EKONOMİ - 19 Ocak 2026 Pazartesi 10:36

Türksat ve Vodafone’dan fiber altyapıda stratejik iş birliği

A
A
A
Türksat ve Vodafone’dan fiber altyapıda stratejik iş birliği

Türksat ile Vodafone, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmek ve fiber internet erişimini yaygınlaştırmak amacıyla stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı.



Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında kamu ve özel sektörün fiber yetkinliklerini birleştirecek olan "Toptan Seviyede Veri Akış Erişimi Hizmeti, TV Hizmeti ve Destek Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi Ek Protokolü", Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy tarafından imzalandı. İmzalanan anlaşma çerçevesinde Vodafone, Türksat’ın fiber altyapısını kullanarak 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti ulaştırmaya başlayacak. Bu stratejik adım ile Vodafone’un fiber altyapı üzerinden erişim sağladığı toplam hane sayısı 23,7 milyona yükselecek.



Atılan imzalarla birlikte mükerrer yatırımlar önlenerek mevcut fiber kaynaklar daha verimli kullanılacak ve dijital erişimin kapsayıcılığı artırılacak. Kamu-özel sektör ortaklığının bu modeli ile Türkiye’nin dijital altyapı ekosisteminde yeni bir dönem başlayacak. Ayrıca iş birliği kapsamında yüksek hız ve düşük gecikme süreli fiber teknolojisi daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Altyapı paylaşım modeli sayesinde Türksat’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği fiber yatırımların etkinliği de artırılacak.



Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat ve Vodafone arasında kurulan bu iş birliği ile Türkiye’de hanelerin ve kurumların dijitalleşme sürecinin hız kazanacağını belirterek, "Türksat’ın güçlü fiber altyapısını Vodafone’un hizmet ağıyla birleştirerek, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna stratejik bir katkı sunduk. Mükerrer yatırımların önüne geçen bu model sayesinde teknolojik kaynaklarımızı yüksek verimliliğe dönüştürecek ve ülke ekonomimize doğrudan katma değer sağlayacağız. Bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin en büyük iletişim ve teknoloji firmaları arasındaki ortaklığın en güçlü örneklerinden biri olacak" dedi.



Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy da fiber internet ağının genişlemesinin Türkiye’nin dijital geleceği için taşıdığı önemi vurgulayarak, "Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma taahhüdümüz doğrultusunda, Türksat gibi güçlü bir yerli teknoloji ortağıyla bir araya gelmenin mutluluğu içindeyiz. Bu stratejik iş birliği, Türksat ile Vodafone arasında artarak devam eden internet altyapı iş birliklerinin de katkısıyla, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve yüksek deneyim sunan fiber internet hizmeti vermemizi sağlayacak. Fiber internet erişim ağımızı artırarak daha fazla ev ve işyerine kesintisiz, yüksek hızlı internet sunacağız. Böylece, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna önemli katkı sağlayacağız. Aynı zamanda, bu anlaşmayla, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme imkânına sahip telekom operatörü olacağız. Bu değerli iş birliği için Türksat yetkililerine teşekkür ediyor; önümüzdeki sürecin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’in 8 bin 500 yıllık hazinesi masaya yatırıldı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Arkeoloji Kurulu ilk toplantısını yaptı. Akademisyenler ve yöneticilerden oluşan kurulun hedefinin, İzmir’in tarihi mirasını görünür kılmak ve kentin hikâyesini yeniden yazmak olduğu ifade edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, kentin gelecek vizyonunu bilimsel temeller üzerine inşa etmek amacıyla oluşturduğu çalışma grupları kapsamında kurulan İzmir Büyükşehir Belediyesi Arkeoloji Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirdi. Kent yönetiminde farklı kurum, disiplin ve paydaşlar arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi hedefleyen kurul, 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip İzmir’in arkeolojik mirası üzerine analitik, katılımcı ve uygulamaya dönük bir düşünme zemini oluşturmak için çalışmalarına başladı. Çetin Emeç Salonu’nda düzenlenen toplantıya Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yanı sıra Genel Sekreter Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Dr. Hasibe Velibeyoğlu, Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürü Dr. Özden Coşkun Öner, Kültürel Mirasın Tanıtımı ve Yönetimi Şube Müdürü Ayşegül Güngören ile kurulda yer alan akademisyenler katıldı. İzmir’in geçmişini bugüne doğru bağlamak Toplantıda konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve kararların ortak akılla üretilip uygulanmasının önemine dikkat çekti. Arkeolojik peyzaj ve kültürel mirasın, kentin turizmi ve kimliği açısından en önemli başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Tugay, İzmir’in geçmişini bugüne doğru biçimde bağlayan çalışmaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Tugay, kentin hikâyesinin somut ve somut olmayan kültürel miras unsurlarıyla birlikte ele alınarak daha güçlü bir şekilde anlatılmasının önemine işaret etti. İlk toplantı konusu kent arkeolojisinin tanıtımı Arkeoloji Kurulu’nun ilk toplantısında "arkeolojik mirasın tanıtımı" teması ele alındı. Toplantıda, İzmir’in zengin arkeolojik mirasının daha görünür kılınması, kentlilerle ve ziyaretçilerle daha güçlü bağlar kurulması ve kentin hikâyesinin doğru ve etkili biçimde anlatılması gerekliliği vurgulandı. Mimarlıktan turizme farklı disiplinleri buluşturan yapı Arkeoloji Kurulu; Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nden akademisyenlerin katılımıyla oluşturuldu. Arkeoloji, mimarlık, şehir planlama, sanat tarihi, tarih ve turizm gibi farklı disiplinlerden uzmanları bir araya getiren kurul, çok boyutlu bir değerlendirme ve üretim süreci yürütmeyi hedefliyor. Yalnızca görüş bildiren bir yapı olmanın ötesinde kurgulanan kurul; belediye uygulamalarına yön veren, politika ve araç geliştiren, alınan kararların hayata geçirilmesini destekleyen ve süreci izleyen bir model olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda çalışmaların; yeni fikirlerin geliştirilmesi, proje ve politika araçlarının oluşturulması, yol haritalarının belirlenmesi ve uygulamaların adım adım izlenmesine katkı sunması amaçlanıyor. Arkeoloji Kurulu toplantılarının yıl sonuna kadar toplam beş oturum halinde gerçekleştirilmesi, süreç sonunda elde edilecek çıktılar doğrultusunda ise kapsamlı bir strateji çerçevesi oluşturulması planlanıyor.
Muş Muş’ta ters laleler açtı Muş’ta halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ve yaklaşık 20 günlük ömürleri bulunan ters laleler, havaların ısınması ve karların erimesiyle açtı. Muş’un Karaağaçlı beldesinde, ilkbaharın gelişi ve karların erimesiyle birlikte yüksek rakımlı bölgelerde ters laleler açtı. Yılda sadece yaklaşık 20 gün canlılığını koruyan ve halk arasında "ağlayan gelin" olarak adlandırılan bu nadide bitkiler, ziyaretçilerini ağırlıyor. Kısa ömürlerine rağmen yoğun ilgi gören çiçekler, doğa ve fotoğraf tutkunlarını bölgeye çekiyor. Yaklaşık 2 saatlik zorlu bir yolculuğun ardından dağlık alana ulaşan ziyaretçiler, ters laleleri fotoğraflayarak anı ölümsüzleştiriyor. Doğal güzelliğiyle her yıl kısa süreliğine kendini gösteren ters laleler, bölge turizmine de katkı sunmaya devam ediyor. Ters laleleri ziyaret eden Rüveyda Elçek, gördüğü manzara karşısında çok etkilendiğini dile getirerek, "Muş’ta iki senedir eğitim görüyorum, aşçılık bölümü öğrencisiyim. Bugün arkadaşlarla birlikte ters laleleri görmeye geldik. Açıkçası çok merak ettiğim bir çiçekti. Çok etkilendim, kokusu da çok güzel. Çok dik bir yokuştan çıktık, bayağı yorucuydu ama gördüğümüze değdi. Çok sevdik ve çok da eğlendik" dedi. Çiçeklerin rengi ve kokusuyla dikkat çektiğini belirten Asiye Selim de "Bugün ters laleler olarak da bilinen ‘ağlayan gelinleri’ görmeye geldik. Rengiyle, kokusuyla harika bir görünüşü var. Bildiğim kadarıyla 20 günlük bir ömürleri var. Bunu değerlendirip bahar havasında gidip görmek gerçekten çok güzel oluyor" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Dronu görünce kaçak hatları iptal etti Dicle Elektrik, Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Sarıerik Mahallesi’nde bir konut ve bitişiğindeki yapıya çekilen kaçak elektrik hatları dron ile tespit etti. Kaçak elektrik denetiminde kullanılan dronu gören bir şahıs elektrik direğine tırmanarak bağlantıları iptal etti. Bu anlar dron tarafından saniye saniye görüntülendi. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli elektrik dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrik kullananlara karşı mücadelesini ileri teknoloji uygulamalarıyla sürdürüyor. Bu kapsamda dron kullanılarak gerçekleştirilen son denetimlerde, Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı kırsal Sarıerik Mahallesi’nde kaçak elektrik kullanımına yönelik dikkat çekici bir olay dron kameralarına yansıdı. Kaçak hatlar dron ile tespit edildi Dicle Elektrik ekipleri, yapay zeka destekli analizler sonucu belirlenen bölgede gerçekleştirdikleri saha çalışmasında, bir konut ile bitişiğinde yer alan ve sera olduğu değerlendirilen yapıya, yakındaki dağıtım hattı direğinden kaçak elektrik çekildiğini tespit etti. Dron ile yapılan kontroller sırasında elde edilen görüntüler, kaçak kullanımın detaylarını net şekilde ortaya koydu. Dronu görünce kaçak hatları söktü Dron kamerasına anlık olarak yansıyan olayda, dronla yapılan kaçak elektrik denetimi yapıldığını fark eden bir şahsın, hızlıca kaçak elektrik hattının bağlı olduğu elektrik direğine tırmandığı görüldü. Drona yansıyan görüntülerde şansın, kaçak elektrik amacıyla kullanılan hatları bağlantı noktalarında ayırdığı ve kaçak elektrik için kullanılan kabloları da bir eve teslim ettiği tespit edildi. "Can ve mal güvenliğini tehdit ediyor" Ekiplerin teknik incelemeleri sonucunda, söz konusu kaçak hatlar aracılığıyla bölgedeki kuyudan su çekildiği ve konutun elektrik ihtiyacının karşılandığı belirlendi. Yapılan tespitlerin ardından M.Ş.T. isimli abone hakkında mevzuata uygun cezai işlem uygulanırken, olay adli makamlara taşındı. Dicle Elektrik yetkilileri, elektrik direğine müdahale ederek kaçak bağlantı kurmanın ve sökmenin ciddi hayati riskler barındırdığına dikkat çekerek, bu tür müdahalelerin yalnızca enerji altyapısına değil, doğrudan can ve mal güvenliğine tehdit oluşturduğunu vurguladı.