SAĞLIK - 24 Kasım 2025 Pazartesi 11:29

Uzmanlardan ek gıda uyarısı: "Hazır çorbayla başlayanlar var"

A
A
A

Yenidoğanda anne sütünün önemine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Meltem Erol, "Anne sütünün koruyucu özellikleri var, uzun dönem etkilerinde de diyabet, obezite gelişimini engelliyor. Tek başına anne sütü alma oranı ilk 6 ayda düşük. Ek gıdaya başlarken bazı ailelerin yaptığı gibi hazır birtakım çorbalar, paketli gıdalar kesinlikle önermiyoruz. Bunlar bazen 4’üncü ayda da olabiliyor veya daha erken aile yemek yerken ‘merak ediyor’ diyor, bebeğin ağzına ufak tefek yedikleri yemeklerden koyabiliyor. Mümkünse ilk 6 ay tamamlayıcı, ek gıdalardan uzak tutacağız, anne sütü vereceğiz" dedi.

Uzmanlar, anne sütünün bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişiminde en ideal beslenme kaynağı olduğunu ifade ederken hem bebekler hem de anneler için sağlık açısından birçok fayda sunduğuna dikkat çekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Büşra Can Karadeniz ile Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Meltem Erol da özellikle ilk 6 ay bebeğin anne sütüyle beslenmesinin önemine vurgu yaptı. Uzmanlar, ek gıda konusunda bilgi verirken ailelere önemli uyarılarda bulundu.

"Yetersiz kilo aldığını düşündüğü için mama takviyesi yapıyor"

"Yenidoğan beslenmesinde ilk 6 ay çok önemli sadece anne sütü almalarını istiyoruz" diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Meltem Erol, "Anne sütü koruyucu içerisindeki immün globilinler sayesinde erken, geç dönem koruyucu özellikleri var. Erken dönemde bebeklerin gastrointestial sistem ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu çünkü bunlar bebeklik döneminde ölümlere sebep olabilen ciddi enfeksiyonlara sebep oluyor. Ayrıca uzun dönem etkilerinde de anne sütü almak çocuklarda diyabet, obezite gelişimini engelliyor. Erken dönemde bazı aileler ek gıdaya başlıyor çocukların aç kaldığını veya daha iyi beslenmesi gerektiğini, yetersiz kilo aldığını düşündüğü için mama takviyesi yapıyor. Tek başına anne sütü alma oranı ilk 6 ayda düşük. Mamayla beraber anne sütü almanın ne dezavantajı olabilir; anne sütünün salgılanmasını azaltabilir, bebeğin doygunluk hissini artırdığı için emme istediğini azaltabilir, böylece anne sütünden daha az faydalanmasına sebep olur. Ayrıca ilerleyen dönemlerde çocukluk çağında obezite gelişimine de sebep olabilir. Ek gıdaya geçmek için kriterlerimiz var. 6 aydan itibaren ek gıdaya başlamamız gerekiyor. Çünkü çocuğun ancak sindirim sistemi, enzimleri bunlar 6’ncı ayda gelişiyor. Ek gıdaya başladığımız zaman çocuğun oturur pozisyonda beslenmesi gerekiyor, yutma esnasındaki boğulmaları, aspürasyon dediğimiz riski önlememiz için oturur pozisyonda olması gerekiyor. 6-8 aylık dönemde püre kıvamımda, kaşıktan akmayacak kadar çok sulu değil çok da sert olmayan gıdalarla başlamamız gerekiyor" diye konuştu.

"Bazı ailelerin yaptığı gibi hazır çorbalar, paketli gıdalar kesinlikle önermiyoruz"

Ek gıdaya başlangıç aşamasındaki besinlere yönelik konuşan Prof. Dr. Erol, "İlk ürünler sebze püreleri, ev yapımı yoğurt özellikle ve günlük yapılmasını öneriyoruz. Yeni başladığımız bir ek gıdaya çok az miktarlarda başlıyoruz. 3 gün sonra yeni bir ek gıdaya başlayarak alerji gelişme riskini azaltıyoruz. Ek gıdaya başlarken bazı ailelerin yaptığı gibi hazır bir takım çorbalar, paketli gıdalar bunları kesinlikle önermiyoruz. Sebze çorbalarını ailenin kendisinin hazırlamasını öneriyoruz. İlk vermemiz gereken sebzeler, klasik olarak patates, havuç, kabak, ıspanak yaprağı da koyulabilir 1-2 adet. Meyveler; elma, muz, armut gibi klasik meyveler. Bazen aileler tropikal meyveler, daha farklı, alerji yapma riski yüksek olan meyveleri tercih edebiliyor. Bu da besin alerjisi riskinin daha erken gelişmesine sebep olabiliyor. Ek gıdaya ananasla başlayanlar, kivi yedirenler, kivi biraz alerjik olabilecek bir besin, o tür şeyler yediren aileler de olabiliyor hatta paketli, hazır çorba yediren ailelerle de karşılaşabiliyoruz. Bunlar bazen 4’üncü ayda da olabiliyor. 4’üncü aydan itibaren ek gıdaya geçen olabiliyor veya daha erken aile yemek yerken aile, ‘Merak ediyor’ diyor. Anneanne, babaanne tatsın diye bebeğin ağzına ufak tefek yedikleri yemeklerden koyabiliyor. Bu tür şeyleri önermiyoruz. Bağırsak enfeksiyonları açısından, alerjik reaksiyonlar açısından tehlikeli. Bunları ailelere anlatıyoruz, şekerli gıdalar özellikle şekerli meyve suları, kolalı içecekler, tuz, fazla tuzlu gıdalar ve balığın 1 yaşından önce verilmesini önermiyoruz" ifadelerini kullandı.

"Anne sütünün koruyuculuğu toplumda hala fark edilememiş olabilir"

Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Erol, "Çocuk 6-8 aylık olduktan sonra biraz daha sert kıvamlı, biraz daha büyüdükçe de 11 aydan itibaren de normal parçalanmış gıdaları alabileceğini söylüyoruz. Anne sütünün koruyuculuğu toplumda hala fark edilememiş olabilir. Bu edenle zaten bebek dostu hastane uygulamaları pek çok hastanede gerçekleştiriliyor. Annelerin emzirme konusundaki sıkıntılarında da laktasyon polikliniklerinde eğitim veriyoruz ki bebek anne sütünü alsın. Mümkünse ilk 6 ay, tamamlayıcı ve ek gıdalardan uzak tutacağız. İçerisindeki koruyucu maddeler, immin globilinler sayesinde enfeksiyonlara karşı kısa sürede koruyucu ileri dönemde de obezite diyabet gibi bir takım kronik hastalıklara karşı koruyucu. İlk 6 ay su bile vermeyeceğiz sadece anne sütü vereceğiz. 6’ncı aydan sonra da sağlıklı, kolay bulunabilir, temiz hazırlanmış gıdaya başlanmasını önereceğiz. Gerektiği zaman pediatri hekimlerine başvurulmalı, biz her zaman ailelere yol gösteriyoruz" şeklinde konuştu.

"Bebeğin ilk 6 ay temel besini anne sütüdür"

Doğum süreci bebeğin beslenmesini ve emzirmeyi doğrudan etkileyen bir faktör" diyen Op. Dr. Büşra Can Karadeniz ise, "Doğumun doğal seyrinde ilerlemesi bebeğin reflekslerinin gelişmesi ve anne sütünün hemen gelmesi açısından önemli çünkü doğum sırasında salgılanan bazı hormonlarımız var. Bunların eş zamanlı, normal seyrinde ilerlemesi bu süreci hızlandırır. Ten tene temasın erken sağlanması ve ilk yarım saatte emzirmeye erken başlamamız sütün daha hızlı gelmesine sebep olur. Ten tene temasla birlikte bebeğin emme reflekslerinin hızlanmasına sebep olur. Bebeğin doğum kanalından geçişi bağırsak florasının oluşmasını destekleyen bir durum. Sezaryen doğumla kesinlikle emziremez diye bir kural olmasa da normal doğumda bu süreç çok daha hızlı olur. İlk 6 ay anne sütü öneriyoruz. Takiplerimizde genelde annelerde şöyle bir hata gözlemliyoruz; ‘Sütüm gelmedi’ deyip emzirmeyi bırakıyorlar oysaki relaktasyon poliklinikleri bile var. Mama başlayabiliyorlar, bu bebeğin karnı erken doyduğu için anne sütünün azalmasına sebep oluyor. Biberondan emme daha kolay olduğu için memeyi erken bırakmasına sebep olabiliyor. Mümkün mertebe öncelikle anne sütüyle devam etmemiz lazım, bebeğin ilk 6 ay temel besini anne sütüdür. Hem kendilerinin hem bebeklerinin sağlıkları açısından düzenli takiplere gelmeleri çok önemli" dedi.

Uzmanlardan ek gıda uyarısı:

Hasibe Karadağ - Hacer İnci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri’de 2 kişinin öldüğü kazanın görüntüleri ortaya çıktı Kayseri’de 2 kişinin hayatını kaybettiği kazaya karışan aracın sürücüsü hakim karşısına çıktı. Köpek ölüsünü yoldan kaldırmak için araçtan inen 2 kişiye aracın çarptığı feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı. Kayseri’de Anbar Mahallesi Osman Kavuncu Bulvarı’nda meydana gelen ve İsmail T. ve Adnan Z.’nin hayatını kaybettiği trafik kazasında, kazaya karışan 50 AEZ 355 plakalı aracın sürücüsü M.K.’nin yargılanmasına Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Sanık M.K.’nin katılmadığı duruşmada savunma yapan avukatı, olayda hayatını kaybeden İsmail T. ve Adnan Z.’nin asli kusurlu olduklarını öne sürdü. Müvekkilinin hız sınırları içinde hareket ettiğini belirten avukat, olayda hayatını kaybeden şahısların aracın dışında olduklarını belirterek, araç içinde olmaları durumunda hasarın bu kadar fazla olmayacağını, müvekkili M.K.’nin iddia edildiği gibi araç kullanırken telefon kullanmadığını söyledi. "Can kurtarmak için canlarından oldular" İsmail T.’nin ailesinin avukatı, İsmail T.’nin yoldaki köpeği kurtarmak için aracından indiğini, Adnan Z.’nin de ona yardımcı olduğunu belirterek, "Bir can kurtarmak isterken canlarından oldular" dedi. M.K.’nin araç kullanırken telefonla konuştuğunu iddia eden avukat, iki aracın olay yerinden geçtiğini ancak M.K.’nin aracının hiç fren yapmadan İsmail T. ve Adnan Z.’ye çarptığını ifade etti. Olayda hayatını kaybeden Adnan Z.’nin yakınları ise kaza anına ait görüntülerde M.K.’nin yüzde 100 suçlu olduğunun görüldüğünü belirterek, "2 can gidiyor, sürücü bir gün bile yatmadı" diyerek, sanığın tutuklanmasını ve en üst sınırdan cezalandırılmasını istedi. Savcılık makamı, sanık M.K.’nin taksirle birden fazla kişiyi öldürmekten cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Feci kaza kameraya yansıdı 30 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen kaza anbean güvenlik kameralarına da yansıdı. İddianameye yansıyan ifadelere göre olay şöyle gerçekleşti: "30/04/2025 tarihinde Anbar Mahallesi Osman Kavuncu Bulvarı’nda seyir halinde olan maktul İsmail T.’nin sevk ve idaresinde olan 38 GS 866 plakalı araçla bir köpeğe çarptığı, bu sebeple yolun orta şeridinde durarak köpek ölüsünü bagajına koymak isterken yine aynı istikametten gelen 38 P 2195 plakalı servis sürücüsü maktul Adnan Z.’nin aracını yolun kenarına park ederek diğer maktul İsmail T.’ye yardım etmeye çalıştığı, söz konusu köpek ölüsünü araç bagajına yüklemek istedikleri sırada Nevşehir istikametinden gelen ve iki ABD’li turisti taşıyan 50 AEZ 355 plakalı araç sürücüsü şüpheli M.K.’nin sevk ve idaresindeki aracın yolun orta şeridindeki maktullerin Adnan Z. ve İsmail T.’ye çarptığı, maktul Adnan Z.’nin olay yerinde vefat ettiği, maktul İsmail T.’nin ise yaralı olarak Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı ancak 15/05/2025 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır."
Kayseri Türkiye’de ilk olacak organizasyon: Kökbörü Oyunları Erciyes 2026 Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, tüm paydaş kurumların iş birliğiyle Türkiye’de ilk kez düzenlenecek Türklerin ata sporu Kökbörü Oyunları Erciyes 2026, 28 Mart Cumartesi günü Erciyes Dağı Tekir Yaylası’nda gerçekleştirilecek. Kadim Türk kültürünün en önemli miraslarından biri olan kökbörü, Kayseri’de yeniden hayat buluyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve geniş paydaş desteğiyle düzenlenecek Türklerin ata sporu ’Kökbörü Oyunları Erciyes 2026’, 28 Mart 2026 Cumartesi günü saat 14.00’te Tekir Yaylası cami arkasındaki alanda oynanacak. Türkiye’de ilk kez düzenlenecek organizasyonda farklı bölgelerden gelecek atlı sporcular sahaya çıkarak kıyasıya mücadele verecek. Güç, denge, sürat ve takım koordinasyonunun ön plana çıkacağı müsabakalar, kökbörünün ruhunu tüm yönleriyle yansıtacak. Kökbörü Oyunları Erciyes 2026, kadim mirasın yaşatıldığı, atlı spor geleneğinin sahaya yansıdığı ve yüksek heyecanın yaşanacağı önemli bir organizasyon olarak dikkat çekiyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde gerçekleştirilen organizasyonlar, şehrin spor vizyonuna önemli katkı sağlıyor. ACES Europe tarafından ’2024 Avrupa Spor Şehri’ unvanına layık görülen Kayseri, Büyükşehir ile 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ve 2029 Dünya Spor Başkenti adaylık süreçlerini de güçlü ve kararlı bir şekilde yönetiyor.
İstanbul Esenyurt’ta film sahnelerini aratmayan çatışma; o anlar kamerada Esenyurt’ta aralarında husumet bulunan iki grup sokakta karşılaşınca ortalık savaş alanına döndü. Aralarında yaşanan tartışma sonrasında aracına binerek kaçan adam husumetlilerine ateş etti. Silahlarına davranan iki şahıs ise mahallenin ortasında husumetlisine mermi yağdırdı. Şans eseri yaralanan olmazken, mermiler 3 araca isabet etti. Yaşanan çatışma anları ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olay, dün gece 20.00 sıralarında Esenyurt Turgut Özal mahallesi 37. Sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre aralarında husumet bulunan iki grup, mahallede karşılaştı. Şahıslar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyürken, silahlar çekildi. Tartışma sonrasında taraflardan biri aracına binerek kaçmaya çalışırken, biraz ilerlediğinde husumetlilerine ateş açtı. Ardından silahını çeken iki şahısta husumetlisini kurşun yağmuruna tutarken, sokakta korku dolu anlar yaşandı. Mahallenin ortasında yaklaşık 10-15 el karşılıklı ateş edilen olayda şans eseri yaralanan olmazken, 3 araba mermilerin hedefi oldu. Yaşanan çatışma anları ise çevredeki bir güvenlik kamerasına yansıdı. Yaşanan silahlı saldırı anlarını anlatan Nuray Kaya, "Ben işyerimdeydim, çalışıyordum. O sırada beyaz bir araba durdu, ardından ateş etmeye başladılar. Alt tarafta 2 tane genç karşılık verdi, defalarca silah sıktılar. Daha sonra beyaz arabadaki şahıs yukarıya doğru kaçtı, diğerleri aşağıya kaçtı. Olayın ardından polis ekipleri geldi, sokağa çıktığımızda bazı arabalara mermi isabet ettiğini gördük. Benim arabamın arkasındaki arabanın camına kurşun isabet etti" dedi.