GÜNDEM - 26 Mart 2026 Perşembe 10:22

TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli

A
A
A
TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli

Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV), akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "akran nezaketi" yaklaşımını gündeme taşıdı.


TÜRGEV, akran zorbalığıyla mücadelede ahlak ve edep temelli davranış anlayışını esas alan "akran nezaketi" modelini devreye aldı. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre zorbalık vakalarının yaklaşık yüzde 40’ı dijital ortamlarda gerçekleşiyor. Uzmanlar, dışlama, yok sayma ve görmezden gelme gibi örtük davranışların fiziksel zorbalık kadar yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti.



Ahlak ve edep temelli davranış anlayışı


Bu kapsamda TÜRGEV, "Zorbalığı Engelle" projesi kapsamında zorbalığı önlemenin ötesinde ahlak ve edep temelli davranış anlayışını güçlendirmeyi hedefledi. Gençler arasında erdemli davranış ve güzel ahlak ikliminin yaygınlaştırılmasının zorbalıkla mücadelede kalıcı çözümün temel şartı olduğu vurgulandı. Proje kapsamında öğrencilere empati ve iletişim becerileri eğitimleri verildi, dijital ortamlarda sorumlu davranış rehberleri hazırlandı, okul ve yurtlarda kapsayıcı iletişim pratikleri ile akran liderliği uygulamaları hayata geçirildi. Merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünün tüm bu çalışmaların ortak paydası olduğu belirtildi.



Yıllara yayılan deneyim, ölçülebilir etki


Proje kapsamında bugüne kadar bin 813 öğrenciye yüz yüze eğitim verilirken 625 kişi seminerlere katıldı; 77 eğitimciye özel programlar düzenlendi. Toplamda 2 bin 515 kişiye doğrudan ulaşılırken, dijital alanda hazırlanan içerikler 4 milyon 900 bin video görüntülenmesine ulaşırken sosyal medya üzerinden yaklaşık 30 bin takipçiye ulaştı.



Yılmaz: "Nezaketi toplumsal reflekse dönüştürmek hedefimiz"


TÜRGEV Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Akıncı Yılmaz, akran zorbalığının toplumsal boyutuna dikkat çekerek kalıcı çözümün değer temelli bir yaklaşımla mümkün olacağını vurguladı. Yılmaz, "Gençler arasında ihsan ve güzel ahlak bilincini güçlendirmeden güvenli ve kapsayıcı bir sosyal ortam inşa etmek mümkün değil. Bizler, merhamet, saygı ve edep üzerine kurulu davranış kültürünü yaygınlaştırmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Akran nezaketi yaklaşımıyla asıl hedefimiz, gençler arasında iyilik ve nezaket eksenli bir ahlak kültürünü toplumsal bir reflekse dönüştürmektir" dedi.



Büyükçorak: "Saygı norm olunca zorbalık marjinalleşir"


İbn Haldun Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Araştırma ve Uygulama Merkezi (REDAM) Koordinatörü ve Klinik Psikolog Mehmet Büyükçorak, TÜRGEV’in yaklaşımının uluslararası literatürde giderek önem kazanan değer odaklı ve güç temelli müdahale çerçeveleriyle örtüştüğünü belirterek modelin bilimsel zeminini değerlendirdi. Büyükçorak, "Akılda tutulması gereken temel nokta şu: zorbalığı azaltmanın en sürdürülebilir yolu nezaketi artırmaktır. Bir sosyal ortamda nezaket ve saygı norm haline geldiğinde, zorbalık davranışları kendiliğinden marjinalleşir" diye konuştu. Büyükçorak, ergenlik döneminde akran etkisinin yetişkin otoritelerinden çok daha belirleyici olduğunu hatırlatarak akran liderliği uygulamalarının davranış değişikliğini yukarıdan aşağıya dayatmak yerine yatay ilişkiler üzerinden yaygınlaştırmanın en etkili yolu olduğunu vurguladı.



Dijital dünya da merhamete muhtaç


Büyükçorak, siber zorbalığın mekan ve zaman sınırlarını aşarak gençlerin gündelik yaşamının sürekli bir parçası haline geldiğine dikkat çekti. TÜRGEV’in dijital alanı bir "karakter gelişimi sahası" olarak yeniden tanımlamasını kıymetli bir yaklaşım olarak değerlendiren Büyükçorak, bu yaklaşımın yalnızca riskleri azaltmakla kalmadığını, gençlere dijital ortamlarda sorumluluk ve empatik iletişim becerileri kazandırma potansiyeli taşıdığını ifade etti.


TÜRGEV yetkilileri, aileden okula, dijital platformlardan medyaya kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak bir dil benimsemesinin akran nezaketinin yaygınlaşması açısından belirleyici olduğunu bildirdi.



TÜRGEV’den akran zorbalığına karşı "akran nezaketi" modeli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bu ilçede evlenecek çiftlere 20 bin TL maddi destek SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını açıkladı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sosyal belediyecilik alanında fark oluşturan desteklerle ailelerin, öğrencilerin ve evlenmek üzere yola çıkan çiftlerin yanında olmayı sürdürdüklerini ifade etti. Güçlü aile, güçlü toplum anlayışıyla evlenecek olan genç çiftler için yeni destek programlarını uygulamaya almaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını belirtti. Canik’te evlenecek olan çiftlere ayrıca nikâh ücret desteği ve ev eşyası desteğinde bulunduklarını da hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde evlenecek olan çiftlerimize 20 bin TL destek sağlıyoruz" dedi. Belediye tarafından evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağlanması ve çiftlere evlilik öncesi aile okulu eğitimi verilmesine dair iş birliği protokolü Canik Kaymakamı Şeref Aydın ve Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı tarafından imzalandı. Aile kurumunun önemi konusunda toplumsal bilinç oluşmasına yönelik adımlar attıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, evlilik hazırlığında olan çiftlere yönelik destek programlarını kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini ifade ederek, ayrıca şunları söyledi: "Canik’imizde sosyal belediyecilik alanında örnek projeleri hayata geçiriyor, ailelerimizin ve aile kurumu oluşturmak üzere yola çıkan gençlerimizin bütçelerine destek olmaya devam ediyoruz. Canik’imizde evlenecek olan dar gelirli çiftlerimize 20 bin Türk lirası destek sağlıyoruz. Destek programımız çerçevesinde ayrıca çiftlerimizi evlilik öncesi aile okulu eğitimiyle buluşturacağız. 20 bin Türk lirası destek programımızla birlikte evlenecek olan çiftlerimizin nikâh işlemlerini tamamen ücretsiz bir şekilde gerçekleştirmeye, ayrıca dar gelirli çiftlerimize ev eşyası desteği sağlamaya devam ediyoruz. Canik’imizde sosyal belediyecilikte farkındalık olan projelerimizle ailelerimizin ve evlenecek olan çiftlerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz."
Kars Sarıkamış’ta Orman Haftası etkinliği Sarıkamış Orman İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, beraberinde orman şefleri ile birlikte 2026 Orman Haftası kapsamında Kaymakam Enis Aslantatar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, ormanların korunması, sürdürülebilir yönetimi ve çevre bilincinin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kaymakam Enis Aslantatar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, orman teşkilatının doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını ifade etti. Özverili çalışmalarından dolayı İşletme Müdürü Şener Arifoğulları ve beraberindeki orman şeflerine teşekkür eden Aslantatar, özellikle Orman Haftası’nın toplumda çevre bilincinin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ziyaret sırasında İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, Sarıkamış bölgesinde yürütülen ağaçlandırma faaliyetleri, ormanların korunmasına yönelik denetimler ve sürdürülebilir ormancılık projeleri hakkında Kaymakam Aslantatar’a bilgi verdi. Ayrıca, yangın önleme çalışmaları ve vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü aktarıldı. Ziyaretin ardından Kaymakam Enis Aslantatar, Sarıkamış Orman İşletme Müdürlüğü personeli Sedat Özbilen’e, görevinde göstermiş olduğu gayretli ve başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Tören, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Muğla Tarihi yel değirmenleri için fikir projesi yarışması başladı Bodrum Belediyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği iş birliğiyle ilçenin simge mekanlarından Değirmenburnu’nda yer alan tarihi yel değirmenlerini geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" başladı. Toplam 5,5 milyon TL ödül havuzuna sahip olan ulusal yarışma, alanın tarihi dokusunu koruyarak çağdaş ve yenilikçi fikirler üretilmesini hedefliyor. Bodrum’un silüet hattında yer alan, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsündeki Değirmenburnu bölgesi için hazırlanan fikir projesi yarışmasının takvimi netleşti ve süreç resmen başladı. TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği desteğiyle tek kademeli, serbest ve ulusal çapta düzenlenen yarışma; tarihi mirası korurken "yerin ruhunu" yansıtacak, peyzaj bütünlüğünü ve kamusal kullanım potansiyelini ön planda tutacak çağdaş çözümler arıyor. Kültürel peyzaj alanı olarak tanımlanan bölgedeki yel değirmenleri ve sarnıç gibi koruma konusu yapı unsurlarını odağına alan yarışma; mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarlarının yenilikçi projelerine sahne olacak. Yarışmacılardan, koruma statüsü yüksek olan bu özel alana hassasiyetle yaklaşarak hem doğayı koruyan hem de Bodrum’un şehir yaşamına değer katacak fikirler geliştirmeleri bekleniyor. TMMOB’a bağlı odalara kayıtlı mimar, şehir plancısı veya peyzaj mimarlarının bireysel veya ekip olarak katılabileceği fikir yarışmasında, dereceye giren güçlü projeler için toplam 5,5 milyon TL ödül dağıtılacak.