SPOR - 02 Şubat 2026 Pazartesi 15:37

Türkiye Kupası’nda 4 Şubat’ta oynanacak maçların hakemleri belli oldu

A
A
A
Türkiye Kupası’nda 4 Şubat’ta oynanacak maçların hakemleri belli oldu

Ziraat Türkiye Kupası’nda 4 Şubat Çarşamba günü oynanacak maçlarda düdük çalacak hakemler belli oldu.


Ziraat Türkiye Kupası’nda 3. hafta heyecanı yarın, 4 Şubat Çarşamba ve 5 Şubat Perşembe günü oynanacak maçlarla yaşanacak. Türkiye Futbol Federasyonu da 4 Şubat Çarşamba günü oynanacak mücadelelerde görev alacak hakemleri açıkladı.


Türkiye Kupası’nda görevli hakemler şöyle:



4 Şubat Çarşamba


13.00 Boluspor - Corendon Alanyaspor: Ayberk Demirbaş


15.30 Fatih Karagümrük - RAMS Başakşehir: Çağdaş Altay


18.00 Gençlerbirliği - Eyüpspor: Abdullah Buğra Taşkınsoy


20.30 Galatasaray - İstanbulspor: Reşat Onur Coşkunses


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenomen Kerimcan Durmaz’a 1 yıl 8 ay hapis cezası Yasa dışı bahis reklamı yaparak insanları teşvik ettiği iddiasıyla yargılanan fenomen Kerimcan Durmaz’ın davasında karar çıktı. Mahkeme, Durmaz’ı 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Yasa dışı bahis reklamı yaparak insanları teşvik ettiği iddiasıyla 8 Ocak tarihinde tutuklanan ve 20 Şubat tarihinde tahliye edilen sosyal medya fenomeni Kerimcan Durmaz’ın yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Durmaz’ın avukatı Müge Doğan hazır bulundu. Duruşmada savunma yapan avukat Doğan, müvekkilinin söz konusu suçu işlemediğini düşündüklerini belirterek mahkemeden Durmaz’ın beraatına karar verilmesini talep etti. 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı Kararını açıklayan mahkeme, sanık Kerimcan Durmaz’ı zincirleme şekilde ’kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, Durmaz’ın ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin de devamına karar verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ’suçtan zarar gören’ sıfatıyla, Kerimcan Durmaz ise ’şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Durmaz’ın bilgisi dahilinde çekilen yasa dışı bahis sitesi reklamlarında oynamak suretiyle bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik ettiği, sosyal medyada çok fazla takipçisi olan ve büyük kitleye hitap eden Durmaz’ın eylemlerinin tehlike arz ettiği, yasa dışı bahis ve kumarı teşvik ederek toplum nazarında olağan ve sıradan hale getirdiği ve topluma zarar verdiği kaydedildi. "Hani casinolar falan" İddianamede ayrıca, her ne kadar şüpheli Durmaz’ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini söylese de söz konusu görüntüler incelendiğinde yasa dışı bahis sitelerinin reklam şeklinde led ekranda yansıtıldığı esnada şüphelinin arkasını döndüğü, bu haliyle led ekranlarda yansıtılan görüntüleri görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca yine o esnada ’hani casinolar falan’ şeklinde söylemlerde bulunduğu kaydedildi. 5 yıl 3 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede şüpheli Kerimcan Durmaz’ın zincirleme şekilde ’kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek’ suçundan 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
Malatya Malatya’da sağlık altyapısı güçleniyor Malatya’da deprem sonrası sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hız kesmeden sürüyor. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya genelinde tamamlanan, yapımı süren ve ihale aşamasında bulunan 60’ın üzerinde sağlık yatırımının kentin sağlık altyapısını daha erişilebilir ve daha dirençli hale getirdiğini belirtti. AK Parti Malatya Milletvekili Sayın İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Malatya Sağlık İl Müdürü Cezmi Karaca’yı ziyaret ederek, kent genelinde yürütülen sağlık yatırımları ve hizmet süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede, deprem sonrası oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda planlanan yeni sağlık birimleri ile mevcut tesislerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Ölmeztoprak, Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) üzerinden yürütülen koruyucu sağlık hizmetlerinin Malatya’nın sağlık direncini artırmada önemli rol üstlendiğini vurguladı. 10 yatırım hizmette, 23’ü yüzde 80-95 seviyesinde Milletvekili Ölmeztoprak, Topsöğüt, Tecde, Bostanbaşı, Hasançelebi, Karakavak ve Fırat başta olmak üzere 10 sağlık yatırımının hizmete alındığını, Çavuşoğlu, Arapgir, Gelinciktepe, İkizce TOKİ ve Yeşilevler gibi birçok noktada yapımı süren 23 yatırımın büyük bölümünün yüzde 80-95 fiziki gerçekleşme seviyesine ulaştığını söyledi. Ayrıca Pütürge’de yapımı süren 50 yataklı Acil Durum Hastanesi ile il genelinde kurulan 112 Acil Sağlık İstasyonlarının, afetlere hazırlık ve acil müdahale kapasitesini önemli ölçüde artıracağını kaydetti. Ölmeztoprak, Malatya genelinde sağlık alanında yürütülen çalışmaların yalnızca tamamlanan yatırımlarla sınırlı olmadığını vurgulayarak hizmete alınan 10 yatırım ve yapımı süren 23 yatırımın yanı sıra, 6 yatırımın ihale aşamasında, 10 yatırımın proje aşamasında, 7 yatırımın arsa sürecinin devam ettiğini, özellikli sağlık tesislerini kapsayan 12 yatırımın da teklif aşamasında bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda Malatya’da tamamlanan, yapımı süren ve farklı planlama aşamalarında ilerleyen 60’ın üzerinde sağlık yatırımının eş zamanlı olarak yürütüldüğünü kaydetti. Bostanbaşı Mahallesi’nde hizmete açılan 1 No’lu ve 2 No’lu Aile Sağlığı Merkezlerini de inceleyen Ölmeztoprak, merkezlerde toplam 9 aile hekiminin görev yapacağını belirtti. 2 No’lu ASM bünyesinde hizmet veren 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile acil vakalara müdahale süresinin kısalacağını dile getirdi. Bu yatırımların özellikle nüfus yoğunluğu artan bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırdığını ifade etti. Çarmuzu Sağlıklı Hayat Merkezini de ziyaret eden Ölmeztoprak, koruyucu sağlık hizmetlerinin sahadaki etkilerini yerinde inceledi. 2025 yılı boyunca Yeşilyurt SHM’lerinde 3 bin 508 diyetisyen, bin 118 psikolog, 946 fizyoterapi, 2 bin 549 ağız ve diş sağlığı, 29 bin 781 halk eğitimi faaliyeti gerçekleştirildiğini ifade etti. Emine Erdoğan’ın ’bağımsızlık yılı’ vizyonu Milletvekili Ölmeztoprak, Emine Erdoğan’ın 2026 yılını "Bağımsızlık Yılı" olarak ilan etmesiyle ortaya koyduğu vizyonun, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde yürütülen sigara bırakma, sağlıklı yaşam ve psikososyal destek çalışmalarıyla birebir örtüştüğünü ifade etti. Bu çalışmaların, toplumsal farkındalığı yerelden güçlendirdiğini söyledi. Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek hizmet binaları gibi birçok projenin tamamlanmasıyla Malatya’nın bölgesel sağlık üssü olma yolunda önemli bir ivme kazanacağını kaydetti.
Kocaeli Tazminat korkusu hekimleri cerrahiden uzaklaştırıyor HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, milyonlarca lirayı bulan malpraktis tazminatları ve dava bitmeden uygulanan haciz işlemleri nedeniyle hekimlerin artık cerrahi ve dahiliye gibi riskli branşları tercih etmediğini açıkladı. Kurban, hazırladıkları Hekimlik Meslek Yasası tasarısının hem hekimlerin mesleki güvencesini sağlayacağını hem de sağlık sistemindeki yapısal sorunlara çözüm getireceğini söyledi. Malpraktis (hatalı tıbbi uygulama) davalarında uygulanan yüksek tazminatların ve tamamlanmamış yargı süreçlerine rağmen başlatılan haciz işlemlerinin hekimleri ekonomik ve mesleki açıdan çıkmaza sürüklediğini ifade eden Adil Kurban, bu durumun özellikle riskli branşlarda hekim açığını artırdığını vurguladı. Mevcut sistemin hekimleri hasta ile karşı karşıya getirdiğini belirten Kurban, hazırlanan yasa tasarısının hasta, hekim ve devlet haklarını birlikte koruyan dengeli bir yapı sunduğunu dile getirdi. "Tasarımızda 140’tan fazla madde bulunuyor" HEKİMSEN tarafından hazırlanan yasa tasarısı hakkında bilgiler veren Kurban, "Hazırladığımız bu çalışma Hekimlik Meslek Yasası’dır. 1928’de yazılmış bir mevzuatta bugün ihtiyaç duyulan bilgilerin büyük bir bölümü yer almamaktadır. Tasarımızda 140’tan fazla madde bulunuyor ve bu maddelerin önemli bir kısmı tamamen yenidir. Bu maddeler malpraktisten tıbbi uygulamalara kadar uzanan geniş bir alanı içermektedir. Hem hekimin hem hastanın hem de devletin hakkını koruyan dengeli bir yapı öngörülmektedir. Deontolojiyi tıbbın bekçisi haline getirerek ülke genelinde etkin şekilde uygulayacağız. Aynı zamanda Tabipler Birliği’ndeki marjinalleşmeye de son vereceğiz. Marjinal gruplar meslek örgütlerine hâkim olamayacak, temsil edildikleri ölçüde söz sahibi olacaklardır" dedi. "Bu cezalar hekimlerin tüm mal varlığını yok ediyor" Hazırlanan yasa tasarısının aciliyetine dikkati çeken Kurban, "Malpraktis davalarında 70 milyon, 100 milyon TL’yi aşan cezalarla karşı karşıya kalınmaktadır. Bu paraların bir hekimin kamuda ya da özelde çalışarak biriktirmesi mümkün değildir. Bu cezalar hekimlerin tüm mal varlığını yok etmekte, ailesini ve geleceğini ortada bırakmaktadır. Tüketici mahkemelerine yapılan başvurularda dava süreçleri tamamlanmadan hekim aleyhine kararlar veriliyor. Temyiz ve Yargıtay aşamaları beklenmeden haciz işlemleri başlatılıyor. Hekim sonradan haklı çıksa bile parasını geri alamıyor. Bu durum kabul edilebilir değildir" diye konuştu. "Hekimler bu alanlara yönelmek istemiyor" Malpraktis davalarında ortaya çıkan tablonun sağlık sistemine zarar verdiğini ifade eden Adil Kurban, şöyle konuştu: "Bu durum hekimlerin artık riskli branşlara girmemesine yol açacaktır. Bugün gelinen noktada tablo zaten budur ve bu konuda çok sayıda çalışma ile açıklama bulunmaktadır. Dahiliye ve aile hekimliği dahil olmak üzere riskli branşların tamamı ciddi risk altındadır. Cerrahi branşların ise tamamı çok yüksek risk taşımaktadır. Bu nedenle hekimler bu alanlara yönelmek istememektedir. En çok çalışan ve en başarılı hekimler dahi biyokimya, mikrobiyoloji gibi preklinik dallara yönelmektedir. Bu alanlarda hasta ile doğrudan temas olmadığı için muayene, görüşme ve iletişim gerçekleşmemektedir. Sonuç olarak bu tablo tıbbın kendisine zarar vermektedir." "Hekimlik başlı başına yeterince ağır bir sorumluluktur" Hekimlerin sadece mesleğiyle uğraşmasını gerektiğini belirten Kurban, "Biz hekimler mesleğimizle ilgilenmek istiyoruz. Hekimlik zaten başlı başına yeterince ağır bir sorumluluk ve meşguliyettir. Mesleğimizi yapmamızın önüne engeller konulursa Türkiye tıpta büyük bir zarar görür ve hekimlerini kaybeder. Bu nedenle hükümetimizin ve milletimizin desteğini bekliyoruz" şeklinde konuştu.