EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:12

Türkiye, Kâmil Koç ile kilometre ve iş hacminde Flix’in en yoğun pazarı oldu

A
A
A
Türkiye, Kâmil Koç ile kilometre ve iş hacminde Flix’in en yoğun pazarı oldu

100’üncü yılını kutlayan seyahat markası Kâmil Koç, global iş ortağı Flix’in yayımladığı 2025 ESG raporunda, küresel sürdürülebilirlik hedeflerinin de lokomotifi oldu. 222 milyon kilometre yol katederek 4,28 milyar yolcu/kilometre gibi devasa bir mobilite hacmine ulaşan Kâmil Koç ile Türkiye, Flix’in tüm küresel ağı içinde en yüksek yolcu hareketliliği gerçekleştirilen ülke olarak öne çıktı.



Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını detaylandıran dördüncü yıllık raporunu yayımladı. Dünyanın önde gelen seyahat teknolojisi şirketi Flix’in hazırladığı rapor, Türkiye operasyonlarının küresel sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı önemli katkıyı da verilerle ortaya koydu.


Türkiye, 222 milyon km ve 4,28 milyar yolcu-km ile ilk sırada yer aldı


Raporda göre; şirket tarafından yürütülen Türkiye operasyonu, 40 ülkeyi kapsayan küresel Flix ağındaki en kritik pazarlardan biri olarak öne çıktı. Yıllık bazda 222 milyon kilometre ve 4,28 milyar yolcu/kilometrelik ulaşım hacmiyle Türkiye, Flix’in küresel ölçekte en yüksek yolcu hareketliliğinin gerçekleştiği ülkelerden biri oldu. Türkiye’deki yolcuların markayı tercih etmesi sayesinde yaklaşık 149 bin tonun üzerinde karbondioksit (CO2) salımı da engellenerek, sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı sağlandı.


Küresel ölçekte 1,5 milyon ton CO2 tasarrufu


Flix, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde 40’tan fazla ülkede 8 bin 700’den fazla varış noktasına ulaşarak mobiliteyi herkes için erişilebilir hale getirmeye devam etti. Raporun öne çıkan küresel verilerine göre, yolcuların bireysel araçlar yerine Flix’i tercih etmesi sayesinde dünya genelinde toplam 1,5 milyon tonun üzerinde CO2 salımı engellendi.


"100 yıllık tecrübe ile sürdürülebilir gelecek için çalışıyoruz"


Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, raporun sürdürülebilirlik yolculuğundaki ilerlemelerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:


"Türkiye, Flix’in küresel stratejisinin merkezinde yer alan; dinamizmi ve yüksek potansiyeliyle fark oluşturan büyük ve önemli bir pazar. 100 yıldır insanımızın yol arkadaşı olan Kâmil Koç olarak, Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlarken bu güçlü mirası sürdürülebilir bir gelecekle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. ESG hedeflerimizi, iş modelimizin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz bu sonuçları da sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlılığımızın somut bir göstergesi olarak görüyoruz.


Flix’in hazırladığı bu rapor, hem operasyonel gücümüzü hem de sağladığımız karbon tasarrufunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyı, bu topraklardan doğmuş bir marka olarak ülkemizin doğasına ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. 100 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da herkes için erişilebilir, konforlu ve çevre dostu bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."



Türkiye, Kâmil Koç ile kilometre ve iş hacminde Flix’in en yoğun pazarı oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ’lü milli sporcu iki branşta Türkiye derecesi elde etti Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü öğrencisi milli sporcu Fırat Çekim, samboda 71 kiloda Türkiye şampiyonu, judoda ise 66 kiloda Türkiye üçüncüsü olarak iki farklı branşta önemli başarı elde etti. Spor hayatına küçük yaşlarda judo ile başladığını belirten Fırat Çekim, zamanla sporun hayatının merkezine yerleştiğini söyledi. Sporun kendisi için yalnızca bir hobi olmadığını ifade eden Çekim, sporun kendisi için yaşam tarzına dönüştüğünü, disiplin, mücadele ve sürekliliğin bu yolculuğun temel taşları olduğunu kaydetti. İki farklı branşta mücadele etmenin ciddi denge gerektirdiğini söyleyen milli sporcu, judonun teknik disiplin, denge ve zamanlama konusunda katkı sunduğunu, sambonun ise mücadele sertliği ve geçiş teknikleri bakımından kendisini geliştirdiğini aktardı. Farklı sıkletlerde mücadele etmenin fiziksel açıdan önemli değişimler oluşturduğuna dikkat çeken Çekim, "66 kiloda daha çevik ve hızlı hissederken, 71 kiloda daha güçlü ve dirençli oluyorum. Bu nedenle beslenme, toparlanma ve kuvvet antrenmanlarını dikkatli planlıyorum" diye konuştu. Sambo Türkiye Şampiyonası’nda elde ettiği şampiyonluğun planlı ve sistemli çalışmanın sonucu olduğunu dile getiren Çekim, hazırlık sürecinde kondisyon, maç temposu ve mental dayanıklılığa yoğunlaştığını belirterek, "Maç anında sakin kalabilmek en büyük avantajlardan biri oldu" ifadelerini kullandı. Haftanın 6 günü çift antrenman yaptığını söyleyen milli sporcu, sabah kuvvet ve kondisyon çalışmaları gerçekleştirdiğini, akşam ise teknik ve maç taktikleri üzerine yoğunlaştığını ifade etti. Judo ve Sambo antrenmanlarını dengeli şekilde sürdürdüğünü kaydeden Çekim, her iki branşta da gelişimini devam ettirmeyi hedeflediğini dile getirdi. Uluslararası hedeflerine de değinen Fırat Çekim, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında Türkiye’yi temsil etmek istediğini sözlerine ekleyerek, hangi branşta olursa olsun hedefinin Türk bayrağını en iyi şekilde temsil etmek olduğunu söyledi. Birden fazla dövüş sporuyla ilgilenmek isteyen genç sporculara tavsiyelerde bulunan Çekim, sağlam bir temel oluşturmanın önemine dikkat çekerek, "Önce bir branşta iyi bir temel oluşturup ardından diğer branşlara geçmek gerekiyor. Disiplin, sabır ve süreklilik bu işin en önemli üç kuralı" şeklinde konuştu. Milli sporcu ayrıca başarısında emeği bulunan antrenörü Sinan Sandal’a teşekkür etti.
Kocaeli 4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım" Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Umay Mira’nın yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Adli tıp raporunda ’asli kusurlu’ bulunan tutuklu sürücü savunmasında, "Öndeki iki aracın tehlikeli yakınlaşması oldu ve son anda kazadan kurtulmaları sebebiyle bende dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde tehlikeli yakınlaşma oldu ve hafif şekilde çarptım" dedi. Kaza, 6 Ekim 2025 tarihinde Kuzey Marmara Otoyolu’nun Sevindikli mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Furkan U. (23) idaresindeki 06 CBP 476 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden Bünyamin Meral (36) yönetimindeki 34 MCC 171 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrularak takla atan araçtaki Serpil Aygün (52) ve Sudenur Bilgiç (26) olay yerinde, sürücü Bünyamin Meral hastanede, Kerim Aygün (53) ise 15 gün sonra hayatını kaybetti. Kazada 3 yaşındaki Umay Mira Ö. ise ağır yaralandı. Kazaya ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, mağdur Umay Mira Ö.’nın yaralanma durumuna dair tıbbi tespitlere yer verildi. Umay Mira’nın maruz kaldığı yaralanmanın hayati tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda orta (3’üncü) derece kemik kırığına neden olduğu belirtildi. "Anneme göstermek isterken hakimiyeti kaybettim" İddianamede sanık Furkan U.’nun kazanın oluş şekline dair verdiği ifade de yer aldı. Annesiyle İstanbul’dan döndükleri esnada olayın gerçekleştiğini belirten Furkan U., ifadesinde şunları söyledi: "Önümde seyretmekte olan kazaya karışmış olduğum 34 MCC 171 plakalı araç, kendisi ile aynı şeritte seyir halinde olan bir araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Ben de anneme bunu göstermek isterken aracımın hakimiyetini kaybederek, önümde seyreden 34 MCC 171 plakalı araca arkadan çok hafif şekilde çarptım. Ardından kaza meydana geldi. Kazanın meydana gelmesinin ana nedeni, benim çarptığım araç ile önündeki aracın birbirine çarpma riskinin bende oluşturduğu dalgınlıktı." Adli tıp raporu: Sanık ’asli kusurlu’, diğer sürücü ’kusursuz’ İddianameye, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapor da eklendi. Raporda sürücü Furkan U.’nun sevk ve idaresindeki otomobille seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği vurgulandı. Şüphelinin sevk ve idare hatası sonucu aracını kendi şeridinde tutamayarak kontrolsüz şekilde sağa yöneldiği ve sağ şeritte nizami seyreden diğer araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi. Raporda, Furkan U.’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle olayda ’asli kusurlu’ olduğunun tespit edildiği belirtildii. Kazaya karışan 34 MCC 171 plakalı otomobilin sürücüsü Bünyamin Meral’in ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı vurgulanarak, ’kusursuz’ olduğu belirtildi. İlk duruşma Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan tutuklu bulunan sanık Furkan U., taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık Furkan U., "Annemle birlikte İstanbul’dan dönüyorduk. Yolda giderken kazaya karışan araç ile onun önündeki araç arasında tehlikeli yakınlaşma oldu. Araçların son anda kazadan kurtulması sebebiyle bende de dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde bir tehlikeli yakınlaşma oldu. Aracımın ön yan kısmı ile 34 MCC 171 plakalı aracın arka yan tarafına küçük bir temas oldu. Benim hızım 130 kilometreydi. Karşı tarafın da hızı benden daha hızlıydı ancak yakınlaşma sonrasında hafif yavaşladılar ve benimle yan yana geldiler. Zaten aracımda araç içi kamerası da vardı. İncelendiğinde kazanın oluşumu ortaya çıkacaktır. Olay bu şekilde gerçekleştiği için çok üzüldüm, çok zor günler yaşadım. Manevi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ben hayatım boyunca alkol ve uyuşturucu almadım. Beraatımı ve tahliyemi talep ederim" dedi. Müşteki avukatları ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirttiler. Araç içi kamera görüntüleri incelenecek Cumhuriyet savcısı, suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumu göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın aracında bulunan araç içi kamera görüntülerinin kazadan 5 dakika öncesinden temas anına kadar olan kısmının raporlanmasına, sanığın ehliyetinde herhangi bir sağlık kısıtlaması (protez kullanımı vb.) olup olmadığının emniyetten sorulmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.