POLİTİKA - 12 Şubat 2026 Perşembe 14:04

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir"

A
A
A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye’nin jeopolitik konumundan değil, küresel bir güven aktörü olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır "dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2’nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı Programı’na katıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen programda, İİT üyesi ülkelerin ulaştırma bakanları 40 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da bir araya gelerek ulaştırma alanındaki iş birliklerini ele aldı. Program Kuran-Kerim tilavetiyle başladı. Ulaştırma Bakanlığı’nın projelerinin yer aldığı video gösteriminin ardından konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında, ulaştırma alanında bakanlar düzeyinde yeniden bir araya gelmenin anlamı ve önemi son derece büyüktür. Aradan geçen yaklaşık kırk yıl içinde dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm, ulaştırma alanında iş birliğini her zamankinden daha stratejik hâle getirmiştir" diye konuştu.



"Türkiye küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir"


Türkiye’nin küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle bugün küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir. Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir, öngörülebilir konumlarındandır. Ayrıca şunu da ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle ’jeostratejik bir güven adası’ haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye’nin ’jeopolitik konum’undan değil, ’küresel bir güven aktörü’ olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır" şeklinde konuştu.



"Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik"


Bakan Uraloğlu, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştirdiklerine değinerek, "Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik. Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri’ne; İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları’na kadar dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Bölünmüş yol ağımızı 6 bin 101 kilometreden 30 bin 49 kilometreye, otoyol ağımızı bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Demiryolu ağımızı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükselttik ve sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e, dış hat uçuş noktalarımızı 50 ülkede 60’tan 133 ülkede 356’ya taşıdık. Türk Deniz Ticaret Filomuzu dünya sıralamasında sınıf atlattık ve denizcilikte lider ilk 10 ülke arasında yerimizi aldık. Bu yatırımlarımız üretime 1 trilyon ABD dolarının üzerinde katkı sağlamış, yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde istihdam oluşturmuştur. Karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunda eş zamanlı yürütülen bu yatırımlar sayesinde Türkiye’de entegre ve çok modlu bir ulaştırma sistemi tesis edilmiştir. Ancak bu altyapı hamlesini hiçbir zaman yalnızca ulusal bir başarı olarak görmedik. Bizim için esas hedef, bu altyapının bölgesel ve küresel ulaştırma koridorlarının taşıyıcı omurgası hâline gelmesidir. Çünkü bugün ulaştırma koridorları, yalnızca malların taşındığı güzergâhlar değil, ticaretin, yatırımın ve refahın aktığı stratejik hatlardır" ifadelerini kullandı.



"Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim"


Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi’ne her türlü teknik desteği vermeye hazır olduklarını belirten Bakan Uraloğlu, " Türkiye olarak, bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hâle getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergâhlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Afrika’daki kardeşlerimizin geleceğini değiştirecek Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu da belirtmek isterim. Asya ve Avrupa arasındaki koridorların yanı sıra Afrika kıtası ile de somut çalışmalar yürütmekteyiz. Ulaştırma koridorlarının etkinliği yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı değildir. Sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması ve dijital uygulamaların yaygınlaştırılması, bu koridorların gerçek anlamda işler hâle gelmesi açısından kritik önemdedir. Ayrıca, denize kıyısı olmayan üye ülkelerin deniz aşırı ulaştırma ağlarına etkin şekilde entegre edilmesi de ortak sorumluluğumuzdur. Bu kapsamda, ulaştırma alanında iş birliğimizi öncelikle İİT bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşımamız gerektiğine inanıyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı, sahip olduğu coğrafi kapsama alanı, artan ticaret hacmi ve stratejik koridorları ile bizlere eşsiz bir platform sunmaktadır. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı Başkanı sıfatıyla Türkiye tarafından atılmasının kararlaştırılmasını; bununla birlikte gerekli belgelerin Genel Sekreterlik ile eşgüdüm içerisinde hazırlanarak 2028 yılında düzenlenecek Üçüncü İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını öneriyorum" dedi.



Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Mandalinci’den 19 Mayıs mesajı Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Mandalinci, mesajında şu ifadelere yer verdi: "19 Mayıs 1919 bu ülkenin hafızasında bir duruştur. Bir halkın boyun eğmemeye karar verdiği, geleceğini başkalarının yazmasına izin vermediği gündür. 1919’un o karanlık günlerinde, Anadolu’nun dört bir yanında umutsuzluk hakimken, Samsun’dan yükselen irade bu toprakların insanına yeniden kendine güvenmeyi hatırlatan bir kırılma anıydı. Çünkü o adım, "artık yeter" diyen bir milletin ayağa kalkma kararlılığıydı. 15 Mayıs’ta İzmir işgal edildiğinde yaşanan acı, bu ülkenin hafızasına silinmez bir iz bıraktı. O acı, teslimiyet üretmedi. Tam tersine, direnci büyüttü. 19 Mayıs’ta atılan adım, işte o direncin örgütlenmiş halidir. Bir şehrin yaşadığı yıkım, bir milletin yeniden doğuşuna dönüşmüştür. Bu nedenle 19 Mayıs, bugün neyi savunduğumuzu, yarın nasıl bir ülke kurmak istediğimizi sorguladığımız bir eşiktir. Cumhuriyet, tesadüflerle değil, bu bilinçle kurulmuştur. Gençlere armağan edilmiş olması ise ayrı bir anlam taşır. Çünkü bu ülkenin geleceği, her zaman en zor zamanlarda sorumluluk alabilenlerin omuzlarında yükselmiştir. Gençlik bir cesaret halidir. Soru sorabilme gücüdür. Haksızlığa itiraz edebilme iradesidir. Doğru bildiğinden geri adım atmama kararlılığıdır. Bugün de bu ülkenin ihtiyacı olan tam olarak budur. Kendi aklıyla düşünen, kendi vicdanıyla karar veren, geleceği başkalarının çizmesine izin vermeyen bir gençliktir. 19 Mayıs’ın bize bıraktığı en büyük miras, bağımsızlık fikridir. Bu fikir sınırları korumak kadar; düşüncede, üretimde, bilimde, sanatta özgür olabilme iradesidir. Kendi kentini, kendi yaşamını, kendi geleceğini sahiplenebilme bilincidir. Yerel yönetimlerden toplumsal hayata kadar her alanda bu anlayışı büyütmek zorundayız. Çünkü güçlü bir ülke, güçlü kentlerle; güçlü kentler ise sorumluluk alan yurttaşlarla kurulur. Dayanışma olmadan kalkınma olmaz. Katılım olmadan demokrasi güçlenmez. Ortak akıl olmadan geleceği inşa etmek mümkün değildir. Bugün, 19 Mayıs’ın anlamını konuşurken aslında şunu hatırlıyoruz. Bu ülke, en zor şartlarda bile ayağa kalkmayı başarmış bir ülkenin adıdır. Ve o irade hala bu toprakların insanında yaşamaktadır. Bize düşen görev, o iradeyi canlı tutmaktır. Geçmişten güç alarak bugünü doğru kurmak, bugünden güç alarak yarını daha sağlam inşa etmektir. Cumhuriyet, bize bırakılmış bir emanettir. Aynı zamanda her gün yeniden kurulması gereken bir değerdir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu bilinçle kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelesinin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyorum. Bu ülkenin yarınları, umudunu kaybetmeyenlerin, sorumluluktan kaçmayanların ve gerektiğinde ilk adımı atmaktan çekinmeyenlerin olacaktır."
Ankara Bakan Ersoy’dan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mesajı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Bakan Ersoy yayımladığı mesajda, "Cumhuriyetimizin kuruluş meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs 1919 tarihi milletimizin bağımsızlık iradesinin yeniden ayağa kalktığı, umutların yeniden filizlendiği bir dönüm noktasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak ilk adımı attığı bugün tarihimize altın harflerle yazılmıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi, geleceğe duyduğu güvenin ve milletimizin yarınlarına olan sarsılmaz inancının en güçlü göstergesidir. Çünkü gençlik bir ülkenin enerjisi, umudu, değişim gücü ve en kıymetli hazinesidir" dedi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlayan Ersoy, "19 Mayıs 1919 tarihinin 107’inci yıl dönümünde Cumhuriyetimiz, köklerini milletimizin azim ve fedakarlığından alan, gölgesi geleceğe uzanan güçlü bir çınara dönüşme yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyor, milletimizin ve geleceğimizin teminatı sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Amasya Amasya’da taşkın alarmı: Okullar tatil edildi Tokat’taki Almus Barajı’nın yüzde 100 doluluk oranına ulaşmasının beklenmesi, komşu il Amasya’da da alarma neden oldu. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı tatili dolayısıyla yarın kapalı olacak okullar, Amasya merkez ve Taşova ilçesinde taşkın önlemleri kapsamında çarşamba günü de tatil edildi. Köprü kıyıları ve kritik noktalara ise yığınak yapılarak önlem alınmaya başlandı. Tokat’taki Almus Barajı’nın yüzde 100 doluluk oranına ulaşmasının beklenmesi nedeniyle Amasya’da da taşkına karşı tedbirler alındı. Taşkın önlemleri kapsamında Amasya merkez ve Taşova ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı tatili dolayısıyla yarın kapalı olacak okullar, 20 Mayıs Çarşamba günü de tatil edildi. Konuyla ilgili Amasya Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Son günlerde bölgemiz genelinde etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle Yeşilırmak ve ırmağı besleyen derelerin bazı noktalarında taşkınlar meydana gelmiştir. Meteorolojiden alınan veriler doğrultusunda bölgemizdeki yağışların devam etmesi ve 19 Mayıs Salı günü de (yarın) Tokat Almus Barajı’nın tam doluluğa ulaşarak barajdan su tahliyesi gerçekleşmesi beklendiğinden Yeşilırmak’taki su seviyesinin ciddi oranda artacağı ve taşkınlar oluşabileceği öngörülmektedir. Tüm bu ihtimaller değerlendirilerek, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına Amasya Merkez ilçemiz ile Taşova ilçemizdeki (köyleri dahil) tüm resmi-özel kreşler, anaokulları, ilkokullar, ortaokullar, liseler, mesleki eğitim merkezleri, yaygın eğitim kurumları, olgunlaşma enstitüsü, özel öğretim kursları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü 1 gün süreyle eğitim-öğretime ara verilmiştir" ifadelerine yer verildi. "Zarar tespit çalışmaları da devam etmekte" Amasya Valisi Önder Bakan ise, bölge genelinde etkili olan yoğun yağışlar nedeniyle Yeşilırmak Nehri ve ırmağı besleyen derelerin bazı noktalarında taşkınlar meydana gelmesiyle tarım arazileri ve seraların su altında kaldığını hatırlatarak, "Ayrıca kırsal altyapıda da çeşitli hasarlar oluşmuştur. Yaşanan olumsuzlukların giderilmesi amacıyla devletimizin tüm kurumları sahada çalışmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir. Zarar tespit çalışmaları da devam etmekte olup, oluşan mağduriyetlerin giderilmesi adına gerekli süreçler titizlikle yürütülmektedir" dedi. Komşu il Tokat’taki Almus Barajı’nın 19 Mayıs Salı günü itibarıyla tam doluluğa ulaşmasının beklendiğine işaret eden Vali Bakan, "Bu durum sonucu Yeşilırmak’taki su seviyesinin ciddi seviyede artacağı ve taşkınlar oluşabileceği öngörülmektedir. Bu nedenle Amasya ve Taşova şehir merkezlerimizde vatandaşlarımızın Yeşilırmak ile dere yataklarından uzak durması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. 3 metreye ulaşan nehir sularını kaygıyla takip eden vatandaşlardan Üzeyir Taşdemir, "Evleri ırmak kenarında olan arkadaşlarımızın Allah yardımcıları olsun. Umarım korkulan olmaz. Hep birlikte güneşli günlerin gelmesini bekliyoruz. Yağmurlar fazla oldu" şeklinde konuştu.
Erzincan Tercan’da sel suları tarım arazilerini vurdu Erzincan’ın Tercan ilçesinde etkili olan aşırı yağışların ardından Tercan Barajında doluluk oranı yüzde yüze ulaştı. İlçede meydana gelen sel ve su baskınları tarım arazilerinde zarara yol açtı. Son 3 gündür etkisini sürdüren yağışlar ve dağlardaki kar sularının erimesiyle Karasu Nehri’nin debisi yükseldi. Özellikle Kargın beldesi ile Büklümdere, Edebük ve Bağpınar köylerinde nehir kenarındaki çok sayıda tarım arazisi sular altında kaldı. Bölgede ekili bulunan hububat, şeker pancarı ve yonca tarlaları zarar gördü. Taşkınların ardından Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri bölgede su tahliye çalışmalarına başladı. Suların çekilmesinin ardından Erzincan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerince hasar tespit çalışması yapılacağı bildirildi. Tercan Ziraat Odası Başkanı Hacı Yılmaz, yaptığı açıklamada, Tercan Baraj Gölü’nün doluluk oranının artması ve Karasu Nehri’nin debisinin yükselmesi nedeniyle Kargın beldesi ile Yollarüstü Mahallesi ve Büyükdere mevkisindeki tarım arazilerinin zarar gördüğünü söyledi. Yaklaşık 2 bin dekarlık alanda şeker pancarı, patates, arpa, buğday, yonca ve yem bitkilerinin etkilendiğini belirten Yılmaz, bölgedeki taşkınların her yıl tekrarlandığını ifade etti. Yılmaz, dere yatağının ıslah edilmesi ve taş tahkimatı yapılması gerektiğini belirterek, tarım arazilerinin korunması için kalıcı çözüm talebinde bulundu.