EĞİTİM - 15 Haziran 2025 Pazar 18:02

Uzmanlardan LGS değerlendirmesi: "2025 LGS’de Türkçe, matematik ve fen sorularının belirleyici olduğu görülüyor"

A
A
A
Uzmanlardan LGS değerlendirmesi: "2025 LGS’de Türkçe, matematik ve fen sorularının belirleyici olduğu görülüyor"

Uğur Okulları Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt, Liselere Geçiş Sistemi sınavını değerlendirerek, "Türkçe’de anlam bilgisi ve görsel yorumlamayla ilgili çeldiricisi yüksek sorular vardı. Matematik sorularının çözümünde öğrenciler zaman sıkıntısı yaşamış olabilirler. Fen bilimlerinda tüm ünitelerden sorular soruldu" dedi.

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı, Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyonu aşkın öğrencinin katılımıyla gerçekleşti. İki oturumdan oluşan sınavın birinci oturumu 09.30’da, ikinci oturumu ise 11.30’da başladı. Sınavın birinci bölümünde öğrencilere 50 soruluk sözel alan testi için 75 dakika süre verilirken, ikinci bölümünde ise 40 soruluk sayısal alan testi için öğrencilere 80 dakika süre tanındı. Sınavda A, B, C ve D olmak üzere dört farklı kitapçık kullanıldı.

Adil Kurt, 2025 LGS sorularının MEB’in yıl boyunca yayımlamış olduğu örnek sorular ve geçmiş yıllarda yayımlamış olduğu tüm MEB soruları ile uyumlu olduğunun gözlemlendiğini söyledi. Bu yıl da öğrencilerin tüm ünitelerden sorumlu olarak sınava girdiğini belirten Kurt, sorularla ilgili değerlendirmelerde bulundu:

"Türkçe dersinde sorular, geçen yıllara göre zorluk düzeyi daha da yüksek tarzda hazırlanmıştır. Anlam bilgisi ve görsel yorumlama soruları çeldiricisi yüksek sorulardan oluşmaktadır. Türkçe dersinin sözel bölümde, sınavın belirleyicisi olabileceğini söyleyebiliriz. Sınavın genelinde görsele bağlı yorumlama, sözcük ve cümle bilgisi, metin yorumlama, dil bilgisi ve yazım-noktalama konularına yer verilmiştir. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde ise özellikle kavram bilgisini yoklayan sorular karşımıza çıkmaktadır. Dikkat gerektiren bir sınav olup öğrencilerin yorum yapma, çıkarım yapma yetenekleri de ölçülmüştür. Bilgi eksiği bulunmayan ve yorum yapabilme gücü yüksek öğrencilerin yapabileceği düzeyde bir sınav olmuştur."

"Matematik sorularında zaman sıkıntısı yaşamış olabilirler"

Kurt, "Matematik dersinin sorularının çok basit düzeyde olan altı soru dışında dikkatli ve sorgulanarak okunması gerektiği, varsa görsellerin dikkatle yorumlanması gerektiği göze çarpmaktadır. Tarz olarak matematikte ihtimal barındıran ve birden fazla durumun değerlendirmesini içeren sorulara yer verilmiştir. Öğrenciler, matematik sorularının çözümünde zaman sıkıntısı yaşamış olabilirler. Matematik soruları içerik bakımından geçen yıl sorulan sorularla basit bilişsel düzeydeki soruların soruluş biçimi dahil benzerlik göstermektedir, tüm ünitelerden soru sorulmuştur. Matematik dersi özelinde seçici olabilecek soruların sayısı bu sene biraz daha fazla tutulmuştur. Tek soru tek kazanımı sorgular mantığı bu sene soruların çoğunda korunmuş olmakla beraber birkaç soruda kazanım birlikteliği mevcuttur. Örneğin, dönüşüm geometrisi, geometrik cisimlerin açınımı bilgisi de gerektiren şekilde sorulmuştur" dedi.

"Fen bilimleri soruları geçen seneye göre zordu"

Fen bilimlerinde ise soruların metinlerinin uzun ve görsellerin yoğun kullanıldığını gördüklerini belirten Kurt, "Sınavda zorlayıcı ve çeldiricileri güçlü, seçici olabilecek nitelikte sorular bulunmaktadır. Tüm ünitelerden soru sorulmuştur. Geçen seneye göre daha zor bir sınav olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

"Muhakeme yetenekleri ve bilgi düzeyleri ölçmeye yönelik sorular"

Kurt, "Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi sorularının önceki yıllara kıyasla daha yüksek bir zorluk düzeyine sahip olduğunu görmekteyiz. Bu yılki sorular öğrencilerin muhakeme yeteneklerini ve bilgi düzeylerini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmıştır. Özellikle yorum gerektiren sorular aracılığıyla, öğrencinin yalnızca düşünsel yetkinliği değil, aynı zamanda konuya dair bilgi birikimi de ölçülmeye çalışılmıştır. İngilizce dersinde, geleneksel soru türlerine yer verilse de sorular, açık ve anlaşılır bir biçimde sunulmuştur. Bu durum, düzenli çalışan öğrencilerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Öte yandan sınavda son ünitelerden az sayıda soru sorulması dikkat çekmiştir" dedi.

Uğur Okulları bölüm başkanları sınavı değerlendirdi

Uğur Okulları Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, İngizce sorularıyla ilgili bölüm başkanlarının yaptığı değerlendirmeler ise şöyle:

"Türkçe: LGS Türkçe sınav soruları; okuma becerisini ölçme, tablo-grafik yorumlama, metin tahlili ve şekil (görsel) yorumlama, sözcük bilgisini ölçme, cümle düzeni kurabilme, görsele dayalı sözel mantık yorumlama, yazım kurallarını ve noktalama işaretlerini sorgulama, dilbilgisi kurallarını çözümleme tarzında hazırlanmıştır.

Sınavda eylemsi, cümlenin ögeleri ve yazı türleri ünitelerinden soru sorulmadığı görülmektedir. Ayrıca bu yıl sınavda anlam bilgisi sorularına daha da fazla ağırlık verildiği göze çarpmaktadır. Sorularda kullanılan metinlerin uzunluğu dikkat çekmektedir. Görsel sorularda da metin sorularında da çıkarım ve yorum yapma ön planda yer almaktadır. Soruların bir kısmı yenilikçi, öğrencileri analitik ve çoklu düşünmeye sevk eden; öğrencinin bilişsel yeterliliğini sınayan geliştirici tarzda hazırlanmıştır. Klasik tarzda diyebileceğimiz soru türlerine de yer verilmiştir. Her iki tarzda sorulan sorularda ortak nokta zorluk düzeyinin yüksek olduğu sorulara yer verilmiş olmasıdır. Görsel ve grafik yorumlama soruları ile görsele bağlı sözel mantık yorumlama soruları oldukça dikkat gerektiren ve çok iyi okunması gereken sorular olarak öne çıkmıştır. Sınavdaki soruların büyük bir kısmının eleyiciliği yüksek, dikkat gerektiren, bilgiyi kullanabilme ile doğru okumayı ölçen sorulardan oluştuğu görülmektedir.

Matematik: 2025 LGS matematik sorularının zorluk derecesine göre orta zorluk düzeyindeki soru sayısının fazla olması ile birlikte zor bir sınava daha yakın olduğunu söyleyebiliriz. Sorular içerisinde ihtimal barındıran, birden fazla durumu değerlendirmeye yönelik yorum soruları bulunmaktadır. Geometri soruları tamamen sade geometrik şekiller ile sorulmuştur. Geometriden bağımsız konularda da örneğin birinci dereceden denklemler sorusu veya cebirsel ifadeler konuları gibi konularda da görsel yorumlamanın öne çıktığı bir sınav olmuştur. Tüm ünitelerden soru sorulmuştur. Sınavın genelinde denklem yeteneği kuvvetli olan öğrenciler soruların çözümünde daha hızlı ilerlemişlerdir.

T.C. İnkılap tarihi ve atatürkçülük: Sınavın bilgiyi yorumlayıp çıkarımda bulunmaya yönelik temel bilgi içeren, MEB müfredatı ve sınav kapsamındaki konular dahilinde hazırlanmış sorulardan oluştuğu görülmektedir. Sorular, kavram bilgisine sahip ve onu yorumlayabilen öğrencilerin cevaplayabileceği nitelikte sorulardır. Sınavdaki bir soru ise doğrudan bilgi gerektirmektedir. Diğer sorular ise paragraftan çıkarımda bulunmaya yöneliktir. Bu sınav, bilgi eksiği bulunmayan ve yorum yapabilme gücü yüksek öğrencilerin yapabileceği düzeyde bir sınav olmuştur.

Fen bilimleri: Sınavda "Madde ve Endüstri, Enerji Dönüşümleri ve Çevre Bilimi, Elektrik Yükleri ve Elektrik Enerjisi" ünitelerine ağırlık verilmiştir. "Elektrik Yükleri ve Elektrik Enerjisi" ünitesinden elektrik enerjisinin dönüşümü konusuna ait bir soru bu yıl ilk defa sorulmuştur. "DNA ve Genetik Kod" ünitesinden bu yıl daha az soru gelmiştir. Fen bilimleri LGS sınav sorularının yıl içerisinde MEB tarafından yayımlanan örnek sorulara, her ünite için hazırlanan il bazlı sorulara ve çalışma kitabındaki sorulara benzer nitelikte hazırlandığını söyleyebiliriz.

Birçok soruda soru metinlerinin uzun olduğunu görmekteyiz. Bu uzun metinlere ait soruların çok dikkatli okunması gerekmektedir. Sorularda bilimsel deney düzeneklerinin kullanıldığını görmekteyiz. Bazı sorularda öğrencilerin bilimsel düşünme becerilerini kullanmaları ve anlatılan olaylar arasında bağlantı kurmaları istenmiştir. Sınavın geneline baktığımızda görsellerin yoğun olarak kullanıldığını söyleyebiliriz. Sorulardaki bu görsellerin iyi analiz edilmesi öğrenciyi doğru sonuca götürecektir. Sorular; öğrencilerin öğrendiği bilgiyi kullanma, verileri karşılaştırma, okuduğunu anlama ve yorumlama yeteneğini geliştirme gibi becerileri ölçmektedir.

Ayrıca bazı sorularda grafikler ve tablolar kullanılarak analitik düşünme becerisi de ölçülmüştür. Çevre kirliliği sorusunda olduğu gibi günlük hayatımızdan örneklere yer verilerek güncel konulara da değinilmiştir. Sorularda soru köklerindeki kesinlikle, olabilir gibi ifadelere dikkat edilmesi doğru seçeneğe ulaşılmasında önemlidir. Sınavda basit soruların daha az, orta zorlukta ve öğrencileri zorlayan, çeldiricileri güçlü olan, dikkat edilmesi gereken soruların çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Özellikle ısı, elektrik ve basit makine sorularının öğrencileri zorlayacağını söyleyebiliriz. Fen bilimleri sınavının tamamını değerlendirdiğimizde sınavın geçen yıla göre daha zor olduğu görülmektedir.

Din kültürü ve ahlak bilgisi: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi sorularının MEB tarafından yayımlanan örnek sorulara benzerlik gösterdiği görülmektedir. Öğrencilerin sorumlu olduğu her üniteden dengeli bir şekilde soru sorulmuştur. Sınavda genel olarak okuduğunu anlama, yorumlama ve çıkarım yapma becerilerini ölçen, neden- sonuç ilişkisini sorgulatan sorulara yer verilmiştir.

Önceki yıllardan farklı olarak bu yıl doğrudan bilgiyi ölçen sorular sorulmuştur. Bazı sorular, sarmal nitelikte olup birden fazla kazanımı ölçmektedir. Sorular genel olarak orta zorluk düzeyindedir. Çoğunlukla dikkat gerektiren, bilgiyi ölçen paragraf sorularına yer verilmiştir. Bunun yanında, çıkarım yapılması istenen öncüllü sorular da kullanılmıştır. Doğrudan bilgiyi ölçen sorulara yer verildiği için sınavın önceki yıllara göre daha belirleyici bir sınav olduğunu söyleyebiliriz.

İngilizce: 2025 LGS İngilizce sınavı; yapı ve içerik açısından kazanımlarla uyumlu, ölçme ve değerlendirme ilkelerine uygun bir sınav olmuştur. Sorular, öğrencilerin temel dil becerilerini (özellikle dil bilgisi ve kelime bilgisini) ölçmeye odaklanmış; çeldirici yoğunluklu, aşırı detay içeren yapıdan uzak duran doğrudan bilgiyi kullanmaya dayalı bir yaklaşımla sorulmuştur.

Geleneksel soru türlerine yer verilmiş ancak sorular, açık ve öngörülebilir bir biçimde sunulmuştur. Bu durum, düzenli çalışan öğrencilerin başarıya ulaşmasını kolaylaştırmıştır. Öte yandan sınavda son ünitelerden az sayıda soru sorulması dikkat çekmiş; bu dağılım, sınavın yıl geneline yayılan kazanımları öncelediğini ve yüzeysel değil, kalıcı öğrenmeyi hedeflediğini göstermektedir. Genel olarak sınav, adil ve ölçücü yapısıyla öğrencilerin bilgi temelli performanslarını yansıtma niteliği taşımaktadır."

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Kadim Türk destanları yeniden gün yüzüne çıktı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Şair Kenan Çarboğa’nın ‘Yeniden Destan Çağı’ isimli kitabı okuyucusuyla buluştu. Saka (İskit), Hun, Göktürk ve Uygur destanlarının yer aldığı kitap, kurucusu ve onursal başkanı MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli olan ve mevcut başkanlığını İsmail Faruk Aksu’nun yürüttüğü Türk Akademisi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) tarafından yayımlandı. Kitabın editörlüğünü ise TASAV Başkanvekili Konur Alp Koçak üstlendi. Daha önce de önsözünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yazdığı Korkutname isimli kitabıyla adından söz ettiren Kenan Çarboğa, Yeniden Destan Çağı kitabında destanlarımıza ışık tutarak Türk milletinin tarihî serüvenine ve kültürel kodlarına dair akademik bir perspektif sunarak önemli bir eksikliği gidermiş oldu. Virgil’in yazdığı Aeneis ile Roma, Homeros’un yazdığı İlyada ve Odessa ile Yunan ve Firdevsi’nin yazdığı Şehname ile Fars destanları klasikleşmişlerdi. Kenan Çarboğa’nın yazdığı Korkutname ve Yeniden Destan Çağı eserleriyle de Türk destanları klasik olma hüviyetini kazanmış oldu. Edebiyat ve akademi çevreleri için kaynak eser olma özelliğini barındıran Yeniden Destan Çağı kitabında Türk dünyasının ortak hafızasında yer tutan Alp Er Tunga, Şu, Oğuz Kağan, Attila, Ergenekon, Bozkurt, Türeyiş ve Göç destanları yer almaktadır. Ayrıca Yeniden Destan Çağı kitabı, destanların oluşma dönemine göndermede bulunan çizimlerle de dikkati çekti.
Diyarbakır Narin Güran cinayetinde Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde 4 buçuk yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan Nevzat Bahtiyar’a yeniden yargılandığı davada ’’Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım’’ suçundan 17 yıl hapis cezası verildi. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 8 Eylül 2024’te Eğertutmaz Deresinde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin yargılanan tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a ’iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Nevzat Bahtiyar’a ise ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin sanıklara verdiği hükmü hukuka uygun bulmuştu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Narin Güran cinayeti davasında anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasının onanması istenmişti. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını onamış, Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezasını ise ’eylemin nitelikli kasten öldürme suçuna yardım’ kapsamında değerlendirilmesi adına bozmuştu. Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına geçtiğimiz hafta Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanmıştı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugün tekrar görülen duruşmaya Nevzat Bahtiyar ile avukatları ve Güran ailesi katıldı. ’’İftira atıyorlar’’ Duruşmada söz alan sanık Nevzat Bahtiyar, ‘’Onların anlattıkları hepsi yalan. İftira atıyorlar. O kelimeyi Salim Güran söyledi. Parça parça et, yok et. Salim Güran söyledi götür parça parça et, suya at dedi. Kaybolsun diye. Salim bunları söyledi. Salim arkadaşımdı, samimiydik. O saatte su için aramıştım. O da bana güvenerek söyledi. Salim Güran beni yukarı çağırdı. Salim Güran yalan konuşuyor. Salim Güran tepenin üstünde beni çağırdı. Birlikte gittik. Önümde gitti, arkasında gittim. Nereye gideceğimizi bilmiyordum. Cinayetle hiçbir alakam yok. Benden önce yapılan bir cinayet. Kafana sıkarım dedi. Mecbur kaldım, bu bir tehditti. Kendi rızamla götürmedim. Bende götürüp oraya bıraktım. Baldızımın evine gidip peynir aldım. Baldızımın evine gittim. Ya çay ya da kahve verdiler. Peynirimi alıp eve bıraktım’’ dedi. ’’Niye keşif yapılmıyor, niye PSA araştırılmıyor’’ Narin Güran’ın babası Arif Güran ise ’’Başkan, bugün burada Narin’in hakkını mı yoksa bir katilin hakkı mı savunulacak? Yargılamanın genişletilmesi için verilen 10 talepten birini bile neden kabul etmediniz? Bu devletin bir keşif yapmaya parası mı yoktur? Yoksa zamanınız mı yoktur başkan? Benim gözümün içine baka baka ben kızı parçalayabilirdim diyor. Niye keşif yapılmıyor? Niye PSA araştırılmıyor? Burada 8 yaşında bir sabinin hakkı konuşuluyor. Bu vebalde hepiniz sorumlusunuz. Hem heyet hem bu salondakiler bu vebalin ortağısınız. Sizler bir katili savunuyorsunuz. Keşke ben ölseydim bu mahkeme salonunda konuşmasaydım. Kızımın hakkı için konuşuyorum. Beni cezaevine de atabilirsiniz öldürebilirsiniz de hiç umurumda değil. Adam 7 kere ifade değiştiriyor, yine de bir keşif kararı çıkmıyor. En ufak bir olayda keşif yapılması kararı çıkıyor. Türkiye gündemine oturmuş bu olayda neden keşif çıkmıyor. Çok mu zordur bir keşif yapmak? Bu benim kızıma ne yapmış, ben isteseydim paramparça ederdim diyor. Sonra da diyor ki Salim söylemiş. Bu aileden 15-20 çocuk okulu bıraktı. Bunun vebali sizlerdedir. Bu insanlar kendi köylerinden çıkamıyorlar. Bu ailenin, bu gençlerin, bu çocukların vebali bu mahkemenin boynundadır. Dosya şüpheli bir şekilde kapanıyor başkan. Bizim namusumuz, şerefimiz, evladımız, her şeyimiz devlete emanettir. Devlet bizim hakkımızı korumak zorundadır, kızımın hakkını yerde bırakmamak zorundadır. Eğer bir keşif çıkarırsanız bu adamın yalan attığı ortaya çıkacaktır’’ diye konuştu. Savunmaların ardından kararın açıklanması için duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme, Nevzat Bahtiyar’ı, ’’Nitelikli kasten öldürme suçuna yardım’’ suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Güran ailesi, karara tepki göstererek sinir krizleri geçirdi.
Muğla Tarımda yeni dönem başlıyor Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Deneyim, Eğitim, Rehberlik ve İletişim Modeli" (DERİM) kapsamında pilot il seçilen Muğla’da, eğitimin merkezi artık sınıflar değil; tarla, bahçe ve işletmeler oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın vizyon projelerinden biri olan DERİM, Türkiye genelinde belirlenen 16 pilot ilde eş zamanlı olarak uygulamaya alındı. Bilginin sadece teoride kalmamasını, bizzat sahadaki tecrübeyle harmanlanmasını amaçlayan modelin ilk adımları büyük bir heyecanla atıldı. DERİM modeli, klasik eğitim anlayışını kökten değiştirerek "yerinde öğrenme" felsefesini benimsiyor. Sahada edinilen üretim tecrübelerinin paylaşılmasını merkeze alan bu sistem; yanlış uygulamaların sonuçlarını yerinde görmeyi, doğru yöntemleri ise başarı hikayeleri üzerinden yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında Muğla’da; üretim tecrübesi yüksek, iletişim becerileri kuvvetli ve çevresindeki üreticilere örnek teşkil eden 26 önder çiftçi belirlendi. Bu gönüllü üreticiler, kendi işletmelerini birer "uygulamalı eğitim merkezi"ne dönüştürerek diğer çiftçilere rehberlik edecek. Uygulamanın startı, Köyceğiz ilçesi Döğüşbelen Mahallesi’nde verildi. Sabri Özden’e ait narenciye bahçesinde gerçekleştirilen ilk etkinliğe katılım yoğundu. Mahalle Muhtarı Selçuk Demir’in konuşmasıyla başlayan programda, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Eşref Arslan ve Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Levent Uyan çiftçilerle bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Şube Müdürü Levent Uyan, modelin farkını şu sözlerle özetledi: "Amacımız sadece bilgi vermek değil, deneyimi yerinde paylaşmak. İlimizin pilot bölge olması büyük bir fırsat. Çiftçi üretimin içinde öğrenir; görerek, dokunarak ve bizzat yaşayarak tecrübe eder. Bu süreç geçici bir etkinlik değil, sürekli bir rehberlik modeli olacaktır"
Bursa Plajlar yaza hazır hale getiriliyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, toplam 277 kilometrelik deniz ve göl kıyı şeridine sahip Bursa’nın sahillerini yaz sezonuna hazır hale getiriyor. Bursa’nın sahil kenti kimliğini öne çıkararak yaz turizminden hak ettiği payı alabilmesi için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, sahilleri daha temiz, düzenli ve konforlu hale getirmek amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Sahil Planlama ve Yapım Şube Müdürlüğü koordinatörlüğünde Tarım Peyzaj AŞ’ye bağlı ekipler, Gemlik ilçesine bağlı Kumsaz Plajı’nda geniş çaplı temizlik çalışması gerçekleştirdi. Kış aylarında oluşan atıklar büyük bir titizlikle temizlenirken, kum serme ve tesviye işlemleri yapıldı. Yüzme sezonu boyunca plajlarda oluşan mevsimsel kirlilikler de ekipler tarafından düzenli olarak temizlenecek. Ekipler, Yeniköy, Malkara, Kurşunlu, Mesudiye, Eğerce, Eşkel, Güzelyalı, Altınkum, Altıntaş, Gemsaz, Küçükkumla, Kurşunlu, Narlı, Orhangazi ve İnciraltı halk plajlarında da çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Vatandaşlardan gelen öneri ve şikayetler de kısa sürede değerlendirilerek gerekli çalışmalar anında yapılıyor. Gemlik Gençali Mahallesi Muhtarı Mürüvet Günay, yapılan işlemlerden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Sahilin tertemiz olduğunu belirten Günay, çalışmalardan dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Her alanda gençlerimizin yanındayız, geleceğin sporcuları bu statta yetişecek Kocasinan Belediyesi tarafından Mimarsinan Mahallesi’ndeki Vali Muammer Güler Stadı’nın tribünlerinden soyunma odalarına ve sentetik çim sahasına kadar baştan aşağı yenilenmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Çalışmaları yerinde inceleyen ve küçük sporcularla yakından ilgilenen Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, her zaman ve her şartta sporun ve sporcunun yanında olduklarını, desteklerini artırarak sürdüreceklerini söyledi. Stadın tüm gençliğe hayırlı olması temennisinde bulunan Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan Şimşekspor’un köklü geçmişe sahip olduğunu ve Kayserispor’a önemli katkılar sunduğunu vurgulayarak, "Kocasinan Şimşekspor, Bölgesel Amatör Lig’de şehrimizi en iyi şekilde temsil ediyor. Adeta bir futbolcu fabrikası gibi çalışıyor. 1962 yılında kurulan ve o dönemde Ağırnas Şimşekspor olarak bilinen takımımız, Kocasinan Belediye Başkanımız Sayın Bekir Yıldız döneminde bugünkü adını aldı. Bizler de Kocasinan Belediyesi olarak altyapısıyla, tesisleriyle ve sporcularıyla şehrimize futbolcu yetiştirme konusunda elimizden gelen desteği veriyoruz. İlkokul çağından itibaren gençlerimizi sadece futbolla değil, millî ve manevî değerlerle de donatıyoruz. Amacımız; burayı bir spor eğitim merkezi hâline getirmek ve gençlerimizin geleceğine yön verecek bir müessese olarak geliştirmektir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın her alanda yetişmelerini sağlamak adına yoğun gayret sarf ediyoruz. Sportmen ve centilmen bir anlayış içerisinde evlatlarımız yetişirken diğer taraftan da eğitimlerini en güzel şekilde yerine getirmektedirler. Her alanda gençlerimizin yanındayız, geleceğin sporcuları bu statta yetişecek. Hemşehrilerime hayırlı uğurlu olsun." ifadelerine yer verdi. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan Şimşekspor’un sadece bir futbol takımı değil, aynı zamanda gençlerin gelişimini destekleyen bir spor okulu kimliğine sahip olduğunu da sözlerine ekledi.