SPOR - 05 Haziran 2023 Pazartesi 18:23

TransAnatolia’dan Cumhuriyetin 100. yılına özel rota

A
A
A
TransAnatolia’dan Cumhuriyetin 100. yılına özel rota

2-9 Eylül 2023 tarihleri arasında 13.

2-9 Eylül 2023 tarihleri arasında 13. kez düzenlenecek TransAnatolia’nın Cumhuriyetin 100. yılına özel hazırlanan yarış rotası Samsun-İzmir arasında gerçekleşecek. Yarış bu rota ile Karadeniz’den Ege’ye, iki denizi adeta birbirine bağlayacak.


Gençlik ve Spor Bakanlığı izni, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) desteğiyle düzenlenen dünyanın en büyük ve zorlu rally raid yarışlarından TransAnatolia, 2-9 Eylül tarihlerinde Samsun-İzmir arasında yaklaşık 2.300 km’lik bir rotada düzenlenecek.


TransAnatolia’nın 13.yılındaki yarış rotası Cumhuriyet’in 100. yılına yakışır nitelikte çok özel bir ruhla oluşturuldu. 2 Eylül’de Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı’nı verdiği, milli mücadelenin başlatıldığı Samsun’dan start alacak yarış, İzmir’in kurtuluş günü olan 9 Eylül’de İzmir’de son bulacak.



Yarış toplam 17 il sınırından geçecek


Startı Samsun’da alacak yarışçılar, sırasıyla Amasya, Tokat, Sivas, Yozgat, Kayseri, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Konya, Ankara, Eskişehir, Afyonkarahisar, Uşak, Kütahya, Manisa il sınırlarından geçerek İzmir’de sona erecek.



Büyükpınar: "27 farklı ülkeden binin üzerinde yarışmacıyı ağırladık"


TransAnatolia Genel Koordinatörü Burak Büyükpınar, “Motor sporlarına ilgi tüm dünyada gitgide artıyor. Türkiye’de bu artış dünya ortalamasından daha yüksek. Yapılan istatistiklere göre Türkiye’de geçen yıla göre ilgi yüzde 44 arttı. Bunu katılımcı sayılarımızın artışından da net olarak görebiliyoruz. Uluslararası bilinirliğimizin günden güne arttığı TransAnatolia’da, sunduğumuz yüksek standartlarla uzun yarışlara hazırlanmayı hedefleyen üst düzey sporcuların beklentilerini karşılarken amatörlerin de yeteneklerini geliştirebilmelerine imkan veriyoruz” dedi.


Türkiye’de Rally Raid veya Cross Country yarışlarının motor sporları dünyasında yeteri kadar bilinmediği ve yurt dışı kaynaklı yarış organizasyonlarının Türkiye etaplarına katılan Türk yarışçıların sayısının oldukça az olduğu bir dönemden bugünlere geldiklerini belirten Büyükpınar, “TransAnatolia bugün, uzun yıllar motor sporlarının içinde olan ve bu işe gönül veren bir ekibin, doğayı, macerayı ve sporu tek yarışta toplamayı başardığı, 27 farklı ülkeden binin üzerinde yarışmacının Türkiye’nin eşsiz coğrafyasında ağırlandığı büyük bir yarış organizasyonu olarak on üçüncü yılına ulaştı” şeklinde konuştu.



TransAnatolia’dan ülke tanıtımına katkı


Yarışmacılara unutulmaz bir deneyim yaşatan TransAnatolia, aynı zamanda Türkiye’nin eşsiz ve saklı güzelliklerini buluşturarak Türkiye’nin tanıtımına önemli katkılar sağlıyor. Yarışmacılar, bu yıl yarış kapsamında Cumhuriyetin 100. yılı nedeniyle Türkiye’nin en değerli rotalarına götürülecek.


Geçtiğimiz yıl 2 bin 500 km’lik rotasıyla 20 Ağustos’ta Hatay’dan start alan yarış, 27 Ağustos’ta Eskişehir’de sona ermişti. Depremde çok büyük yara alan Hatay, Türk motorsporları tarihinde ilk kez bir yarışa ev sahipliği yapmış ve yarışın startı Hatay Expo alanından verilmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakarya’nın 100 yaşındaki dönercisi 84 yıldır mesleğini sürdürüyor Sakarya’da yaşayan 100 yaşındaki Ömer Oğur, 84 yıldır sürdürdüğü dönercilik mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor. Yaklaşık 50 yıldır oğluyla birlikte çalışan Oğur, her hafta cuma günleri dükkanına gelerek mesleki tecrübelerini aktarmaya devam ediyor. Sakarya’da ikamet eden asırlık çınar Ömer Oğur, meslek hayatına 1956 yılında başladığı lokantada halen aktif olarak yer alıyor. 80 yılı aşkın süredir dönercilik yapan Oğur, her cuma günü dükkanına gelerek işleyişi kontrol ediyor. Mesleğe olan bağlılığını dile getiren Oğur, 1976 yılından itibaren yetiştirdiği oğlunun ismini yaşatacağını ifade etti. "İşimi kontrol etmek için geliyorum" Meslek hayatına dair bilgiler veren Ömer Oğur, "1956 yılında bu lokantada çalışmaya başladım. O zamandan beri hala çalışıyorum. 80 yıldır dönercilik yapıyorum. İşimi kontrol ediyorum, onun için geliyorum. 76 yılından sonra oğlumu yetiştirdim. O da çok güzel çalışıyor ve çok güzel döner yapıyor. Benim ismimi yaşatacak" dedi. "Hala işine sahip çıkıyor" Babasının yanında 15 yaşında komi olarak işe başlayan ve 49 yıldır birlikte çalışan Metin Oğur, mesleğin inceliklerini babasından öğrendiğini belirtti. Babasının halen işine sahip çıktığını vurgulayan Metin Oğur, "Ben 15 yaşından beri bu işin başındayım ama ilk başlangıçta dışarıya yemek taşıyıp komilik mesleğine başladım. Sonra kasaya oturdum, hesap ve para işlerine baktım. Ondan sonra babam et almanın inceliklerini öğretti. Bu dönercilik mesleğini babamdan öğrendim. Babamın 80 yıllık bu işini devam ettirmek beni çok mutlu ediyor. Her akşam gittiğim zaman ’işler nasıl’ diye sorar, yani hala işine sahip çıkıyor" diye konuştu.
Konya Bozkır’da 13 dönümlük alanda dev ağaçlandırma projesi Konya’nın Bozkır ilçesinde Dedi bölgesinde bulunan 13 dönümlük arazi ağaçlandırılmak üzere hazır hale getirildi. Söz konusu bölge, fidanların korunması amacıyla tel örgülerle çevrelendi. Proje kapsamında işlevsel hale getirilen bu alanların geçmişi dikkat çekiyor. Yaklaşık 70-80 yıl önce tarım ve ekim dikim faaliyetlerinde kullanılan ancak aradan geçen sürede atıl kalarak kullanılmayan araziler, Mehmet Gün tarafından satın alınarak yeniden topluma kazandırıldı. Bu adım ile terk edilmiş araziler, tekrar yeşil birer vaha haline getiriliyor. Daha önce Dikilitaş Yaylasında ormanlık alan oluşturan ve Aygırpınarı bölgesine üç bin adet ıhlamur ağacı eken Mehmet Gün, bölgedeki yeşillendirme çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Çocukluğunun geçtiği topraklarda yürütülen bu yeni çalışmada ağırlıklı olarak ladin ve sedir fidanları tercih ediliyor. Projenin temel amacı, bölgenin bitki örtüsünü zenginleştirerek kuşlar, arılar ve diğer canlılar için doğal bir yaşam alanı oluşturmak ve ekolojik dengeyi desteklemek olarak açıklandı. Yürütülen çalışmaların sadece fidan dikimiyle sınırlı kalmayacağı, oluşturulan alanların kamera sistemleri ile güvenlik altına alınarak korunacağı belirtildi. Bozkır halkı tarafından memnuniyetle karşılanan bu çalışmaların, gelecekte farklı bölgelerde de devam etmesi planlanıyor. Proje hakkında bilgi veren Şeref Güven, "Almış olduğumuz bölgeleri tellerle koruma altına alıyoruz. Koruma altına aldıktan sonra çoğunluğu Ladin ve Sedir olmak üzere ağaçlandırmaya başladık. İlk proje olarak Mehmet Bey Dikilitaş yaylasında bir ormanlık oluşturdu. Biz akabinde 2-3 yıl önce Aygırpınar bölgesine de 3 bin ıhlamur ağacı ekmiştik. Biz bunun bakımını daha iyi üstlenmek adına Dedi bölgesinden kendisinin de çocukluğunun geçtiği bölgeden şu an gördüğünüz alan 13 bin metrekare hemen hemen bir fidanı biz şu an toprakla buluşturuyoruz. Mehmet Bey’in amacı memleketinin olabildiğince gücünün yettiği kadar ağaçlandırıp, yeşillendirmek. Ağaç, kuşlar, arılar, çiçek ve böceklerin yetişmesi ekolojik dengenin daha güzel bir şekilde devam etmesidir. Biz bu bölgeyle gördüğünüz gibi arkadaşlar yardımcı oluyorlar. Şu an fidanlarımızı dikiyoruz. Bundan sonra da dikmeye devam edeceğiz. Bu kapsamda biz Mehmet Bey’e hem hemşerisi olarak hem bir köylüleri olarak kendisine bir teşekkürü borç biliyoruz. Bu projeler devam edecek" diye konuştu.