçiş Nisan’ın sonuna doğru Mayıs’ın başlarında tamamlanacak. Yani plaj sezonu, turizm sezonunun başladığı dönemde bu geçiş tamamlanacak. Her sene o tarihlerde tamamlanıyor. Şu anda risk yok, biz biraz önce sudan çıktık, dalıştaydık. Yine büyük, çok büyük kütleler halinde suyun altında gördük ve görüntüledik" ifadelerini kullandı.
Ardahan İlçe Başkanlığında istifa ederek AK Partiye katıldı Yeniden Refah Partisi Çıldır İlçe Başkanı Ufuk Yıldız, partisinden istifa ederek AK Partiye katıldı. Yıldız’ın üyelik işlemleri, İl Başkanı Hakan Aydın ve AK Parti Çıldır İlçe Başkanı Kürşat Gündoğdu’nun eşliğinde gerçekleştirildi. AK Parti İl Başkanı Hakan Aydın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Ufuk Yıldız’ın partiye katılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Aydın, AK Parti’nin güçlü teşkilat yapısı ve hizmet siyasetiyle her geçen gün daha da büyüdüğünü belirterek, Ufuk Yıldız’a "aramıza hoş geldiniz" dedi. İl Başkanı Aydın açıklamasında, "Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde AK Parti ailesi olarak her geçen gün büyümeye devam ediyoruz. Milletimizin bize olan güveni ve desteği teşkilatlarımızın sahadaki gayretli çalışmalarıyla daha da güçleniyor" ifadelerini kullandı. AK Parti Ardahan teşkilatlarının il genelinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü vurgulayan Aydın, mahalle mahalle, köy köy vatandaşlarla bir araya gelerek partinin hizmet anlayışını anlatmaya devam ettiklerini belirtti. Bu çalışmaların sonucunda Ardahan genelinde AK Parti’ye olan ilginin arttığını ve üye sayılarında da her geçen gün önemli bir artış yaşandığını ifade etti. Aydın, açıklamasının sonunda "Milletimize hizmet yolunda AK davamıza katılmak isteyen tüm vatandaşlarımızı partimize davet ediyor, aramızda görmekten memnuniyet duyacağımızı ifade ediyoruz" dedi.
Ankara TESK Genel Başkanı Palandöken: "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti. Bu yıl fiyatların yükselmesinden dolayı beklenti yüksek" dedi. Bendevi Palandöken, Ramazan Bayramı öncesinde esnafın umutlu olduğunu ancak giyim, ayakkabı ve diğer sektörlerde beklenen alışveriş hareketliliğinin henüz başlamadığını söyledi. Bu yıl esnafın Ramazan Bayramı’ndan beklentisinin yüksek olduğunu dile getiren Palandöken, "Bilindiği üzere artık Ramazan Bayramı’nı birkaç gün sonra idrak edeceğiz. Esnafın beklentisi de bu sene çok yüksek. Mevsimsel olarak giysi, ayakkabı sektörü ve aynı şekilde diğer sektörlerde bir hareketlik yaşanmadı. Esnaf açısından bayramlar, özel günler önemli. Geçen yıl esnaf beklendiği rakamlara yaklaştı ama maalesef biliyorsunuz, şeker bayramlarında çikolata ağırlıklı, şeker ağırlıklı, tatlı ağırlıklı oluyor" diye konuştu. "Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti" Palandöken bu yıl Ramazan Bayramı döneminde piyasada yaklaşık 100 milyar liralık bir alışveriş hacmi oluşmasının beklendiğini belirterek, "Bir tarafta savaş var, inşallah bu savaş da bertaraf edilir. Oradaki gençlerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız, insanlarımız, yaşlılarımız inşallah bu zulümden kurtulur. Ülkemizde bayramlar, esnafın yüzünü güldürür. Geçen yıl Ramazan Bayramı’nda 90 milyar lira civarında bir hasılat gerçekleşti. Bu yıl biraz daha fiyatların yükselmesinden dolayı beklenti yüksek. Tahmin ediyorum ki bu yıl 100-120 milyar lira civarında bir alışveriş, bir ciro bekleniyor. İnşallah esnafın yüzü güler diyorum. Her sektörde bu alışveriş hareketli bir şekilde olsun istiyor. Bu uzun tatillerde, büyük şehirlerde biliyorsunuz boşalmalar oluyor. İnsanlar kendi bulundukları şehirlerde kalıyorlar ama alışverişte ev dolunca biraz daha masraflar artıyor. İnşallah bu yıl esnaf beklentisi olan rakamlara ulaşır. Bu cirolarla birlikte bir hareketlik olur" şeklinde konuştu. "Ülkemizde bayramlar hareketliliği sağlıyor" Bayram alışverişlerinde özellikle merdiven altı ürünlere karşı dikkatli olunması uyarısında bulunan Palandöken, "İnsanların motivasyonu düşük, insanlar bu savaştan dolayı çok dışarıya çıkmak istemiyorlar. Ülkemizde ve Müslüman ülkelerinde bayramlar hareketliliği sağlıyor. Kazasız belasız bu idrak edeceğimiz Ramazan Bayramının mutlu bir şekilde sonlanmasını temenni ediyorum. Aynı şekilde çevremizdeki bu savaşın da bir an önce sonlanmasını bekliyoruz. İnşallah bayramı bayram tadında geçiririz. Şimdiden herkese hayırlı alışverişler diliyorum. Dikkat edeceğimiz noktaları zaten insanlar biliyor. Merdiven altlı üretimleri, gece alışverişlerindeki arabaların arkasında sattıkları, memleketten getirdik esprilerine karşı insanlar çok dikkat ediyor" ifadelerinde bulundu.