GÜNDEM - 20 Kasım 2024 Çarşamba 12:54

SRC Belgesi almak isteyenleri 2025’te büyük zam bekliyor

A
A
A
SRC Belgesi almak isteyenleri 2025’te büyük zam bekliyor

Ticari taksi, öğrenci servisi, otobüs, minibüs, kamyon ve personel taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken SRC Belgesi için 2025 yılında kurs ücretlerine en az yüzde 50, cezalara da yüzde 45 oranında zam gelmesi bekleniyor.


2025 yılı itibarıyla SRC Belgesi olmayan sürücüler için ciddi yaptırımlar gündeme geliyor. Hem sürücülere hem de araç sahibi firmalara uygulanan cezalar, önemli ölçüde artış gösterecek. SRC Belgesi olmadan ticari araç kullanan sürücülere ve SRC belgesi olmayan sürücülere araç teslim eden firmalara ayrı ayrı para cezası uygulanıyor. Buna göre; 2024 yılı için SRC Belgesi olmadan araç kullanma cezası belirlenen cezai miktar sürücülere 2 bin 250 TL, işletmeye ise 5 bin 679 TL olmak üzere toplam 7 bin 929 TL para cezası iken, vergi uzmanlarının hesaplarına göre 2025 yılında yüzde 45 oranında zam yapılması bekleniyor.


Sürücülere uyarıda bulunan Tüm-Der İstanbul SRC Kursları Derneği Başkanı Nihat Gültekin, "Geç kalmadan SRC Belgenizi 31 Aralık tarihine kadar alın. 1 Ocak 2025 tarihi itibari ile kurs ücretlerine yaklaşık yüzde 60’ın üzerinde zam gelecek. Ayrıca sürücüye ve firma sahiplerine de yazılan cezalara yüzde 45 oranında YDO oranında artış bekleniyor" dedi.


Ticari araç kullanmak için SRC Belgesi almak, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliğine göre zorunlu tutuluyor. Bu belgeler, sürücülerin trafikte daha güvenli bir şekilde araç kullanabilmeleri için gerekli eğitimleri almış olduklarını gösteriyor.



SRC Belgesi almak isteyenleri 2025’te büyük zam bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Sarıgöl’de 95 kişiye yangın eğitimi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde orman ve kırsal alan yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen eğitim programını yerinde inceleyen Kaymakam Halil Dalak, yangınlara karşı gösterilen duyarlılığın önemli olduğunu vurguladı. Eğitim sonunda kursiyerlere sertifikaları verildi. Manisa’nın Sarıgöl İlçe Kaymakamı Halil Dalak, Sarıgöl Orman İşletme Şefliği ile Sarıgöl Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde düzenlenen "Orman ve Kırsal Alan Yangınlarını Önleme" eğitim faaliyetlerini yerinde inceleyerek kursiyerlerle bir araya geldi. Yangınlara karşı bilinçli ve hızlı müdahalenin önemine dikkat çeken Kaymakam Halil Dalak, eğitime katılan vatandaşlara teşekkür ederek, "Orman ve kırsal alan yangınları konusunda gösterdikleri hassasiyetten dolayı tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Görevlerinde başarılar diliyorum." dedi. Sarıgöl Orman İşletme Şefi Emin Şıvka ise kurs hakkında bilgi vererek, "Kursumuz iki hafta boyunca toplam 30 saat sürdü. Eğitimlere 95 kişi katıldı. Yangınlara en kısa sürede müdahale edilmesi ve olabilecek yangınların anında kontrol altına alınabilmesi amacıyla uygulamalı eğitimler verildi. Yangın kulesinden gelen ihbarlar WhatsApp üzerinden ekiplerle paylaşılınca olaylara zamanında müdahale edildi." ifadelerini kullandı. Eğitim programının sonunda kursiyerlere sertifikaları, Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak ile Sarıgöl Orman İşletme Şefi Emin Şıvka tarafından verildi.
Bursa TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş: "Dünyanın yeni ekonomik mimariye ihtiyacı var" Bursa Uludağ Üniversitesi ’Küresel Adalet Arayışı’ konferansına katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu belirterek, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini söyledi. Kurtulmuş, özellikle gelir dağılımındaki uçurumun, savaş ekonomisinin ve uluslararası kurumların işlevsiz hâle gelmesinin insanlık için ciddi tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bursa Uludağ Üniversitesi’nde öğrencilerle bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerden bahsetti. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde salonu dolduran öğrencilere seslenen Kurtulmuş, her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu belirterek "Her dönemde, her devirde adalet arayışı, haksızlıkların, tutarsızlıkların, çift standartların, zulümlerin, baskıların var olmasına inat, mahşeri vicdan tarafından ortak bir duygu olarak gelişmiş, geliştirilmiş ve zaten bu sayede de insan onuru korunarak bugüne kadar gelebilmiştir. İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hâle getirmek ve buna da öncülük etmek Türkiye olarak, Türkiye’nin aydınları olarak, Türkiye’nin insaf ve vicdan sahibi insanları olarak hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü görüyoruz" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Küresel iklim krizleri, kuraklık ve açlık gibi sorunların yoksulluğu daha da derinleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu belirtti. Böylesine bir eşitsizliği hiçbir dönemde görmediklerini belirten Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir. Sekiz milyarlık dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10’u mutlak yoksulluk içinde yaşamaktadır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmaları hepimiz görüyoruz. Hürmüz Boğazı ile ilgili söylenen iki çift lafın acaba vahşi kapitalizmin elinde ne büyük bir araca dönüştürüldüğü, korktuğumuz nükleer silahlardan daha gaddar bir ekonomik silaha dönüştürüldüğünü maalesef çok ciddi bir şekilde görüyoruz" diye konuştu. Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, "Dünyanın neresinde hangi savaşı önlemiş, hangi mazlumun elinden tutmuş, hangi garibin hakkını alabilmiştir? Gazze’de yaşananlar, insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biridir. Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Lamine Yamal’ın FC Barcelona’nın şampiyonluk kutlamalarında Filistin bayrağı taşımasına değinen Kurtulmuş, "Mazlumların yanında olduğunu ilan etmesi insanlık için bir şeref meselesidir. Lamine Yamal’ı ve arkadaşlarını tebrik ediyorum. Baskıyı kurun. İstediğiniz gücünüz olsun. Durdurun bakalım Lamine Yamal’ı. Çocuğun sözleşmesini iptal edebilirsiniz. Siyonist lobi baskı yaparak büyük kulüplerde oynamasına engel olabilir. Ama zaten bunu göze alarak Filistin bayrağını sallayan Lamine Yamal daha şimdiden insanlığın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusudur. En iyi oyuncusudur. Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur, gözbebeğidir. Hadi önleyin bakalım insanlığın vicdanını. Hadi önleyin, hadi önleyin bakalım hakkın ve hakikatin birleştiği ortak hakikat arayışını, adalet arayışını" diye konuştu. "Biz her zaman mazlumun yanında olduk" ’Biz millet olarak Allah’ın izniyle her zaman mazlumun yanında olduk’ diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Her zaman zalimin karşısında durduk. Hiçbir zaman Allah’tan başka hiçbir gücün karşısında eğilmedik, hiçbir kimseye eyvallah etmedik. En zor zamanlarımızda bile büyük mücadeleler içerisinde bağımsızlığımızı kazandık. İşte bunun örneği Bursa’dır. Velhasıl biz hiçbir zaman emperyalizmin önünde eğilmediğimiz gibi, hiçbir zamanda güçlülerin boyunduruğu altında olan milletlere duyarsız kalmadık. Dolayısıyla bundan sonra da ilmi anlamda, entelektüel anlamda, siyasi anlamda küresel adalet arayışının merkezine Allah’ın izniyle Türkiye olacaktır. Bildiğiniz gibi beylikler döneminde Osmanlı en büyük, en güçlü beylik değildi. Şurada, Oylat’ın üstünden Domaniç Yaylası’na kadar uzanan orada, hani Kuruluş Ertuğrul dizileri var ya, aynen öyle. Beş yüz tane kıldan çadırı olan bir obaydı. Şehir devleti bile değildi. Kıl çadırlardan müteşekkil küçük bir obaydı. Niye Osmanlı Cihan Devleti oldu da diğerleri olmadı? Diğerlerinin hepsi birbirleriyle uğraşırken, birbirlerini azledip birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaya gayret ederken, Osmanlı inanın ki bunların hiçbirisiyle uğraşmadı. Gözünü Rumeli’ye dikti. Gözünü Avrupa’ya dikti. Şimdi Türkiye olarak da bizim öyle bir noktada olduğumuzu hiç abartısız söylüyorum. Osmanlı cihan devletinin Domaniç’teki, Oylat’taki durumu neyse Türkiye olarak da bugünkü vaziyetimiz odur." "Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu" Kurtulmuş, "Türkiye’nin en çok mesafe aldığı alan bana sorarsanız arkada yazılı olandır. Türkiye küresel adalet arayışının öncüsü oldu. Allah’ın izniyle bu sesi yükseltmeye devam edecek ve bütün insanlığa ortak çözümleri sunacak bir büyük gelişmenin öncülüğünü yapacaktır. Allah yardımcımız olsun. Sözümüzün her geçen gün daha da kuvvetlendiğini, Türkiye’nin gücünün her geçen gün daha da etkili bir hale geldiğini görüyor, bundan iftihar ediyoruz" diye konuştu. Konuşma sonrası protokol ve salonu dolduran öğrenciler hatıra fotoğrafı çekindi.
Balıkesir Ayvalık’ta tarihi tarımsal buluşma Kuzey Ege’nin üretim gücü, tarım vizyonu ve zeytincilik mirası Ayvalık’ta aynı çatı altında buluştu. Bölgenin ilk ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan Agro Ayvalık 2026 Ayvalık Tarım ve Hayvancılık Fuarı, görkemli bir törenle kapılarını açarken, eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi de sektörün en önemli buluşma platformlarından biri oldu. 15-18 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun açılış törenine siyasetçiler, belediye başkanları, iş insanları, akademisyenler, üreticiler ve sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi. Açılışa katılımın yüksek olması, Agro Ayvalık’ın daha ilk yılında bölgesel sınırları aşan güçlü bir organizasyon haline geldiğini ortaya koydu. "Agro Ayvalık önemli bir ticaret merkezi olacak" Açılışta konuşan Kare Fuarcılık İcra Kurulu Başkanı Ercüment Er, Kuzey Ege’de düzenlenen ilk ihtisas fuarını hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını söyledi. Fuarda tarım ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların ürün ve hizmetlerini sergileme imkânı bulacağını belirten Er, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale’den çok sayıda heyetin fuarı ziyaret edeceğini ifade etti. Eş zamanlı düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi’nin de üretici, akademisyen ve ihracatçıları bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarının konuşulacağı önemli bir platform olacağını dile getiren Er, Agro Ayvalık’ın gelecek yıllarda da büyüyerek devam edeceğini kaydetti. "Altınova üretimin merkezi" Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar ise konuşmasında Altınova’nın tarım açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bölgeye "Altınova" adını verdiğini hatırlatan Uçar, bu bereketli toprakların modern tarım teknikleriyle daha ileri taşınması gerektiğini söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda milli bağımsızlık ve gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu belirten Uçar, teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilir üretim vurgusu yaptı. Uçar ayrıca fuarların kent ekonomisine büyük katkı sunduğunu belirterek, fuar turizminin Ayvalık’ın marka değerini artıracağını ifade etti. "Tarım Ayvalık’ın kalbinin atışı" Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin de Ayvalık’ın tarih boyunca üretimle anılan özel bir kent olduğunu söyledi. Tarım ve hayvancılığın yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda kültür ve yaşam biçimi olduğunu belirten Ergin, zeytin ve zeytinyağının ilçenin kimliğini yansıttığını ifade etti. İklim krizi ve artan maliyetler nedeniyle tarımda yeni teknolojilerin önem kazandığını vurgulayan Ergin, Agro Ayvalık 2026’nın sektör temsilcileriyle üreticileri buluşturarak önemli bir vizyon ortaya koyduğunu söyledi. "Tarım milli güvenlik meselesidir" İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ise konuşmasında tarım ve hayvancılığın siyaset üstü bir konu olduğunu belirterek, üretimin milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin tarım ve zeytincilik potansiyeline rağmen üreticinin artan maliyetlerle mücadele ettiğini dile getiren Çömez, çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çömez, Agro Ayvalık’ın bölge ekonomisine ve üreticilere önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. 156 firma katıldı Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından açılış kurdelesi kesildi ve katılımcı stantları ziyaret edildi. Altınova Kapalı Pazaryeri’nin 8 bin 600 metrekarelik alanında düzenlenen fuarda 156 firma ve firma temsilciliği yer aldı. Fuarda yeni nesil traktörler, tarım makineleri, akıllı sulama sistemleri, dijital tarım teknolojileri, hayvancılık ekipmanları, yem teknolojileri, sera çözümleri ve yenilenebilir enerji uygulamaları yoğun ilgi gördü. Ayvalık zeytinciliğin karar merkezi oluyor Agro Ayvalık 2026’yı farklı kılan en önemli unsur ise aynı çatı altında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi oldu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede; üretimden ihracata, coğrafi işaretten lisanslı depoculuğa kadar sektörün kritik başlıkları ele alınıyor. Yerel yönetimlerin tarım politikaları, üreticilerin maliyet sorunları, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve kadın üreticilerin kırsal kalkınmadaki rolü gibi konuların masaya yatırıldığı zirvenin, sektör adına önemli çözüm önerileri ve iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.
İstanbul Başakşehir’de, Gazze için duvarlara umut resmedildi Başakşehir’de Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekilmek amacıyla, Gazze halkının acısı, direnişi ve umudu grafiti çalışmasıyla duvara taşındı. Etkinlikte, sanatın evrensel diliyle Filistin halkının yaşadığı zorluklara dikkat çekildi. Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, "Sanatın diliyle Gazze’nin sesi olmaya çalışıyoruz. Bugün sanatçılarımızın çok güzel bir eseri ortaya çıktı. Bu eserde Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu Başakşehir’den bir kez daha haykırmak istedik" dedi. Başakşehir’de Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla hazırlanan grafiti çalışması kamuoyuna tanıtıldı. AK Parti Başakşehir İlçe Başkanlığı öncülüğünde, Başakşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleştirilen etkinlikte, Gazze halkının yaşadığı acılar, direnişi ve umudu sanatın diliyle duvarlara taşındı. Etkinlikte sanatçılar tarafından hazırlanan grafiti çalışmasında Filistin’i simgeleyen karpuz figürü ile umut teması ön plana çıkarıldı. Çalışmada yer alan bir kız çocuğunun kuşlara el salladığı sahneyle Gazze’ye umut mesajı verildi. Etkinlikte konuşan yetkililer, sanatın evrensel diliyle Gazze’nin sesi olmaya çalıştıklarını belirterek, Filistin halkının yaşadığı zorluklara dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade etti. Hazırlanan eserin yalnızca bir sokak sanatı çalışması olmadığı, aynı zamanda Başakşehir’den Gazze’ye uzanan bir kardeşlik ve dayanışma mesajı taşıdığı belirtildi. Etkinlik kapsamında yapılan açıklamada, "Duvarlara attığımız her çizgi, her renk Gazzeli çocuklar için" ifadeleri kullanılarak Gazze’de yaşananların unutulmaması gerektiği vurgulandı. Programa, Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, Başakşehir Belediyesi çalışanları, Brüksel’de düzenlenen Sumud’a Destek Kongresi’ne katılan AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, AK Parti Başakşehir İlçe Başkanı Feti Ahmet Balin, belediye ve ilçe yöneticileri ve birçok davetli katıldı. "Bir sabah gelecek, kardan aydınlık" Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, "Sanatın diliyle Gazze’nin sesi olmaya çalışıyoruz. Bugün sanatçılarımızın çok güzel bir eseri ortaya çıktı. Bu eserde Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu Başakşehir’den bir kez daha haykırmak istedik. Filistin’deki kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılar bizi vicdanen rahatsız ediyor, bu sıkıntıları burada bir nebze azaltacak ya da onların yanında olduğumuzu hissettirecek güzel bir eser resmedildi. Bu resim, gemiler yoluyla gitmeye çalışan kardeşlerimize de destek olduğumuzun bir belgesi. Biz kanayan yaramız olan Filistinli kardeşlerimize buradan Başakşehir’den, Türkiye’den sevgiler gönderiyoruz. Bu kardeşlerimizin her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha buradan haykırmak istiyoruz. Her daim dilimizde bir tekerlemedir. Burada da özellikle onu nakşettik. "Bir sabah gelecek, kardan aydınlık" İnşallah oradaki kardeşlerimize de bir gün, bir sabah o kardan aydınlık gelecek. Biz inanıyoruz, kardeşlerimizin yanında olduğumuzu da her daim buradan haykırıyoruz" dedi. "Başakşehirimizin birçok duvarında bu gibi eserler sergiledik" "Sadece Filistinli kardeşlerimiz değil, dünyada mazlum coğrafya içerisinde olan tüm kardeşlerimize de buradan özellikle çok dua ettiğimizi bildirmek istiyoruz" diyen Kartoğlu, "Rabbim hem Filistinli kardeşlerimizin hem de mazlum coğrafyadaki tüm kardeşlerimizin bir an önce kurtuluşlarını nasip etsin. Başakşehirimizin birçok duvarında bu gibi eserler sergiledik. Her yıl birçok etkinlikte Filistinli kardeşlerimize de buradan onların yaşamış oldukları sıkıntıları insanlarımıza hatırlatmak amacıyla birçok program düzenliyoruz. Bundan sonra da tekrarları devam edeceğiz. Ben basın mensuplarına da çok teşekkür ediyorum. Bu farkındalığı sizler aracılığıyla da tüm dünyaya duyurmak istiyoruz" diye konuştu. "Duvarlara attığımız her çizgi, her renk Gazzeli çocuklar için" Filistin’e destek olmak için çizilen resmin tasarımcısı Buse Gülsüm Cebeci ise "Biz Gazze’ye destek olmak amacıyla bu çalışmayı sürdürdük. Resim umudu temsil ediyor. Gördüğünüz üzere karpuzu, Filistin’i temsil eden bir simge olarak kullanmak istedik. Çalışmamızda bir kız çocuğu kuşlara el sallıyor. Burada ise Gazze için ’Sumud’un çok aktif olduğu bir dönemde Gazze’ye umut vermek, Gazze’ye umudun taşınmasının imkanını sağlamak istedik. Duvarlara attığımız her çizgi, her renk Gazzeli çocuklar için" ifadelerini kullandı.