SAĞLIK - 10 Haziran 2025 Salı 12:00

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı: "Tuvalette kalma süresi 5-6 dakikayı geçmemeli"

A
A
A

Halk arasında basur olarak bilinen hemoroidal hastalığa karşı uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, "Hemoroid tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık olduğunda problem çıkıyor. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla, büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizin bunu artırdığı zaten biliniyor. ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ derdik şimdi telefonlarla yer değiştirdi, tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli" dedi.

Halk arasında basur olarak bilinen insan vücudunda bulunan hemoroid dokusunun sarkması, genişlemesi sonrası kaşıntı, ağrı, kanama gibi şikayetlere neden olarak hemoroidal hastalık oluşturduğunu belirten uzmanlar uyarıyor. Bu rahatsızlığın kişilerin yaşam kalitesini etkilediğine dikkat çeken Medipol Mega Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Gezen ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Uzm. Dr. Zeynep Betül Yıldız, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Gezen, ABD’de yapılan tuvalette cep telefonu gibi teknolojik cihazlarla ilgilenilerek uzun süre geçirilmesinin hastalık üzerindeki etkisine yönelik sonuçlar ortaya koyan araştırmadan bahsederken uzmanlar, hastalığa karşı kişilerin aşırı alkol ya da baharatlı yiyecekler tüketmekten, hareketsiz yaşamdan uzak durması, su tüketimine dikkat etmesi gerektiğini aktararak uyarılarını sıraladı.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

"Yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz"

Kişilerin yaşam tarzı ve beslenme şeklinin hastalıkta etkili olabildiğini söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cem Gezen, "Hemoroid aslında tüm bireylerde olan bir dokumuz ama hemoroidal hastalık halk arasında basur denilen hastalık olduğunda o zaman problem çıkıyor. Hemoroidal hastalık makat bölgesinde şişlik olarak fark ettiğimiz oluşumlardır. Bunlar damar ve yastıkçıkların belirginleşmesidir. Normal popülasyonda yüzde 25’lere varan oranda görebiliyoruz. Makatta ıslaklık, şişlik, ağrı, temizlenmede zorlanma, kanama gibi bulgularla bizi uyarabiliyor. Ne olursa olsun kabızlıkla mücadele etmeliyiz. Kabız kaldıktan sonra hemoroidler fazlalaşabiliyor. Aşırı alkol, acı yeme, ağırlıkları kaldırma, uzun süre ayakta durma maalesef tetikliyor. Kabızlığın baş nedenlerinden bir tanesi; fast food. Büyüklerimizin dediği gibi tencere yemekleri, lifli gıdalar, sebzeler bunun önlenmesinde başrol oynuyor. Muhakkak sebze, meyve ve bol su tüketimi gerekli. Eğer toparlayamıyorsa sıcak oturma banyoları yapılır, ilaç tedavisi ile önüne geçilmesi sağlanır. Başarılamıyorsa olabildiğince yapmak istemememizle birlikte ameliyat da gözümüzün önündedir. Bunlar, gaz ve büyük abdest kaçırmaya engel olur, olabildiğince tutmak isteriz ama aşırı kanamalar, iltihaplanmalar, büyük abdest yaptıktan sonra rahatsızlıklar, makat ıslaklıkları oluyorsa o zaman ameliyatı da planlayabiliriz" dedi.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

"Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok"

Makattan gelen kanamanın başka sebepleri de olabileceğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Gezen, "Kanama hemoroidden geliyor diye bir kural yok, uzun süreli kanamalarda muhakkak kolonoskopi de yapılmalı. Zaman içinde teknolojiyle daha içli dışlı olmamızla büyük abdest yaparken tuvalette uzun zaman geçirmemizle bunu artırdığı zaten biliniyor. Tuvalette çok uzunca zaman geçirdiğimizde uzun ıkınmalarda basınç artıyor veya oturur pozisyonda kalınca damar dönüşümü azaldığı için staz (kan akışının yavaşlaması durumu) oluşuyor. Teknoloji ilerliyor, hepimiz telefonlarda uzun zaman geçiriyoruz. Haber okumaktır, telefona bakmaktır bunlarla zaman geçirilmemesi, ortalama 5-6 dakika üzerinde tuvalette büyük abdest yaparken zaman geçirilmemesi, aşırı ıkınılmaması, süreyi uzatmamak gerekir ki hemoroidal hastalıkları önlememiz için yapılan çalışmalar da zaten bunu gösteriyor" şeklinde konuştu.

"Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli"

ABD’de de yapılan tuvalette teknolojik cihazların kullanımıyla ilgili bir araştırmadan bahseden Prof. Dr. Gezen sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD’de yapılmış, 125 hasta üzerinden yapılmış, sorgulandığı zaman da ‘Tuvalette telefonunuzla oynuyor musunuz, ne kadar zaman geçiriyorsunuz, haberlere bakıyor musunuz’ diye soruluyor. Cevap alınanların, uzun süre geçirenlerin yüzde 40’ında hemoroidal hastalık tespit edilmiş. Şöyle de bir sonuca varılmış; uzun süre geçirenlerde riskin daha fazla olduğu. Daha geniş çalışmalara gerek olmakla birlikte daha önceden de bildiğimiz gibi tuvalette uzun süre geçirme hemoroidal hastalıkların nedenlerin bir tanesi. Teknoloji ilerledikçe maalesef bunlarla karşılaşıyoruz. Akıllı telefonlardan önce ‘Aman tuvalette gazete, dergi okumayın’ diyorduk, bir zaman o alışkanlıklar vardı. Şimdi daha kolayı telefonlarla bu alışkanlıklarla yer değiştirdi. Ağrı, şişlik, kanama muhakkak hekim başvurusu gereklidir, muayenelerimize göre eğer kanama uzun sürüyorsa kolan kanseri riskimiz her zaman aklımızda, muhakkak kolonoskopi yapılacak. Pıhtı yapabilir, çok ağır şikayetlerle gelebilir. Hekimlerle tedavi yönlendirilmeli çünkü sosyal medyada önerilerin bir kısmında sonrasında sıkıntılar olabilir, bu riski hiçbir zaman göze almamalılar. Tuvalette kalma süremiz 5-6 dakikayı geçmemeli"

"Tuvalette oyalanmayın, kendinizi zorlamayın"

Kişilerin şikayetlerine kulak vermesi gerektiğini aktaran Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Zeynep Betül Yıldız, belirtilerin başka hastalıkları da tarifleyebileceğine dikkat çekti. Hastalığın erken evresinde ilaç tedavisi, yaşam ve beslenme tarzı değişikliklerinin yapılabileceğini aktaran Uzm. Dr. Yıldız, acı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması, lifli gıdalarla beslenme, bol su tüketiminin önemine dikkat çekti. Hastalığın kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebildiğini söyleyen Yıldız, tedavi seçeneklerine yönelik de bilgi verdi.

Uzmanlardan ‘Hemoroid’ uyarısı:

Sözlerini sürdüren Uzm. Dr. Yıldız, "Makattaki damarların aşırı zorlanmaya veya uzun süre tuvalette kalmaya bağlı genişlemesinin sonucu oluşan bir hastalık. Ülkemizde diğer ülkelere göre daha fazla. Artık telefon ve mobil cihazlarla tuvalet kullanma sürecinin artmasına bağlı olarak oradaki damarlarda da genişleme oluyor, bunlar çok etkiliyor. Biz de hastalar özellikle söylüyoruz, su içmeleri, hareketli olmaları, yürüyüş yapmaları ve bağırsak hareketlerini düzenlenmesi için beslenme önerilerinde bulunuyoruz. Acılı, baharatlı ürünler tüketen hastalarda bunlar daha sık görülüyor. Hastalara özellikle söylediğimiz; tuvalette işiniz bittiği zaman kalkın, oyalanmayın hatta tuvalette kendinizi zorlamayın, tuvaletinizi yapamıyorsanız kalkın. Operasyon sürecinde açık, kapalı cerrahi ve lazer dediğimiz yöntemleri var. Günlük su ihtiyacımızı karşılamamız gerekiyor, hastalara soruyoruz ne kadar su içiyorsun diye ‘İçiyorum’ diyor, kaç bardak dediğimizde ‘2,3 bardak’ bu kimse için yeterli bir miktar değil, en az 2- 2,5 litre su içmeleri gerekiyor. Kabız kaldığında aşırı zorlamaya bağlı basur oluyor veya basuru aşırı şiştiği için de hasta tuvaleti erteleye erteleye bu sefer daha da sıkıntılı yapamama süreçlerine giriyor" dedi.

Hasibe Karadağ - Emre Baba - Hacer İnci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Yapay zeka tabanlı afet erken uyarı sistemleri çalıştayı yapıldı DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını söyledi. Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksekokulu ile Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu tarafından, Düzce Valiliği ve Düzce Belediyesi iş birliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen, Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayının açılış programı gerçekleştirildi. Cumhuriyet Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını yapan Düzce Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Robotik ve Yapay Zeka Topluluğu Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Çeven, çalıştayın temel amacının yapay zeka, sensör ağları ve robotik teknolojilerinin afet yönetiminde nasıl etkin ve hayat kurtarıcı çözümler üretebileceğini bilimsel bir zeminde tartışmak olduğunu belirtti. "Yapay zeka artık hayatın her alanında yer alıyor" Programda konuşan Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, yapay zekanın günümüzde tıptan uzay teknolojilerine kadar birçok alanda etkin şekilde kullanıldığını belirterek üniversitelerde bu alanda yapılan çalışmaların önemine değindi. Düzce Üniversitesi’nin öğrenci projeleri, Teknofest başarıları ve bilimsel çalışmalar açısından önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Nedim Sözbir, öğrencilerin azmi ve akademisyenlerin desteğiyle elde edilen bu başarıların üniversitenin bilimsel üretkenliğini güçlendirdiğini söyledi. Sözbir, çalıştayın afet yönetimi ve erken uyarı teknolojileri açısından önemli katkılar sağlayacağını belirtti. "Deprem riskini azaltmanın yolu bilim ve hazırlıktan geçiyor" Programın panel oturumunda; Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Aslan’ın yönetiminde gerçekleştirilen panelin ilk konuşmacısı Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Yer Fiziği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, "Afet erken uyarı sistemlerinin afet önlem alma ve kayıpların azaltılmasına etkileri" başlıklı sunumunda Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek, ülkemizin büyük depremler açısından dünyada ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Düzce ve çevresinin aktif fay hatları nedeniyle tarihi olarak önemli depremler yaşadığını belirten Barış, depremlerin yerinin büyük ölçüde bilinebildiğini ancak zamanının öngörülmesinin halen mümkün olmadığını söyledi. "Erken uyarı sistemleri toplum sağlığını korur" Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özge Karadağ, afet erken uyarı sistemlerinin halk sağlığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Erken uyarı sistemlerinin yalnızca can kayıplarını azaltmakla kalmadığını; yaralanmaların, bulaşıcı hastalıkların ve çevresel sağlık risklerinin azaltılmasına da katkı sağladığını ifade eden Karadağ, toplumun afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması için sağlık sektörünün erken uyarı sistemlerine entegre edilmesi, düzenli tatbikatların yapılması ve sağlık ile medya okuryazarlığının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. "Erken uyarı sistemi tahmin değil, saniyeler kazandıran bir mekanizmadır" Sentez Yer ve Yapı Mühendislik CTO’su Dr. Süleyman Tunç ise Marmara deprem erken uyarı altyapısını teknik yönleriyle ele aldı. Deprem erken uyarı sistemlerinin bir tahmin mekanizması olmadığını belirten Dr. Tunç, deprem dalgaları arasındaki zaman farkından yararlanarak saniyeler kazandıran bir sistem olduğunu vurguladı. "Marmara depremine karşı hazırlıklı olmak zorundayız" Panelin son konuşmacısı EDİS Afet ve Deprem Sistemleri CEO’su Ali Emre Erişen ise Marmara bölgesinde beklenen büyük depreme karşı hazırlıklı olunması gerektiğine dikkat çekti. Deprem riskinin yüksek olduğu bölgelerde erken uyarı sistemleri ve teknolojik çözümlerin hayati önem taşıdığını belirten Erişen, EDİS sisteminin çalışma prensiplerini katılımcılarla paylaştı. Açılış programının ardından "Yapay Zeka Tabanlı Afet Erken Uyarı Sistemleri Kullanımı ve Afet Yönetimi ve Farkındalığı Üzerine Etkilerinin Araştırılması Çalıştayı", Rektörlük Çalıştay Salonu’nda gerçekleştirilen oturumlarla devam etti. Çalıştay kapsamında farklı çalışma masalarında bir araya gelen akademisyenler, uzmanlar, kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları görevlileri ve öğrenciler; afet yönetimi, erken uyarı teknolojileri, yapay zeka etik ve hukuki çerçevesi, lojistik süreçler, eğitim ve sağlık, bilgi güvenliği ve toplumsal farkındalık gibi başlıkları disiplinlerarası bir yaklaşımla değerlendirerek çözüm önerileri geliştirdi.
Kayseri Karamustafa’dan "İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yıldönümü" mesajı Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. İstiklal Marşı’nın milletimizin bağımsızlık iradesini, ortak değerlerini ve tarihî hafızasını en güçlü biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa’nın "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü" mesajı şöyle: "Milletimizin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinin sembolü olan İstiklal Marşı, millet olarak topyekûn verdiğimiz kurtuluş savaşı mücadelemizin en zor şartlarında kaleme alınmış; milletimizin imanını, azmini ve kararlılığını yansıtan müstesna bir eser olarak 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilmiştir. Türk edebiyatı ve düşünce hayatının önemli isimlerinden biri olan Mehmet Âkif Ersoy, güçlü şahsiyeti, ahlaki duruşu ve milletine duyduğu derin bağlılıkla yalnızca büyük bir şair değil; aynı zamanda örnek bir aydın ve mütefekkir olarak tarihimizde seçkin bir yere sahiptir. Onun kaleme aldığı İstiklal Marşı; iman, vatan sevgisi, fedakârlık ve özgürlük ideallerini güçlü bir şekilde dile getiren; milletimizin millî ve manevi değerlerini yansıtan eşsiz bir eserdir. Kayseri Üniversitesi olarak millî ve manevi değerlerimizin korunması, tarihî hafızamızın güçlendirilmesi ve bu değerlerin genç nesillere doğru biçimde aktarılması yönünde önemli bir sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin yalnızca akademik açıdan değil; aynı zamanda tarihine, kültürüne ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu vesileyle, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde başta milli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy olmak üzere, istiklalimiz uğruna canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum."
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "İstiklal şairimizin Asım’ın nesli ideali gençlerimize yaşayacak" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren Mehmet Akif Ersoy’u ve İstiklal mücadelesinin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andı. Büyükkılıç, "İstiklal Marşı, milletimizin bağımsızlık iradesinin ebedî belgesidir. İstiklal şairimiz Ersoy’un ‘Asım’ın Nesli’ ideali, gençlerimizle yaşayacak" dedi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, Türk milletinin istiklal ve istikbal uğruna verdiği mücadelenin önemine dikkat çekti. İstiklal Marşı’nın Kabulünün 105. Yılı Başkan Büyükkılıç mesajında, İstiklal Marşı’nın milletin bağımsızlık azmini, inancını ve kararlılığını en güçlü şekilde yansıttığını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: "İstiklalimizi ve istikbalimizi borçlu olduğumuz aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi, İstiklal Marşımızı yaşayarak kaleme alan milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Bu eşsiz eser, milletimizin tarih boyunca gösterdiği fedakârlığın ve bağımsızlık iradesinin en güçlü sembollerinden biridir." "Milletimizin Ruhunu Yansıtan Bir Eser" Başkan Büyükkılıç, İstiklal Marşı’nın yalnızca savaş meydanlarında kazanılan zaferleri değil, aynı zamanda milletin içinde bulunduğu ruh halini ve inancını da satırlara taşıdığını belirtti. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı’nın, o günden bugüne Türk milletinin gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Büyükkılıç, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin simgesi olan İstiklal Marşı’mız, milli birlik ve beraberliğimizin adeta bir belgesidir. O zor günlerde milletimize umut ve motivasyon kaynağı olan bu eser, bugün de özgürlük ve bağımsızlık tutkumuzun en güçlü ifadesi olmaya devam etmektedir." "Asım’ın Nesli İdeali" Mehmet Akif Ersoy’un Türk gençliğini "Asım’ın Nesli" olarak tanımladığına dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, bu idealin karakterli, ahlaklı ve erdemli bir gençlik anlayışını ifade ettiğini belirtti. Büyükkılıç, Türkiye’nin geleceğinin, gençlerin milli ve manevi değerlerine bağlı şekilde yetişmesiyle daha güçlü olacağını vurguladı. Şehit ve Gazilere Vefa Mesajı Mesajının sonunda İstiklal mücadelesinin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle andığını belirten Başkan Büyükkılıç, şu ifadeleri kullandı: "İstiklal Marşı’mızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum."
Trabzon Forum Trabzon AVM’den basına iftar yemeği Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un bölgenin önemli cazibe merkezlerinden biri haline geldiği belirterek, AVM’de yaklaşık 2 bin 500 kişinin görev yaptığı ve gelen ziyaretçilere daha iyi hizmet sunmaya çalıştıklarını söyledi. Karadeniz’in en büyük alışveriş merkezlerinden biri olan Forum Trabzon tarafından basın mensupları için geleneksel iftar yemeği düzenlendi. Yemekte konuşan Avrupa Kent GYO Genel Müdürü Erdem Güler, Forum Trabzon’un başta Trabzon olmak üzere bölge illeri ve yakın coğrafyadan gelen ziyaretçiler için önemli bir cazibe merkezi haline geldiği belirtti. Güler, "Forum Trabzon, başta Trabzon’umuza olmak üzere bölgemizin, hatta yakın coğrafyadaki ülkelerden gelen misafirlerin ve ziyaretçilerin çok önemli bir uğrak noktası hâline gelmiş; bir cazibe ve çekim merkezi olmuştur. Elbette bu başarıda sadece Forum Trabzon ailesi olarak bizlerin değil, hepimizin büyük emeği ve özverisi var. Biz de Forum Trabzon olarak 7/24 tüm mesaimizi ve tüm gücümüzü; Forum Trabzon’un başta sizlere, tüm ziyaretçilerimize ve tüm Trabzonlulara daha iyi, daha üstün ve daha konforlu nasıl hizmet verebileceği noktasında harcıyor, bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz. Sizler Forum Trabzon’a geldiğinizde, AVM’ye girerken girişte gördüğünüz güvenlik personeli kardeşimizden, arka tarafta hiç görmediğiniz operasyonel ve teknik faaliyetlerde bulunan çalışma arkadaşlarımıza; yine mağazalarda çalışan kardeşlerimizden AVM yönetimindeki mesai arkadaşlarımıza kadar bizler 2 bin 500 kişilik kocaman bir aileyiz. Bununla da iftihar ediyor, gurur duyuyoruz. O nedenle Forum Trabzon hepimiz için çok kıymetli ve çok değerli. Bu uğurda ve bu doğrultuda çalışmalarımızı, mesaimizi sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu.