ASAYİŞ - 18 Nisan 2025 Cuma 12:57

Yaşı küçük suçu büyük: Cinayet davasının 17 yaşındaki firarisi 11 aydır yakalanamadı

A
A
A

 İstanbul’un Esenler ilçesinde geçtiğimiz yılın Mayıs ayında meydana gelen olayda, oğlunu darp eden şahıslar ile konuşmaya giden Nazım Cansız, suça sürüklenen çocuk A.H.C. tarafından silah ile ateş edilerek öldürülmüştü.

Olaydan sonra kaçan 17 yaşındaki A.H.C.’nin 11 aydır yakalanamamasına ilişkin maktulün kardeşi Nadir Cansız açıklamalarda bulundu. Nadir Cansız, "Abim evinin önünde katledildi. Vuran şahıs 11 aydır firari. Hiçbir şekilde yakalanmıyor, biz tedirginiz, aynı semtte yaşıyoruz. Bu insanlar bizim adalet aramamızı istemiyorlar" dedi.
Esenler’de 4 Mayıs 2024 tarihinde meydana gelen olayda, Nazım Cansız, oğlu A.K.C.’yi darp eden 17 yaşındaki suça sürüklenen çocuklar A.H.C. ve E.A. ile konuşmak istedi. Evlerinin önüne gelen suça sürüklenen çocuklar ile oğlunu barıştırmak isteyen Nazım Cansız, A.H.C. tarafından silahla ateş edilmesi sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından E.A. yakalanırken, A.H.C. ise 11 aydır yakalanamadı.

A.H.C. ve E.A. hakkında tüm suçlar yönünden ‘yaş küçüklüğü’ maddesinden indirim uygulanarak ‘kasten öldürme’, kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘silahla kasten yaralama’, ‘ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma’, ‘mala zarar verme’ ve ‘hırsızlık’ suçlarından toplamda 23 yıl 4 aydan 37 yıl 4 aya kadar hapis cezası istenen davanın görülmesine devam edildi.

Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan maktulün kardeşi Nadir Cansız, "Abim evinin önünde katledildi. Vuran şahıs 11 aydır firari. Hiçbir şekilde yakalanmıyor, biz tedirginiz, aynı semtte yaşıyoruz. Bu insanlar bizim adalet aramamızı istemiyorlar. Biz sosyal medya üzerinden sesimizi duyurmaya çalışırken, dün akşam sahte hesaplar açarak abimin eşine, çocuklarına ağza alınmayacak hakaretler paylaşan bir hesap açıldı. Hakaret ve videolar var. Bundan sonraki adımlarını merak ediyoruz. Biz tedirginiz, çocuklarımız var. Biz işinde gücünde olan insanlarız. Karşı tarafta nasıl insanlar olduğu aşikar. Acımız çok büyük mağduruz. 11 aydır yakalanamadı. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Çocuklarımız okula gidiyor bu insanların ne yapacağı belli değil" dedi.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 4 Mayıs 2024 tarihinde Esenler’de meydana gelen olay anlatıldı. İddianamede suça sürüklenen çocuk (SSÇ) A.H.C.’nin müşteki A.K.C.’nin sosyal medya hesabından gördüğü Didem isimli arkadaşından hoşlandığı, Didem’in numarasını bularak mesajlar atmaya başladığı ve kabul etmemesine rağmen ısrarla arkadaşlık teklifinde bulunduğu ifade edildi. İddianamede 3 Mart 2024 tarihinde suça sürüklenen çocuklar E.A. ve A.H.C.’nin müşteki A.K.C.’nin evine Didem’i tanıması nedeniyle gittiği, müştekinin kapıyı açar açmaz A.H.C. tarafından darp edilmeye başlandığı da iddianamede belirtildi. A.K.C.’nin babası Nazım Cansız’ın yanına kaçtığı iddianamede aktarıldı. Baba Nazım ve oğlunun eve döndüklerinde suça sürüklenen çocukları bulamadıkları, polisi aradıkları ancak polislerin gelmediği iddianamede ifade edildi. Konuşmak için suça sürüklenen çocukların attığı konuma giden baba Nazım ve oğlunun gönderilen konuma kimsenin gelmemesi üzerine evlerine doğru ilerlemeye başladığı iddianamede kaydedildi. Suça sürüklenen çocukların, maktul baba ve müşteki oğlunun evinin önünde bekler halde olduğu, burada suça sürüklenen çocuk A.H.C.'nin müşteki A.K.C.'ye ateş etmeye başladığı, suça sürüklenen çocuk E.A.’nın da silahını çıkardığı belirtildi. Baba Nazım Cansız’ın oğlunu korumak için önüne geçtiği ve A.H.C. tarafından ateş edilmesi sonucu hayatını kaybettiği iddianamede aktarıldı. Olay yerinden kaçan suça sürüklenen çocuk E.A.’nın birkaç saat sonra yakalandığı belirtilen iddianamede A.H.C.’nin ise halen yakalanamadığı kaydedildi. Suça sürüklenen çocuklar A.H.C. ve E.A. hakkında tüm suçlar yönünden ‘yaş küçüklüğü’ maddesinden indirim uygulanarak ‘kasten öldürme’, kasten öldürmeye teşebbüs’, ‘silahla kasten yaralama’, ruhsatsız silah taşıma veya bulundurma’, ‘mala zarar verme’ ve ‘hırsızlık’ suçlarından toplamda 23 yıl 4 aydan 37 yıl 4 aya kadar hapis cezası istendi.

Melike İnal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Dayı arazi anlaşmazlığı yüzünden yeğenini öldürdü Antalya’da noter önünde arazi anlaşmazlığı yüzünden çıkan tartışmada dayı, yeğenini silahla vurarak öldürdü. Olay anı ve şüphelinin olay sonrası sakin tavırlarla bölgeden ayrılması ise güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, sat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Kanal Mahallesi Sakarya Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ömer A. (63) arazi paylaşımı sırasında 30 metre fazla hisse verildiği iddia edilen yeğeni Amine Bozkurt (40) ile noter önünde buluştu. Taraflar noter önünde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra Ömer A., üzerindeki tabancayı çıkartarak yeğenine ateş etmeye başladı. Dayısının tabancasından çıkan kurşunların hedefi olan Bozkurt, karın, göğüs ve baş bölgesinden yaralandı. Yeğenini tabanca ile vuran Ömer A. ise eşi ile birlikte yaya olarak olay yerinden ayrıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Amine Bozkurt, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla yakındaki bir özel hastaneye kaldırıldı. Ancak kadın doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay yerine gelen Cinayet Büro Amirliği ve diğer ekipler kaçan Ömer A.’nın yakalanması için bölgede araştırma başlattı. Ekiplerin çevrede yaptığı araştırmada Ömer A., olay yerine yaklaşık 1 kilometre mesafede yakalandı. Ömer A. ifade işlemleri için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’ne götürülürken, Olay Yeri İnceleme ekipleri olayın yaşandığı noktada ve boş kovanlar üzerinde inceleme yaptı. Tüm müdahalelere rağmen vücut ve baş bölgesine aldığı kurşunlar nedeniyle hayatını kaybeden Amine Bozkurt’un cansız bedeni ise Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay anı güvenlik kamerasında Öte yandan, olay ve olayın ardından şüphelinin kaçtığı anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Ömer A. ve yeğeni Amine Bozkurt’un noter önünde buluştukları, bir süre sonra ise Ömer A.’nın yeğenine ateş ederek sakin bir şekilde olay yerinden yaya olarak ayrıldığı görüldü.
Samsun Thorsten Fink: "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" 1 yendikleri karşılaşma olduğunu belirterek, bu şekilde gelişmeye devam ettikleri takdirde başarılarının katlanarak artacağını söyledi. Samsunspor’da Başkanvekili Veysel Bilen, Futbol Direktörü Fuat Çapa, Teknik Direktör Thorsten Fink, futbolcular Rick van Drongelen ve Olivier Ntcham, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ev sahipliğinde Samsun Gençlik Platformu, Lösemili Çocuklara Fayda Topluluğu ve Üniversiteli Samsunsporlular Derneği tarafından düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisine katıldı. OMÜ AKM’de düzenlenen söyleşi öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alman Teknik Direktör Thorsten Fink, "Futbol dünyasında olduğumuz için birçok insan tarafından rol model olarak görüldüğümüzden özel bir görevimiz var. Tecrübelerimizi gençlere aktarmak için üniversite öğrencileriyle bir araya geldik. Onların bizlerden hayatla alakalı öğreneceği şeyler mutlaka vardır. Biz de kendi tecrübelerimizi en iyi şekilde onlara aktarmaya çalıştık" dedi. "Şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyet Galatasaray maçıydı" Göreve geldikten sonra iyi bir performans sergilediklerini ve en önemli galibiyetlerinin Galatasaray maçındaki galibiyet olduğunu dile getiren Thorsten Fink, "Samsun’daki insanlar çok iyi insanlar. Kulüpteki insanlar da çok iyiler. Bu kulüpte çalışmaktan çok mutluyum. Taraftarımız da inanılmaz. Kulübümüzün imkanları da çok iyi. Samsun’da bulunmam için bunlar bana ekstra motivasyon sağlıyor. Yeni olabilirim ama elimizden gelenin en iyisini yapıp daha da iyi olmak istiyoruz. Oyun stilimizi ve oynama şeklimizi de biraz daha değiştirdik. Topa daha fazla sahip olan bir takım haline büründük. Çok iyi maçlar çıkardık. Özellikle kendi evimizde oynadığımız maçlarda iyi iş çıkardık. Beşiktaş’a karşı ve Trabzonspor’a karşı çok iyi bir oyun oynadık. Kupaya penaltılarda veda etsek de en iyi oynadığımız maçlardan biriydi. UEFA Konferans Ligi’nde de çok iyi maçlar çıkardık. Galatasaray karşısında da çok net bir galibiyet aldık ki ben buraya geldikten sonra şimdiye kadar aldığımız en önemli galibiyetti" diye konuştu. "Böyle devam edersek daha fazlasını başaracağız" Takımın şu anki durumundan memnun olduğunu ve gelecek sezon planlaması ile transfer dönemini de iyi geçirmek için uğraşacaklarını belirten Fink, "Takımın gelişimi devam ediyor. Yakında yeni transfer sezonu açılmış olacak. Bu transfer dönemiyle alakalı önümüzdeki sezonun hazırlıklarını gerçekleştirip takımı olabildiğince sezona hazır hale getirmeye çalışacağız. Sezon öncesi kampında da en iyi şekilde gelecek sezon için takımı hazırlamaya çalışacağım. Şimdiye kadar takımın göstermiş olduğu performans sebebiyle hazır olduğumuzu söyleyebilirim. Aynı zamanda mutlu olmamız da gerekiyor. Kesinlikle daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Eğer bu şekilde devam edersek de daha fazlasını başaracağız" şeklinde konuştu. Söyleşiden detaylar Öğrencilerin yoğun ilgisiyle düzenlenen ’Sahadan Kalbe’ söyleşisi öncesinde programın açılış konuşmasını yapan OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, aslen Kayserili olsa da 6 yıl önce Samsun’a geldiğini ve o andan itibaren Samsunspor’u desteklediğini, gençlerin de bu söyleşiden bir şeyler öğrenerek ayrılmasından mutlu olduğunu ifade etti. Sonrasında söz alan Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, şehrin en büyük markasının Samsunspor olduğunu ifade ederek tüm öğrencileri Samsunspor’a destek vermeye davet etti. Fuat Çapa da Samsunspor’un kapılarının her zaman öğrencilere açık olduğunu belirtirken, Olivier Ntcham ve Rick van Drongelen de gençlerle buluşmanın, onların sorularını cevaplamanın ve yeni fikirler duymanın kendilerine iyi geldiğini dile getirdiler. Doç. Dr. Ayşegül Kuş’un da görüşlerini belirttiği söyleşi, katılımcıların konuşmalarının ardından soru-cevap kısmı ile sona erdi.
Kocaeli "Aldatma" iddiasıyla eşi Kıymet’i öldüren sanığa 22 yıl hapis Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Kıymet Budak’ı aldatma iddiası ve çıkan tartışma neticesinde öldüren sanık, haksız tahrik indirimi uygulanarak "kasten öldürme" suçundan 20 yıl, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan ise 2 yıl olmak üzere toplam 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Halıdere’de bulunan restoranda 23 Aralık 2022’de meydana gelen olayda, Kıymet Budak (33), tartıştığı eşi Şafak Budak (53) tarafından tabanca ile ateş edilerek öldürülmüş, şüpheli ise olay yerinden kaçmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturmada Kıymet Budak’ın eşi Şafak Budak ile ağabeyi Niyazi Budak yakalanarak gözaltına alınmış; şüphelilerden Şafak Budak tutuklanırken, Niyazi Budak ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Kıymet Budak’ın cenazesi ise günlerce kimse teslim almayınca savcının talimatıyla belediye ekipleri tarafından defnedilmişti. "Sizi seviyorum hakime hanım, siz de beni seviyor musunuz?" "Kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçlarından yargılanan Şafak Budak, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Şafak Budak, suçu üstlenmeye çalıştığı gerekçesiyle dosyada yer alan ağabeyi Niyazi Budak ve avukatı katıldı. Her iki sanığın da cezai ehliyetinin tam olduğu raporu mahkemede okundu. Savunması için söz hakkı verilen Niyazi Budak, "Daha önce emniyette verdiğim ifadeyi hatırlamıyorum. İlaç kullandığım için hatırlamakta zorlanıyorum. Daha önce Kıymeti öldürüp öldürmediğimi söylediğimi hatırlamıyorum. Sizi seviyorum hakime hanım, siz de beni seviyor musunuz? Ben hepinizi çok seviyorum. Benim ilahi güçlerim var, ister inanın ister inanmayın" dedi. Ayrıca, eşinin başkasıyla samimi görüntülerini ve mesajlarını gördüğünü iddia eden Niyazi Budak, "Sorduğumda ’Biz de böyle şeyler normal’ dedi. Olay gecesi çocuklarımın velayetini almak istediğimi söylediğimde, ’Çocukların senden olduğu ne malum’ deyince kendimi kaybettim" şeklinde konuştu. "Annemi de babamı da çok seviyorum" Duruşmada tanık olarak dinlenen çiftin 11 yaşındaki kızı S.S. Budak, annesinin İran’dayken başka birisiyle ilişkisi olduğunu öne ederek, bunu babasına kendisinin anlattığını söyledi. S.S., "Annem, bunu babama söylememem konusunda beni uyarıyordu. Türkiye’ye döndüğümüzde durumu babama anlattım. Babam üzüldü, boşanacaklardı. Aldatma olayı sebebiyle annemle babam kavga ediyorlardı. Annem bana, ’Boşanma sonrasında ya beni ya da babanı seç’ demişti. Karar verememiştim ama ikisini de çok seviyorum" dedi. Mütalaada istenen suçlar Cumhuriyet savcısı olay süreci ve hukuki değerlendirmeleri içeren esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Mütalaada, sanık Şafak Budak ile maktul Kıymet’in 9 yıllık evli oldukları, olaydan bir yıl önce İran’a yerleştikleri belirtildi. Sanığın, eşinin kendisini aldattığını öğrenmesi üzerine çiftin Türkiye’ye döndüğü ifade edilen mütalaada, Şafak Budak’ın boşanma isteğinin maktul tarafından kabul edilmediği bilgisine yer verildi. Olay günü sanığın, konuşma bahanesiyle dışarı çıkardığı eşi Kıymet Budak ile tartıştığı, ardından yanında bulundurduğu ruhsatsız silahla maktulün başına ve omuz hizasına ateş ederek olay yerinden kaçtığı kaydedildi. Sanığın cinayette kullandığı silahı Halıdere Sahili’nde kayalıklardan denize attığı, suç aletinin daha sonra yapılan çalışmalarla ele geçirildiği mütalaada belirtildi. Olayın ardından sanığın ağabeyi Niyazi Budak’ın, kardeşini korumak amacıyla suçu üstlendiği, sanık Şafak Budak’ın ise ilk ifadesinde suçu inkar etmesine rağmen daha sonra ikrar ettiği mütalaada yer aldı. Savcı, Niyazi Budak’ın "suçu üstlenme" suçundan cezalandırılmasını istedi. Savcı, sanığın eylemini "tasarlayarak" işlediğine dair dosyada yeterli somut delil bulunmadığını ifade etti. Mütalaada, çiftin kızlarının tanık sıfatıyla verdiği ifadenin maktulün sadakat yükümlülüğünü henüz boşanma gerçekleşmeden ihlal ettiğini kanıtladığı vurgulandı. Mütalaada, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları doğrultusunda sanık Şafak Budak’ın "Haksız tahrik altında resmi nikahlı eşe ve kadına karşı silahla kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından cezalandırılmasını talep edildi. Toplam 22 yıl hapis Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Şafak Budak’ı "resmi nikahlı eşe ve kadına karşı kasten öldürme" suçundan, eylemini maktulden gelen haksız tahrik altında gerçekleştirdiği gerekçesiyle 20 yıl hapis cezasına mahkum etti. Sanığa ayrıca "ruhsatsız ateşli silah bulundurma" suçundan da 2 yıl hapis cezası verildi. Öte yandan, olay sonrası kardeşini korumak amacıyla suçu üstlendiği belirtilen sanığın ağabeyi Niyazi Budak hakkında ise "yakın akrabayı koruma" hükmü gereği ceza verilmesine yer olmadığına hükmedildi.