GÜNDEM - 10 Mayıs 2024 Cuma 11:51

Türkiye’de yaşayan Alman vatandaş, ‘aile ortamı gibi’ dediği Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde ele emeği ürünler üretiyor

A
A
A
Türkiye’de yaşayan Alman vatandaş, ‘aile ortamı gibi’ dediği Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde ele emeği ürünler üretiyor

Almanya’dan yıllar önce Türkiye’ye taşınan Alman vatandaşı Ute Sevim, ’Burası ailem gibi’ dediği Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde kursiyer olarak vaktini değerlendiriyor. Yaklaşık 10 yıldır Halk Eğitimi Merkezi’ne gelen Sevim, birbirinden farklı el emeği ürünler üretiyor. Öte yandan Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde kursiyerler birbirinden farklı alanlarda eğitim görüp aile ekonomilerine katkı sağlayabiliyor.



Almanya’da bir Türk ile evlendikten sonra 1998 yılında ailesiyle beraber Türkiye’ye taşınan 66 yaşındaki Ute Sevim, eşinin vefatından sonra temelli olarak Türkiye’de kalmaya karar verdi. Sevim, yaklaşık 10 yıldır kursiyer olarak gittiği Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde kendine adeta yeni bir aile ortamı buldu. Tespih, boncuk, süs eşyası, toka gibi ürünlerin işlemesini yapan ve farklı kurslarda eğitim gören Sevim, Halk Eğitimi Merkezi’ne gitmenin, sosyal hayatını iyileştirdiğini ifade ediyor. Geçtiğimiz haftalarda bir süreliğine Almanya’ya giden Ute Sevim, evi olarak gördüğü Türkiye’ye ve Halk Eğitimi Merkezi’ne duyduğu özlem nedeniyle Almanya’da fazla kalamadığını ve işini bitirir bitirmez Almanya’dan Türkiye’ye döndüğünü belirtti.



Öte yandan Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde her yıl yaklaşık 70 bin kursiyer, farklı alanlarda mesleki ve genel kurslarda eğitim görüyor. Dikiş nakış, oya, çanta üretimi, el örmesi, terzilik, çiçek yetiştiriciliği, çini işlemeciliği gibi birbirinden farklı kurslarda eğitim gören vatandaşlar, edindikleri bilgiler ile üretim yaparak aile ekonomilerine de katkı sağlayabiliyor. Ayrıca Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde kursiyerlerin ürettikleri el emeği ürünler, Pendik Belediyesi tarafından Halk Eğitimi Merkezi’nde tahsis edilen mağazalarda satılıyor.



Ute Sevim, “1998’de Türkiye’ye geldik. Çocukları okuttuk. Eşim hastaydı, haftanın 4 günü diyalize gidiyordu. Daha sonra eşim vefat etti. Ben de kendimi halk eğitim merkezinde buldum. Yıllardır buraya geliyorum. Ben burada kendimi mutlu hissediyorum daha iyi hissediyorum. Ben Pendik’te Halk Eğitim’e gelmeye başladıktan sonra benim daha güzel bir hayatım, daha güzel bir sosyal hayatım oldu, daha mutlu oldum, psikolojim daha iyi oldu. Bir haftalığına Almanya’ya gittim bir hafta Almanya’da zor durdum. Pazar günü akşamüstü gittikten sonra Pazartesi’yi zor bekledim. Pazartesi günü sabah erkenden geldim. Sanki bir aileye geldim gibi beni çok mutlu ediyor. Haftanın altı günü buraya geliyorum. Sabah saat 9’dan 5’e kadar duruyoruz burada. 6 dükkan var 6 dükkanda hepimiz birbirimizi tanıyoruz. Buraya gelen ürünlerin satışı da güzel. Takı ahşap boyama gibi şeylerle kendimizi meşgul ediyoruz, terapi gibi oluyor. Bize bu imkanı sağlayan herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi.



Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde görevli Şenel Yıldız, “Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde 70 bin adet kursiyerimiz bulunmakta. Geçen yılın verilerine göre yaklaşık 3 bin 500 çeşitli kurslarımız açıldı. Bunlar genelde sosyal kültürel sportif kurslar, meslek edindirme kursları. Önceliğimiz insanların sosyal çevreye uyumunu sağlamak, düzgün psikolojide olmalarını sağlamak, birbirleriyle iletişim içinde olmalarını sağlamak ve hobi edinmelerini sağlamak. Bunun yanında edinmiş oldukları hobilerde profesyonelleşerek meslek haline getirebilmeleri, ekonomilerini düzeltebilecek sermayeyi sağlayabilmeleri asıl amacımız. Bunun için kursiyerlerimizi üretmeye yönlendiriyoruz. Öğretmenlerimizle beraber eksik oldukları noktalarda yardımlarda bulunuyoruz. Devlet kurumları ile ortaklaşa açmış olduğumuz kurslarımız var. Kursiyerlerimiz genelde burada aile gibi hissediyorlar, evlerine gelmiş gibi hissediyorlar. Öğretmenlerin ve kursiyer arkadaşların aralarında olan diyalogları bizim üretimimizi de çok etkili ve faydalı oluyor. Hem aile ekonomisine hem ülke ekonomisine katkıda bulunmalarını sağlamak amacımız” dedi.



Türkiye’de yaşayan Alman vatandaş, ‘aile ortamı gibi’ dediği Pendik Halk Eğitimi Merkezi’nde ele emeği ürünler üretiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu Bilecik’te yaklaşık 2 yıldır Şehitler Parkı’nda inen yaklaşık 300 güvercine bakan Hüseyin Ortakaya, bayramda eşini dostunu bıraktı, beslediği kuşlara koştu. Bilecik’te her gün yüzlerce kuşun beslendiği ve Sultan Ahmet Meydanı olarak adlandırılan Şehitler Parkı’ndaki meydan bayramda güvercinlere kaldı. Kuşları her gün hem kendi hem de vatandaşların aldığı yemlerle besleyen Hüseyin Ortakaya, bayramda vatandaşların telaşeden güvercini unutacağı kaygısına kapılıp beslediği kuşlara koştu. Burada kuşların ilk olarak sulukları meydanda bulunan şadırvandan aldığı suyla temizleyen Hüseyin Ortakaya, ardından kuşları yemledi. Hüseyin Ortakaya alışan yaklaşık 300 güvercin onun bir sesiyle meydana toplanırken, karınlarını doyurdular. "Sularını dolduruyorum, yemlerini atıyorum, bakımlarını yapıyorum" Hüseyin Ortakaya, emekli olduğunu ve 2 yıldır buradaki güvercinleri beslediğini anlatarak, "Ekmek ve buğday getirerek hayvanları besliyorum. Burası adeta İstanbul’da bulunan Sultan Ahmet Meydanı’nda gibi. Ben de buradaki güvercinlerin yanı sıra kedilere ve köpeklere de bakıyorum. Sularını dolduruyorum, yemlerini atıyorum, bakımlarını yapıyorum. Altlarını ve çevrelerini de temizliyorum. Vatandaşlarımız da benden görerek buğday, ekmek ne varsa getirip hayvanlara veriyorlar. Elimden geldiği kadar bu işi yapmaya devam ediyorum. Ekmekleri çöplerden topluyorum, atılmasın diye getirip burada hayvanlar için ıslatıp kaplarına koyuyorum. Burada üç yüz ile dört yüz arasında güvercin var. Bazıları ölüyor, bazıları kalıyor ama tekrar yavruladıkları için sayıları yine aynı seviyelerde oluyor" dedi.