SAĞLIK - 29 Nisan 2026 Çarşamba 12:27

Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"

A
A
A
Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"

Havaların sıcaklıklarının yükselmesiyle kene kaynaklı vakaların da kendini gösterebildiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, "Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz benekli ateşi. Çıplak elle değil tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı gibi belirtiler çok özgül değil, o yüzden gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi.


Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle 21 yaşındaki bir gencin vefat ettiği iddia edilirken havaların ısınmasıyla birlikte uzmanlar keneye karşı uyardı. Sıcak yaz günlerinde park, bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğuna dikkat çekilirken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. İlker İnanç Balkan da önemli tavsiyelerde bulundu. Kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Balkan, kişilerin açık renkli, uzun giysiler tercih etmesi ve vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti.



"Çıplak elle çıkarılmamalı"


"Keneler nisan ayı ortasıyla eylül ayı ortası arasında toprak sıcaklığı 16-18 dereceye çıktığında hayatımızda bir yer teşkil etmeye, hastalık bulaştırmaya başlıyor" diyen Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, " Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz Benekli Ateşi. Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşinin kene popülasyonu daha farklı bölgelerde. Akdeniz benekli ateşi özellikle Trakya bölgesinde daha çok görülüyor. Lyme daha kırsal, dağlık ve ya tarımla ilgili faaliyetlerin olduğu bölgelerde. KKKA’nın taşıyıcısı keneler ülkemizde belirli bir bölgede daha çok görülüyor. Kelkit Vadisi denilen veya Doğu Karadeniz, Orta Anadolu Hattı’nda özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun olarak görülüyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve hayvancılıkla meşgul olanlar özellikle dikkat etmeli. Kenenin tutunduğunu fark etmek bazen güç oluyor. Pikniğe gidenler, açık alanda çimenlerin üzerine oturmak yerine bir örtünün üzerine oturmalı, mümkünse pantolonlarını bir çorabın içerisine alarak bulunmalı. Eve geldiklerinde kontrol etmeleri çok önemli. Vücutta diz arkası, kulak arkası, saçlı deri gibi kıyıda köşede kalmış vücut bölgelerine keneler tutunabilir. Çıplak elle değil eğer kene tutulmamışsa bir peçete yardımıyla alınmalı. Eğer tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. Kenenin çıkartılması esnasında baş kısmı eğer cildin içerisinde kalırsa hastalığın bulaşması kolaylaşır" dedi.



"İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir"


Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Balkan, "KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi çok özgül olmayan belirtiler, gribi de düşündürebilecek belirtiler. O yüzden kişinin dikkatini çekmeyebiliyor, bu da gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, sonrasında başlayabilir. Kene tutunmasını izleyen 10 gün içinde belirtilerden herhangi birisi ortaya çıkarsa derhal sağlık kuruluşuna başvurmak, gecikmemek gerekir. KKKA’ya yol açan virüs, vücuda yayıldığında tüm organları etkileyen organ yetmezliklerine, vücut içerisinde kanamalara yol açan, çok ağır bir klinik tabloya ve çoklu organ yetmezliğine sebep olabiliyor, bu çok hızlı ilerleyebiliyor. Burada biraz zamanla yarıştığımızı söylemeliyim. Destek tedavisi yapılıyor, kanamayı önleyici tedaviler. Antiviral bir ilacımız var ama hafif vakalarda çok ihtiyaç olmuyor. Yılda 500 ila bin vaka arası kayıtlara geçiyor. Bunlardan da yüzde 3 ila 5’i arasında vaka maalesef ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 10-15 gibi ağır vaka olduğunu söyleyebiliriz. Eşlik eden başka hastalıkların bulunması da bir faktör. İyi takip edilmezse, geç kalınırsa ölümcül olabiliyor. Virüse özgü bir antiviralimiz yok, aşı çalışmaları devam ediyor. Spesifik, virüse özgü bir tedavi henüz elimizde yok" şeklinde konuştu.



"Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, ölüme yol açabilir"


Henüz sıcaklıkların yeni geldiğini ve kişilerin bulundukları noktalarda mutlaka dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Balkan sözlerine şöyle devam etti:


"Vaka sayısı artacak, bunu ciddiye alalım, böyle bir risk var. Keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve bu virüs 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumak amacıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’mızın yayınladığı broşürler var, bilgilendirme videoları var. Bağda, bahçede, tarlada, piknikte vakit geçiren vatandaşlarımız eve döndüklerinde vücuda tutunan bir kene var mı, kontrol etsinler. Aile fertleri birbirini kontrol ederek kene tutunması açısından birbirini gözden geçirerek bu önlemi alabilirler. Açık renk kıyafetler giymek kenenin fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Kişinin kene teması bütün yaklaşımı değiştiriyor, hastayı gözlem altına almayı gerektiriyor. Tanı konuncaya kadar mutlaka hastalarımızı gözlem altında tutuyoruz. Durumu hekime bildirmemiz, özellikle bu aylarda nisan-eylül aylarında keneyle ilişkili hastalıkların görüldüğü coğrafyada yaşayan vatandaşlarımız bu konuda daha duyarlı, hassas olabilirlerse daha erken tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından hayat kurtarıcı olacaktır. Bütünlüğünü koruyarak çıkarmak lazım, sonra orayı sabunlu suyla yıkamak lazım. Kene tutunmuş vaziyetteyken üzerine herhangi bir kimyasal uygulamak kenenin kusmasına yol açacağından kene de virüsü zaten sindirim sisteminde taşıdığı için hastalığı daha da fazla bulaştırmasına yol açacağından kesinlikle önerilmez. Kenenin bütünlüğünü bozmadan çıkarma imkanımız yok ise hiç dokunmadan sağlık kuruluşuna başvuralım bu önemli"



Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, transfer takvimini açıkladı Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, düzenlediği basın toplantısında yeni sezon planlarını açıkladı. Sözleşme konusuna nokta koyan tecrübeli teknik adam, transfer stratejisinden Vakıfköy projesine kadar merak edilen her soruya yanıt verdi. Şampiyon Bursaspor’da Teknik Direktör Mustafa Er, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri’nde basın mensuplarıyla bir araya gelerek sezon değerlendirmesi ve gelecek planlaması hakkında önemli açıklamalarda bulundu. 21. haftada görevi devralan ve 14 maçta 36 puan toplayarak takımı şampiyonluğa taşıyan Er, başarının sırrını "aile ortamı ve disiplin" olarak tanımladı. Sözleşme bilmecesi çözüldü Sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Mustafa Er, yönetimle prensipte anlaştıklarını müjdeledi; "Başkanımız ve yönetim kurulumuzla oturduk konuştuk, devam edeceğiz. Biz zaten yüzde 100 bir şekilde buradaymış gibi çalışmalarımıza ara vermeden başladık. Detaylar sorun olmayacaktır." Transfer takvimi ve stratejisi Transferde 60 günlük bir süreleri olduğunu hatırlatan Er, kampa tam kadro gitme hedeflerini vurgulayarak şöyle konuştu; "Haziran’ın 25’ine kadar tüm transferlerin bitmesini ve kampa tam kadro gitmeyi hedefliyoruz. Yönetimimizle ortak bir havuz oluşturduk. Maddi yükümlülüğü kulübü yormayacak, oyun planımıza uygun 5-6 net katkı koyacak oyuncu üzerine yoğunlaştık. Yabancı kotası konusunda ilk etapta 5 isim üzerinden değerlendirme yapacağız." "Vakıfköy uzun vadeli planımızın merkezi" Süper Lig hedefine yürürken sağlıklı bir yapı kurmak istediklerini belirten başarılı teknik adam, "Bursaspor’un Alex Ferguson’u olmak Türkiye şartlarında zor ama kalıcı bir yapı kurmak şart. Vakıfköy’ün merkezde olduğu, 15-16 tecrübeli oyuncunun yanında 25 yaş altı genç yeteneklerin bulunduğu satılabilir bir oyuncu havuzu oluşturmalıyız. Ocak ayında bir sonraki sezonun transferini bitiren bir kulüp haline gelmeliyiz" dedi. Savunma başarısına da değinen Mustafa Er, "Takım savunmasını santrafordan başlattık. Oyuncularımız savunma yapmaktan keyif almaya başladı. Görüntülü analizlerle hataları tek tek gösterdik. Top rakibe geçtiğinde herkesin savunma oyuncusu olduğu bir mantaliteyi oturttuk. 14 maçta yediğimiz 4 gol tesadüf değil, bir sistemin sonucudur" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’nın potadaki tek kadın takımı yarı finalde Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi Turgutlu Belediyespor, Yalova VIP’i deplasmanda uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek Play-Off çeyrek final serisinde durumu 2-0’a getirdi ve adını yarı finale yazdırdı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde Play-Off heyecanı tüm temposuyla sürerken, Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı yarı final biletini aldı. Çeyrek final serisinin ikinci maçında deplasmanda Yalova VIP ile karşı karşıya gelen Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi, nefes kesen mücadelede rakibini uzatmalar sonunda 68-72 mağlup ederek seriyi 2-0 tamamladı ve adını yarı finale yazdırdı. Karşılaşmaya istediği başlangıcı yapamayan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, ilk çeyrekte rakibinin baskılı oyununa karşı skor üretmekte zorlandı. İlk periyotta 13-4 geriye düşen kırmızı siyahlılar, ilerleyen dakikalarda savunmadaki direncini artırarak oyuna ortak oldu. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren hücumda ritmini bulan Manisa temsilcisi, farkın açılmasına izin vermedi. Mücadelenin ikinci yarısında iki takım da büyük bir çekişme ortaya koyarken kritik anlarda sorumluluk alan oyuncularıyla oyunun içinde kalmayı başaran Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, son bölümdeki etkili savunmasıyla rakibine kolay sayı şansı tanımadı. Normal süresi büyük heyecana sahne olan karşılaşma uzatma bölümüne taşındı. Uzatma dakikalarında tecrübesini ve oyun disiplinini ortaya koyan Manisa temsilcisi, kritik anlarda bulduğu sayılarla üstünlüğü ele geçirdi. Bitime dakikalar kala gelen sayılarla kontrolü tamamen eline alan Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, parkeden 68-72 galibiyetle ayrılarak Play-Off yarı finaline yükselmenin sevincini yaşadı. Mıkayla Cowlıng 18 sayı, 11 ribaund, Ronahi Zilan Kıran 13 sayı, 3 ribaund, Kennedı Macı Jackson 12 sayı, 14 ribaund ile takımı yarı finale yükselten oyuncular oldu. Karşılaşmayı Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın’ın eşi Sabriye Akın, Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz ve eşi Semra Maliz, Turgutlu Belediyespor Asbaşkanı Emrah Kanık ve Turgutlu Belediyesi meclis üyeleri takip ederek oyunculara ve teknik ekibi yalnız bırakmadı. Turgutlu Belediyesi Kadın Basketbol Takımı, Play-Off’un yarı finalinde Fenerbahçe Gelişim ile karşılaşacak. Her iki takımın final biletini kapmak için kıyasıya mücadele edeceği yarı finalin ilk maçına Turgutlu Belediyespor ev sahipliği yapacak. Turgutlu Belediyespor Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü İstemihan Örücü, "Oyuncularımız maç boyunca hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi. Maalesef ilk çeyrekte istediğimiz başlangıcı yapamadık ama takım olarak oyuna tutunmayı bildik. Özellikle savunmadaki direncimiz ve oyuncularımızın mücadelesi galibiyeti getirdi. Bu takım büyük bir yüreğe sahip. Yarı finale yükseldiğimiz için mutluyuz ancak hedefimiz burada bitmiyor. Yarı finalde de sahada tüm gücümüzü ortaya koyacak ve final biletini alacağız" dedi. "Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" Turgutlu Belediyespor Başkanı ve Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Maliz, "Sezon boyunca büyük emek veren takımımız, bugün bir kez daha Turgutlu’yu gururlandırdı. Son ana kadar mücadeleyi bırakmayan oyuncularımızı ve teknik ekibimizi yürekten tebrik ediyoruz. Manisa’nın tek kadın basketbol temsilcisi olarak yarı finale yükselmek bizim için çok kıymetli. Takımımıza yarı final yolunda başarılar diliyoruz. Bu yolun sonu şampiyonluk olsun" ifadelerini kullandı.
Ordu HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Sert: "Adil emeklilik sistemi kurulmalı" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, emeklilik sisteminin adalet ve hakkaniyet temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan Atatürk Parkı’nda basın açıklaması düzenlendi. Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Devlet Sert, Ordu’nun emeğe dayalı ekonomik yapısıyla önemli şehirlerden biri olduğunu belirterek, özellikle geçici, kampanya ve mevsimlik işçilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sert, bu kesimlerin çalışma sürelerinin sınırlı olması, sosyal güvenceye erişimde yaşanan zorluklar ve gelir güvencesi eksikliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını ifade etti. Emeklilik sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sert, Türkiye’de mevcut sistemin uzun yıllardır yapılan düzenlemeler nedeniyle öngörülebilirliğini ve gelir güvencesi üretme kapasitesini büyük ölçüde kaybettiğini savundu. Emekli aylıklarının belirlenme biçiminin çalışanlar açısından hak kayıplarına yol açtığını dile getiren Sert, 2008 sonrası yapılan değişikliklerin daha fazla prim ödeyen çalışanların dahi emeklilikte hak ettiği karşılığı alamamasına neden olduğunu söyledi. Sert, 2025 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun 85 milyonu aştığını, yaklaşık 17 milyon kişinin emekli ve hak sahiplerinden oluştuğunu belirterek, bireysel emeklilik sisteminin ise beklenen düzeyde ikinci bir emeklilik ayağı olamadığını savundu. HAK-İŞ olarak emeklilik sisteminin yeniden ele alınmasını talep ettiklerine dikkat çeken Sert, "Prim günü arttıkça emekli aylığının düşmesi büyük bir adaletsizliktir. Taban aylık uygulamaları emekliler arasındaki dengeyi bozmakta, geçici artışların güncelleme katsayısına yansıtılmaması eşitsizlik oluşturmaktadır" dedi. Açıklamada, başta Gazze olmak üzere İran, Lübnan ve Sudan’da sivilleri hedef alan saldırıları kınadıklarını belirten Sert, Filistin halkının yanında olmaya devam edeceklerini, Sudan’ın toprak bütünlüğüne destek verdiklerini ve bu ülkenin iç işlerine yönelik dış müdahaleleri reddettiklerini de sözlerine ekledi. Sendika üyelerinin de katıldığı program, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Bursa Osmangazi’de tehlikeli atık döken araca ağır ceza Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen titiz inceleme ve kamera çalışmaları sonucunda, tehlikeli atık dökümü gerçekleştiren araç ve şahıs, saatler süren görüntü incelemelerinin ardından tespit edilerek cezai işlem uygulandı. Çevre sağlığını korumayı ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakmayı temel öncelikleri arasına alan Osmangazi Belediyesi, canlı sağlığını tehdit edecek faaliyetlere göz açtırmıyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediyesi’ne bağlı Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen saha denetimleri çerçevesinde, Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine endüstriyel tehlikeli atık bırakıldığı belirlendi. Olayı derinlemesine araştıran ekipler, plakası gizlenmiş bir kamyonun atıkları bölgeye bıraktığını tespit etti. Saatlerce süren görüntüler incelenerek tespit edildi Bunun üzerine yapılan çalışmalar kapsamında 8 farklı iş yerinin kamera kayıtlarına ulaşan ekipler, atığın bırakıldığı noktaya gelen aracın geliş istikametini belirledi. İncelemeler esnasında, aracın bir akaryakıt istasyonunda durduğu, yakıt aldıktan sonra sürücünün araç plakasını bez ile kapattığı ortaya çıktı. Yapılan detaylı analizler sonucunda, plakası tespit edilen kamyonun 24 Nisan Cuma günü saat 05:51’de Küçükbalıklı Mahallesi’ndeki 6. Cadde üzerine gelerek damperini kaldırmak suretiyle söz konusu tehlikeli atıkları döktüğü net bir şekilde belirlendi. Ayrıca, aynı aracın daha önce 11 Ocak tarihinde de saat 02:01’de yine aynı noktaya benzer miktarda atık döktüğüne dair görüntülere ulaşıldı. İlk olayda plaka tespiti yapılamazken, son incelemelerle her iki olaya ilişkin sorumlu araç ve şahıs kesin olarak tespit edildi. 230 bin TL ceza kesildi Çevreyi kirleten ve insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu eylemler nedeniyle, ilgili şahıs hakkında iki ayrı suç tarihini kapsayacak şekilde idari yaptırım uygulandı. Plakasını gizlemek amacıyla bezle kapatan ve damperli araçla tehlikeli endüstriyel atık döken şahsa toplamda 230 bin TL para cezası kesildi. Ayrıca aracın bağlı bulunduğu iş yeri zabıta ekipleri tarafından tespit edilerek, mühürleme işlemi gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi yetkilileri, çevreyi kirleten ve halk sağlığını tehdit eden kişi ve kuruluşlara karşı denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayarak, benzer durumlarla karşılaşan vatandaşların vakit kaybetmeden yetkililere bildirimde bulunmaları çağrısında bulundu.