EKONOMİ - 09 Nisan 2026 Perşembe 11:20

"Türkiye finans teknolojilerinde Avrupa’yı geride bıraktı"

A
A
A
"Türkiye finans teknolojilerinde Avrupa’yı geride bıraktı"

Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey millî yazılımın önemini belirterek, "Bankacılık teknolojilerinde güçlü bir yetkinliğe sahibiz. Türkiye’de geliştirdiğimiz çözümleri Avrupa başta olmak üzere farklı pazarlara taşıyoruz" dedi.


OYAK’ın Girişim Sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance, başta finans sektörü olmak üzere farklı endüstrilere sunduğu uçtan uca teknoloji çözümleriyle dikkat çekiyor.


Innovance’in Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, Türkiye’de geliştirdikleri yerli çözümleri Avrupa başta birçok pazara ihraç ettiklerini belirterek, her türlü bankayı sıfırdan hızlı bir şekilde kurabildiklerini söyledi. Yusuf Ürey, Türk mühendislerinin teknoloji alanındaki yetkinliğini ve global ölçekte elde edilen başarılarını değerlendirdi.


Forbes Türkiye’nin "Girişim 2026 Listesi"nde zirvede yer alan Innovance’in vizyonu anlatan Yusuf Ürey, Türkiye’nin özellikle finans teknolojilerinde önemli bir yetkinlik kazandığını ve yerli teknoloji geliştirmenin stratejik bir zorunluluk haline geldiğini bildirdi.


Yusuf Ürey, yüz tanıma sistemlerinden dijital cüzdana kadar tüm süreçlerde dünyanın teknoloji devleriyle yarışan Türk mühendislerinin bankacılık teknolojisi millîleştirerek önemli bir küresel başarıya imza attıklarını dile getirdi.


"Dört farklı banka türünü sıfırdan süratli bir şekilde kurabiliyoruz"


Türk mühendislerinin finans teknolojilerindeki yüksek yetkinliğine dikkat çeken Yusuf Ürey, "Klasik banka, dijital banka, yatırım bankası ve katılım bankasını sıfırdan çok hızlı bir şekilde kurabiliyoruz. Bunu sadece Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde hayata geçirebiliyoruz. Bu bizim önemli rekabet avantajlarımızdan biri" dedi.


Yusuf Ürey, Innovance olarak "Mobil Bankacılık", "ATM", "Çağrı Merkezi", "Yüz Tanıma Sistemleri", "e-Cüzdan" ve "KYC" çözümleri gibi sektörün tüm ihtiyaçlarını kapsayan ve kendi veri tabanı sistemlerini geliştiren bir yapıya sahip olduklarını aktardı.


"Tek Sözleşme modeli ile zamandan ve maliyetten tasarruf sağlıyoruz"


Büyük ölçekli projelerde yaşanan entegrasyon zorluklarına Türk mühendisleri olarak geliştirdikleri inovatif yaklaşımla çözüm getirdiklerini belirten Yusuf Ürey, sektöre kazandırdıkları "Tek Sözleşme" modelini şu sözlerle anlattı: "Geleneksel sistemde büyük projelerde birçok firmanın ürününü entegre etmek gerekiyor. Sözleşme yönetimi uzun ve meşakkatli oluyor. Bir hata çıktığında firmalar arasında sorumluluk paylaşımı zorlaşabiliyor. Biz bu süreci ’Tek Sözleşme’ modeliyle sadeleştiriyoruz. Veri tabanı sistemlerinden temel bankacılığa, dijital kanallardan regülasyon süreçlerine kadar tüm sorumluluğu üstleniyoruz. Müşteri tek bir şirketle muhatap oluyor. Bu modelin en büyük avantajı süre kazandırmasıdır. Süre eşittir maliyet. Müşterimizin harcayacağı parayı azaltıyor, kazanacağı parayı artırıyoruz."


"Türkiye teknoloji üretiminde güçlü bir konumda"


Türkiye’nin yazılım, veri ve güvenlik alanlarında önemli bir gelişim kaydettiğinin altını çizen Yusuf Ürey, Avrupa ile yapılan kıyaslamalarda Türkiye’nin net bir ara farkla önde olduğunu vurguladı.


Ürey, "Hizmet ve servis kalitemiz, teknolojimiz ve bilgi birikimimizle güçlü bir konumdayız. Avrupa’da bazı köklü sistemlerin dönüşümü zaman alırken, Türkiye daha çevik yapısıyla yeni teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor. Bu da uluslararası projelerde önemli bir avantaj sağlıyor" dedi.


Türk girişimcilerin yurt dışındaki sürdürülebilir başarısının sırrını "adaptasyon" olarak tanımlayan Ürey, "Türk insanına her zaman güvenin. Bizim insanımızın inanılmaz yüksek bir adaptasyon kabiliyeti var. Doğa kanunları gereği gittiğiniz yere alışmazsanız başarısız olursunuz; biz bu esnekliğe ve güce sahibiz" diye konuştu.


"Teknolojide dışa bağımlılık, bir millî güvenlik sorunu"


Millî yazılımın öneminin günümüz dünyasında daha net anlaşıldığını belirten Yusuf Ürey, stratejik bağımsızlık konusunda şöyle konuştu: "Devletin kritik birimlerine yaptığımız projelerde yabancı ürünlere olan ihtiyacı azaltıyoruz. Datanızın ve tüm güvenliğinizin size ait olması, yerli ve millî olması büyük önem taşıyor. Küresel gelişmeler, teknolojide dışa bağımlılığın risklerini de daha görünür hale getirdi. Bu nedenle kritik sistemlerde kendi teknolojimizi geliştirmek stratejik bir gereklilik."


"Türkiye’nin teknolojisi Avrupa içlerine yayılıyor"


Almanya’da OYAK Anker Bank’ın teknoloji dönüşümünü başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Yusuf Ürey, burada kazandıkları güçlü Avrupa bankacılık deneyimi sayesinde bugün İtalya, Hollanda ve Almanya’nın farklı bölgelerinde yeni müşteriler kazanarak Türkiye’nin teknoloji ihracatına katkı sağlamayı sürdürdüklerini sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kartepe’de Çepni Mahallesi’ndeki imar uygulamaları tamamlandı Kartepe’de Çepni Mahallesi’nde yürütülen şuyulandırma çalışmaları sonuçlandırılarak hak sahiplerine yeni tapuları verilmeye başlandı. Kartepe Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından, Çepni Mahallesi 45 numaralı (Beşevler mevkisi) düzenleme bölgesinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca devam eden imar uygulaması tamamlandı. Kadastro kontrolleri ve tapu tescil işlemlerinin yapılmasıyla kesinleşen 70 hektarlık alandaki çalışmayla, bölgedeki uzun süreli yol ve mülkiyet problemleri de çözüme kavuşturuldu. Şuyulandırma neticesinde bölgeye; 346 konut parseli ile birer adet kültür tesisi, anaokulu, ilkokul, dini tesis, belediye hizmet alanı, pazar alanı, trafo ve mezarlık alanı parseli kazandırıldı. Ayrıca yeşil ve sosyal donatı alanları kapsamında 3 park, 3 çocuk bahçesi, 2 açık spor tesisi ve 1 oyun alanı parseli oluşturuldu. Hak sahiplerinin, şuyulandırma sonrası oluşan yeni tapularını Kartepe Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü İmar Uygulama Biriminden kimlik ibraz ederek teslim alabilecekleri bildirildi. İlçe genelinde çalışmalar sürüyor Öte yandan Kartepe genelinde imar uygulamalarının aralıksız devam ettiği belirtildi. Bu kapsamda, Suadiye 48 (Kestanelik mevkisi) numaralı düzenleme bölgesinde şuyulandırma çalışmalarının ilk askı süreci tamamlanırken, Suadiye 50 (Harmanlık mevkisi) ve Şevkatiye 49 numaralı düzenleme bölgelerinde ise ihalelerin sonuçlandırılarak yer teslimlerinin gerçekleştirildiği kaydedildi.
Ankara Tarım ve Orman Bakanlığından Kars’taki mera kullanımının yasaklandığı iddialarına yalanlama Tarım ve Orman Bakanlığı, Kars’ın Ani köyünde mera kullanımının yasaklandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, resmi sosyal medya hesabından bazı basın yayın organları ve sosyal medya paylaşımlarında yer alan, Kars’ın Ani köyünde mera kullanımının yasaklandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakanlık, tüm illerde olduğu gibi Kars’ta da meraların kullanımının belirli bir takvim çerçevesinde yürütüldüğünü ve 10 Nisan tarihinde başladığını açıkladı. Aynı zamanda Bakanlık, daha erken tarihte meraya çıkılmamasının meraların korunması, otların yeterli seviyeye ulaşması ve hayvancılığın sürdürülebilir şekilde devam edebilmesinden kaynaklı olduğunu vurguladı. "Kars’ın Ani köyünde mera kullanımının yasaklandığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır" Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bazı basın yayın organları ve sosyal medya paylaşımlarında yer alan, Kars’ın Ani köyünde mera kullanımının yasaklandığına dair iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu durum bir ‘mera yasağı’ değildir. 4342 sayılı Mera Kanunu gereği, ülkemizin tüm illerinde olduğu gibi Kars’ta da meraların kullanımı belirli bir takvim çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda, Kars’ta 2026 yılı otlatma sezonu 10 Nisan tarihinde başlamaktadır. Bu tarihten önce meraya çıkılmamasının nedeni; meraların korunması, otların yeterli seviyeye ulaşması ve hayvancılığın sürdürülebilir şekilde devam edebilmesidir. Belirtilen tarihlerden önce meralarda otlatma yapılması meraların vejetasyon yapısının bozulmasına ve ot veriminin azalmasına sebep olmaktadır. Bakanlık olarak yetiştiricilerimizin bu süreçte mağduriyet yaşamaması için, Ani köyü sınırları içerisinde bulunan bir alan 1 Kasım 2025 - 10 Nisan 2026 tarihleri arasında kışlak olarak kullanıma açılmıştır. Öte yandan, Ani köyüne ait meralarda geçmiş yıllarda aşırı otlatmaya bağlı tahribat oluştuğu için de bir mera ıslah projesi yürütülmektedir. Bu çalışmalar, meraların daha verimli hale getirilmesi ve üreticilerimizin uzun vadede daha güçlü bir üretim yapabilmesi için uygulanmaktadır. Ayrıca, il ve ilçe müdürlüğü teknik ekiplerimiz tarafından sahadaki yetiştiricilerimizle düzenli iletişim sağlanmakta, gerekli bilgilendirme ve yönlendirmeler yapılmaktadır. Üreticilerimizin yanında olmaya, meralarımızı korumaya ve hayvancılığımızı sürdürülebilir şekilde güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."