GÜNDEM - 23 Ocak 2026 Cuma 15:09

Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"

A
A
A
Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"

İstanbul Valiliği himayesinde hayata geçirilen "Gönülden Bir Öğün" projesiyle, ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına eğitim öğretim yılı boyunca okulda beslenme ihtiyaçlarını karşılamaları için destek sağlanacak. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek" dedi.


İstanbul Valiliği himayesinde, İstanbul Çocukları Vakfı tarafından İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İstanbul Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı iş birliğinde "Gönülden Bir Öğün" projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına kayıtlı ihtiyaç sahibi ailelerin çocukları arasından belirlenen öğrencilere, başta öğle yemeği olmak üzere temel beslenme ihtiyaçlarını okul ortamında karşılayabilmeleri amacıyla İstanbul Valiliği ve hayırseverlerin desteğiyle eğitim öğretim yılı boyunca aylık maddi destek sağlanacak.



"Tüm bu çalışmaların temel amacı koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır"


Şişli’de bir otelde düzenlenen "Gönülden Bir Öğün" projesinin tanıtımı programı İstanbul Üniversitesi Itri Güzel Sanatlar Lisesi Öğrencileri tarafından mini bir konser ile başladı. Proje tanıtım video gösteriminin ardından konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "2025 yılında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İstanbul’da dezavantajlı kişilere toplam 22 milyar liralık sosyal destek sağladı. Bu rakamı özellikle vurgulamak istiyorum. Çünkü bugün sizleri bir araya getirerek ortak bir proje için birlikte yol almayı hedefliyoruz. Elbette içinizden bazıları, ’Biz bu çalışmayı yapıyoruz ama devlet ne yapıyor, bakanlık ne yapıyor, valilik ne yapıyor?’ diye düşünebilir. İşte tam da bu noktada, hakkı teslim etmek adına ifade ediyorum ki, sadece bir bakanlığımızın sosyal hizmetler kapsamında İstanbul’da ayırdığı ödenek 22 milyar lirayı buluyor. Bizler de yerel ölçekte, yaklaşık 1 ila 1,5 milyar liralık bir kaynak oluşturarak bu güçlü desteklere katkı sunmayı amaçlıyoruz. Toplumun meselelerini kendi meselemiz olarak görüyor ve bu anlayışla projeler geliştiriyoruz. Tüm bu çalışmaların temel amacı; çocuklarımızın boşlukta kalmaması, suça sürüklenmemesi ve koruyucu-önleyici tedbirlerle tek bir çocuğu dahi geride bırakmamaktır" dedi.



"20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak"


20 bin öğrencinin yemek ihtiyacının İstanbul Valiliği tarafından karşılanacağını söyleyen Vali Gül, "Şartlar değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmakta. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ve liderliğinde sağlanan kaynaklarla, Milli Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonunda ikili eğitim oranını yüzde 26 seviyelerine kadar düşürmüş bulunuyoruz. Amacımız bu oranı tamamen sıfırlamaktır. İkili eğitimin yüzde 26 seviyelerine düşmesi, çocuklarımızın okulda daha fazla vakit geçirmesi anlamına geliyor. Bu durum, öğrencilerin öğle saatlerinde de okulda kalmasını gerekli kılıyor. Bu çerçevede, dezavantajlı çocuklarımıza yönelik yemek desteği gündemimize alındı. Yaklaşık 2 milyon 800 bin öğrencinin yüzde 4’üne yakınını kapsayacak şekilde, 100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, 20 bin öğrencinin yemek ihtiyacı İstanbul Valiliği tarafından karşılanacak. 80 bin çocuğumuzun yemek ihtiyacını ise Sosyal Yardımlaşma Vakıflarımız, Vakıflar Genel Müdürlüğümüz, hayırseverlerimiz, kurumsal firmalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte karşılamayı hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu adımları attığımızda, çocuklarımızın önünde sorun olarak görülen bu mesele İstanbul’unda gündem olmaktan çıkacaktır" diye konuştu.



"Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak"


Vali Gül, proje kapsamında belirlenecek olan öğrencilerin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacağını belirterek, "Peki, dezavantajlı çocuklarımızı nasıl tespit edeceğiz? Her ilçemizde faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız bulunuyor. Bu vakıflar aracılığıyla ailelerin tüm gelir durumları kayıt altında. Dolayısıyla, şeffaf ve objektif kriterlere dayalı bir tespit sistemiz var. Çocuklarımıza bir kart verilecek. Öğrencilerimizin hesaplarına aylık 2 bin lira yatırılacak. Bu destek yalnızca okul kantinlerinde sıcak yemek için kullanılabilecek. Çünkü temel hedefimiz, çocuklarımızın okula devamını sağlamak, okul saatleri içerisinde dışarıda bulunmalarını önlemek ve her bir çocuğumuzun okul ortamında sıcak yemek yiyebilmesini temin etmektir. Kantinlerimizde, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün koordinasyonunda çocuklarımıza verilen kartlara bakiye yüklenecek. Böylece hiçbir çocuğumuzu rencide etmeden, çocuklar yemeğe ulaşabilecekler. Bu uygulamanın birkaç önemli ve pratik faydası bulunuyor. En temel fayda; ekonomik nedenlerle varsa okula gitmeyen ya da gitmek istemeyen çocuklarımızın yemek sorununu ortadan kaldırmak. Böylece İstanbul’da devamsızlığın gündemimizden çıkmasını hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.



Bu proje ile çocukların fasf food alışkanlığının azaltılması hedefleniyor


Bu proje kapsamında çocukların fast food alışkanlığının azaltılması ve obeziteyle mücadeleye katkı sağlanacağına değinen Gül, "2 milyon 800 bin öğrencimizden bırakın yüzde birini, binde birini dahi gözden kaçırmamız 2 bin 800 çocuğumuzun risk altında kalması anlamına gelir. Bu çocuklarımızdan herhangi birinin başına olumsuz bir durum gelmesi, İstanbul gibi 16 milyonluk bir şehirde hepimizi hem vicdanen hem de hukuken rahatsız eder. İşte bu sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Bunun yanı sıra, çocuklarımıza sıcak yemek sunarak fast food alışkanlığını azaltmayı ve bu yolla obeziteyle mücadeleye de katkı sağlamayı amaçlıyoruz" şeklinde konuştu.


Vali Gül, konuşmasında ayrıca İstanbul Çocukları Vakfı tarafından yürütülen Türkiye Yüzyılı Çocukları, Kardeş Aile ve İstanbul Valiliği Ödev evi projeleri başta olmak üzere devam eden sosyal projelere de değindi. Program, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.


Öte yandan programa; 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı protokol üyeleri ve davetliler katıldı.



Vali Gül: "100 bin çocuğumuza sıcak yemek ulaştırmayı hedefliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.