SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 09:59

Uzmanlar uyarıyor: Moda diyetler sağlığınızı bozabilir

A
A
A
Uzmanlar uyarıyor: Moda diyetler sağlığınızı bozabilir

Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte birçok kişi hızlı kilo verme arayışına giriyor. Bilinçsiz uygulamaların, kalıcı kilo kaybını engelleyip aynı zamanda ciddi sağlık riskleri doğurabildiğini belirten Doç. Dr. Merve Bayram, çok düşük kalorili diyetler, öğün atlama, tek tip beslenme ve detoks uygulamaları konusunda da uyarılarda bulundu.


İstanbul Gelişim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Doç. Dr. H. Merve Bayram, yaz aylarına girerken bireylerin en sık yaptığı hataların başında sürdürülemez diyetlere yönelmenin geldiğini belirtti. Bayram, "Çok düşük kalorili listeler, moda diyetler veya sadece belirli bir besin grubuna dayalı programlar kısa vadede kilo kaybı sağlasa da, uzun vadede kas kaybı, bazal metabolizma hızında düşüş, enerji eksikliği ve vitamin-mineral yetersizlikleri gibi ciddi sonuçlara yol açabilir" dedi.



Detoks suları zayıflamaya değil, yanılsamaya neden oluyor


Son yıllarda oldukça popülerleşen detoks ve detoks suları kavramlarının da bilimsel bir temeli olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Bayram, "Detoks, aslında karaciğer, böbrekler, bağırsaklar gibi organlarımızın doğal yollarla gerçekleştirdiği bir süreçtir. Sağlıklı bireylerde bu sistemler zaten etkili bir şekilde çalışır" diye konuştu.


Doç. Dr. Bayram, detoks sularının bazen iştah kontrolü sağladığı ya da su tüketimini artırdığı yönünde olumlu etkiler gözlemlense de, bunun gerçek anlamda bir zayıflama yöntemi olmadığını şu sözlerle vurguladı: "Detoks suları, düşük kalorili oldukları için tartıda geçici bir düşüşe neden olabilir. Ancak bu kayıp genellikle yağdan değil, vücuttaki su ve kas kütlesinden kaynaklanır. Bu da sürdürülebilir bir zayıflama değildir."



Kronik rahatsızlıkları olanlar dikkat


Aşırı miktarda detoks suyu tüketiminin vücutta sıvı ve elektrolit dengesizliklerine yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Bayram, bu durumun kas krampları, halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini söyledi. Bayram, detoks sularında sıkça kullanılan maydanoz, limon, salatalık gibi bileşenlerin idrar söktürücü etkisinin bu tabloyu daha da ağırlaştırabileceğini dile getirdi.


Doç. Dr. Bayram, kronik hastalığı olan bireylerde (şeker, tansiyon, böbrek ve kalp hastalıkları gibi) detoks uygulamalarının ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayarak, "Örneğin, böbrek hastalığı olan bireylerde potasyum içeriği yüksek sebzelerin aşırı tüketimi kalp ritim bozukluklarına yol açabilir. Diyabet hastalarında meyve içerikli detoks tarifleri kan şekeri dalgalanmalarına neden olabilir. Ayrıca bazı bitkisel içerikler, kullanılan ilaçlarla etkileşime girerek ciddi sağlık riskleri oluşturabilir" ifadelerini kullandı.



Haftada 0,5-1 kg hedeflenmeli


Sağlıklı bir kilo verme sürecinin bireyin yaşına, cinsiyetine, metabolizma hızına ve sağlık durumuna göre planlanması gerektiğini belirten Doç. Dr. Bayram, ideal kilo kaybının haftalık 0,5-1 kilogram arasında olması gerektiğini belirterek, "Önemli olan kas ve su değil, yağ kütlesini azaltmaktır. Bunun için yeterli protein, sağlıklı yağlar ve lif içeren, dengeli bir beslenme programı uygulanmalıdır" dedi.


"Yaz diyeti" gibi çok düşük kalorili listelere de temkinli yaklaşılması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Bayram, "Bu tür diyetlerde genellikle besin çeşitliliği yetersizdir. Tek tip besin tüketimi, kas kaybı, düşük tansiyon, saç dökülmesi gibi pek çok sağlık sorununa neden olabilir" dedi. Ayrıca bu tarz diyetlerin uzun vadede "yo-yo döngüsü" oluşturduğunu söyleyen Bayram, yani bireyin kısa sürede verdiği kiloları hızla geri alarak tekrar kilo alıp verme döngüsüne girdiğini söyledi.



Psikolojik etkiler de göz ardı edilmemeli


İstanbul Gelişim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. H. Merve Bayram, sağlıksız diyetlerin yalnızca fiziksel değil, psikolojik sonuçlar da doğurduğunu belirterek, "Katı ve kısıtlayıcı diyetler bireylerde suçluluk duygusu, yeme bozukluğu ve motivasyon kaybı gibi sonuçlar doğurabilir. Kilo verme süreci profesyonel destekle, sürdürülebilir hedeflerle ilerlemelidir" diye konuştu.


"Yaz aylarına hazırlanırken yapılan yanlışlar, kısa süreli değil uzun vadeli etkiler doğurur" diyen Doç. Dr. Bayram, "Kilo vermek isteyen bireyler, popüler ama bilimsel temelden yoksun yöntemler yerine, dengeli beslenme ve yeterli fiziksel aktiviteye dayalı bir yaşam biçimini benimsemelidir" diyerek sözlerini noktaladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.