SAĞLIK - 25 Haziran 2025 Çarşamba 09:14

Uzmanı uyardı: Kız çocuklarında anoreksiya nervoza riski daha fazla

A
A
A

Sosyal medya fenomeni Nihal Candan’ın hayatını kaybetmesiyle son günlerde gündeme gelen anoreksiya nervoza hastalığı hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Şule Arslan, sosyal medyanın da etkisiyle özellikle kız çocuklarının risk altında olduğunu belirtti. Arslan, anoreksiya nervoza hastalarının bazı yemek ritüelleri geliştirdiği uyarısında bulundu.

İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Şule Arslan, anoreksiya nervozanın ölüm riski en yüksek psikiyatrik hastalık olduğunu belirterek, hastalığın belirtileri, ilerleyişi ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Hızlı kilo verme eğiliminin anoreksiya nervozaya kadar götürebildiğini belirten Arslan, "Günümüzde estetik kaygılar, sosyal medya baskısı ve diyet kültürü gibi sebeplerle kişiler çok hızlı bir şekilde kilo verme eğilimi göstermeye başladılar. Çok kısa sürede sonuç almak isteyen bireyler, çok düşük kalorili diyetler, öğün atlama, yanlış beslenme modelleri ya da çok yüksek yoğunluklu egzersiz yapma gibi bazı davranışlara yönlenebiliyorlar" dedi.

"Adet döngüsünün durması ve kemik erimesine neden oluyor"

Hızlı kilo kaybı sonucu vücutta kas kütlesi ve su kaybı meydana geldiğini belirten Dr. Şule Arslan, "Vücuttaki kas kütlesinin kaybı da vücut fonksiyonlarının bozulmasına ve bazal metabolizma hızının azalmasına sebep oluyor. Çok düşük kalorili diyetler de bazal metabolik hızın azalmasına neden oluyor. Hızlı kilo kaybı sırasında elektrolit kayıpları da meydan geliyor. Özellikle potasyom, sodyum ve magnezyum kayıpları kalp debisinin bozulmasına, ritim bozukluklarına ve ani ölümlere yol açabiliyor. Kadınlarda çok düşük kalorili beslenme adet döngüsünün durmasına sebep olabiliyor. Bu durumda kemik, mineral yoğunluğunun azalmasına osteopeni ve osteoporoza (kemik erimesi) sebep olabiliyor" diye konuştu.

"İntihara sebep olabiliyor"

Dr. Şule Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anoreksiya nervoza aslında kişinin beden algısının bozulması, çok düşük kalorili yemek yemeyle karakterize psikiyatrik bir hastalık, fiziksel belirtileri arasında yorgunluk, organ hasarları, kadınlarda adet döngüsünün bozulması gibi durumlar söz konusuyken psikolojik olarak da depresyon, anksiyete hatta intihar yönelimleri söz konusu olabiliyor."

Boy kilo endeksi (BKE) değerinin 17’nin altına indiği durumlarda anoreksiya nervozanın başladığını söyleyen Dr. Arslan, 15’in altında olduğu durumlarda ise hastalığın çok ciddi boyutlara ulaşmış olduğunu belirtti.

"Açlık nedeniyle çektikleri ağrıdan mutluluk duyuyorlar"

Anoreksiya nevroza hastalarının yemekle ilgili bazı takıntılı davranışlar geliştirme eğilimi gösterdiğini belirten Dr. Şule Arslan, şu ifadeleri kullandı:

"Anoreksiya nervoza hastaları yemekle ilgili bazı ritüeller geliştirebiliyorlar, yemek tariflerine çok meraklı oluyorlar, beslenmeyle ilişkili çok araştırma yapıyorlar ve başkalarına çok lezzetli yemekler hazırlayabiliyorlar. Ancak kendileri bu yemekleri tüketmekten kaçınıyorlar. Genelde çok yavaş yemek yiyorlar ve sayarak çiğniyorlar. Hastalığın başlangıç evrelerinde meyve ve sebze gibi çok yüksek miktarda su içeren, çok düşük kalorili besinleri tercih ediyorlar. Bir süre sonra vücutlarında meydana gelen açlık ağrılarından bile zevk aldıklarını ifade edebiliyorlar. Kendi ifadelerine göre bu ağrılar, aslında bedenlerini kontrol edebilmenin bir göstergesi olduğu için bu ağrılardan mutluluk duyuyorlar."

"Vücut kitle indeksi 17’nin altına düşmeden müdahale edilmeli"

"Anoreksiya nervoza sadece bir yeme bozukluğu hastalığı değil, yaşamla ilgili çok katmanlı bir psikiyatrik bozukluk. Bu sebepten dolayı multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor" diyen Arslan, "Bir psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve dahiliye uzmanıyla birlikte müdahale ediliyor olması gerekiyor. Hastalığın başlangıç evresinde yani boy kilo endeksinin 17 olduğu evrede yeme davranışını düzelterek ve düzenli kan testleri yaparak kişiye özel müdahalelerde bulunmamız gerekiyor. Ancak ilerleyen safhalarda hastaneye yatışı ve klinik takibi gerektirebilir" diye konuştu.

"Geç kalındığında organlarda kalıcı hasara neden oluyor"

Özellikle sosyal medya ve akran zorbalığı nedeniyle hızlı kilo verme isteminde bulunan ergenlik dönemindeki kız çocuklarında anoreksiya nervozanın daha sık görüldüğünü ifade eden Arslan, tüm bireylerin risk altında olduğunu da sözlerine ekledi. Uzun süreli açlığın kalp, böbrek, beyin gibi hayati organlarda geri dönüşü olmayan bazı hasarlara sebep olduğunu ifade eden Dr. Şule Arslan, "Bu sebepten ötürü hastalığı erken fark edip doğru bir yaklaşımla tedavi etmek önemli. Çünkü anoreksiya nervoza psikiyatrik hastalıklar arasında ölüm riski en yüksek olan hastalık. Kişinin bu durumu erkenden fark edip tedavi olmayı kabul etmesi ve ekibe dahil olması gerekiyor. Maalesef yaşanılan en büyük zorluk da bu" diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi SAHA 2026’da sergilenen yerli ve milli ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes ürünlerle fotoğraf çektirdi, YILDIRIMHAN fuarın gözdesi oldu. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı 5’inci gününde devam ediyor. Birçok yerli ve milli ürünün sergilendiği fuar bugün halkın ziyaretine açıldı. Vatandaşlar yerli ve milli ürünlere yoğun ilgi gösterdi, fotoğraflar çektirdi. Fuarda ürünlerin maketleri de dikkat çekti. 7’den 70’e herkes maketlerin yanında fotoğraf çektirdi. Tayfun Fakı, "Gurur duyoruz. Allah bunların devamını nasip etsin. YILDIRIMHAN’ı da göreceğiz inşallah" dedi. Kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN’ı görünce çok heyecanlandığını dile getiren Huriye Kaba ise, "Ben çok görkemli buldum. Çok büyük bir füze. Ülkem adına çok gurur verici. Çok heyecanlandım girerken tüylerim diken diken oldu. Yapan bütün mühendislerin ellerine, emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Karagül hasadı başladı Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde yetişen, kendine özgü rengi ve kokusuyla öne çıkan tescilli ’karagül’de hasat başladı. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi’nin 2013 yılında "sakin şehir" ağına dahil ettiği Halfeti, tarihi taş evleri ve doğal güzellikleriyle bölgenin "saklı cenneti" olarak nitelendiriliyor. Birecik Barajı’nın suyunun yükselmesiyle bölgede üretim alanı azalan karagül, yetiştiği topraktan aldığı kendine özgü rengi ve kokusuyla dikkat çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen karagülün geniş bir alana yayılması için Halfeti Kaymakamlığı, Belediye ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün çalışmaları devam ediyor. Ağırlıklı olarak seralarla yetiştirilen, ilkbahar ve sonbaharda açan karagül, görevliler tarafından çeşitli alanlarda kullanılması amacıyla dallarından kesilerek hasat edilmeye başlandı. Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Bozoğlan, karagül bahçesinde incelemelerde bulundu. İncelemeler sonrası açıklama yapan Bozoğlan, "Karagülün yaprakları kozmetik ve gıda alanında kullanılıyor. Karagül sabun, kolonya, gülsuyu ve parfüm gibi kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bunun yanı sıra lokum, gül şerbeti, kahve ve dondurma gibi gıda ürünlerinde de kullanılıyor. Halfeti’de sadece karagül ile üretim yapan firmalarımız var" dedi. Bozoğlan, gülün Halfeti’den dışarı çıktığı zaman ise pembeye yakın bir tona ulaştığını aktararak, "Halfeti’de şu anda bin 750 metrekare kapalı alanda, 12 bin metrekare açık alanda karagül üretimi yapılmaktadır. Halfeti Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Sinan Korkmaz’ın destekleriyle eski Halfeti’de 7 bin 750 metrekare bir alan tahsisi yapıldı. Bu alana biz bin metrekare kapalı yetiştirme alanı, 250 metrekare üretim alanı ve damıtma tesisi olarak hizmet sunacağız" diye konuştu. Karagül yetiştiricisi Devrim Tutuş ise "Karagülden gıda ve kozmetik ürünü üreten dünyadaki tek firmayız. Şimdi hasat dönemindeyiz. Yaklaşık 10 gündür hasat yapıyoruz. Hayırlısıyla bu yıl bereketli geçti" ifadelerini kullandı.