GÜNDEM - 26 Mart 2026 Perşembe 12:42

Sancaktepe’de 65 yaş üstüne "Yaşlanmayan Gülüşler" projesi hayata geçti

A
A
A
Sancaktepe’de 65 yaş üstüne "Yaşlanmayan Gülüşler" projesi hayata geçti

Sancaktepe Belediyesi ile İstanbul Dişhekimleri Odası iş birliğinde, ilçede yaşayan 65 yaş üstü bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik "Yaşlanmayan Gülüşler" projesi hayata geçirildi.


Sancaktepe Belediyesi ile İstanbul Dişhekimleri Odası arasında yürütülecek projenin imza töreni Sarıgazi Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Protokol, Sancaktepe Belediye Başkanı Alper Yeğin ile İstanbul Dişhekimleri Odası Başkanı Sedat Küçükay tarafından imzalandı. Proje kapsamında, ilçedeki 65 yaş üstü bireylerin ağız ve diş sağlığının korunması, mevcut sorunlarının giderilmesi ve elde edilecek iyileşmenin genel sağlık üzerindeki etkilerinin ortaya konulması hedefleniyor.


Proje, Koordinatör İnci Oktay ve Bilimsel Danışman Erdoğan Fişekcioğlu rehberliğinde yürütülecek. Çalışmada, ağız sağlığındaki iyileşmenin genel sağlık okuryazarlığı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkileri bilimsel olarak incelenecek.


Projenin önemine değinen Alper Yeğin, "Projenin ana merkezinde diş hekimleri var. 65 yaş üstü büyüklerimizin belediyemizin sağlık işleri müdürlüğü, semt polikliniklerinde İDO’nun yönlendirdiği diş hekimleri tarafından sağlık hizmeti almasını önceliyoruz. Önleyici sağlık hizmetinin sağlanması ve insanların doğru yönlendirilmesini istiyoruz. Büyüklerimizin diş muayeneleri yapılacak bundan sonraki hayatlarında karşılaşabilecekleri riskler ortaya koyulacak. Önlem alınması gereken sağlık sorunları varsa hızlı bir şekilde tedaviye yönlendirilecek. Vatandaşın ayağına hizmet götüreceğiz. Gönüllü diş hekimlerimizin geleceği gezici bir diş muayenesi olacak. Heyecanla hayata geçirdiğimiz onlarca projeden biri de budur. Yaptığımız her işin merkezinde insan var. İnsanların sağlıklı olmasını istiyoruz. Odamızın kıymetli yöneticilerine, diş hekimlerine Sancaktepe halkına böyle faydalı bir iş yaptıkları için teşekkürlerimi iletiyorum" dedi.



Sancaktepe’de 65 yaş üstüne "Yaşlanmayan Gülüşler" projesi hayata geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kıyaslama boşanmayı bulaştırıyor Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, insanların sosyal çevrelerinin referanslarını alarak olumlu ya da olumsuz hareket edebildiğini söyleyerek, "Arkadaş gruplarında boşanma olduğunda kıyaslama başlıyor" dedi. Sosyal çevredeki ikili ilişkilerdeki davranışların sosyal bir izin gibi görüldüğünü söyleyen Uzman Psikolog Arzu Hamurcu, "Daha çok beklenti farklılıkları, kültürel uyumsuzluklar, iletişim kopuklukları, saygı ve sevgi eksiklikleri, beklentilerin farklı olması gibi birçok sebepten boşanmaları bugün gündemimizde konuşuyor oluyoruz. Burada çevresel faktörleri aile ve arkadaş olarak ayırabiliriz. Şimdi ailevi çok fazla müdahale olduğunda biz boşanmayı çok daha hızlı bir şekilde gündeme getirebiliyoruz. Burada ailelerin beklentileri, ailelerin kurduğu hayatlar farklı olduğunda, dinamikler değiştiği zaman boşanmalar daha gündeme gelen bir konu haline geliyor. Bu yüzden ailelerin de aslında hoşgörülü bir ortamda çok da fazla müdahale etmeden gençlere, yeni evlenen çiftlere aslında çok da fazla müdahaleden ziyade destek oldukları bir noktadan yaklaşmalarını öneriyoruz. Arkadaşsal bazda ise daha fazla sosyal çevremizin artık arkadaşlarımızın bize referans olma noktasında ilerlediklerini görüyoruz. Yani yakın çevremiz bizi bir karar alırken, evlenirken de boşanırken de referans olma noktasında çok ciddi bir şekilde etkileyebiliyorlar. Bu yüzden nasıl ki yakın arkadaşlarımız evlenirken bizim de evlilik kararı almamızın süreci hızlanıyorsa, onlar çocuk yaparken bizim de çocuk düşüncemiz hızlanıyorsa aynı şekilde yakın arkadaşlarımız, çevremiz boşanma gündemini getirdiğinde bu bizim ilişkilerimizde de yansıyan konuştuğumuz bir nokta haline geliyor oluyor. Çünkü benim yakın arkadaşım boşanmayı gündeme getirdiğinde benim için zihnimde şu oluşmaya başlıyor. ‘Evet zor ama sürdürülebilir bir ilişkiydi bu’. O zaman bitebilir de aslında diye baktığımız bir norm değişikliği görüyoruz. Yine aynı şekilde burada bulaşan şey boşanmadan ziyade ilişkiye bakış açısı bulaşıyor. Yani ben ilişkimde zaten mutsuzsam, ilişkimde aslında iyi de olmadığım, tatmin de olmadığım bir ilişki yaşıyorsam yakın arkadaşlarımdan herhangi birinin boşanmış olması ya da boşanmaya karar veriyor olması aslında benim için sosyal bir izin almış gibi oluyor ve cesaretin bulaştığını görüyoruz burada ve zaten içimizde var olan duygunun aslında dışarıya karşı bir karar mekanizmasıyla hızlandığını görebiliyoruz" dedi. "Boşanmalardaki kıyaslamalar kişileri düşündürüyor" Hamurcu, kıyaslamaların ve karşılaştırmaların çiftleri boşanma noktasında düşündürdüğünü söyleyerek, "Yine kıyaslamalar, karşılaştırmalar başlıyor ve bu noktada da çiftler arasında bir taraf boşanırken yani bir arkadaş grubu boşanırken kişiler şunu düşünmeye başlıyor. Ben neden bu evlilikteyim, ben neden hala bu ilişkiyi sürdürüyorum diye kendi ilişkisini daha eleştirel bir yerden sorgulamaya başladıklarını da görüyoruz. İşte bu yüzden aslında boşanmadan ziyade ilişkiye duyulan bakış açısını, yani kişilerin kendi gerçekliklerini daha görünür hale getirme potansiyelini, yani aslında biraz daha yüzleşme cesaretini arkadaşların teşvikiyle olduğunu, yakın çevredekilerin teşvikiyle olduğunu burada gözlemlemekteyiz. Burada çünkü neyi kıyasladığımız önemli. Yani boşanmaya olan bakış açımızdan ziyade benim ilişkime olan bakış açımı kıyaslamaya başladığımda evet bu durum zaten halihazırda mutsuz evlilikler için daha hızlı bir boşanma süreci olabilir. Şimdi burada ayırmamız gereken bir nokta var. Evet bazı ilişkiler için bu iyi bir nokta olabilir çünkü kişi farkında olmayabilir, sağlıklı bir yerde olduğunu düşünüyor olabilir ve kıyaslama yaparak kendi arkadaş çevresindeki sorunları görerek kendi ilişkisini sorgulayıp mutsuz ve halihazırda nasıl devam ettireceğini düşündüğü bir noktada çıkış kapısı olabilir. Ama bazı durumlarda da kişiler için geçici bir dönem olabilir ve bu geçici dönem sonucunda sadece dış etkiyle alınmış bir karar olur ve bu da ne yazık ki olumsuz ve istemediğimiz bir tablo olur. Bu yüzden burada çok önemli bir soru var. ‘Benim ilişkim gerçekten ne durumda?’ sorusunu kişilerin kendi ilişkisine sormalarını ve cevaplarını dışarıda değil içeride aramalarını beklemekteyiz. Çünkü bu kendi ilişkileri için en sağlıklı nokta olacaktır" ifadelerini kullandı.
Muğla Bodrum’da bayram bereketi: 9 günlük tatil rezervasyonları patlattı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının ardından Türkiye’nin gözde turizm merkezi Bodrum’da adeta rezervasyon patlaması yaşandı. Tatil kararının açıklanmasıyla birlikte telefonlar susmazken, internet üzerinden yapılan başvurularda da büyük artış görüldü. Tesislerdeki doluluk oranı yüzde 80’e ulaşırken, bayram sürecinde Bodrum’a 750 bin ila 1 milyon arasında yerli turistin gelmesi bekleniyor. Resmi açıklama öncesinde rezervasyonların beklenen seviyede ilerlemediğini belirten sektör temsilcileri, son bir haftada yoğun bir talep dalgası oluştuğunu ifade etti. Uzun tatili fırsata çevirmek isteyen seyahatseverler Bodrum’daki tesislere akın ederken, turizm işletmeleri de hazırlıklarına hız verdi. İlçe genelindeki sahillerde temizlik çalışmaları sürerken, konaklama tesislerinde bakım, yenileme ve son eksiklerin tamamlanması için yoğun mesai harcanıyor. Bayram yoğunluğunu sorunsuz atlatmak isteyen işletmelerin hummalı çalışmaları dikkat çekiyor. Kurban Bayramı süresince plajlar, oteller, restoranlar ve eğlence mekanlarında büyük bir hareketlilik yaşanması beklenirken, trafik ve ulaşımda da ciddi bir yoğunluk öngörülüyor. Sektör temsilcileri, 9 günlük tatilin sezon başında Bodrum ekonomisine can suyu olacağını belirtiyor. Rezervasyon taleplerinde ciddi artış var The Oba Otel Müdürü Özgür Adıgüzel, tatil kararının ardından rezervasyonlarda büyük artış yaşandığını belirterek, "Cumhurbaşkanımızın açıklamasından önce yavaş ilerleyen süreç, tatilin 9 güne çıkarılmasıyla birlikte ciddi şekilde hızlandı. Misafirlerimiz kışın yorgunluğunu atmak ve yaşanan olumsuzluklardan uzaklaşmak için bölgemizi tercih ediyor. Sadece otelciler değil, transfer şirketleri, restoranlar, esnaflar ve bölge halkının da gelirlerinde artış olacağını düşünüyoruz" dedi. Bayramda oteller dolacak AZKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı turizmci Bülent Kaya ise bayram sürecinde yüksek doluluk beklediklerini ifade ederek, "Tatil kararı daha önce açıklansaydı artış çok daha fazla olabilirdi. Ancak buna rağmen bayramda tam doluluğa ulaştık. 9 günlük tatilin etkisi rezervasyonlara yansıdı. Bodrum genelinde otellerin yüzde 70 ila yüzde 80 doluluk oranıyla bayramı geçireceğini düşünüyorum" diye konuştu. İç pazarda ciddi hareketlilik var TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış da özellikle yerli turist hareketliliğinin dikkat çektiğini belirterek, "Rezervasyonlara baktığımızda özellikle iç pazarda ciddi artış gözüküyor. Açık olan otellerde doluluk oranları yüzde 80 seviyelerine ulaştı" ifadelerini kullandı.