GÜNDEM - 20 Aralık 2023 Çarşamba 11:18

Türkiye’nin ilk anime müzesi açıldı

A
A
A
Türkiye’nin ilk anime müzesi açıldı

Psikoterapist olarak çalışan Ahsen Özakkaş, 16 yıl boyunca biriktirdiği bin 257 adet anime figürleri eve sığmayınca müze açmaya karar verdi. Toplam 6 milyon TL değerindeki figürlerle Türkiye’nin ilk anime müzesi açıldı.


Çocukluk yıllarında çizgi flim merakı ile başlayan serüveni Ahsen Özakkaş’ının Türkiye’de ilk olan “Bir Otakunun Müzesi’ni” açmasını sağladı. Otakunun anlamı hayatına animeler dışında bir şey almayan olarak tanımlanıyor. Özakkaş normalde psikoterapist olarak çalıştığını ve animeyi çok sevip hayatına devam edebildiğini anlatmak için bu terimi kullandığını belirtti. 16 yıl boyunca tek tek biriktirdiği figürlerin bazılarının dünyada sayılı sınırda üretildiği öğrenildi. Böyle olunca koleksiyonun değerinin bir kat daha arttığı ifade edildi. bin 257 adet figürden bazılarını ise 2 yılda tamamlayabildi. Özellikle ağır ve gerçek boyutta olan Lufi anime karakterinin figürünü 4 ayda bir parça parça istedi. Sadece çocukların değil aynı zamanda yetişkinlere de hitap eden anime müzesi haftanın 6 günü 12 ila 7 arasında ziyaretçilere edilebiliyor.



“Yaklaşık 16 yılda bu koleksiyonu tamamladım”


Aynı zamanda hem kurduğu müzede çalışan hem de Psikoterapislik yapan Ahsen Özakkaş , “Otaku kelime anlamı olarak bakarsak, aslında anime bağımlıları için kullanıyor. Japonya’da ise şu an biraz hakaret olarak kullanılıyor. Anime dışında hayatına başka bir şey almayan kişi olarak tanımlanıyor. Aslında bu ifadeyi özellikle seçtim çünkü bir insan hem anime sevip hem de hayatında başka bir şey ile ilgilenebilir. Ben koleksiyonuma başlarken müze yapacağım diye başlamadım. Daha sonra Çin’de bunlara ait müzeler olduğunu gördüm. Sonra bir gün böyle bir müze oluşturabilir miyim? Diye düşündüm. Nadir parçaları elde ettikçe artık onlar sizin hazineniz oluyor. Artık koleksiyonum odama sığmamaya başlayınca artık müze yapmanın zamanı geldi dedim. Şu anda bin 257 adet figürüm var. Tabi her ay yeni figürler geldiği için sayı artıyor. Yaklaşık 16 yılda bu koleksiyonu tamamladım. Koleksiyonumun değeri şu an satsam 200 bin dolar civarındadır” dedi.



“Terapide koleksiyonculuğu çok tavsiye ettiğim söylenemez”


Toplaması en zor olan eseri 2 yılda Türkiye’ye parça parça kargo olarak aldığını dile getiren Özakkaş, “Lufi isimli anime karakterinin 178 santim boyundaki olan figürü toplaması en zor olan eser oldu. 2 yılda parça parça şeklinde alabildim. Figürü 5 koli şeklinde gönderiyorlar. Haftanın 6 günü müzeyi açık tutmaya çalışıyorum. Başka bir mesleğim de var devam ettiğim. Müze 12 ile 7 arasında ziyaretçilere açık. Terapide koleksiyonculuğu çok tavsiye ettiğim söylenemez. Çünkü çocukların aileleri genelde çok ön yargılı oluyorlar. Ben burada bir şeye verdiğiniz emeği desteklemek olur amacım. Sadece para verip bir şey biriktirmek değil. Verdiğiniz çaba sonucu bir şeyler elde ettiğinizde aldığınız mutluluğu terapist olarak desteklerim. Bir terapist olarak böyle bir koleksiyonumun olması biraz tuhaflarına gidiyor” dedi.



Türkiye’nin ilk anime müzesi açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu ’Bolu’nun babası’ İzzet Baysal anısına düzenlenen "Şükran Günleri" koşuyla başladı BOLU (İHA) – Bolu’ya eğitim ve sağlık alanında sayısız eser kazandıran merhum İzzet Baysal anısına bu yıl 37’ncisi düzenlenen "Şükran Günleri", vatandaşların ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği 3 kilometrelik halk koşusuyla start aldı. Bolu halkının gönlünde taht kuran ve "Bolu’nun Babası" olarak anılan, 93 yaşında vefat eden hayırsever iş insanı İzzet Baysal, adına düzenlenen etkinliklerle anılmaya devam ediyor. Şehirde 4 gün boyunca sürecek olan 37. İzzet Baysal Şükran Günleri’nin açılış programı, geniş katılımlı bir halk koşusu ile gerçekleştirildi. Yedigöller Gençlik Merkezi önünden başlayan koşuda katılımcılar, Dr. Akın Çakmakçı Bulvarı, Mehmet Akif Ersoy Bulvarı ve Hürriyet Caddesi güzergahını takip ederek Anıtpark’ta bitiş çizgisine ulaştı. Yaklaşık 3 kilometrelik parkuru 11 dakikada tamamlayan Derya Kaman birinci olurken, Can Polat Yılmaz ikinci, Yusuf Kaan Çatalbaş ise üçüncü sırada yer aldı. "Gençleri teşvik etmek için geldim" Koşuyu birincilikle bitiren Derya Kaman gençleri teşvik etmek için geldiğini belirterek, "Bu organizasyonu düzenleyen İzzet Baysal Vakfına çok teşekkür ediyoruz. Artık Bolu’da bu tarz koşu etkinliklerinin daha fazla olmasını istiyoruz ki gençlerimizi spora yönlendirelim. Ben buraya birinci olmak için değil de, daha çok örnek olabilmek için geldim. Gençleri teşvik etmek için geldim. O yüzden de mutluyum. 3 kilometreyi 11 dakikada bitirdim" dedi. "Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Cenker Göktaş ise yaşadığı coşkuyu aktarak, "37. İzzet Baysal Şükran Günleri kapsamında halk koşusunda ben de koştum. İzzet Baysal Bolu’nun babası. Bolu’ya birçok yatırım yaptı. Ben de onun okullarında okudum. Hastanelerine gittim. Biz de İzzet babamız için bugün halk koşusuna katıldık. Kendisi de bugün bu atmosferi, bu koşuyu görse gerçekten çok mutlu olurdu. Şükran günlerini coşkuyla yaşadık. İzzet babamız için bu koşuyu gerçekleştirdik" şeklinde konuştu.
Kocaeli Türkiye’nin ilk Çerkes Müzesi’nde 162 yıllık kültürel hafıza sergileniyor Kocaeli’de açılan Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi, bu kültüre ait yüzlerce eser ile sürgün döneminden kalan ve bağışlanan objeleri bir araya getiriyor. Kültürel hafızanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanan müzede 162 yıllık hafıza yaşatılıyor. Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde Türkiye’nin ilk Özel Çerkes Müzesi açıldı. Çerkes kültürüne ait yüzlerce tarihi eser ziyaretçilerle buluşturulurken, müze kültürel mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli merkez olarak dikkat çekiyor. 1864 yılında sürgünde Çerkeslerin yanlarında getirdikleri eşyaların da bağışlanmasıyla oluşturulan müze, tamamen gönüllü katkılarla hayata geçirildi. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Çerkes Müzesi, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde hizmete girerek Çerkes toplumunun tarihini, yaşam kültürünü ve geleneklerini yansıtan çok sayıda eseri bir araya getirdi. Müzede geleneksel kıyafetler, el emeği ürünler, eski fotoğraflar, kama, silah, mutfak eşyaları, arşiv belgeleri ve günlük yaşamda kullanılan tarihi objeler yer alıyor. Ziyaretçiler, Çerkes kültürünün geçmişten bugüne uzanan izlerini yakından görme fırsatı buluyor. Çerkes kültürünün korunması amacıyla oluşturulan müze, yalnızca bir sergi alanı olmanın ötesinde kültürel etkinlikler ve eğitim çalışmalarıyla da faaliyet gösterecek. Müzenin özellikle genç kuşakların kendi kültürel geçmişlerini tanımalarına ve bu mirası daha yakından öğrenmelerine katkı sağlaması hedefleniyor. "Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır" Kartepe Belediyesi işbirliği ile hayata geçirilen müzeye ilişkin konuşan İlçe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, "Kartepe’ye birçok eser kazandırdık ama bazı eserler var ki onlar metrekareyle ölçülmez, duygularla ifade edilir. Kartepe’de çok güçlü bir gönül bağımız var. Çerkes mimarisiyle bu binayı inşa ettik ancak içini Çerkes kültürüne gönül vermiş insanlar hayata geçirdi. Bu eser, büyük sürgünün ardından bugüne uzanan mücadelenin, köklü kültürün ve birlikteliğin bir yansımasıdır. Aslında bu eser, Türkiye’nin ve Türk milletinin kültürel zenginliğini oluşturan renklerden biridir. Bizi geleceğe taşıyacak, güçlü Kocaeli’yi ve dünyayla yarışan bir şehir vizyonunu oluşturacak birlikteliğin de bir parçasıdır. Bu nedenle çok kıymetlidir. Sadece bir eser değil, aynı zamanda bir birlikteliktir. Bu nedenle buraya sahip çıkmak, yaşatmak ve korumak gerekir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Bu müze hepimizin gururu ve onurudur" Tüm Çerkeslere seslenen Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ise, "Bu müze hepimizin. Bu müze var olduğumuzun ve olacağımızın bir kanıtıdır. Bu müze hepimizin gururu ve onurudur. Birlik ve beraberlik içinde, kimin neyi, niçin yaptığına bakmadan kişisel, kurumsal kırgınlıklarımızı, egolarımızı bir kenara bırakarak fakatsız, amasız, kültürümüz, halkımız için bu müzeye desteklerimizi esirgemeyelim. Çerkes materyal ve objelerini bu müzeye bağışlayarak gelecek nesillere aktaralım. Türkiye’de bir ilk olan Kartepe Özel Çerkez Müzesi Kartepemize hayırlı olmasını dilerim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Sedat Yenişen ile Vedat Eroğlu’na plaket takdim etti.