SAĞLIK - 23 Aralık 2025 Salı 11:06

Uzmanlardan ‘sahte alkol’ uyarısı: "Bir defadan bir şey olmaz denmemeli, öldürücü"

A
A
A

 Yılbaşı öncesi sahte alkol kullanımına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, "Erken aşamada sarhoşluk olduğu için insanlar normal alkol zehirlenmesiyle çok ayırt edemiyor, körlükle başlayan böbrek yetmezliği ve ölümle giden aşamalarda daha çok başvuruları oluyor. ‘Görmüyorum' diye gelip metil alkol çıkıp tedavi ettiğimiz vakalar var. Şuur değişikliği, tansiyon düşüklüğü, koma gibi ölümcül semptomlarla gelebiliyorlar. Bir defadan bir şey olmaz dememeleri lazım, sahte alkol öldürücü. En önemli şey; hastadan aldığımız öykü, yılbaşı yaklaşıyor, dikkatli olmakta fayda var" dedi.

Yılbaşına günler kala Türkiye'nin birçok noktasında yapılan operasyonlarda yüksek oranlarda sahte alkol ele geçirilirken uzmanlar, sahte alkol tüketimine karşı uyarılarını yineledi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Afşin İpekci ve Biruni Üniversite Hastanesi Acil Tıp Bölümü'nden Uzm. Dr. İlhami Demirel, alkol kullanımının sağlık için başlıca zararlardan olduğunu belirtirken sahte alkolün oluşturduğu etkilere yönelik açıklamalarda bulundu. Uzmanlar sahte alkolün görünüş, renk ve kokusundan ayırt edilemeyebileceğini belirtti.

Uzmanlardan ‘sahte alkol’ uyarısı:

"Erken aşamada sarhoşluk olduğu için normal alkol zehirlenmesiyle ayırt edilemiyor"

"Sahte alkol dediğimiz şey metil alkol ya da metanol olarak bilinir" diyen Doç. Dr. Afşin İpekci, "Odunun damıtılmasıyla elde edilen hatta odun ruhu olarak bilinen alkoldür. Sahte alkolün aslında vücutta 2 tane zehirlenme şekli var. Birincisi; diğer alkollerde de olan baş dönmesi, baş ağrısı, bulantı, kusma, sarhoşluk hissi veren alkolün kendisine özgü beynimizi etkilemesine bağlı gördüğümüz semptomları olur. Daha sonra esas ölümcül olan zehirlenme, metanolün zehirli ürünlerine dönüşmesiyle olur. Erken aşamada sarhoşluk olduğu için normal alkol zehirlenmesiyle insanlar çok ayırt edemiyor, daha çok sonraki aşamada körlükle başlayan daha sonra şuur değişikliği hipotansiyon, böbrek yetmezliği ve ölümle giden aşamalarda daha çok başvuruları oluyor. Zararlı maddelere dönüşmesi genelde 6-8'inci saatten sonra ortaya çıkıyor çünkü bir dönüşme hızı var. Sonra önce görme kaybı, bulanık görme, kar yağıyor gibi ya da körlük gibi semptomlar ortaya çıkıyor. O aşamada da gelmezlerse şuur değişikliği, tansiyon düşüklüğü, koma gibi ölümcül semptomlarla gelebiliyorlar. 6-8 saatlik bir ara dönem var, o dönem önemli" ifadelerini kullandı.

"Görmüyorum' diye gelip metil alkol çıkıp tedavi ettiğimiz vakalar var"

Sahte alkol zehirlenmesi sonrası tedavi ve geçmişte karşılaştıkları vakalara ilişkin konuşan Doç. Dr. İpekci, "Tedavimiz; önce destek tedavisi, genel muayene ile başlıyoruz. Şanslıyız ki 2 tane önemli antidotu var. Yurt dışından gelen ilaç bir diğeri de etanol dediğimiz normal alkol. Geç dönemde gelirlerse metabolitleri oluşmuş oluyor, o zaman da kullanacağımız tedavi yöntemimiz; diyaliz. Metil alkol zehirlenmesi tüm dünyada bir sorun. Bandrolün bile artık sahtesinin çıktığı bilgisi geliyor. Semptomlarda hastaneye erken başvurmaları en önemli tedbir. Etil alkol kadar pahalı değil ayrıca metil alkol kullanımı sadece kaçak alkol olarak bilinse de ülkemizde dezenfektanlarda, ucuz parfümlerde yaygın kullanılan bir ürün. Görme bozukluğuyla gelip diyalize aldığımız ki bize zaten insanlar sarhoşluk döneminde kendileri zaten gelemiyor. Yakınları da ‘Alkol aldı, onun sarhoşluğu' diye getirmiyor. Genelde görme bozukluğu olunca ‘Görmüyorum' diye gelip metil alkol çıkıp tedavi ettiğimiz vakalar var. Daha çok erkekler ve orta yaş insanlarda meydana geliyor. Masum bir şey değil, bir defadan bir şey olmaz dememeleri lazım, sahte alkol öldürücü. Normal alkol vücudu yavaş yavaş etkiliyor" diye konuştu.

Uzmanlardan ‘sahte alkol’ uyarısı:

"Ölüme kadar uzanabilen riskleri barındırıyor"

Alkolün başlı başına sağlık için zararlı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. İlhami Demirel, "Normal alkole bağlı zehirlenmeler de görüyoruz, metil alkol dediğimiz alkolle olan zehirlenmeler gerçekten ölüme kadar uzanabilen riskleri barındırıyor. Son dönemde çok denk gelmedi açıkçası, en önemli şey; hastadan aldığımız öykü. Eğer şüpheli, kaynağı bilinmeyen bir alkol alım öyküsü varsa yol gösterici oluyor, laboratuvar tetkiklerinde de şüphemizi güçlendiren bulgular bulabiliyoruz. Genelde görme bozuklukları olabiliyor; çift görme, görme kaybı, bulanık görme gibi bunlar biraz daha ilerleyen süreçte oluyor, ne yazık ki tanıda biraz daha geç kalınmış olabiliyor. Sahte alkol alım ihtimalini sorup bu ihtimal üzerinde ciddi şekilde durmalıyız. Genel olarak alkol tüketiminin zararlı olduğunu belirtmemiz lazım. Kusma, baş ağrısı gibi şikayetleri hasta başta çok önemsemeyebiliyor, zaten alkol alımı sonra ‘Bunlar normal şeyler' diye hastaneye gelmekte gecikebiliyor. Bu süre ne kadar uzarsa hastaya faydamız da o derece düşük oluyor" dedi.

"Hasta grubu; 30-60 yaş arası, ağırlıklı olarak erkek hastalar"

"Bilmediği kaynaktan aldığı bir alkol sonrası bu şikayetleri olan hastalar bir an önce acil servise başvurmalı, mutlaka doktorlarına bilgi vermeli" diyen Uzm. Dr. Demirel, "Yılbaşı dönemlerinde biraz daha sık akla gelebiliyor. Belirtiler ne yazık ki direkt bu hasta sahte alkol kullanmıştır dedirtecek bulgular değil. Ek hastalıkları olması hastanın her zaman genel durumunu daha da kötüleştireceği için önemli, genelde gördüğümüz hasta grubu; 30-60 yaş arası, ağırlıklı erkek hastalar diyebiliriz. Sonuçta ciddi bir zehirlenme, genç olması kurtarıcı bir faktör değil. Normalde de zaten alkol kullanımı vücudumuza birçok zarar vermekte, hele hele sahte alkol daha hayati tehlike oluşturan durumlara sebebiyet veriyor. Tedavide öncelikle hastanın hayatî fonksiyonlarını takip edip ona göre değerlendiriyoruz. Çok geç aşamada geldiyse hastada ciddi solunum yetmezliği de gelişmiş olabilir, eğer öyle bir durumdaysa bilinci kötüyse hastayı zaten solunum cihazına bağlıyoruz. Antidotlarımız var, hastaya veriyoruz. Metil alkolün tedavisinde etil alkol kullanılıyor, tabii ki hastane ortamında kontrollü bir şekilde yapılması gereken tedaviler. Yılbaşı yaklaşıyor bu konuda dikkatli olmakta fayda var" şeklinde konuştu.

Hasibe Karadağ - Emirhan Toplu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşın organları umut oldu Kastamonu’da trafik kazası sonucu ağır yaralanarak tedavi altına alınan ve beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşın organları, ailesinin aldığı bağış kararıyla nakil bekleyen hastalara nakledildi. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’da trafik kazası sonucu ağır yaralanan R.K., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Hastanın yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen 14 Mart tarihinde beyin ölümü gerçekleşti. Hastanın yakınlarının organ bağışına onay vermesiyle organ nakli süreci başlatıldı. Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi ile Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü koordinesinde, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden gelen uzman ekip tarafından organ alım operasyonu gerçekleştirildi. Yapılan operasyonun ardından alınan kalp, uygun alıcıya nakledilmek üzere uçak ambulansla gönderilirken, karaciğer ve böbrek ise kara ambulansı ile ilgili nakil merkezlerine sevk edildi. Yetkililer, organ bağışının bir bağışçı sayesinde birden fazla hastaya yaşam umudu olabildiğine dikkat çekerek, bu anlamlı süreçte emeği geçen sağlık çalışanlarına ve koordinasyon ekiplerine teşekkür etti. Ayrıca zor bir zamanda organ bağışı kararı alan merhumun ailesine duyarlılıkları nedeniyle şükran sunulurken, hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilendi.
Kastamonu TR82 Bölgesi’nin gelecek projeleri hazırlanıyor Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, TR82 Bölgesi’nde yer alan Kastamonu, Çankırı ve Sinop’ta uygulanabilecek kalkınma odaklı projelerin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla kurum ve kuruluşlardan proje fikirleri toplamaya başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen programlar başta olmak üzere Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA= tarafından uygulanabilecek destek mekanizmalarına yönelik potansiyel proje fikirlerinin belirlenmesi ve geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda oluşturulacak proje havuzunda yer alan fikirler; sosyal kalkınma, üretim, istihdam ve bölgesel rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak projelerin geliştirilmesinde değerlendirilecek. KUZKA tarafından yürütülen çalışma kapsamında R82 Bölgesi’nde yer alan Kastamonu, Çankırı ve Sinop’taki valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, ticaret ve sanayi odaları, üniversiteler, il müdürlükleri, kooperatifler ve birlikler başta olmak üzere bölgedeki ilgili kurum ve kuruluşların proje fikirlerini iletmeleri bekleniyor. Bölgeye ilişkin proje fikirleri olan paydaşların KUZKA’nın sosyal medya araçlarında paylaşılan kare kod üzerinden ve web sitesinde yer alan online formu doldurarak ilgili birimlerine ulaştırabilecekler. KUZKA’ya iletilecek proje fikirleri, Ajans uzmanları tarafından değerlendirilerek olgunlaştırılacak ve uygun görülen projeler ilgili kurumlarla birlikte geliştirilerek farklı destek mekanizmalarına sunulabilecek. Proje fikirleri farklı destek programlarında değerlendirilebilecek KUZKA’ya iletilen proje fikirleri, Ajans tarafından yürütülen destek programlarının yanı sıra ulusal ve uluslararası kaynaklı programlar kapsamında da değerlendirilerek proje geliştirme süreçlerine dâhil edilebilecek. Bu kapsamda proje fikirlerinin sosyal kalkınma, üretim ve istihdamın artırılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımı, yerel üretim kapasitesinin geliştirilmesi ve bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yenilikçi uygulamalar gibi alanlarda olması önem taşıyor. İlk aşamada SOGEP kapsamında proje fikirleri alınacak Bu süreçte ilk olarak Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı 2026 yılı çalışmaları kapsamında proje fikirleri toplanacak. SOGEP kapsamında özellikle kooperatiflerin üretim ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesi, hane halkı gelirini artıracak üretim modellerinin yaygınlaştırılması, dezavantajlı bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımının desteklenmesi, engelli bireyler ve bakım yükü taşıyan kadınlara yönelik sosyal hizmet modellerinin geliştirilmesi gibi alanlara yönelik proje fikirlerine öncelik verilecek. Kurum ve kuruluşlar tarafından hazırlanacak proje fikirlerinin en geç 19 Mart 2026 tarihine kadar KUZKA’ya iletilmesi gerekiyor. KUZKA tarafından yapılacak ön değerlendirmelerin ardından uygun görülen proje fikirleri ilgili kurumlarla birlikte geliştirilerek uygulamaya hazır projelere dönüştürülecek. Bölgede üretim, istihdam ve sosyal kalkınmaya katkı sağlayacak projelerin geliştirilmesi hedeflenirken, oluşturulacak proje havuzunun TR82 Bölgesi’nin kalkınma potansiyelinin daha etkin şekilde değerlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.