POLİTİKA - 31 Ekim 2025 Cuma 19:11

Uber’den Türkiye’ye 200 milyon dolarlık yatırım

A
A
A
Uber’den Türkiye’ye 200 milyon dolarlık yatırım

Uber, dördüncü küresel Teknoloji Geliştirme ve Yazılım Merkezi’ni Türkiye’de kuracağını duyurdu. Şirket, teknoloji merkezine önümüzdeki beş yıl içinde 200 milyon dolar yatırım yapmayı hedefliyor. Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, "Uber’in İstanbul’da kuracağı teknoloji merkezi, Türkiye’nin kabiliyetine, istikrarına ve genç insan kaynağına duyulan güvenin açık göstergesidir. Uber, Türkiye’yi yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda bir inovasyon üssü olarak görüyor. Önümüzdeki beş yılda 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak teknoloji merkezinde 500’e yakın yetkin teknoloji uzmanı görev alacak. Bu merkez, Uber’in küresel operasyonlarında kritik rol üstlenecek teknolojilerin geliştirilmesine öncülük edecek" dedi.


Uber, Türkiye’de hayata geçireceği önemli bir projeyi paylaşmak üzere 31 Ekim 2025 Cuma günü Esma Sultan Yalısı’nda özel bir etkinlik düzenledi. Etkinlik, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ve Uber Global CEO’su Dara Khosrowshahi’nin katılımıyla gerçekleştirildi.


Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji üreten bir ülke olma yolunda önemli bir eşiği geçtiğini vurgulayarak, "Bizler hızla yaşanan dijital dönüşüm sürecini, yüksek teknoloji ve katma değer üreten bir Türkiye’nin inşası yolunda tarihi bir fırsat penceresi olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda bu fırsatı gerçeğe dönüştürecek bir Ar-Ge ve inovasyon altyapısı oluşturduk" dedi.


Kacır, 2000’li yılların başında Türkiye genelinde Ar-Ge çalışmalarında yer alan insan kaynağının 29 bin kişi olduğunu hatırlatarak, "Bugün 311 bin kişilik Ar-Ge insan kaynağına sahibiz. 113 teknoparkta faaliyet gösteren 12 bin firma yapay zekâdan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil dönüşüme kadar geniş bir alanda inovasyon odaklı çalışmalar yürütüyor. Millî Teknoloji Hamlemizi mümkün kılacak kazanımlara imza atıyor" ifadelerini kullandı.



"TOGG, teknoloji ekosistemimizin en güçlü örneği"


Bakan Kacır, Türkiye’nin otomotivdeki tecrübesini yerli ve milli elektrikli otomobil TOGG ile yeni bir lige taşıdıklarını belirterek, "TOGG, bugün 30’dan fazla Türk teknoloji girişimiyle yakın iş birliği içinde çalışıyor. Ülkemizde mobilite alanındaki yenilikçi girişimlerin doğmasına ve dünyaya açılmasına öncülük ediyor" diye konuştu.


Teknolojide paradigma değişimi yaşanan her alanın Türkiye için yeni fırsatlar sunduğunu vurgulayan Kacır, "Canlı, yenilikçi ve rekabetçi bir girişimcilik ekosistemine sahip olmamız büyük önem taşıyor. Bu anlayışla girişimciliği destekleyen, yatırım ortamını güçlendiren çok boyutlu politikaları hayata geçiriyoruz" dedi.



"Türkiye, Avrupa’nın parlayan yıldızı"


Gençlerin teknoloji geliştirme süreçlerinde önemli rol üstlendiğini ifade eden Kacır, "TEKNOFEST ile milyonlarca gencimizi yapay zekadan roket teknolojisine kadar birçok alanda teknoloji yolculuğuna dahil ediyoruz. Avrupa’da tohum aşamasında en fazla girişimin yatırım aldığı ikinci ülke olduk. 4,6 milyar liralık kamu kaynağını doğrudan girişimlerimize yönlendirdik ve bu desteklerin 120 milyar liralık özel sektör yatırımını harekete geçirdiğini gördük" dedi.


Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji girişimciliğinde Avrupa’nın "parlayan yıldızı" haline geldiğini belirterek, "Bugün 7 milyar dolar değerlemeyi aşan 7 girişimimizin 6’sının arkasında Bakanlık olarak sağladığımız destekler yer alıyor" diye konuştu.



"Uber’in yatırımı, Türkiye’nin teknoloji üssü vizyonunu güçlendirecek"


Konuşmasında Uber’in Türkiye’de yapacağı yeni yatırımın önemini vurgulayan Bakan Kacır, "TrendyolGo ortaklığıyla ülkemizdeki faaliyetlerini genişleten Uber’in İstanbul’da kuracağı teknoloji merkezi, Türkiye’nin kabiliyetine, istikrarına ve genç insan kaynağına duyulan güvenin açık göstergesidir. Uber, Türkiye’yi yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda bir inovasyon üssü olarak görüyor. Önümüzdeki beş yılda 200 milyon dolarlık yatırımla kurulacak teknoloji merkezinde 500’e yakın yetkin teknoloji uzmanı görev alacak. Bu merkez, Uber’in küresel operasyonlarında kritik rol üstlenecek teknolojilerin geliştirilmesine öncülük edecek" dedi.


Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunun bu başarıların temelinde olduğunu ifade eden Bakan Kacır, "34 olan ortanca yaşımızla Avrupa’dan 10 yaş daha genç, teknolojiye hâkim bir nüfusa sahibiz. Bu insan kaynağımız, Türkiye’yi küresel bir teknoloji üssüne dönüştürme yolculuğumuzun en kıymetli gücüdür. Gümrük Birliği ve ticaret anlaşmalarıyla 1 milyardan fazla nüfusa erişim imkânı, 62 milyondan fazla uluslararası ziyaretçisi, tedarik zincirlerinin kalbindeki konumu ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye cazibe merkezi olmayı sürdürecek" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Tescilli lezzet kabak tatlısı depremzede ailenin ellerinde lezzet buluyor HATAY (İHA) – Hatay’ın yöresel lezzeti olan tescilli kabak tatlısı, depremin ardından yeniden hayata tutunan depremzede baba, kız ve torunun ellerinden lezzet buluyor. Babasından öğrendiği mesleğini evladına da öğreten Aynur Öztürk, "Kendimle gurur duyuyorum ve işimi severek yapıyorum" diyerek işine olan tutkusunu dile getirdi. Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi’nde yaşayan Aynur Öztürk, depremin ardından yeniden hayata tutunarak kabak tatlısı üretmek için iş yerini kurdu. Babasından öğrendiği mesleğini 14 yıldır sürdüren Öztürk’e kabak tatlısı mesaisinde babası Süleyman Öztürk ve oğlu eşlik ediyor. El lezzetiyle Türkiye’nin birçok iline kabak tatlısını tattıran Aynur Öztürk, "Kendimle gurur duyuyorum ve işimi severek yapıyorum" diyerek işine olan tutkusunu dile getiriyor. Kabak tatlısının yapım sürecini anlatan Aynur Öztürk, "Kabak tatlımız, Hatay’ın yöresel lezzeti. Bu mesleği ben babamdan öğrendim ve yıllardır devam ettiriyorum. Kabak soyulup, tek tek elden geçip çatallanıyor ve kirece yatırılıyor. Kabağı 1 gün kireçte beklettikten sonra kazanlara dizip, kaynıyor. Suyunu döküp, şekerini ekledikten sonra pişmeye bırakıyoruz. 1 gün piştikten sonra dinlendirip, paketliyoruz. 14 yıldır, babamla birlikte bu işi yapıyorum. Depremden önce ailemle birlikte çalışıyordum, depremin ardından sıkıntılarımızı atlatıp devam ettik. Kalkınmak zorundaydık, yine çok şükür bu günlere. İnternet ve telefon üzerinden ulaşan herkese gönderim sağlıyoruz. Ankara, İstanbul, Kahramanmaraş, Gaziantep, Antalya, Adana ve bütün illerimize gönderim sağlıyoruz. Tohumunu üreticilerimize verip, biz onlardan satın alıyoruz. Kabağımız Konya ve Niğde’den geliyor. Kabaklarımızı stoklayıp, hazırlıyoruz. Bu yıl kabakları biraz yüksek fiyattan stokladık. Satışlarımızda bu yıl biraz düşüş var ve tüketim biraz daha iyi. Kendimle gurur duyuyorum ve işimi severek yapıyorum" dedi. Babasından öğrendiği kabak tatlısının sırrını kızına ve torununa aktaran Süleyman Öztürk ise, "20 yıldır bu işi yapıyorum, babamın mesleğiydi ve ben de ondan öğrendim. Kızıma, torunuma da bu işi öğrettim ve onların eli de lezzetli" dedi.
Trabzon Yüksek fiyat verenler oldu ama o baba yadigarı diye satmıyor Trabzon’un Maçka ilçesinde Oğuz ailesi, baba yadigârı olan ve yaklaşık 30 yıldır kendilerinde bulunan yarım asırlık geçmişe sahip Ford marka kamyonu, kapalı garajda 7 yıldır büyük bir özenle koruyor. Babasının 2019 yılında vefat etmesinin ardından aracı trafiğe çıkamadıklarını belirten Maçka Ziraat Odası Başkanı Ogün Oğuz, aracı kapalı garajda muhafaza ederek yalnızca belirli aralıklarla kontrol amaçlı çalıştırdıklarını belirtti. Araca yüksek fiyat vermelerine etmelerine rağmen satmadıklarını belirten Oğuz, kendileri var olduğu müddetçe baba yadigarı kamyonu saklayacaklarını hata bu yönde vasiyet te bile bulunduklarını söyledi. Baba Refik Oğuz, özellikle 1990’lı yıllarda Trabzon Limanı’ndan İran’a yapılan uluslararası taşımacılıkta aracı uzun yıllar kullanırken 2019 yılında vefat etmesinin ardından araç bir daha trafiğe çıkmadı. Araca maddi değil, manevi değer olarak baktıklarını belirten Ogün Oğuz, araca yüksek fiyat bile teklif edenlerin olduğunu ancak satmayı hiç düşünmediklerini söyledi. Türkiye’de bu tür eski ticari araçların giderek azaldığına dikkat çeken Oğuz, kamyonun kendileri için sadece bir araç değil, aynı zamanda bir aile geçmişinin simgesi olduğunu belirterek, "Şu anda da aktif durumda, ancak bizim iş alanımız olmadığı için hatıra olarak saklıyoruz. Biz var olduğumuz sürece, hatta varislerimize de vasiyet ettik, orada kalacak" dedi. Baba yadigârı olarak orada, hatıra niyetine saklıyoruz Kamyonu baba yadigarı olarak sakladıklarını belirten Oğuz, "Rahmetli babamın aracıdır; Ford kamyon. Baba yadigârı olarak orada, hatıra niyetine saklıyoruz. Araç yaklaşık 30 yıldır bizde. Babam 2019 yılında vefat etti; o zamandan sonra araç trafiğe çıkmadı, ancak ara ara garajda kontrol amaçlı çalıştırıyoruz. Kapalı bir alanda muhafaza ediyoruz. Babam bu araçla genelde transit taşımacılık yapar, İran’a çalışırdı. Satın diyen çok oldu; yüksek fiyat teklif edenler bile çıktı, ancak baba yadigârı olduğu için satmayı düşünmüyoruz. Aracımız yaklaşık yarım asırlık. Babam 1990’lı yıllarda Trabzon Limanı’ndan İran’a nakliye yapıyordu. Araç o dönem oldukça faaldi; zamanının meşhur araçlarındandı. Şu anda da aktif durumda, ancak bizim iş alanımız olmadığı için hatıra olarak saklıyoruz. Biz var olduğumuz sürece, hatta varislerimize de vasiyet ettik, orada kalacak. Bununla ilgili bir proje olursa, örneğin restore edelim, koruyalım denirse o zaman yardımcı oluruz. Biz bunun maddi boyutunda değiliz; sadece bir hatıra olarak kalmasını istiyoruz. Bu nedenle her türlü projeye açığız. Yakın çevrem zaman zaman "sat" diyor, bizi arayanlar oluyor; ’satar mısınız?’ diye soranlar çıkıyor. Ancak biz maddi değil, manevi değerine bakıyoruz. Zaten Türkiye’de bunlardan çok fazla kalmadı" diye konuştu.