SAĞLIK - 23 Ocak 2026 Cuma 12:25

Suçiçeğine dikkat : "İlk defa böyle bir sıklık görüyoruz"

A
A
A

Ateş, halsizlik ve döküntülerle kendini gösteren, bulaşıcı bir hastalık olan suçiçeğine ilişkin konuşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, "Genellikle iyi seyirli ancak oldukça bulaşıcı. Özellikle adölesan dönemde geçirildiğinde de karaciğer yetmezliğine kadar yol açabildiği ölümcül tablolar olabiliyor. Geçmişe nazaran şu zamanlarda daha fazla görüyoruz. Bu yıl suçiçeği vakası çok fazla arttı. Son 1 aydır poliklinikte suçiçeğini görmediğim bir gün yok. İlk defa böyle bir sıklık görüyoruz. Bu bizim alarm etmeli, dikkatli olmalıyız" dedi.

Uzmanlar, sıklıkla çocukluk yaşlarında görülen, Varicella Zoster virüsünün yol açtığı ve döküntülere neden olan bulaşıcı bir hastalık olan suçiçeğine karşı uyardı. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, son dönemde gördüğü suçiçeği vakaları üzerine konuşurken belirtiler ve sürece ilişkin bilgi verdi. Uzm. Dr. Yönetci Pekuz, ailelere önemli uyarılarda bulundu.

"Genellikle iyi seyirli ancak oldukça bulaşıcı"

‘Suçiçeği Varisella Zoster isimli virüsün sebep olduğu döküntülü bir hastalık’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Aysu Özge Yönetci Pekuz, "Genellikle ateş, halsizlik ve vücudun çeşitli bölgelerinde başlayan sivilce benzeri döküntülerle seyreden bir hastalık. Genellikle iyi seyirli ancak oldukça bulaşıcı. Tipik saçlı deri, el içinde, ayak tabanında da veziküler döküntüler olabiliyor. Her yaş grubunda görülebilen bir hastalık. 1 yaş altında ve adölesan dönemden sonra görülürse daha ağır seyredebilen bir hastalık. 1 yaşın altında seyrederse beyin zarı iltihaplarına kadar neden olabilir. Suçiçeğine bağlı çok fazla pnömoni de bildirilmiş. Akciğer enfeksiyonlarına yol açabilir, ateşli havalelere yol açabilir, beyin zarı tutulumu, pankreatite kadar varan literatürde yayınlar var o yüzden suçiçeği aslında çok basit bir hastalık değil. Özellikle adölesan dönemde geçirildiğinde de karaciğer yetmezliğine kadar yol açabildiği ölümcül tablolar olabiliyor. Adölesan dönemde bulaşı engellemek çok önemli. Döküntüler oldukça kaşıntılı döküntüler oluyor bazen onları önlemek için kremler kullanabiliyoruz. Önemli olan; yaymadan kullanmak. Yayılırsa vücutta daha ağır bir tabloya yol açar ve özellikle yüzde iz kalma ihtimali fazla olan bir virüs enfeksiyonundan bahsediyoruz. Yüzde yüz koruyuculuk için 2 doz aşılama öneriliyor ancak ülkemizde ulusal aşı takviminde sadece bir doz aşı var. Hasta, kendi 2’nci doz aşıyı yaptırabiliyor" şeklinde konuştu.

"Bu yıl suçiçeği vakası çok fazla arttı"

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yönetci Pekuz, "Ülkemizde son zamanlarda aşı karşıtlığı maalesef çok hızla yayıldı. 2015 Ege Tıp Mezunuyum, asistanlığımda hiç suçiçeği görmedim desem yalan olmaz. Geçmişe nazaran şu zamanlarda daha fazla görüyoruz. Bu yıl suçiçeği vakası çok fazla arttı. Normalde aslında suçiçeği geçirilerek bir bağışıklık kazanılırsa tekrar suçiçeği olarak hastalığı geçirmek mümkün değil ancak zona geçirilebiliyor. Ailelere önerdiğim, kendimde de uyguladığım en önemli şey; çocuğumuz gerçekten hastaysa, döküntüleri varsa en ufak bir şüphemiz varsa mutlaka bir sağlık profesyoneline başvuracağız. Koruyucu önlemler alacağız, sık sık el yıkayacağız. Oldukça bulaşıcı bir hastalık, o yüzden mümkün olduğunca teması azaltacağız. Tüm döküntüler gidene kadar bulaştırıcılık devam etmektedir. Semptomatik tedavi uyguluyoruz, antibiyotik tedavisinin yeri yok, tamamen çocuğun semptomlarını düzeltici, destekleyici tedaviler uyguluyoruz. Ateş ve döküntü varsa bu çocuğun bence mutlaka bir çocuk hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Hamilelerde bulaş olduğunda biraz sıkıntılı durumlara sebep olabiliyor. Şu kış aylarında hamilelerin çok daha iyi korunması, izole olmaları gerekiyor. Son 1 aydır poliklinikte suçiçeğini görmediğim bir gün yok, bu benim için ok ciddi bir rakam. 10 yıldır aktif olarak çocuk polikliniği yapıyorum, çok farklı yerlerde de çalıştım. İlk defa böyle bir sıklık görüyoruz. Bu bizim alarm etmeli, dikkatli olmalıyız, el hijyenine özellikle özen göstermeliyiz" dedi.

Hasibe Karadağ - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.