EKONOMİ - 06 Ekim 2021 Çarşamba 15:22

Toplam ihracatı 2 milyar dolar olan yatak endüstrisi, IBIA EXPO 2022 ile bir araya geliyor

A
A
A
Toplam ihracatı 2 milyar dolar olan yatak endüstrisi, IBIA EXPO 2022 ile bir araya geliyor

Yatak endüstrisinin tek fuarı olan IBIA EXPO-Yatak Yan Sanayi ve Teknolojileri Fuarı, 06-09 Ekim 2022 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektöre dair tüm yenilikleri ile 2 milyar dolarlık yatak yan sanayisini ve teknolojilerini bir çatı altında toplayacak.

Yatak endüstrisinin tek fuarı olan IBIA EXPO-Yatak Yan Sanayi ve Teknolojileri Fuarı, 06-09 Ekim 2022 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi’nde sektöre dair tüm yenilikleri ile 2 milyar dolarlık yatak yan sanayisini ve teknolojilerini bir çatı altında toplayacak.



BİFAŞ - Birleşik Fuar Yapım A.Ş. organizatörlüğü ve IBIA - Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği işbirliği ile kapılarını açacak olan IBIA EXPO, yatak yan sanayi ve teknolojilerinin devlerini buluşturuyor. Türkiye’de yatak endüstrisi alanında faaliyet gösteren büyük ihracatçı firmaların bir araya gelerek oluşturduğu, şu an 83 firmaya ulaşan ve sektörün gelişmesine katkı sağlamak amacıyla kurulan Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA), fuarın da ivmesiyle 2020 yılındaki 2 milyar dolarlık ihracatını 2023’te 3 milyar dolara taşımayı hedefliyor.



Türkiye yatak yan sanayi üreticilerinin globalde rekabet gücünü artırmak, iş olanaklarında fırsat eşitliği sağlamak amacını taşıyan fuar IBIA EXPO, yatak üretimine tedarik sağlayan makine, kumaş, yay, sünger, iplik, kimya, elyaf ve diğer yardımcı ürünlerle yaklaşık 10 farklı alt kategoriden katılımcısıyla yurtiçi ve yurtdışı ziyaretçileri buluşturacak.



Dünya genelindeki 31 milyar dolarlık ihracatta Türkiye yatak endüstrisi 14’üncü sırada


Fuarın içeriklerinin paylaşıldığı toplantıda konuşan IBIA Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, “Türkiye’de sayıca çok fazla miktarda yan sanayi ve teknoloji firması yok, ama yaklaşık 160 firmayla ihracat rakamlarında önemli bir yer teşkil ediyor. Ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan sektörümüzü yurtiçi-yurtdışı her platformda derneğimiz çatısı altında temsil edeceğiz. Sektörümüz, potansiyeli yüksek hedeflerle ilerliyor. Şu an sayısı 160’ın üzerinde olan firmalar, global pazara açılmaya hazır” dedi.



Sektörün ihracat rakamları yanı sıra istihdama sağladıkları katkıdan ve Türkiye’nin bu segmentteki dünya sıralamasından bahseden Güler, “Sektörümüzün rakamsal büyüklüğüne gelince, çok parlak bir tablo ortaya çıkıyor. Sektör firmalarının üretimleri 3 milyar dolar, ihracatları ise 2 milyar dolar civarında ve 25 bin kişilik bir istihdama sahip. Yakın gelecekte bu konuda önde olan ilk 3 ülke arasına girebileceğimizi düşünüyorum. Dünya genelinde 31 milyar dolarlık ihracat hacmi olan yatak üretiminin içerisinde de Türkiye 14’üncü sırada yer alıyor” diye konuştu.



Yatak endüstrisinin öncüleri IBIA EXPO 2022 fuarı tanıtım toplantısında buluştu


Türkiye’nin yatak üretiminde önde gelen markalarından, Bellona Genel Müdürü Mustafa Karamemiş, Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, Yataş Ürün Grubu Sorumlusu Özkan Özkul ve İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sami Aydın’ın da bulunduğu IBIA EXPO basın toplantısında yatak sanayisinin ticari hacmi gündeme geldi.



Toplantıda söz alan Bambi Yatak Yönetim Kurulu Üyesi Emre Gökmen, “Yatak sektörü endüstrisi ve üretimiyle birlikte hareket etmesi gerekiyor. Yurtdışı fuarlarına katıldıkça global marka haline gelmenin kaçınılmaz olduğunu gördük. Yatak denilince nitelikli ürün yapmak gerekiyor. IBIA EXPO’nun çok etkili olacağından eminim” sözlerini ifade etti.



Bellona Genel Müdürü Mustafa Karamemiş IBIA EXPO fuarı görüşlerini, “IBIA Derneği’nin kurulması tüm sektör adına oldukça önem arz ediyor. Verilerin toplanması ve doğru analizin yapılması AR-GE çalışmalarımıza yön verecek. Pazar odaklanması sorununu ortadan kaldıracak bu yapılaşma ve fuar hepimizi memnun edecek” şeklinde belirtti.



Yataş Ürün Grubu Sorumlusu Özkan Özkul ise “IBIA Derneği’nin sektör adına hayırlı olmasını ve temenni ediyoruz” dedi.


İstanbul Tekstil İhracatcıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sami Aydın, “IBIA’nın sektöre öncülük edecek, haksız rekabeti önleme faaliyetlerinde bulunacağına ve fuarın ihracat rakamlarımıza etki edeceğine eminim” ifadelerini kullandı.



İstanbul, Bursa ve Kayseri başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok ilinden katılım sağlayan sektör temsilcileri iş ağının geliştirilmesi ve dünya pazarında markalarının duyurulması için önemli fırsat sağlayacak IBIA EXPO için oldukça heyecanlı bir bekleyiş içindeler.



"Fuarcılık sektörü 2022’de altın yılını yaşayacak"


Ülkemizin önde gelen fuarlarının organizasyoncularından olan BİFAŞ (Birleşik Fuar Yapım A.Ş.) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Vural, “IBIA EXPO, 15 bin metrekare net kapalı alanda 6-9 Ekim 2022 tarihinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ve bu fuar daha ilkinde uluslararası olacak. Yatak Yan Sanayi ve Teknolojileri Fuarı’nın sektöre önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Yurtiçi ve yurtdışından yüzlerce firmaya ev sahipliği yapacağız. Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği Başkanı Sayın Osman Güler’in de ifade ettiği gibi, hedefimiz, firmalarımızın dünyadaki yatak yan sanayi firmalarıyla rekabet etme güçlerini artırmak ve yeni pazarlar bulmalarına yardımcı olmaktır” açıklamalarında bulundu.



Pandeminin izlerinin hizmet sektöründen yavaş yavaş kalkmasıyla fuar sektörü de eski günlerine geri dönmeye hazırlanıyor. Fuarların ticarete olan katkısı ilgili konuşan Vural, “Fuarda, Türkiye’den ve yaklaşık 70 ülkeden 20.000 ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyoruz. 200’ün üzerinde sektöründe lider firma ve üreticinin katılımıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde IBIA EXPO ismiyle ilk defa kapılarımızı açacağız. Fuarda alıcı ülkelerden binlerce ziyaretçi, iş insanları, özel alıcılar, yatırımcılar ve önde gelen üretici markaları ağırlamanın yanı sıra B2B toplantılarıyla da iş ağı geliştirilmesi için hazırlıklarımıza başladık” diye konuştu.



IBIA Expo, 6-9 Ekim 2022’de İstanbul Fuar Merkezi’nde tüm profesyonel ziyaretçilerine kapılarını açacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Milas Veteriner Fakültesi’nde ‘Ailem benim her şeyim’ paneli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi, toplumsal bilinci artırmaya yönelik çok önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Fakülte bünyesinde düzenlenen ‘Ailem Benim Her Şeyim’ başlıklı panel, öğrencilerin yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirildi. Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, ailenin toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak, gençleri bağımlılık gibi modern çağın en büyük tehditlerine karşı korumanın önemine değindi. Etkinliğe ayrıca Milas Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hüseyin Çeken de katılım sağladı. Bağımlılıkla mücadele ve ailenin gücü masaya yatırıldı Panelde, alanında uzman isimler hem ailenin önemini, hem de bağımlılıkla mücadelenin hayati yollarını dinleyicilerle paylaştı: Muğla Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Fatih Mehmet Demir, konuşmasında aile bağlarının güçlü olmasının bireyi dış dünyadaki tehlikelerden nasıl koruduğunu anlattı. Bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığı, psikolojisi ve sosyal hayatı üzerindeki yıkıcı zararlarına dikkat çekti. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şube Başkanı Abdullah Şenol Şengür ise Yeşilay’ın tarihi kökenleri, kuruluşu, yürüttüğü ulusal ve uluslararası faaliyetler ile gelecek hedefleri hakkında detaylı bir sunum yaptı. Şengür, bağımlılıkla mücadelede kritik bir rol oynayan YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezi) modelini tanıtarak, bağımlılık tedavisinde ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı olarak verilen destek mekanizmalarını anlattı. Milas Veteriner Fakültesi Morfoloji Binasında gerçekleştirilen panele, öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Sunumların ardından soru-cevap bölümüne geçilirken, öğrencilerin bağımlılıkla mücadele ve toplumsal farkındalık konularındaki soruları paneli interaktif bir havaya taşıdı. Etkinliğin sonunda, katkılarından dolayı konuşmacılara Dekan Prof. Dr. Artay Yağcı tarafından teşekkür plaketleri verilirken, tüm katılımcı öğrencilere günün anısına Yeşilay tişörtleri dağıtıldı.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu: "(Yıkılan köprü) DSİ standartlarına uygun bir köprü değildi" Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, son günlerde etkili olan yağışların ardından debisi yükselen Yeşilırmak’ta taşkın riski nedeniyle yıkımı başlatılan Çedaş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. Yeşilırmak’taki su seviyesinin kritik noktaya ulaşmasının ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, taşkın riski nedeniyle şehir merkezinde bulunan Çedaş Köprüsü’nün yıkılmasına önceki gün başlandı. Tokat Belediye başkanı Mehmet Kemer Yazıcıoğlu yıkım çalışmalarını yerinde inceledi. Muhtemel taşkın riskine karşı gerekli tedbirlerin alındığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu; "Malum biliyorsunuz Tokat’ta ve Tokat’ta yakın lokasyonlarda ciddi anlamda bir özellikle sel felaketi yaşanması tahmin ediliyor. Turhal, Niksar ve Erbaa’da da sel felaketi yaşandı. Tokat merkezde de biliyorsunuz dolusavak dediğimiz Almus Barajı artık taşmak üzere, söylenen bilgiler bu şekilde. 40 santim civarında bir şeyin kaldığı söyleniyor. Malum bu dolusavak taştığı andan itibaren Tokat merkeze de 6 saat içerisinde ulaşması düşünülüyor. Tabii bilgiler malum Devlet Su İşleri tarafından da bize iletilen bilgiler. İşte 6-6,5 saat civarında ulaşacağı söylendiği için malum biz ÇEDAŞ köprüsü’nü kaldırmak durumunda kaldık. Tabii bunu kaldırırken de Devlet Su İşleri, İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi üçümüz istişare ettikten sonra karar verildi. Malum burası Devlet Su İşleri’ne uygun bir köprü değildi. Toplamda alt tabandan yukarı doğru en alt kısmı iki metre civarında. İster istemez bu sıkıntıyı bertaraf etmek bakımından bunu kaldırmak zorundaydık. Arkadaşlar dün itibaren zaten köprülerin yıkımına başladılar. İnşallah bu akşama doğru tamamını yıkmayı planlıyoruz. Sonrasında da zaten yapılacak toplantı neticesinde de ki büyük bir ihtimal 11.30 gibi tekrar bir koordinasyon merkezinde toplantı gerçekleştirecek. Tokat merkezle alakalı da sadece bu lokasyon değil yaşanabilecek diğer kötü senaryolara da belediye olarak hazırlıkklıyız. Vatandaşlarımız şimdilik bir endişe etmesinler. Ama geçmiş olsun diliyorum. En kısa sürede inşallah bu sıkıntıyı bertaraf etmiş oluruz umuduyla dua ediyoruz" dedi.
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.