SAĞLIK - 12 Kasım 2025 Çarşamba 10:45

Türkiye’de 35 bin kişi organ bağışı bekliyor

A
A
A
Türkiye’de 35 bin kişi organ bağışı bekliyor

Güncel verilere göre Türkiye’de yaklaşık 35 bin hastanın organ yetmezliği nedeniyle organ bekleme listelerinde yer aldığı biliniyor. Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Volkan Turunç, organ nakli ve bağışı hakkında bilgi verdi.



Günümüzde organ yetmezliklerinin tedavisinde yaygın bir şekilde tercih edilen tedavi yöntemi olan organ nakli hakkında bilgiler veren Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Volkan Turunç, "Organ nakli, organ yetmezliği yaşayan hastaların hayat kalitesini önemli ölçüde yükseltmektedir. Organ nakli sayısının artırılabilmesi için en önemli faktör ise organ bağışıdır. Organ bağışı, bir kişinin kendi organlarını tıbbi olarak ölü ilan edildikten sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere bağışlaması ve bunu belgelerle resmileştirmesi sürecidir. Yasal olarak 18 yaşını doldurmuş her birey, organ bağışında bulunabilir. Organ bağışı sayesinde, insan sağlığının korunması ve hastalıkların tedavi süreçlerinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Günümüzde birçok organın nakli, yüksek başarı oranıyla gerçekleştirilebilmektedir" dedi.



Bir yılda 300-400 bağış yapılıyor


"Sağlık Bakanlığı’nın güncel verilerine göre ülkemizde yaklaşık 35 bin hastanın organ yetmezliği nedeniyle organ bekleme listelerinde yer aldığı görülmektedir" diyen Op. Dr. Volkan Turunç, "25 bin 246 hasta böbrek nakli, 2 bin 650 hasta karaciğer nakli ve bin 477 hasta kalp nakli beklemektedir. Ancak 85 milyon nüfuslu ülkemizde bir yılda sadece 300-400 kadar organ bağışı yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, beyin ölümü gerçekleşen kişilerin sadece yüzde 20’sinde aileler organ bağışını kabul etmektedir. Ayrıca istatistikler ülkemizde zaten yetersiz olan organ bağışı sayısının son yıllarda daha da düşmeye başladığını göstermektedir. Türkiye organ naklinde dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline gelmiştir. Ancak ne yazık ki organ bekleyen hasta sayısının her geçen yıl artması ve yetersiz organ bağışı nedeniyle ülkemizde gerçekleştirilen nakillerin %80’den fazlası canlı vericilerden gerçekleştirilmektedir. Ülkemiz canlı vericili nakillerde dünyada ilk 3 sıradayken, kadavra vericili nakillerde son sıralarda yer almaktadır" şeklinde konuştu.



Bağışın artması gerekiyor


Kadavradan nakiller hakkında bilgi veren Op. Dr. Volkan Turunç, "Avrupa ülkelerinde kadavra vericili nakillerin tüm nakiller içindeki oranı en az yüzde 50’dir. Eurotransplant kriterlerine göre bir ülkedeki yoğun bakım yatak sayısı başına yılda en az 1 beyin ölümü bildirimi olmalıdır. Ülkemizde 2024 verilerine göre yoğun bakım yatak sayısı 30 binin üstündeyken, yine 2024 yılında beyin ölümü bildirimi 2078, aile görüşmesi sonrasında gerçekleşen organ bağışı sayısı sadece 364’tür. Eurotransplant kriterlerine göre milyon nüfus başına yıllık 25 olması beklenen kadavra verici sayısı, ülkemizde 4.1’dir. Bu veriler incelendiğinde, organ bağışında dünya geneline göre ne kadar geride olduğumuz açıkça anlaşılmaktadır. Batılı ülkelerle aynı düzeye ulaşabilmek için bu sayının en az 10 kat artması, yani yılda 2 bin–3 bin kadavra vericiye ulaşılması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.


Organ nakli yalnızca bir tedavi yöntemi değil



Organ naklinin, organ yetmezliği yaşayan hastalar ve aileleri için önemli olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Volkan Turunç, "Bu sadece bir tedavi yöntemi değildir. Organ nakli, yaşam konforunu önemli ölçüde artırdığı, hastaların ve onlara bakmakla yükümlü aile fertlerinin sosyal yaşamlarına ve çalışma hayatlarına dönebilmelerini sağladığı için büyük önem taşımaktadır. Organ naklinin önündeki en büyük engel, organ bağışındaki yetersizliktir. Organlarımızı bağışlayarak, biz öldükten sonra yeni yaşamlara vesile olacağımızı ve bu sayede, hayata çok değerli bir iz bırakacağımızı asla unutmamalıyız" şeklinde görüş verdi.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Üç aylar programında Ahıska Türkleri ve protokol bir araya geldi Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Üzümlü Kaymakamı Buğra Karadağ ve İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ile birlikte Üzümlü ilçesinde ikamet eden Ahıska Türkleri tarafından mübarek üç aylar münasebetiyle düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Ahıskalı çocuklar Hadis-i Şerifler ve kasideler okuyarak ailenin önemi ile üç ayların manevi değerine ilişkin bilgiler verdi. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen program, ilçedeki Ahıska Türklerinin kültürel ve manevi hassasiyetlerini yansıtan görüntülere sahne oldu. Programda konuşan Vali Aydoğdu, düzenlenen etkinliğin anlamına dikkat çekerek, "Bu güzel ve anlamlı programdan dolayı gençlerimizi ve çocuklarımızı tebrik ediyorum. İnsanın anavatanı kendi çocukluğudur. İlk terbiyesini ailesinden, ilk öğretmenini ise annesinden alır. Çocuklarımızı yetiştiren hocalarımıza, anne ve babalarına teşekkür ediyorum. Bu geleneklerin Üzümlü’de yaşatılması çok önemli" dedi. Vali Aydoğdu konuşmasının devamında kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurgulayarak, "Hangi asırda yaşarsak yaşayalım insan samimiyetinin ve sıcaklığının yerini hiçbir şey tutamaz. Küçüklerimize büyüklere saygıyı, aile büyüklerinin kıymetini, komşuluk hukukunu öğretmeli ve bu değerleri hayatımızda yaşatmalıyız," ifadelerini kullandı. Ahıska Türklerinin Erzincan ve Üzümlü’ye kattıkları değerlerden dolayı teşekkür eden Vali Aydoğdu, "En büyük teşekkürü bugün bu programı hazırlayan gençlerimize ediyorum. Üç aylarımız hayırlı ve bereketli olsun," dedi.
İstanbul Zeki Murat Göle: "İlk 8 hedefimize bir adım daha yaklaştık" Fenerbahçe Teknik Sorumlusu Zeki Murat Göle, Brann galibiyetinin ardından yaptığı açıklamada, "İlk 8 hedefimize bir adım daha yaklaştık" dedi. Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi 6. hafta maçında Norveç temsilcisi SK Brann’ı deplasmanda 4-0 mağlup etti. Maçın ardından Teknik Direktör Domenico Tedesco’nun sarı kart cezası nedeniyle SK Brann maçına takımın başında çıkan Teknik Sorumlu Zeki Murat Göle, değerlendirmelerde bulundu. Göle, "Oyuncularımızı tebrik ediyorum. 90 dakika boyunca müthiş performans gösterdiler. Ellerinden gelen her şeyi yaptılar. A’dan Z’ye istediğimiz oyun şablonunu kusursuz uyguladılar. Oyuna iyi bir başlangıç yaptık, erken bir gol bulduk. Bununla beraber baskımız sürüyordu. Bir dönem oyunun kontrolünü kaybettik. Hızlı bir hücumda kırmızı kart pozisyonu oldu. Ondan sonra da oyunun tüm kontrolünü ele geçirdik. İyi bir skor. İlk 8 hedefimize bir adım daha yaklaştık. Zannedersem 11 ya da 12. sıradayız şu an. Hedeflerimiz var, sonuna kadar devam edeceğiz. Talisca’nın hat-trick yapması bizim için çok önemli. Bizim için çok değerli bir oyuncu. Onun adına çok mutluyuz. Çok da iyi bir oyun sergiledi. Ayrıca genç oyuncumuz Kamil, stoper mevkiindeki oyuncumuz. Ona da 10 dakikaya yakın süre verme şansımız oldu. Kendi adıma çok mutluyum çünkü ben de altyapıdan geldim. Altyapı hocası olarak A takıma çıktım. Benim için çok değerli bir andı. O açıdan da çok mutluyuz" diye konuştu.
Ankara HSK, bazı illerin vergi mahkemelerinin yargı çevrelerini yeniden belirledi Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından bazı illerin yeni kurulan bölge idare mahkemelerinin yargı çevreleri dikkate alınarak vergi mahkemelerinin görev alanlarını yeniden düzenledi. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu, Antalya, Diyarbakır ve Kayseri’de yeni kurulan bölge idare mahkemelerinin yargı çevreleri dikkate alınarak vergi mahkemelerinin görev alanlarını yeniden düzenledi. Karar, Resmi Gazete’de yayımlandı. HSK’nın kararına göre, yeni kurulan Antalya, Diyarbakır ve Kayseri Bölge İdare Mahkemelerinin yargı çevreleri ile diğer bölge idare mahkemelerine bağlı illerin coğrafi durumları, iş hacimleri, ulaşım yönünden yakınlıkları göz önüne alınarak Elazığ, Malatya Vergi Mahkemesi’nin yargı çevresinden çıkarıldı. Mahkemenin görev alanı yalnızca Malatya’nın mülki sınırları olarak belirlendi. Muş, Van Vergi Mahkemesi’nin yargı çevresinden çıkarıldı. Van Vergi Mahkemesi’nin görev alanı Van, Bitlis ve Hakkari illeri olarak düzenlendi. Bingöl, Erzurum Vergi Mahkemesi’nin yargı çevresinden çıkarıldı. Erzurum Vergi Mahkemesi’nin görev alanı Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Gümüşhane, Iğdır, Kars ve Tunceli illerinin mülki sınırları olarak belirlendi. Diyarbakır Vergi Mahkemelerinin yargı çevresi ise Diyarbakır, Bingöl, Elazığ ve Muş illerini kapsayacak şekilde yeniden oluşturuldu. Yeni düzenleme 2 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.
Niğde Prof. Dr. Hasan Uslu yeniden Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi rektörü oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yapılan rektör atamaları, Resmi Gazete’de yayımlandı. 2025/478 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Hasan Uslu yeniden atandı. Böylece Prof. Dr. Uslu, görevini yeni dönemde de sürdürme yetkisi aldı. Prof. Dr. Hasan Uslu, ilk olarak 5 Ekim 2021 yılında rektör olarak atanmış, geçtiğimiz yıllarda üniversitenin akademik vizyonunu genişleten, fiziki kapasitesini güçlendiren ve öğrenci merkezli projeleriyle dikkat çekmişti. 1980 yılında Niğde’de doğan ilk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamlayan Uslu, İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümünden 2002 yılında mezun oldu. 2005 yılında yüksek lisansını, 2009 yılında ise doktorasını İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümünde tamamladı. Akademik kariyerine 2007-2009 yılları arasında Beykent Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak başlayan Uslu, 2009-2011 yılları arasında aynı üniversitede Yardımcı Doçent olarak görev yaptı. 2011 yılında Üniversitelerarası Kurul tarafından Doçent unvanına layık görüldü. 2011-2016 yıllarında Beykent Üniversitesi’nde Doçent, 2017-2018 yıllarında Esenyurt Üniversitesi’nde Profesör, 2018-2019 yılları arasında İstanbul Aydın Üniversitesi’nde Profesör olarak görev aldı. 2019 Mayıs ayında memleketi Niğde’ye dönerek Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümünde Profesör olarak çalışmaya başladı. İstanbul Aydın Üniversitesi ve Esenyurt Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı, Mühendislik Fakültesi Dekanlığı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Vekilliği, MYO Müdürlüğü, Konservatuvar Müdürlüğü gibi önemli görevlerde bulunan Prof. Dr. Hasan Uslu, evli ve bir çocuk babasıdır.