GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 11:38

Umre hayaliyle çıktıkları yolda dolandırıldılar: "Tatile gitmeyecektik, sadece ibadet etmek istedik"

A
A
A
Umre hayaliyle çıktıkları yolda dolandırıldılar: "Tatile gitmeyecektik, sadece ibadet etmek istedik"

Çekmeköy’de umre ibadetini yerine getirmek amacıyla özel bir tur şirketine binlerce lira yatıran çok sayıda vatandaş, paralarını kaptırarak büyük bir mağduriyet yaşadı. "Savaş çıktı, uçuşlar iptal edildi" gibi bahanelerle oyalandıklarını ve tur şirketinin kapısına kilit vurarak sırra kadem bastığını iddia eden vatandaşlar, "Biz sadece ibadet etmek istemiştik. Mağduriyetimiz giderilsin, yetkililer sesimizi duysun" diyerek yardım çağrısında bulundu.


İstanbul’da umreye gitmek için Elham Tur isimli firmaya başvuruda bulunan 60’a yakın vatandaşın hayalleri, şirketin ortadan kaybolmasıyla adeta kabusa döndü. Rezervasyon ve pasaport işlemleri için kişi başı binlerce dolar ödeme yapan mağdurlar, uçuş gününü beklerken bir anda ofisin kapanması ve yetkililere ulaşılamamasıyla beraber büyük bir şok yaşadı. İstanbul dışında Sakarya, Düzce, Kocaeli ve Diyarbakır gibi illerden de çok sayıda kişinin aynı yöntemle mağdur edildiğini öne süren vatandaşlar; Diyanet İşleri Başkanlığı ve TÜRSAB’a güvenerek bu yola çıktıklarını belirterek, "Biz ne Paris ne de yaz tatili peşindeydik; tek amacımız ibadetimizi yapmaktı" sözleriyle yaşadıkları çaresizliği dile getirdi.



"Bize ’Gideceksiniz, herhangi bir sorun yok’ dediler, sonrasında dolandırıldığımızı öğrendik"


Umreye gitmek için Elham Tur şirketine başvuran ancak sonrasında konuyla alakalı hiçbir bilgi alamadıklarını aktaran Abdülkerim Tercanlı, "Elham Tur’a aracılar vasıtasıyla Şubat ayında başvuruda bulunduk. Başvuruda bizden bir miktar para istendi rezervasyon için, biz de gönderdik. Sonrasında Şubat ayının sonuna doğru bizden pasaportlarımız istendi. Pasaportlarımızı da verdiğimizde ’Biz size ulaşacağız, gerekli bilgileri verip uçak biletlerini alıp size ulaşacağız’ dendi. Sonrasında uçak biletlerinin alındığı ve umreye gidebileceğimiz söylendi. Üzerinden vakit geçtikçe ne bir haber ne de herhangi bir bilgi alabildik. En sonunda Mart ayının sonlarına doğru kendisine ulaşmak istediğimizde bize ’Siz gideceksiniz, herhangi bir sorun yok’ dediler. Sonrasında Ümit Sekmen’in bizi dolandırdığı ve paramızı alıp kaçtığı söylendi. Ben kendisi daha önceden de bu işleri yaptığı için inanmadım ama sosyal medyada görünce dolandırıldığımızı anladık" şeklinde konuştu.



"Biz bu insanlara güvenemeyeceksek bu gibi şirketler neden var"


Ailesi ile birlikte umreye gitmek için toplam 420 bin lira para ödeyen Tercanlı, yaşanan mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:


"Bunun için savcılığa gidip başvurumuzu yaptık; CİMER’den yazımızı da yazdık fakat herhangi bir sonuca ulaşamadık. Biz yurt dışına veya şehirler arası bir yaz tatiline gitmek istemiyoruz; sadece ibadetimizi yapmak için umreye gitmek istiyoruz. Biz bu insanlara güvenemeyeceksek, bunlara para yatırıp da umreye gidemeyeceksek bu gibi şirketler daha neden var? Umreye gidebilmek için ben ve ailem toplam 8 kişi 410 bin lira, 420 bin lira gibi bir meblağ ödedik. Onun haricinde bunun gibi farklı şehirlerden mağdur olan bir sürü insan var, toplamda nereden baksanız 600-700 kişiye denk geliyor."



"Buraya tavsiye üzerine gelmiştik, bu adamı tanımıyorduk, paramız gitti"


Eşiyle birlikte umreye gitmek isteyen ve süreç boyunca sürekli olarak oyalandıklarını dile getiren Fevzi Karaduman, "Ben ve eşim Şubat’ın 16’sında Elham Tur’a müracaatta bulunduk umreye gitmek için. Kayıtlarımızı yaptılar, pasaportlarımızı aldılar. 1500 dolar verdim o zaman iki kişi için. 1000 dolar da kaldı, "Sonra verirsiniz" demişti. Para istediler, en son kalan parayı da ödedik. Ayın 31’inde beni arayıp dedi ki, "Sen ayın 4’ünde gidemezsin, sizi bayramdan sonra göndeririz.’ Ben de geldim ofiste, biraz bağırıp çağırdık birbirimize, ’Niye böyle kandırıyorsunuz bizi, biz gideceğiz, umutlandık’ dedim. Sonra hemen başka bir listeye kaydırdılar bizi. Sonra bütün masraflar hazırdı, bilet de almışlardı bana WhatsApp grubuna atmışlardı. Ayın 1’inde baktık olay patlak vermiş; herkesin telefonu kapalı, ofis kapalı. Pasaportlarımızı dahi polisten aldık. Ayın 23’ünde götürülen umrecileri de orada mağdur etmişler. O umrecilerin otel parası yatırmamış yemek parası yatırmamış; otelciler de onları dışarı çıkarmış, onları Türk yetkilileri getirdi Türkiye’ye. Buraya tavsiye üzerine gelmiştik, bu adamı tanımıyorduk, paramız gitti maalesef. Çok fazla insan mağdur oldu" diyerek aktardı.



"Biz umreye gidecektik, Fransa’ya, Paris’e gitmeyecektik"


Eşiyle birlikte umreye gitmek isterken mağdur olan İlyas Alemdaroğlu, "Tanıdık vasıtasıyla yazıldık fakat hiçbir sonuç alamadık. Bu konuyu TÜRSAB’ın denetlemesini istiyoruz. Diyanet’in bununla ilgilenmesini istiyoruz. Devletimiz büyüktür, onların el atmasını istiyoruz, mağduruz" dedi. Şeyma Alemdaroğlu ise amaçlarının tatil değil yalnızca ibadetlerini yerine getirmek olduğunu söyleyerek, "Görümcemin kaynanası ve kayınpederi birkaç yıl önce gitmişti, onlar çok memnun kaldılar. Orada Ümit Sekmen’in kendileriyle çok güzel ilgilendiğini söylediler. Ondan sonra biz de dedik ki, ’Madem memnun kaldınız biz de gidelim.’ Biz umreye gidecektik; Fransa’ya, Paris’e gitmeyecektik. Biz böyle bir şekilde olacağını düşünmedik, sadece güvendik. Biz güvendiğimiz için çok mağdur olduk, ne yapacağımızı bilmiyoruz. Yetkililerden yardım bekliyoruz" diye konuştu.



"’Savaş çıktı gidemiyorsunuz’ dediler"


Umreye gitmeyi uzun zamandır planladığını ifade eden Ayşegül Çokşener, tur şirketinin "savaş" bahanesiyle yaşattığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı:


"Ben umreye gitmek için bir yıldır çaba gösteriyordum, araştırma yapıyordum, Diyanet’le gitmek istedim ama bu arkadaşım gidip geldikten sonra Elham Tur’u çok methettiler, çok övdüler. Ben de bunlarla güvenerek, inanarak araştırdım geldim, burada direkt kendileriyle görüştüm. Bütün para ve pasaport işlemlerini kendim yaptım. Gidiş günü yaklaşınca bir hafta öncesinden bana haber geldi, ’Ertelendi, savaş çıktı’ diye. ’Suudi Arabistan savaş nedeniyle kabul etmiyor, sizi bayramdan sonra göndereceğiz’ dediler. Ben de ’Olmaz artık ben istemiyorum, paramı geri almak istiyorum’ dedim. Sonra bana sözleşme gönderdiler. Nisan’ın 15’i ile 30’u arasında paramın yatacağını söylediler ama birkaç gün sonra internette duydum ki Sakarya’da havaalanında insanlar kalmış. Burayı aradığımda hiçbir şekilde ne geri dönen ne de cevap veren oldu. Diyanet bu tür firmalara nasıl yetki veriyor? Bu kadar basit ve kolay olmaması lazım bunun. İnsanlar ’Arkamızda devlet var’ diyerek bu şirketlere yazılıyor."



Umre hayaliyle çıktıkları yolda dolandırıldılar: "Tatile gitmeyecektik, sadece ibadet etmek istedik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta vekâletle kurban kesim programı tanıtıldı Bayburt Müftülüğü, ’2026 Yılı Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Programı Tanıtım Toplantısı’ düzenlendi. Çoruh Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, vekaletle kurban kesim organizasyonuna ilişkin bilgi verildi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını İl Müftüsü Bayram Danacı yaptı. Toplantıya konuşmacı olarak katılan Diyanet İşleri Başkanlığı Disiplin ve Değerlendirme Daire Başkanı Murat Akdoğan, vekaletle kurban kesim organizasyonunun önemine değinerek, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yurt içinde ve yurt dışında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aktardı. Akdoğan, din görevlilerinin toplumu inanç, ibadet ve ahlak konularında aydınlatma sorumluluğu bulunduğunu belirterek, vekaletle kurban konusunda vatandaşların doğru bilgilendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Akdoğan, "Vekaletle kurban konusunda toplumu doğru bir şekilde bilgilendirmek ve milletimizin emanetine sahip çıkmak bizlerin üzerine düşen büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bilinci ile hareket ederek Vekalet Yoluyla Kurban Kesim Programının etkili bir şekilde tanıtımını yapan din görevlilerimize teşekkür ediyorum" dedi. Programa müftü yardımcıları Nurettin Akgül ile İlim Tatlı, Demirözü İlçe Müftüsü Adem Şeker, Aydıntepe İlçe Müftüsü Yakup Halil, Şube Müdürü Ömer Turan ve din görevlileri katıldı. Öte yandan, 2026 yılı vekalet yoluyla kurban kesim bedeli yurt içinde 18 bin lira, yurt dışında ise 7 bin lira olarak açıklandı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, OSB yönetimini ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçilen Mehmet Yalçın ve yönetimini ağırlayarak ’üretim şehri Kayseri’ vizyonunda birlik mesajı verdi. Geçtiğimiz günlerde Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan genel kurulun ardından yeniden başkanlığa seçilen Mehmet Yalçın ile yönetim kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’a nezaket ziyaretinde bulundu. Başkanlık makamında gerçekleşen ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin üretim ve sanayi gücünün lokomotifi konumundaki OSB’nin şehrin ekonomik kalkınmasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Yalçın ve yönetimini tebrik eden Büyükkılıç, "Kayseri’mizin üretim gücüne yön veren OSB Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden seçilen Mehmet Yalçın ve kıymetli yönetimini belediyemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. ‘Üretim şehri Kayseri’ vizyonumuzu daha ileriye taşıyacak her adımda birlik ve dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç, yerel yönetim ile sanayi iş birliğinin güçlenerek süreceğini vurgulayarak, nazik ziyaretlerinden dolayı Yalçın ve yönetimine teşekkür etti, yeni dönemde başarılar diledi. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın ise Başkan Büyükkılıç’a sanayi ve ticaret alanındaki destekleri ile misafirperverliğinden dolayısıyla teşekkür etti.
Ankara Bakan Bolat, ABD Ticaret Odası heyetiyle bir araya geldi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, bugün Ankara’da ABD Ticaret Odası’nın ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy liderliğindeki iş adamları heyetiyle bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD Ticaret Odası Heyeti ile Bakanlığı’nın ev sahipliğinde toplantı gerçekleştirdi. Bakan Bolat’ın yanı sıra ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Khush Choksy’nin katılım sağladığı toplantıda, Türkiye ile ABD arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, karşılıklı yatırım fırsatlarının artırılması ve iş birliği alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaretler de dahil olmak üzere birçok vesileyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Aralık 2025’te, ABD Ticaret Temsilcisi Büyükelçi Jamieson Greer ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile, ayrıca ABD Ticaret Odası himayesinde önde gelen Amerikan şirket temsilcileriyle görüşme gerçekleştirdiğini de kaydeden Bolat, "New York’taki Türkiye Yatırım Konferansı sırasında ve BM Genel Kurulu marjında Amerikalı iş dünyası liderleriyle kapsamlı temaslarda bulunuyoruz. Tüm bu temaslar, ABD özel sektörüyle güçlü ve kurumsallaşmış bir diyalog yürüttüğümüzü açıkça göstermektedir" açıklamasında bulundu. "Yılın ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır" Bakan Bolat, Türkiye ekonomisine ilişkin verileri de toplantıda paylaşarak, "Küresel belirsizliklere ve kuraklık ile zirai don gibi olumsuz etkilere rağmen, Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir kesintisiz büyümeye devam ettiğini sözlerine ekleyen Bolat, "Türkiye, güçlü yatırım ve ihracat performansıyla son yıllarda OECD’nin en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer almıştır. Dış ticaret tarafında, 2025 yılı için belirlediğimiz 390 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedefini başarıyla gerçekleştirdik. Mal ihracatımız 273,3 milyar dolar, hizmet ihracatımız ise 122,6 milyar dolar olmuştur. 2026 yılının ilk çeyreğinde ise ihracatımız 63 milyar doları aşmıştır. Bu dönemde Almanya en büyük ihracat pazarımız olurken, onu ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa takip etmiştir. Bu durum, Avrupa ve transatlantik pazarlarla güçlü entegrasyonumuzu açıkça ortaya koymaktadır" diye konuştu. "Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye sahip olması cazibesini arttırıyor" Toplantının ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Bolat, toplantıya katılım sağlayan ABD Ticaret Odası Heyetine ilişkin "Bunlar tabii Türkiye’de yatırım yapan değerli şirketler çok önemli istihdam, vergi Türkiye’ye ihracat kazancı anlamında da ülkemiz ekonomisine değer katıyorlar. Türkiye’nin güvenli bir liman olması, istikrarlı bir siyasi yapıya, istikrarlı bir ekonomiye sahip olması, ekonomisini son 23 yılda dolar bazında altı kat büyüterek 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye milli gelire ulaşmamız, kişi başına milli gelirin 18 bin dolara aşması, mal ve hizmet ihracat ve ithalat toplamının geçen yıl 820 milyar dolar gibi büyük bir rakama ulaşması neredeyse 1 trilyon doların eşiğine yaklaşması gibi gelişmeler Türkiye’yi cazip kılıyor. Özellikle bölgemizde kuzeyde, güneyde, doğuda, batıda olan çatışmalar, savaşlar buna rağmen Türkiye’nin istikrarlı bir ekonomiye ve istikrarlı bir siyasi yönetime sahip olması güçlü bir liderliğe sahip olması, Cumhurbaşkanımızın dünyadaki saygın konumu ve özellikle barış görüşmelerindeki yapıcı katkıları, dış işleri bakanlığımızın dengeli, dış politikası ekonomik fırsatlarla birleştiğinde Türkiye’nin cazibesini arttırıyor" ifadelerine yer verdi. "Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra yatırımların hızlanmasını bekliyoruz" Bolat, geçen yıl Türkiye’ye 13 milyar doların üzerinde doğrudan yatırım geldiğini ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yıl da bunun inşallah Körfez Savaşı’nın bitiminden sonra hızlanmasını bekliyoruz. Aynı zamanda Orta Doğu’da ve Körfez’de yaşananlar karşısında Türkiye’nin bölgedeki güvenli, istikrarlı bir ada, istikrarlı güvenli bir liman hüviyeti daha da pekişmiş oldu. Bu ziyarette bunu göstermekte zaten. İnşallah ülkemiz ekonomisi için ve iki ülke arasındaki ilişkiler için başarılı geçeceğine inanıyorum. Zaten somut sonuçlar uzun süredir ülkemize akan yabancı yatırımlar da ortaya çıkıyor. Türkiye’ye son 23 yılda 290 milyar dolar doğrudan yatırım geldi. Türkiye’deki uluslararası şirketlerin sayısı 89 bine ulaştı. Yani 23 yıl önce sadece 5 bin 600 bin yüz şirket vardı. Bunlar Türkiye’de 1,2 milyon vatandaşımıza istihdam sağlıyorlar, ihracatımıza 70 milyar doların üzerinde katkı sağlıyorlar, vergi ödüyorlar ve üretim yapıyorlar. Türkiye ekonomisinin gelişme ve büyümesinde tıpkı yerli, milli şirketlerimizin fazlasıyla yaptığı gibi uluslararası sermaye ve yatırımlardan da istifade etmeye çalışıyoruz. Bütün bu çabalarımızın amacı bu."