TEKNOLOJİ - 17 Ekim 2025 Cuma 13:29

’’Türkiye, 5G’yi Turkcell gücüyle yaşayacak’’

A
A
A
’’Türkiye, 5G’yi Turkcell gücüyle yaşayacak’’

Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğu için tarihi bir eşik olan 5G yetkilendirme ihalesi sonucunda, Turkcell lider operatör oldu. Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şirketin 5G vizyonunu ve hazırlıklarını paylaştığı basın toplantısında, "2016’da çıktığımız 5G yolculuğumuzda çok anlamlı bir günü yaşıyoruz. 5G ihalesinde en güçlü kapsama ve frekans bantlarını aldık. Üretimden eğitime, ulaşımdan sağlığa kadar, her alanda yeni bir çağın eşiğindeyiz. 5G, tüm sektörlerde ve sosyal hayatta köklü bir dönüşümü tetikleyecek. Şirket olarak bu teknolojiyi ülkemizin dört bir yanına taşıyacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. En hızlı, en güçlü ve en kapsamlı 5G’yi ülkemize sunmak için hazırız. Türkiye, 5G deneyimini Turkcell gücünde yaşayacak" dedi.



Türkiye’nin dijital geleceğinde yeni bir sayfa açıldı. 16 Ekim’de gerçekleştirilen 5G yetkilendirme ihalesinde Turkcell, 1 milyar 224 milyon dolar teklif karşılığında toplamda 160 MHz ile en geniş frekans bandının sahibi oldu.


Turkcell’den 5 ayrı paket için toplam 1 milyar 224 milyon dolar


Turkcell 5G ihalesi kapsamında, A1 soyut paketini 429 milyon dolar, B1 soyut paketini 214 milyon dolar, B4 soyut paketini 187 milyon dolar, B5 soyut paketini 186 milyon dolar, B6 soyut paketini ise 208 milyon dolar bedelle satın aldı. Böylece şirket ihale kapsamında teknik olarak satın alabileceği paketlerin tamamı olan 5 ayrı frekans paketinin kullanım hakkını kazandı.


Şirketin 5G ihalesinde en güçlü kapsama ve frekans bantlarını alarak, lider operatör kimliğini koruduğunu ifade eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, şirketin 5G vizyonunu ve hazırlıklarını bir basın toplantısı ile paylaştı.


"5G gibi dönüştürücü bir teknolojiyi ülkemizin her köşesine taşıyacağız"


Turkcell’in frekans bantları için 1 milyar 224 milyon dolar ödeyeceğini ifade eden Dr. Ali Taha Koç, şu mesajları verdi: "16 Ekim tarihi ülkemizin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir adımı simgeliyor. Ankara’da gerçekleşen 5G yetkilendirme ihalesi sonucunda, en güçlü kapsama ve frekans bantlarını alarak, lider kimliğimizi bir kez daha perçinlemiş olduk.


5G yalnızca yüksek hız değil; düşük gecikme, yüksek kapasite, yazılım tabanlı mimari ve yapay zekâ destekli ağ yönetimiyle iletişimin doğasını değiştirecek bir devrim. 4.5G’de 30-40 milisaniye olan gecikme süreleri, 5G’de 1-5 milisaniyelere düşüyor. Bu fark uzaktan cerrahi, otonom araçlar gibi kritik uygulamaları mümkün kılıyor. 4.5G bir kilometrekarede binlerce cihazı desteklerken, 5G’de 1 milyona kadar cihaz aynı anda bağlanabiliyor. Bu da nesnelerin interneti çağının altyapısı anlamına geliyor. Şirket olarak böylesine dönüştürücü bir teknolojiyi ülkemizin her köşesine taşıyacak olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz."


"Hem geniş kapsama hem de yüksek hız ve kapasiteyi aynı anda sunacağız"


Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç, ihalede şirketin aldığı frekans paketlerini de değerlendirdi: "İhale sonucunda aldığımız 700 MHz’lik paketin en önemli avantajı geniş kapsama sağlaması. Özellikle kırsal bölgelerde ve kapalı alanlarda sinyalin daha iyi yayılmasını sağlıyor. Daha geniş alanları kapsamayı mümkün kılıyor. 3.5 GHz ise yüksek frekanslı bandımız. Yüksek kapasite ve hız sunuyor. Özellikle şehir merkezlerinde ve mobil veri trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hızlar için kritik öneme sahip. Şirket olarak bu iki bandı birlikte kullanarak hem geniş kapsama hem de yüksek hız ve kapasiteyi aynı anda sunacağız. 4.5G’de attığımız doğru adımlar bugün bizi 5G’ye bu denli güçlü bir başlangıç yapma noktasına getirdi. Türkiye’nin 81 ilinde Turkcell gücünde 5G deneyimi sunmaya hazırız."


"Türkiye, en kaliteli ve en güçlü 5G deneyimini Turkcell farkıyla yaşayacak"


Şirketin bugüne kadar Türkiye’ye 30 milyar dolardan fazla yatırım yaptığını hatırlatan Koç şöyle dedi: "5G’ye geçiş için hazırlıklarımız 2016’dan bu yana büyük hızla devam ediyor. 5G’nin küresel standartlarını belirleyen uluslararası kuruluşlarda aktif görev üstlendik. 2018’de Türkiye’de ilk 5G testini yaptık. Uzun yıllardır örnek saha uygulamalarıyla 5G’yi gerçek ortamlarda test ediyoruz. 2020’den bu yana şebekemizi modernize ediyor, yazılım tabanlı altyapıya geçişi hızlandırıyoruz. Finansal hazırlıklar kapsamında ise 5G yatırımları için şirket tarihinin en büyük tahvil ihracını gerçekleştirdik. Global ve ulusal markalarla stratejik iş birliklerine imza attık. Uluslararası finansman kaynaklarımızla bu dönemin tüm gerekliliklerini karşılayacak güçteyiz. Son 10 yılda yaptığımız yatırımlarla, Türkiye’nin en geniş kapsama alanına, en yüksek mobil hızlarına ve en güçlü altyapısına ulaştık. Bugün şebekemizin büyük bölümü, 5G’ye hazır durumda."


Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in 5G döneminde sürdürülebilirlik ve güvenlik konularında yürüttüğü çalışmalar hakkında da şu bilgileri verdi: "Bu kadar güçlü ve güvenli bir altyapıyı kurarken, bir diğer önemli sorumluluğumuzun da verimlilik ve sürdürülebilirlik olduğunun bilincindeyiz. Akıllı, yazılım tabanlı yönetimi sayesinde, aynı miktarda veriyi çok daha düşük enerji ile taşıyabiliyoruz. Yapay zekâ destekli optimizasyon sistemleri, şebekedeki trafiği gerçek zamanlı izleyip baz istasyonlarını çok daha dinamik şekilde yönetiyor. Yoğun olmayan saatlerde kapasite otomatik olarak düşürülüyor, böylece gereksiz enerji tüketimi önleniyor. Biz şirket olarak bu dönüşümü ‘Daha fazla bit, daha az watt’ felsefemizle destekliyoruz.


2026 sonuna kadar yaklaşık 240 milyon dolarlık güneş enerjisi santrali (GES) yatırımımız tamamlanmış olacak. Ankara, Uşak, Van ve Yozgat’taki güneş santrallerimiz şu an faaliyette; yenileri de yolda. Hedefimiz; dijitalde olduğu gibi, enerjide de kendi kendine yeten bir Turkcell.


Bir diğer odak noktamız da güvenlik. Milyarlarca cihazın, sensörün, sistemin aynı anda veri alışverişi yaptığı bu dönemde, güvenlik artık bir seçenek değil, zorunluluk. 5G’nin güvenlik mimarisi; önceki nesillere göre çok daha katmanlı, esnek ve akıllı. En önemlisi ağın her katmanında özel güvenlik önlemleri almak mümkün. Bu da uçtan uca denetlenebilirlik ve tam kontrol sağlıyor.


Kısacası sürdürülebilirlik ve güvenlikten asla ödün vermeden, yerli ve milli bileşenleri önceliklendirerek, en kaliteli 5G deneyimini farkımızla yaşatmaya kararlıyız."


"5G çağında da farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz"


Genel Müdür Dr. Ali Taha Koç sözlerini şöyle tamamladı: "Güçlü altyapımız, güvenilir bağlantımız, geniş kapsama alanımız ve gelişmiş teknolojimizle biz 5G’ye hazırız. Amacımız; ülkemizin bu büyük dönüşümüne öncülük ederken, 5G döneminde de hem teknoloji hem hizmet kalitesi anlamında sektördeki liderliğimizi güçlendirerek sürdürmek. Bugüne kadar mobil iletişimin her evresinde öncü olduk. Şimdi aynı kararlılıkla, 5G çağında da farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz."



’’Türkiye, 5G’yi Turkcell gücüyle yaşayacak’’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Kaymakam Dalak, miniklerle aynı sofrada oruç açtı Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Kızılçukur Şehit Ahmet Şılak Ortaokulu’nda düzenlenen iftar programında öğrencilerle bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini aynı sofrada paylaştı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi, öğrencilerin hazırladığı anlamlı bir iftar programıyla taçlandı. Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak ile birlikte Kızılçukur Şehit Ahmet Şılak Ortaokulu öğretmenleri tarafından organize edilen iftar programına katıldı. Yaklaşık 75 öğrencinin yer aldığı programda protokol üyeleri, çocuklarla birlikte oruç açarak Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaştı. Öğrencilerin hazırladığı etkinlikler geceye renk kattı. Programda Hacivat ve Karagöz gösterisi sahnelenirken, öğrenciler tarafından okunan maniler ve edilen dualar duygu dolu anların yaşanmasına vesile oldu. Aynı sofrada buluşmanın mutluluğunu yaşayan öğrenciler ve davetliler, Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma iklimini hep birlikte hissetti. İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak yaptığı açıklamada, "Evlatlarımızın samimiyetle hazırladığı Ramazan programında duygu dolu anlar yaşadık. Hacivat ve Karagöz’ün neşesi, okunan manilerin içtenliği gönüllerimize dokundu. Aynı sofrada edilen dualar, paylaşılan lokmalar birlik ve beraberliğimizin en güzel göstergesi oldu. Rabbim evlatlarımızın yolunu açık, bahtını güzel eylesin; onları hayırlı ve başarılı bireyler olarak yetiştirmeyi nasip etsin." dedi. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile buluştu TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile iftar yemeğinde bir araya geldi. Kurtulmuş yaptığı konuşmada, Gazze’den başlayarak en uzak ücra köşelere kadar maalesef Müslümanların zorluklarla baskılarla, zulümlerle ve hatta büyük yokluklarla sofralarında iftarı açtığını belirterek, "Her gün karşılaştığımız krizler daha sistematik krizler yumağı haline gelecek ve kaoslarla dolu hatta kaosların yönetilmesine doğru dünyanın gideceği bir sürecin içerisindeyiz. Bu sürecin başında olduğumuzu ifade etmek lazım. Öncelikle şunu görüyoruz ki dünyada şimdiye kadar var olan uluslararası sistemin önce kurumları hak ile yeksan oldu. Hiçbir uluslararası kurumun işe yaramadığı, hiçbir uluslararası kurumun kendi görevi olan alanlarda sorun çözme kabiliyetinin artık kalmadığı ayan beyan ortadadır. Amerika İsrail İran’a saldırıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu toplanıyor. Toplandı mı? Toplanmadı mı? Dünya bundan haberi bile haberi yoktur. Toplansa ne? Toplanmasa ne? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aslında hiçbir anlam ifade etmediği sadece kağıt üzerinde bir kurumdan ibaret olduğu her geçen gün maalesef bunları söylerken üzülerek söylüyorum. Maalesef bunların hepsi kağıt üzerinde birer kurum hallediliyor" ifadelerini kullandı. Ulusların egemenliği gibi bütün insanların daha doğrusu uluslararası camianın en temel kurallarından birisi olan kural yerle bir edildiğini kaydeden Kurtulmuş, "Hiçbir ulusun egemenliği söz konusu değildir. Gücü olan, bombası olan, silahı olan ve kural tanımıyorum diyecek kadar cesareti olan varsa çıkıyor ve herhangi bir ülkenin egemenlik haklarını ihlal ediyor. Yakın çevremizde onlarca ülkenin egemenlik haklarının ihlal edildiğini görmüş olduk. Daha geçenlerde Venezuela’da devlet başkanı eşiyle birlikte gece evinden alınıyor. Başka bir ülkeye hapishaneye atılıyor. Ulusların egemenliği, insan hakları temel değerler gibi temel birlik insanlığı şimdiye kadar biriktirdiği uluslararası camianın bütün kuralları da yerle bir olmuş vaziyettedir. Şimdi üçüncü seviyeye gelmiştir sıra. Üçüncü seviyede de uluslararası ilişkilerin genel kabul görmüş olan terminolojisi yerle bir edilmek üzeredir. Hatta yerle bir edilmiştir" şeklinde konuştu. "Mesela orantılılık kavramı hepimizin bildiği uluslararası alanda karşılıklı çatışmada kullanılan bir terimdir. Yani birisiyle savaşıyorsan onunla savaşırken bile orantılı bir savaşın olması kabul edilir uluslararası hukuk bakımında. Ama şimdi orantılılık özellikle İsrail ve Amerika’nın elinde istediğinin üstüne istediği şekilde bombalara atabilmek, yıkım, katliam ve soykırımın yaldızlı sözleri olarak ortada duruyor" diyen Kurtulmuş şöyle konuştu: "Bir başka temel mesele insani ara kavramıdır. Özellikle Gazze’deki sözde barış sırasında bunu çok gördük. İnsani ara savaşın devam ettiği noktada her iki tarafta anlaşıp üç gün, beş gün, on gün neyse bir ara verelim yaralarımızı saralım cenazeleri kaldıralım. Meşru müdafaa uluslararası hukukta bir haktır. Ama bu meşru müdafaanın nasıl ne şekilde kullanılacağı da uluslararası hukuk tarafından kullanılabilir. Son İran saldırısı sırasında yeni bir kavram da kullanıma sokulmuş. O kavram da değersizleştirilerek uluslararası literatürden artık çıkartılmaya başlanmıştır. O da önleyici saldırı kavramıdır. Önleyici saldırı bir ülkenin başka bir ülkeye ya da ülkelere çok sabit kesin delillerle ve tatmin edici bir takım bilgilerle istihbarat bilgileriyle yıkıcı bir saldırıda bulunacağının kabul edilmesi, tespit edilmesi üzerine onlar saldırmadan gerçekleştirmek için kullanılan bir kavramdır." Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na değinerek, "İlk başta baktığınız zaman oldukça zor bir süreç. Parlamentodaki bütün siyasi partilerin biri hariç hepsi komisyonda yer aldı. Komisyondaki partilerin her birisinin bu konuyla ilgili farklı kanaatleri vardı. Muazzam bir demokratik olgunlukla ve büyük bir fikri müzakere gücüyle burada Türkiye toplumunun farklı kesimleri dinlendi. Son derece verimli, son derece demokrat, son derece açık ilerleyen bir süreç oldu. Ve sonunda bütün siyasi partilerimizin uzlaştığı bir metin ortaya çıktı. Tabii ki siyasi partilerin kendi görüşleri var. Bunları da bu metnin arkasında ek olarak deklare ettiler. Böylece katılan her parti kendi esas duruşunu gösteren siyasi duruş belgesini ilan etmiş oldu. Ama biz bu konuda terörsüz Türkiye meselesinde partiler olarak ittifak ediyoruz diyerek neredeyse oy birliğiyle oy veren 50 milletvekilinden 47 arkadaşımızın kabul oyuyla rapor kabul edilmiş oldu. Bu rapor tabii ki son değildir. Bu rapor Türkiye’nin Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en zor sorunu olan bu meselenin çözülebilmesi için ortaya konulmuş bir yol haritasıdır. İnşallah o yol haritasında dile getirilen konular en kısa süre içerisinde gerçekleştirilir" dedi.
İstanbul Ziraat Türkiye Kupası: Beşiktaş: 3 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 4. ve son haftasında Beşiktaş, Çaykur Rizespor’u konuk ediyor. Mücadelenin ilk yarısı siyah-beyazlı ekibin 3-0 üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 22. dakikada sol kanattan Emrecan Bulut’un yaptığı ortada altıpasın sağ tarafından Pierrot’un kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Ersin Destanoğlu’nda kaldı. 27. dakikada Agbadou’nun pasında kendi yarı alanından topla ilerleyen Murillo’nun ceza sahası dışı sağ çaprazdan yakın köşeye yaptığı vuruşta üst direğe de çarpan meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 29. dakikada Pierrot’un pasında Augusto, topu sürüp ceza yayı sağ tarafından yaptığı vuruşta savunmaya da çarpan top direkten oyun alanına geri döndü. 38. dakikada sağ kanattan Rashica’nın içeri çevirdiği topu önüne alan Salih Uçan, sağ çaprazdan yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 42. dakikada Orkun Kökçü’nün ceza sahası dışı sol çaprazdan yaptığı vuruşta kaleci Erdem Canpolat’ın sektirdiği topa altıpas üzerinde Hyeon-Gyu Oh’un yaptığı vuruşta meşin yuvarlak filelere gitti. 3-0 Stat: Tüpraş Hakemler: Kadir Sağlam, Kerem Ersoy, Bilal Gölen Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Murillo, Djalo, Agbadou, Yasin Özcan, Ndidi, Salih Uçan, Rashica, Orkun Kökçü, Olaitan, Hyeon-Gyu Oh Yedekler: Vasquez, Cengiz Ündere, Uduokhai, Kartal Kayra Yılmaz, Cerny, Asllani, Gökhan Sazdağı, Jota, Rıdvan Yılmaz, Mustafa Hekimoğlu Teknik Direktör: Sergen Yalçın Çaykur Rizespor: Erdem Canpolat, Taha Şahin, Mocsi, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Papanikolaou, Augusto, Buljubasic, Emrecan Bulut, Zeqiri, Pierrot Yedekler: Efe Doğan, Mihaila, Ali Sowe, Olawoyin, Halil Dervişoğlu, Taylan Antalyalı, Mebude, Laçi, Sagnan, Mithat Pala Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Murillo (dk. 27), Salih Uçan (dk. 38), Hyeon-Gyu Oh (dk. 42) (Beşiktaş)
Yozgat Fatih Erbakan Yozgat’ta vatandaşlarla iftar sofrasında buluştu Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Yozgat Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel iftar programına katıldı. Yozgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen iftar organizasyonuna katılan Erbakan, vatandaşlarla selamlaştı ve Ramazan aylarını tebrik etti. İftarın ardından bir konuşma yapan Fatih Erbakan, Ramazan ayının manevi ikliminin tüm Türkiye’ye huzur getirmesini temenni etti. İftar programının ardından Erbakan ve beraberindeki heyet, Yozgat’ın tarihi mekanlarından biri olan Kayyumzade Konağı’na geçti. Erbakan, partili kurmayları, yerel yönetim temsilcileri ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Güncel gelişmelere değinen Erbakan, bu Ramazan ayının ve bayramın zulümlerden kurtuluşa vesile olması temennisinde bulundu. "İran’a yönelik olan bu saldırıları şiddetle kınıyoruz" İran’a karşı gerçekleştirilen saldırıların vahşet niteliğinde olduğunu söyleyen Erbakan, "Komşumuz bir Müslüman ülkeye açık bir Siyonist saldırı, çok büyük bir hainlik ve vahşet sergileniyor. İran’a yönelik olan bu saldırıları en şiddetli bir şekilde kınıyoruz. İşte gerçek yüzlerini İran’da da bir kez daha gösterdiler. 170 tane kız çocuğunu bombardımanda paramparça ederek öldürdüler. İlkokulu hedef alarak gerçek vahşi yüzlerini bir kez daha Amerikan yönetimi ve Siyonizm göstermiş oldu. Tahran’da hastaneleri, hastanelerin yeni doğan ünitelerini hedef alarak zalimliklerini vahşetlerini bir kez daha gösterdiler. Tabi burada asıl mesele İran’dan sonra sıranın Türkiye’de oluşudur. Bunu çok iyi bilmemiz lazım. Amerikalı Emekli Albay Douglas Mc Gregor bir enstitüde yaptığı konuşmada diyor ki ‘İran mutlaka yok edilecek. Arkasından sıra Türkiye’nin yok edilmesine gelecek. Burada kimin ne dediği önemli değildir, İsrail’in ne istediği önemlidir. İsrail Türkiye’nin yok edilmesini istiyor’ diye bu şekilde ifade ediyor" dedi. "İran’dan sonra Türkiye’yi yutmak istiyorlar" Erbakan, "İran’dan sonra Türkiye’yi de yutmak istiyorlar. Bu noktada vefatının 15. yıl dönümünde rahmetli Erbakan hocamızı da rahmetle anıyor hayırla yâd ediyoruz. 90 yılında Birinci Körfez Savaşı çıkacağı sırada Irak’la ilgili müdahale konuları gündeme geldiği sırada dedi ki ‘Bu iş Irak’la bitmez. Irak’tan sonra Suriye, Suriye’den sonra İran, İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek’ dedi. Bugün geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğu ve ne kadar feraset sahibi olduğu ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.