SAĞLIK - 10 Haziran 2025 Salı 12:00

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı: "Tuvalette kalma süresi 5-6 dakikayı geçmemeli"

A
A
A

Halk arasında basur olarak bilinen hemoroidal hastalığa karşı uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, "Hemoroid tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık olduğunda problem çıkıyor. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla, büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizin bunu artırdığı zaten biliniyor. ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ derdik şimdi telefonlarla yer değiştirdi, tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli" dedi.

Halk arasında basur olarak bilinen insan vücudunda bulunan hemoroid dokusunun sarkması, genişlemesi sonrası kaşıntı, ağrı, kanama gibi şikayetlere neden olarak hemoroidal hastalık oluşturduğunu belirten uzmanlar uyarıyor. Bu rahatsızlığın kişilerin yaşam kalitesini etkilediğine dikkat çeken Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Gezen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Uzm. Dr. Zeynep Betül Yıldız, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Gezen, ABD’de yapılan tuvalette cep telefonu gibi teknolojik cihazlarla ilgilenilerek uzun süre geçirilmesinin hastalık üzerindeki etkisine yönelik sonuçlar ortaya koyan araştırmadan bahsederken uzmanlar, hastalığa karşı kişilerin aşırı alkol ya da baharatlı yiyecekler tüketmekten, hareketsiz yaşamdan uzak durması, su tüketimine dikkat etmesi gerektiğini aktararak uyarılarını sıraladı.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

"Yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz"

Kişilerin yaşam tarzı ve beslenme şeklinin hastalıkta etkili olabildiğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, "Hemoroid aslında tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık halk arasında basur denilen hastalık olduğunda o zaman problem çıkıyor. Hemoroidal hastalık makat bölgesinde şişlik olarak fark ettiğimiz oluşumlardır. Bunlar damar ve yastıkçıkların belirginleşmesidir. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Makatta ıslaklık, şişlik, ağrı, temizlenmede zorlanma, kanama gibi bulgularla bizi uyarabiliyor. Ne olursa olsun kabızlıkla mücadele etmeliyiz. Kabız kaldıktan sonra hemoroidler fazlalaşabiliyor. Aşırı alkol, acı yeme, ağırlıkları kaldırma, uzun süre ayakta durma maalesef tetikliyor. Kabızlığın baş nedenlerinden bir tanesi; fast food. Büyüklerimizin dediği gibi tencere yemekleri, lifli gıdalar, sebzeler bunun önlenmesinde başrol oynuyor. Muhakkak sebze, meyve ve bol su tüketimi gerekli. Eğer toparlayamıyorsa sıcak oturma banyoları yapılır, ilaç tedavisi ile önüne geçilmesi sağlanır. Başarılamıyorsa olabildiğince yapmak istemememizle birlikte ameliyat da gözümüzün önündedir. Bunlar, gaz ve büyük abdest kaçırmaya engel olur, olabildiğince tutmak isteriz ama aşırı kanamalar, iltihaplanmalar, büyük abdest yaptıktan sonra rahatsızlıklar, makat ıslaklıkları oluyorsa o zaman ameliyatı da planlayabiliriz" dedi.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

"Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok"

Makattan gelen kanamanın başka sebepleri de olabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Gezen, "Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok, uzun süreli kanamalarda muhakkak kolonoskopi de yapılmalı. Zaman içinde teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizle bunu artırdığı zaten biliniyor. Tuvalette çok uzunca zaman geçirdiğimizde uzun ıkınmalarda basınç artıyor veya oturur pozisyonda kalınca damar dönüşümü azaldığı için staz (kan akışının yavaşlaması durumu) oluşuyor. Teknoloji ilerliyor, hepimiz telefonlarda uzun zaman geçiriyoruz. Haber okumaktır, telefona bakmaktır bunlarla zaman geçirilmemesi, ortalama 5-6 dakika üzerinde tuvalette büyük abdest yaparken zaman geçirilmemesi, aşırı ıkınılmaması, süreyi uzatmamak gerekir ki hemoroidal hastalıkları önlememiz için yapılan çalışmalar da zaten bunu gösteriyor" şeklinde konuştu.

"Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli"

ABD’de de yapılan tuvalette teknolojik cihazların kullanımıyla ilgili bir araştırmadan bahseden Prof. Dr. Gezen sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD’de yapılmış, 125 hasta üzerinden yapılmış, sorgulandığı zaman da ‘Tuvalette telefonunuzla oynuyor musunuz, ne kadar zaman geçiriyorsunuz, haberlere bakıyor musunuz’ diye soruluyor. Cevap alınanların, uzun süre geçirenlerin yüzde 40’ında hemoroidal hastalık tespit edilmiş. Şöyle de bir sonuca varılmış; uzun süre geçirenlerde riskin daha fazla olduğu. Daha geniş çalışmalara gerek olmakla birlikte daha önceden de bildiğimiz gibi tuvalette uzun süre geçirme hemoroidal hastalıkların nedenlerin bir tanesi. Teknoloji ilerledikçe maalesef bunlarla karşılaşıyoruz. Akıllı telefonlardan önce ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ diyorduk, bir zaman o alışkanlıklar vardı. Şimdi daha kolayı telefonlarla bu alışkanlıklarla yer değiştirdi. Ağrı, şişlik, kanama muhakkak hekim başvurusu gereklidir, muayenelerimize göre eğer kanama uzun sürüyorsa kolan kanseri riskimiz her zaman aklımızda, muhakkak kolonoskopi yapılacak. Pıhtı yapabilir, çok ağır şikayetlerle gelebilir. Hekimlerle tedavi yönlendirilmeli çünkü sosyal medyada önerilerin bir kısmında sonrasında sıkıntılar olabilir, bu riski hiçbir zaman göze almamalılar. Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli"

"Tuvalette oyalanmayın, kendinizi zorlamayın"

Kişilerin şikayetlerine kulak vermesi gerektiğini aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Zeynep Betül Yıldız, belirtilerin başka hastalıkları da tarifleyebileceğine dikkat çekti. Hastalığın erken evresinde ilaç tedavisi, yaşam ve beslenme tarzı değişikliklerinin yapılabileceğini aktaran Uzm. Dr. Yıldız, acı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması, lifli gıdalarla beslenme, bol su tüketiminin önemine dikkat çekti. Hastalığın kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiğini söyleyen Yıldız, tedavi seçeneklerine yönelik de bilgi verdi.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yıldız, "Makattaki damarların aşırı zorlanmaya veya uzun süre tuvalette kalmaya bağlı genişlemesinin sonucu oluşan bir hastalık. Ülkemizde diğer ülkelere göre daha fazla. Artık telefon ve mobil cihazlarla tuvalet kullanma sürecinin artmasına bağlı olarak oradaki damarlarda da genişleme oluyor, bunlar çok etkiliyor. Biz de hastalar özellikle söylüyoruz, su içmeleri, hareketli olmaları, yürüyüş yapmaları ve bağırsak hareketlerini düzenlenmesi için beslenme önerilerinde bulunuyoruz. Acılı, baharatlı ürünler tüketen hastalarda bunlar daha sık görülüyor. Hastalara özellikle söylediğimiz; tuvalette işiniz bittiği zaman kalkın, oyalanmayın hatta tuvalette kendinizi zorlamayın, tuvaletinizi yapamıyorsanız kalkın. Operasyon sürecinde açık, kapalı cerrahi ve lazer dediğimiz yöntemleri var. Günlük su ihtiyacımızı karşılamamız gerekiyor, hastalara soruyoruz ne kadar su içiyorsun diye ‘İçiyorum’ diyor, kaç bardak dediğimizde ‘2,3 bardak’ bu kimse için yeterli bir miktar değil, en az 2- 2,5 litre su içmeleri gerekiyor. Kabız kaldığında aşırı zorlamaya bağlı basur oluyor veya basuru aşırı şiştiği için de hasta tuvaleti erteleye erteleye bu sefer daha da sıkıntılı yapamama süreçlerine giriyor" dedi.

Hasibe Karadağ - Emre Baba - Hacer İnci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Facianın yaşandığı Lovelet AVM’de araç giriş-çıkışları bariyerlerle kapatıldı Samsun’un Canik ilçesindeki Lovelet AVM’de geçen yıl yaşanan ve 3 kişinin hayatını kaybettiği toprak kayması faciasının davası devam ederken, bugün de alışveriş merkezinin çevresindeki tüm araç giriş-çıkış noktaları polis gözetiminde bariyerlerle tamamen kapatıldı. 2012 yılında hizmete açılan ve açık konseptli outlet alışveriş merkezi olarak faaliyet gösteren Lovelet AVM, 27 Nisan 2025’te yaşanan acı olayla gündeme gelmişti. Alışveriş merkezinin içerisinde bulunan akaryakıt istasyonunun oto yıkama bölümünde meydana gelen toprak kaymasında, aracını yıkayan Adem Kaya (35) ile kızları Açelya Mina (7) ve Ayla (5) göçük altında kalarak hayatını kaybetmiş, anne Çiğdem Kaya (32) ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Facianın ardından bölgede risk oluşturan alanlara yönelik çalışmalar sürdürülürken, Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri alışveriş merkezinin önünden geçen dere yatağında müdahalede bulundu. AVM’nin otopark giriş-çıkışlarının bulunduğu ve dere yatağının üst kısmında kalan bölüm, pazar günü iş makinesiyle kırılarak güvenlik açısından yeniden düzenlenmeye başlandı. Bugün ise karayolları ekiplerince alışveriş merkezinin çevresindeki tüm araç giriş-çıkış noktaları trafik güvenliğini tehlikeye düşürüyor gerekçesiyle polis gözetiminde bariyerlerle tamamen kapatıldı. AVM Müdürü Dr. Mustafa Süzen, "2011 yılında AVM’ye karayollarından bir geçiş alabilmek için geçiş izin belgesi alınmış. Ben de o dönemde buradaydım. ’Geçiş iznimiz var’ diye bakıyorum. Yapılan incelemelerde, AVM’nin karayolları geçiş noktasının mevcut yerinden 20 metre daha ileride olması gerektiği gerekçesiyle bu alanı kapattılar. Bu alanı kapatırken herhangi bir kurumdan bize ’yeriniz uygun değil’ ya da ’uygun hale getirin’ şeklinde bir tebligat yapılmadan AVM’nin önü bloklarla kapatıldı. Biz de inşaat mühendislerimizle yaptığımız görüşmelerde, AVM’nin girişinin karayolları geçişine göre kapatılan bölgenin 20 metre ilerisinde olması gerektiğini tespit ettik. İş makineleri, 20 metre ileride yeni girişi açacak. Bize önceden tebligat yapılmış olsaydı, bu işlem 3 günlük bir işti. Böylece yüzlerce çalışanın mağdur olması engellenmiş olurdu" dedi. Karayolları tarafından yapılan açıklamada ise, "Lovelet AVM’nin karayollarına bağlantısı, izin verilen bağlantı şekline göre farklıydı. Mevcut haliyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü için, yasal mevzuata uygun olmayan giriş kapatıldı" denildi
Mersin Mersin’de ‘Evimiz Atölye’ ile kadınlar üretime katılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin ‘Evimiz Atölye’ projesi kapsamında Müfide İlhan Mahallesi’nde düzenlenen atölye çalışmasıyla kadınlar üretimle buluştu. Kadınlara çoraptan oyuncak yapımının öğretildiği etkinliğe, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katıldı. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında, dezavantajlı mahallelerde yaşayan kadınların evleri üretim alanına dönüştürülüyor. Dört haftalık eğitim sürecinin ardından kadınlar, evlerinde oyuncak üretimi yaparak hem el becerilerini geliştiriyor hem de gelir elde etme imkanı buluyor. Atölye çalışmasında ayrıca çevre bilinci, sıfır atık ve su tasarrufu konularında bilgilendirme yapılırken, çocuklar için de çeşitli etkinlikler düzenlendi. Projenin 50’nci mahalleye ulaştığını belirten Meral Seçer, çalışmanın sadece üretim değil, aynı zamanda dayanışma ve farkındalık içerdiğini ifade etti. Seçer, geri dönüşüm malzemelerinin kullanıldığı üretimle çevreye de katkı sağlandığını vurguladı. Mahalle Muhtarı Hülya Evis ise kadınların uzun süredir evde üretim yaparak gelir elde edebilecekleri bir fırsat beklediğini belirterek, projeye yoğun ilgi olduğunu söyledi. Atölyeye katılan kadınlar da çalışmadan memnun olduklarını dile getirerek, hem sosyalleştiklerini hem de aile bütçesine katkı sağlama imkânı bulduklarını kaydetti.
Denizli Denizli’de bölgesel narkotik zirvesi toplantısı gerçekleşti DENİZLİ(İHA) – Denizli’de "Narkotikle Mücadelede Bölge Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda suç gelirleri ile mücadeleye dair sunum, İçişleri Bakanlığı ile diğer bakanlıklar arasında yapılan iş birliği protokollerine dair sunumlar ve bölge toplantısına katılım sağlayan 10 İl Emniyet Müdürü ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürleri konuşmalar gerçekleştirdi. Denizli, narkotikle mücadelede bölge toplantısına ev sahipliği yaptı. İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik ve Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger’in teşrifleri Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Urhal, Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Jandarma Kıdemli Albay Güven Öngören, bölge illerin emniyet müdürlerinin ve narkotik suçlarla mücadele şube müdürlerinin katılımlarıyla "Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı Bölge Değerlendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda; narkotik suça zemin hazırlayan unsurların ortadan kaldırılması ve gerekli önlemlerin alınması, narkotik madde imalatı, kaçakçılığı, kullanımı, özendirilmesi ve bu alanda ilgili kamu ya da özel kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde iş birliği çalışmaları yürütülmesi ve Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle karşı karşıya kaldığı risklerin önlenmesi gibi hususlar ele alındı. "Gençlerimizi bu riskten uzak tutmak zorundayız" Toplantının açılışında konuşan Vali Yavuz Selim Köşger, narkotik suçların son dönemde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de can yakıcı sonuçlara neden olduğuna dikkat çekerek tüm illerde bu problemin çözümü için yoğun bir mücadelenin sürdürüldüğüne değindi ve şu ifadeleri kullandı. Vali Köşger; "Narkotik suçlarla mücadelede belirli bir mesafe alındığını görmek mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti cezaevlerinde narkotik suçlardan hükümlü bulunanlar önemli bir oranı teşkil etmektedir. Bu da sorunun ne denli ciddi ve can yakıcı olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bu tablo, narkotik suçlarla mücadele eden güvenlik güçlerimizin önemli bir başarısını da göstermektedir. Ancak yalnızca kolluk tedbirleriyle bu sorunun üstesinden gelmek mümkün değildir. Nitekim ifade edildiği üzere, çok katmanlı ve kapsamlı bir sorunla karşı karşıyayız. Bir yandan suçla mücadele ederken, diğer yandan bağımlı bireylerin rehabilitasyonu da ayrı bir zorluk alanıdır. Bağımlılıktan kurtulma oranlarının oldukça düşük olması, bu mücadelenin ne kadar güçlü bir irade gerektirdiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle en doğru yaklaşım, gençlerimizi daha en başından bu tehlikeyle hiç karşılaştırmamaktır. Özellikle ergenlikten genç yetişkinliğe uzanan o kritik süreçte, gençlerimizi bu riskten uzak tutmak zorundayız. Çünkü ülkemizin en büyük gücü; iyi yetişmiş, eğitimli ve sağlıklı genç nüfusudur." dedi. Konuşmasında, gözlemlerine dayanarak Türk aile yapısına ve genç nüfusuna yönelik sistematik bir yozlaştırma çabasının varlığına dikkat çeken Vali Köşger, "Uyuşturucu maddelerin daha erişilebilir hale getirilmesi, içeriklerinin değiştirilmesi ve sentetik türevlerle yaygınlaştırılması gibi yöntemlerle gençlerimizin hedef alındığına ve bu durumun, ülkemizin en büyük zenginliği olan genç nüfusu bir avantaja değil, bir soruna dönüştürmeyi amaçlayan stratejik bir tehditdir." şeklinde ifade etti. "Narkotikle mücadele ülkemizin en öncelikli konularından biridir" Suç örgütlerinden bir adım önde hareket edebilmenin, önleyici ve kapsamlı politikalar geliştirmenin büyük önem taşıdığına değinen Vali Köşger, bu ifadede, Denizli’deki toplantının önemli bir vesile olacağına inandığını belirterek, "İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’nin de ifade ettiği üzere, narkotikle mücadele bu yıl ülkemizin en öncelikli konularından biridir. İnşallah bu can yakıcı sorunu ülke gündeminden tamamen çıkarmak bizlere nasip olur. Bu toplantının da bu hedefe ulaşmada önemli bir aşama olacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. Vali Köşger’in konuşmasından sonra İçişleri Bakan Yardımcısı Çelik’de narkotikle mücadeleye dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantı, suç gelirleri ile mücadeleye dair sunum, İçişleri Bakanlığı ile diğer bakanlıklar arasında yapılan iş birliği protokollerine ilişkin sunumlar ve bölge toplantısına katılım sağlayan 10 İl Emniyet Müdürü ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürleri’nin konuşmaları ile devam etti.
Denizli Denizli Büyükşehir’in 2025 faaliyet raporu meclisten geçti Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Yılı Faaliyet Raporu meclis onayından geçti. Başkan Çavuşoğlu, kırsal hizmetlerden, sosyal desteklere, altyapı ve üstyapı yatırımlarından, şehrin sanat ve spor kültürünün zenginleştirilmesine kadar yürütülen projelerle, şehrin geleceğine yatırım yaptıklarını vurguladı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi 2026 Nisan Ayı Olağan Toplantısı’nın ilk birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Yoğun bir gündemle toplanan mecliste görüşülen 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Başkan Çavuşoğlu, sunumunda geride kalan bir yılda hayata geçirilen fiziki ve sosyal projelerle, mali disiplini ön plana çıkaran bir konuşma yaptı. "Taşınmaz satmadan, borçlanmadan hizmet üretiyoruz" Göreve geldikleri günden bu yana mali disiplini bir yönetim ilkesi haline getirdiklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosunda sağlanan kazanımları verilerle paylaştı. Geçmiş dönemden devralınan borç yüküne rağmen hizmet ürettiklerini vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, "Denizli halkının tek bir kuruşunu dahi israf etmeden, bütçemizi doğru yöneterek belediyemizi mali açıdan dirençli hale getirdik. Artık borç yükü altında ezilen değil, öz kaynaklarıyla yatırımlara imza atan bir belediye var" dedi. Mali tablodaki iyileşmenin, yeni borç yapmadan ve belediye mülklerini elden çıkarmadan sağlandığını ifade eden Başkan Çavuşoğlu, "Halkımıza söz verdiğimiz gibi, ulaşıma geçmiş 5 yılda yapılan toplam yatırımı, sadece 2 yıllık görev süremiz içerisinde yaklaşık 2 katına çıkardık. Öz kaynaklarımızla hizmet ağımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz" dedi. 2 yılda 12 milyar lirayı aşan altyapı ve üstyapı hamlesi Başkan Çavuşoğlu, iki yıllık görev süresi boyunca şehrin dört bir yanını kapsayan yatırımların mali tablosunu da kamuoyuyla paylaştı. Denizli’nin geleceğini sağlam temeller üzerine kurduklarını belirten Başkan Çavuşoğlu, "Modern bir kentin olmazsa olmazı olan altyapı çalışmalarımıza 6 milyar TL gibi rekor bir bütçe ayırarak şehrimizin yarınlarını güvence altına aldık. Konforlu bir şehir yaşamı için üstyapı projelerimize 4,2 milyar TL, ulaşım ağımızı modernize ederek trafiği nefes alınır hale getirmek için ise 1,7 milyar TL yatırım yaptık. Toplamda 12 milyar lirayı aşan bu bütçeyi yönetirken, şehrimizin yıllardır biriken kangrenleşmiş sorunlarını çözüme kavuşturuyoruz" ifadelerine yer verdi. "Üreticimizin ve dar gelirlinin yanında olduk" Başkan Çavuşoğlu, 2025 yılında özellikle kırsal kalkınma ve sosyal adalet odaklı projelere ağırlık verdiklerini belirterek, "Göreve geldiğimiz günden bu yana sosyal belediyecilik anlayışımızla 774 milyon TL’yi aşan bir kaynağı doğrudan sosyal hizmetlerimize aktardık. Aralık 2024 tarihinde hayata geçirdiğimiz ve bugün kapsamını daha da genişlettiğimiz beslenme desteği projemizle Türkiye’ye örnek olduk. 8 bin 200 beslenme desteği projemizde şimdi beşinci sınıflara da müjde veriyoruz; bu sisteme artık beşinci sınıfları da dahil ediyoruz. Bu alanda Türkiye’de tekiz ve Denizli Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak bunu başarmış durumdayız. Yine annelerimize yönelik başlattığımız desteklerin yanı sıra, bugün günde 900 haneye ulaştığımız aşevimiz ve daha pek çok projemizle; engelli, yaşlı, emekli ve ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlarımızın yanında yer aldık. Kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden şehrin kaynaklarını yine bu şehrin insanı için kullandık. Üreten herkes bu şehrin en değerli insanıdır dedik. Kırsal kalkınma ve üretici desteklerimize ise 185 milyon 867 bin TL’yi aşan rekor bir bütçe ayırdık. Üretimin ve üreticinin yanında durarak onlarca kırsal destek projesini hayata geçirdik. Sosyal dayanışmayı büyüttüğümüz, hiç kimsenin kendisini bu şehirde yalnız hissetmediği bir şehri hep birlikte inşa etmeye devam ediyoruz" dedi. "Tarihimize sahip çıkıyor ve geleceğe yatırım yapıyoruz" Denizli’nin turizm potansiyeline de vurgu yapan Başkan Çavuşoğlu, şehrin kültürel mirasını sporla harmanladıklarını belirterek, "Laodikya’dan Tripolis’e kadar farklı antik kent kazılarına verdiğimiz maddi desteklerle tarihimize sahip çıkarken, kültür ve turizm değerlerimizi dünya vitrinine taşıyoruz. Tarihi dokumuzu modern turizm stratejileriyle harmanlayarak yerel kalkınmanın anahtarı haline getiriyoruz. Bu vizyonun en büyük yansımalarından biri olan Lykos Yarı Maratonu ile Denizli’de uluslararası bir heyecan yaşattık. Geçtiğimiz yıl 11 ülke ve 44 farklı şehirden gelen 7 bin katılımcıyı ağırlayarak spor turizmine önemli bir katkı sağladık. Denizli’nin tanıtımına büyük ivme kazandıran bu organizasyonumuzda çıtayı daha da yükseltiyoruz; bu yıl hedefimiz 35 bin katılımcıyı şehrimizde ağırlamak. Denizli’yi küresel ölçekte bir cazibe merkezi yapma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. "Bu şehri ortak akılla yönetiyoruz" Faaliyet raporunun kabul edilmesinin ardından meclis üyelerine teşekkür eden Başkan Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Ulaşım hizmetlerinden altyapıya kadar bütçeleri yönetirken tek bir kuruşun dahi hesabını vererek ilerliyoruz. Büyükşehir Belediye Meclisimizdeki bu birlik ve beraberlik ruhu, Denizli’nin hak ettiği hizmetlere kavuşmasını sağlıyor. Hep beraber, daha huzurlu bir Denizli için çalışmaya devam edeceğiz." Yeni encümen ve ihtisas komisyonları belirlendi Toplantıda ayrıca meclis içi seçimler gizli oylama ile yapıldı. Gerçekleştirilen seçimler sonucunda; Meclis 1. ve 2. Başkan Vekilleri, Kâtip Üyeler ve Encümen Üyeleri belirlendi. Ayrıca yeni kurulan Eşitlik Komisyonu ile birlikte diğer ihtisas komisyonlarına üye seçimleri tamamlanarak ilgili maddeler görüşülmek üzere komisyonlara havale edildi.