ASAYİŞ - 02 Mart 2026 Pazartesi 12:40

Semanur Aydın’ın mide küçültme ameliyatının ardından ölümüne ilişkin davada 5 sanığa tahliye

A
A
A
Semanur Aydın’ın mide küçültme ameliyatının ardından ölümüne ilişkin davada 5 sanığa tahliye

Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin görülen davada aralarında Erol V.’nin de bulunduğu tutuklu 5 sanık tahliye edildi. Duruşmada üye hakim, Erol V.’nin tahliyesine ilişkin karşı oy kullandı.


Yenidoğan Çetesi davasında adı geçen Bağcılar Şafak Hastanesi’nde, hekimlik yapması yasak olmasına rağmen mide küçültme ameliyatı gerçekleştiren doktorun 25 yaşındaki Semanur Aydın’ın ölümüne neden olduğu iddialarına ilişkin 5’i tutuklu 7 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Şaban C., Cem Türker Ö., hem bu davadan hem de Yenidoğan Çetesi dosyasından tutuklu bulunan Semiha Y., tutuksuz sanıklar Refik A. ile Orhan G. hazır bulundu. Ayrıca salonda, müşteki baba Doğan Yelboy, müşteki eş Ali Aydın ile tarafların avukatları da yer aldı. Öte yandan, tutuklu sanıklar Mustafa K. ve Erol V. ise duruşmaya Ses Ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.



Müştekiler şikayetlerinden vazgeçtiler


Duruşmada beyanda bulunan Ali Aydın, "Maktul benim eşim olur, olayın üzerinden çok uzun süre geçti. Şikayetimden vazgeçtim" dedi. Müşteki baba Doğan Yelboy ise beyanında, "Olayın üzerinden çok uzun zaman geçti, hatırlamıyorum, hatırlamakta istemiyorum. Sanıkların hiçbirini tanımıyorum, daha önce de görmedim. SEGBİS ile bağlanan sanık Erol V. kızımın ameliyatını yapan doktordur" şeklinde konuştu.



Beraatlarını talep ettiler


Duruşmada savunma yapan sanıklar, kimseyi öldürme kastı ile hareket etmediklerini, mahkemenin müştekilerin şikayetlerinden vazgeçmelerini göz önünde bulundurmasını talep ederek, beraatlarını istediler.



Davada tutuklu sanık kalmadı


Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Semiha Y., Cem Türker Ö., Mustafa K., Şaban C. ve Erol V.’nin , ‘yurt dışına çıkış yasağı’ ve ‘ev hapsi’ tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Böylece, dava dosyasında tutuklu sanık kalmadı.



Üye hakimden Erol V.’nin tahliyesine karşı oy


Ara kararda sanık Erol V.’nin tahliyesine ilişkin üye hakim, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, adli kontrolün yetersiz kalacağı gerekçesiyle karşı oy kullandı.



Fezlekeden:


Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli ve Yenidoğan davasının soruşturma sürecinde tehdit edilen Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin tarafından düzenlenen fezlekede, Semanur Aydın ‘maktul’ , Aydın’ın eşi Ali Aydın ve babası Doğan Yelboy ‘müşteki’, Cem Türker Ö., Erol V., Orhan G., Refik A., Şaban C. ve yenidoğan davasının tutuksuz sanıkları Semiha Y. ve Mustafa K.’nin de bulunduğu şahıslar ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Ayrıca, Özel Bağcılar Şafak Hastanesi, Refik Arslan Sağlık Hizmetleri ise ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı.



Telefon görüşmelerinde Erol V.’nin yapacağı ameliyata başka bir doktorun kaşesini ve imzasının kullanıldığı konuşuldu


Fezlekede, bir diğer şüpheli Şaban C. ise Erol V. tarafından yapılan ameliyatları kendisi yapıyormuş gibi gösterdiği ancak ameliyatlara girmediğinin tespit edildiği bilgisi yer aldı. Maktul Semanur Aydın’ın ise ameliyat nedeniyle öldüğü olduğu, ameliyatı ise meslekte yasaklı doktor Erol V.’nin gerçekleştirdiği, bu kapsamda soruşturma başlatıldığı anlatıldı. Hazırlanan fezlekede ayrıca, şüpheliler arasında gerçekleştirilen telefon görüşme tutanaklarına da yer verildi. Tutanaklarda, Mustafa K.’nin, Erol V’nin yapacağı ameliyata başka bir doktorun kaşesini ve imzasını kullanarak bu konuda sahtecilik yapılmasına yönelik görüşmeler yer aldığı, şüpheli Mustafa K.’nin, görüşme sırasında "Kamera kaydı yok diyelim, onun cezası neyse onu çekelim, ameliyatı Şaban Hoca yaptı diyelim, Erol V.’nin makas kullanma yetkisi yok. Bu durumu bilmiyorduk, kamera kaydı yok diyelim. Erol Bey’i hasta kayıtlarından ismini çıkarttırırım" şeklinde konuşmalar yaptığı, öte yandan, şüpheli Semiha Y.’nin "Kameralar bozuktur diye yazı gönderirsem onlarda susacak" dediği fezlekede yer aldı.



Meslekten men raporu fezlekede yer aldı


Fezlekede, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın düzenlediği inceleme raporu da fezlekede yer aldı. Raporda, şüpheli Erol V.’nin, 12 Temmuz 2023 tarihinde mide küçültme ameliyatı yaptığı, bu ameliyat sonucu Rojin Elveren isimli hastanın vefat etmesi üzerine Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettiş marifeti ile inceleme yürüttüğü, inceleme sonucunda "Komplikasyon yönetimini etkin ve yeterli yapamayan ve ayrıca 2017/17 sayılı genelgeye göre gerekli konsültasyonların alınmaması nedeni ile sorumluluğu söz konusu olan Erol V.’nin ölüme sebebiyet verdiği düşünüldüğünden adı geçen hakkında mesleki sorumluluk kuruluna sevk edilmesi kanaatine varılmış ve Erol V.’nin 2 yıl süre ile meslekten geçici olarak men edilmesine karar verildiği aktarıldı. Öte yandan 1’inci Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun Semanur Aydın’ın ölüm nedenine ilişkin hazırlanan raporda, Aydın’ın ‘mide küçültme ameliyatı ve gelişen komplikasyonları sonucu’ hayatını kaybettiğinin belirlendiği bilgisi fezlekede yer aldı.



33 yıla kadar hapis talebi


Fezlekede, şüpheliler Erol V., Cem Türker Ö., Mustafa K., Orhan G., Refik A., Semiha Y., Şaban C. hakkında, ‘ihmali davranışlarla kasten adam öldürme’, ‘suç delillerini yok etme veya gizleme’, ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından ve ‘sağlık hizmetleri kanunu’ gereğince toplamda, 18’er yıl 6’şar aydan, 33’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İTO Başkanı Avdagiç’ten "Türkiye stres sınavını başarıyla geçti" açıklaması İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin olarak, "Hafta sonu bu sabahki borsa açılışı için tüm gerekli önlemler alındı. Felaket tellallarının anonslarına karşın piyasada sınırlı bir düşüş oldu. Borsada beklentiler çerçevesinde piyasa rakamları ortaya çıktı. Gelişmiş ülke borsalarını da takip ediyoruz. Türkiye bu konuda stres sınavını başarı ile geçti" ifadelerini kullandı. Avdagiç, Barselona’da İTO’nun milli katılımı gerçekleştirdiği Mobil Dünya Kongresi’nde (MWC 2026), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan olayların anlık olmadığını vurgulayan Avdagiç, "Teyakkuzda olmamız gereken bir süreçteyiz. Hükümetin bu konudaki tecrübesi ve kararlılığı kendini gösterdi. Bizim de ümidimiz, bundan sonraki süreçte piyasadaki istikrarın muhafazası için gerekirse ek önlemlerin alınacağı ve bunların kararlılıkla uygulanacağı yönünde. İş dünyası olarak sakin olmamız lazım. Bir takım spekülatif süreçlere katkı sağlayacak söylemlerden uzak durulması lazım. Bireyler ve şirketler itibari ile hükümetin aldığı tedbirleri dikkate alarak genel dengeleri bozacak adımlar atılmaması konusunda sorumluluk bilinci ile süreci ilerletmemiz doğru olacaktır" diye konuştu. ’’Türkiye’nin askeri gücü ve diplomasi kabiliyeti sayesinde etrafımız tamamen çatışmalarla dolu olmasına rağmen, bir istikrar adası olarak devam ediyoruz’’ Türkiye’nin buradaki itidalli ve birçok ülke ile dengeli politikasının yansımalarının görüldüğünü belirten Avdagiç, "Hem sahip olduğu askeri geçmişi, birikim gücü hem de politik duruşu nedeni ile şu anda haritayı önümüze açtığımızda, güneyimizin de kuzeyimizin de kırmızı olduğunu görüyoruz. Cumhurbaşkanımızın riyasetinde şu ana kadar dış ilişkilerde uygulanan politikaların ne kadar sonuç verdiğini ve dikkate alındığını gözlemliyoruz. Türkiye’nin askeri gücü ve diplomasi kabiliyeti sayesinde etrafımız tamamen çatışmalarla dolu olmasına rağmen, bir istikrar adası olarak devam ediyoruz, bu önemli ve değerli." İTO Başkanı Şekib Avdagiç, gelişmelerin petrol fiyatlarına etkisi konusunda ise "Rusya Ukrayna savaşı sonrası ülkelerde enerji depolama kapasiteleri arttı. Ani şoklara karşı tüketici ülkeler olumsuz tepkiler vermiyor. Şok haliyle gelen yükselişin yüzde 10 bandında kalması felaket senaryolarını şimdilik boşa çıkarmış görünüyor" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, yazılı bir açıklama yaparak 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirdi. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9’la son 4 yılın en güçlü performansını sergilemesi kıymetli, ancak manşet büyümenin gerisinde kalması büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir işarettir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyümüştür. 4. çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4’lük büyüme ise ekonomimizin küresel belirsizliklere rağmen dirençli kaldığını göstermesi açısından olumlu bir gelişmedir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken husus, büyümenin niteliğidir" açıklamalarında bulundu. "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu belirten Ardıç, "2025 yılının genelinde büyüme verileri sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etmektedir. Talep tarafındaki canlılık sürerken, arz tarafındaki zayıflama sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır. Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir" diye konuştu. "2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır" Yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Ardıç, şu ifadelere yer verdi: "Verilerin en dikkat çekici başlıklarından biri yatırımlardaki artıştır. 2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır. Ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Yatırımlardaki hızlanma, sanayi kaynaklı kapasite genişlemesinden daha çok inşaat sektöründeki yüzde 10,8’lik büyümeden kaynaklanmaktadır. Bu durum, yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini göstermektedir. Unutmamalıyız ki sürdürülebilir büyümenin ve kalıcı refah artışının temel dayanağı; üretim, istihdam, ihracat ve verimliliği önceleyen sanayi yatırımlarıdır. Son üç çeyrektir ihracatın büyümeye katkısının negatif olması, büyümenin daha çok iç talep ve inşaat sektöründen kaynaklandığının açık bir göstergesidir." "Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır" Ardıç, tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayarak, "Öte yandan, tarım sektöründeki gerilemenin dört çeyrektir sürmesi, yalnızca büyüme kompozisyonu açısından değil, arz yönlü kırılganlık ve gıda enflasyonu açısından da ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır. Üretimde yaşanan zayıflama, gıda tarafında maliyet ve arzı baskılayarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Özetle; yatırımları sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde önceliğimiz; yatırım artışını sanayide kapasite, teknoloji ve verimlilik artışıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirmek, makine-teçhizat yatırımlarındaki ivmeyi yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışıyla buluşturmaktır" şeklinde konuştu.