EKONOMİ - 06 Ocak 2026 Salı 14:32

Yeni nesil çalışan ücretten fazlasını istiyor

A
A
A
Yeni nesil çalışan ücretten fazlasını istiyor

Aralık 2025 Ücret, Yan Haklar & Eğitim Trendleri raporuna göre şirketlerin insan kaynağı stratejilerini belirleyen yeni öncelikler ortaya çıktı. Ücret artıyor ama bağlılık azalıyor.



Melon’un Endeavor Türkiye iş birliği ve 136 şirketin katılımıyla hazırladığı "Türkiye Ücret, Yan Haklar & Eğitim Trendleri Raporu Aralık 2025" yayımlandı. Rapor, teknoloji sektörü için ücret ve yan hak verileri ile tüm sektörlerdeki eğitim, gelişim ve liderlik gelişimi uygulamalarını bütünsel bir yaklaşımla analiz ediyor. Raporun eğitim, gelişim ve liderlik trendlerine ilişkin bölümündeki özel analizler, Lumolead ve Enocta’nın uzmanlık desteğiyle hazırlandı. Rapora göre çalışan bağlılığında ücret tek başına belirleyiciliğini kaybediyor. Veriler, teknoloji şirketlerinde ücret artışlarının, teknoloji dışı sektörlerde ise yan hakların güçlendirilmesinin öncelikli olduğunu gösteriyor. Eğitim ve gelişim ise 2026 insan kaynağı ajandasının üçüncü güçlü ekseni olarak öne çıkıyor.



2026’da teknoloji sektörü için ücret artış beklentisi ortalaması yüzde 30


Rapora göre teknoloji şirketlerinin yüzde 95’i 2026 Ocak döneminde ücret artışı planlıyor. Artış bütçesini netleştirenlerde genel oran yüzde 30, alt çeyrek yüzde 25, üst çeyrek ise yüzde 33. Yan haklarda temel uygulamalar yaygınlaşmış olsa da kapsam hâlâ sınırlı. Özel sağlık sigortası ve yemek ödeneği neredeyse tüm şirketlerde standart hale gelmiş durumda. Ağustos 2025 itibarıyla günlük yemek tutarının genel oranı 400 TL. Buna karşılık, mental sağlık desteği, aile kapsamı, wellbeing izinleri ve bakım destekleri düşük seviyede kalıyor. İzin politikalarında ise şirketlerin büyük kısmı hâlâ yasal minimumu uyguluyor.



Eğitim bütçeleri var ancak kullanım ve yapı eksik


Araştırma, tüm sektörlerde eğitim yatırımlarında niyet - uygulama açığını da ortaya koyuyor. Şirketlerin yalnızca yüzde 26’sı eğitim bütçesini tam olarak hayata geçirdiğini söylüyor. Rapora göre; çalışanların gelişim fırsatlarını kullanmamasının temel nedeni ise yüzde 71 ile zaman ve iş yükü. Katılımcı şirketlerin yüzde 60’ında rol bazlı öğrenme patikası yok ve bu durum gelişime erişimde eşitsizlik oluşturuyor. Performans ve gelişim süreçleri arasındaki bağ da zayıf. Şirketlerin sadece yüzde 29’u performans sonuçlarının gelişim planlarını doğrudan belirlediğini, yüzde 25’i ise süreçlerin tamamen ayrı ilerlediğini belirtiyor. Yetkinlik dönüşümünde kurumsal bir strateji eksikliği dikkat çekiyor. Kurumların yüzde 57’sinde yetkinlik geliştirme ve yeniden beceri kazandırma (upskilling & reskilling) için tanımlı bir yaklaşım bulunmazken, şirketlerin yalnızca yüzde 13’ü bu konuda tüm şirkete yayılan bir model uyguluyor.



2026’nın bir numaralı gelişim önceliği "Liderlik"


Kurumların yüzde 71’i liderliği birinci öncelikli gelişim alanı olarak işaret ediyor. Bunu iletişim ve zaman yönetimi izliyor. Liderlik programları en çok orta kademe ve ilk kez yönetici olacak çalışanlara sunuluyor. C-seviyeye yönelik program oranı ise yüzde 23. Şirketlerin yaklaşık yarısı liderlik gelişimini dış kaynaklarla yürütüyor. Sadece yüzde 13 tamamen kurum içi içerikle ilerliyor.



2026’da ücret, yapay zeka ve çalışma modelleri İnsan Kaynakları ajandasını yeniden şekillendiriyor


2026’da insan kaynağı ajandası ağırlıkla ücret-yan hak-gelişim üçgeni etrafında şekilleniyor. Teknoloji şirketleri bütçelerini hâlâ büyük ölçüde ücret ve yan haklara ayırırken, eğitim ve gelişim yatırımlarının etkin uygulanması ise birçok kurumda eksik kalıyor. Rol bazlı öğrenme yolculuklarının eksikliği temel engel olarak öne çıkıyor. Rapora göre; yapay zekâ tarafında beklenti şimdilik temkinli. Şirketlerin küçük bir bölümü AI’ın iş gücünü azaltacağını düşünürken büyük çoğunluk teknolojinin İK’nın rolünü dönüştüreceğini ve idari süreçlerde verimlilik oluşturacağını belirtiyor. Çalışma modellerinde hibrit düzen teknoloji şirketlerinde kalıcılaşırken, geleneksel sektörlerde ofise dönüş konusunda hâlâ net bir yön bulunmuyor.



Melon & Lumolead Kurucusu Sure Köse Ulutaş, "Türkiye’de enflasyon hız kesse de şirketler yetenekli çalışanları elde tutmakta zorlanmaya devam ediyor. Toplam ödülü ücretle sınırlı gören yaklaşım dönemini tamamladı. 2025 ortasında her üç şirketten ikisi ara dönem ücret artışı yapmadı. Yıl sonunda planlanan ortalama yüzde 30’luk artış ise enflasyonun gerisinde kaldı. Bu tablo bize gösteriyor ki asıl mesele ücret artışından çok, iş gücünü doğru planlamak ve yetkinlik dönüşümünü yönetebilmek. 2026’da şirketlerin en kritik sınavı, teknolojiyi ve yapay zekâyı iş süreçlerine entegre ederken ekiplerini yeniden yetkinleştirmek olacak" dedi.



Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen ise "Türkiye teknoloji ekosistemi hızla büyürken sürdürülebilir başarının temelinde yeteneğe yapılan uzun vadeli yatırım yatıyor. Melon iş birliğiyle hazırladığımız bu raporun, kuruculara ve liderlere daha adil, veri odaklı ve gelişimi merkeze alan insan yönetimi yaklaşımları geliştirmede yol gösterici olacağına inanıyoruz" dedi.



Yeni nesil çalışan ücretten fazlasını istiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da trafik polisinin tuvaleti gelen alkollü sürücüyle imtihanı Bursa’da alkol uygulaması yapan trafik ekiplerini gören kamyonet sürücüsü, otoparka girerek saklandı. Polisi sabır sınavına sokan sürücü, alkolmetreye üflememek için "çişim var" diyerek arkasını döndü. Büyük bir sabır gösterip dakikalarca şahsın tuvaletini yapmasını bekleyen polis ekipleri sabır sınavını başarıyla tamamladı. Sonunda alkolmetreye üflemeye razı edilen sürücü 1.70 promil alkollü çıktı. Bursa’nın farklı noktalarında alkol denetimi yapan ekipler, trafik canavarlarına geçit vermiyor. Son olarak Ankara Yolu Caddesi’nde uygulama yapan ekipleri gören 34 YVB plakalı kamyonet sürücüsü Adem E. otoparka kaçtı. "Tuvaletimi yapıyorum" Otoparka kaçan kamyoneti gören polis ekibi, kamyonetin peşine düştü. Polisi karşısında alkolmetre ile gören sürücü "çişim var" diyerek arkasını döndü ve tuvaletini yapmaya başladı. Uzun süre sürücüyü bekleyen polis memuru, ehliyetini ibraz etmesini istedi. Bunun üzerine sürücü, "Ehliyet ve kimlik diğer araçta. Polis abi elinizi ayağınızı öpeyim. Siz bana dur demediniz. Bak, elini ayağını öpeyim" diyerek uzun süre dil döktü. Aracın bağlandığını anlayınca dondu kaldı Polis ekipleri ehliyet ibraz edemeyen sürücünün kullandığı kamyoneti trafikten men edip bağladı. Uzun süre alkolmetreyi üflememek için direnen sürücü, 1.70 promil alkollü çıktı. Sürücüye, 11 bin lira para cezası kesilirken, aracı ise otoparka çekildi.
İstanbul Aylık en yüksek reel getiri DİBS’te oldu Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,98 oranlarıyla DİBS’te gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Aralık ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 4,13, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 3,98 oranlarıyla devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, külçe altın yüzde 3,75, BİST 100 endeksi yüzde 2,81, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,22, euro yüzde 1,56 ve dolar yüzde 0,21 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağladı. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 3,61, BİST 100 endeksi yüzde 2,67, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,08, euro yüzde 1,42 ve dolar yüzde 0,07 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,42, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,16 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BİST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,76, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,82 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 27,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 25,05 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde dolar, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,98, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,59 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 55,60, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 51,77 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 8,93, DİBS yüzde 7,36 ve Euro yüzde 6,84 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 4,47 ve BIST 100 endeksi 11,35 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 6,25, DİBS yüzde 4,72 ve Euro yüzde 4,21 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 6,82 ve BIST 100 endeksi yüzde 13,53 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Hatay Görme engelli yaşlı kadına devletten şefkat eli: "Elveda evim" diyerek yıllardır yaşadığı evine gözyaşlarıyla veda etti Hatay’da baba yadigarı evinde yalnız başına zor şartlarda yaşamaya çalışan görme engelli yaşlı kadın, vatandaşların ve yetkililerin ikna çalışmalarının ardından Aile ve Sosyal Hizmet İl Müdürlüğü ekiplerinin girişimleriyle yaşlı bakım merkezine sevk edildi. Yıllardır yaşadığı yuvasını gözüyaşlı geride bırakan yaşlı kadının "Elveda evim" dediği anlar duygulandırdı. Antakya ilçesi Narlıca Mahallesi’nde yaşayan 67 yaşındaki tam bağımlı engelli Fatma Yiğit, baba yadigarı evinde komşularının destekleriyle yalnız başında yaşamını sürdürüyordu. Ömrü boyunca hiç evlenmeyen ve yalnız yaşayan kadına destek olunması adına hayırsever Çilem Artan ile iletişime geçildi. Yaşlı kadının yalnız yaşadığı rutubetten dolayı nefes almanın zor hale geldiği eve gidildiğinde durum Aile ve Sosyal Hizmet İl Müdürlüğü yetkilileriyle paylaşıldı ve ekiplerin çalışmalarıyla devletin şefkat eli uzatıldı. Hayırsever Artan ve beraberindekilerin ikna çalışmaları sonrası yaşlı kadın, bakım merkezinde misafir edilmek üzere evinden alınarak yeni yuvasına götürüldü. Evinden çıkacağı esnada "Elveda evim" diyerek yıllardır yaşadığı yuvasından çıkan gözü yaşlı kadının sözleriyse duygulandırdı. "Teyzemizin görme engelli olduğu için yaşam şartları iyi değildi, devletimiz sağ olsun şu anda güzel bir yaşam ortamına kavuşmuş olacak" Narlıca Mahallesi muhtarı Şakir Konuşkan, gecenin karanlığında yaşlı kadına elini uzatan devlet büyüklerine teşekkürlerini dile getirerek, "Tamamen görme engelli bakıma muhtaç teyzemizi bakımıyla ilgili devlet büyüklerimiz sağ olsunlar gerekeni yaptılar. Devletimizin büyüklüğünü burada görmüş olduk. Rabbim devlet yetkililerimizden razı olsun, devletimize zeval vermesin. Teyzemiz şu anda bakım merkezine sağ salim gidiyor, uğurladık. İnşallah, bundan sonra güzel bir bakıma ve güzel bir hayata kavuşmuş olacak. Teyzemiz görme engelli olduğu için yaşam şartları iyi değildi, devletimiz sağ olsun şu anda güzel bir yaşam ortamına kavuşmuş olacak" dedi.
Elazığ Yeni yıl bereketiyle geldi: Soğuk hava ile birlikte kuzu doğumları arttı Elazığ’da soğuk havaların etkisiyle kuzulama dönemi erken başladı. Besiciler kış şartlarına rağmen kuzuları yaşatmak için yoğun mesai harcıyor. Yeni yılın gelmesiyle Elazığ’da kuzulama dönemi hız kazandı. Soğuk havaların etkisini artırmasıyla doğum oranlarında artış yaşanırken, üreticiler yoğun bir mesaiye başladı. Merkeze bağlı Nuralı köyünde ailesiyle birlikte hayvancılıkla uğraşan İsmail Koç, temmuz ayında yapılan koç katımı nedeniyle kuzulamanın bu yıl erken başladığını belirtti. Soğuk havaların hayvanları doğuma daha elverişli hale getirdiğini ifade eden Koç, bazı koyunlarda ikiz doğumlar görüldüğünü, süt yetersizliği yaşanan durumlarda ise kuzuların kendi emekleriyle büyütüldüğünü söyledi. "Koyunlar kuzulamaya başladı" Soğuk havaların doğum sürecini olumlu etkilediğini vurgulayan Koç, "Nuralı köyünde hayvancılıkla uğraşıyoruz. Babamız, dedemiz, atalarımız bu mesleği yapıyor, biz de bu mesleği devam ettiriyoruz. Yıllardır elimizden geleni yapıyoruz. Malum kış ayı geldi, havalar soğudu. Havaların soğumasıyla beraber koyunlar kuzulamaya başladı. Malum biz yedinci ayda koçları koyunlara katıyoruz. Yaklaşık altı aylık bir süreçten sonra koyunlar kuzulamaya başlıyor. Bu da genelde ocak-şubat aylarına denk geliyor. Biz biraz erken kattığımız için koçları, aralık ayında kuzulama meydana geldi ve hala devam ediyor. Genelde günde iki ya da üç koyunumuz kuzuluyor" dedi. "Havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor" Bazı koyunlarda süt yetersizliği ya da annenin kuzuyu kabul etmemesi gibi sorunlar yaşandığını dile getiren Koç, kuzuları kendi imkanlarıyla büyüttüklerini belirterek, "Karın yağmasıyla beraber havaların soğuması doğum oranlarını artırıyor. Kar yağışının çok etkisi olmayabiliyor ama soğuğun doğum üzerinde kesinlikle etkisi var. Havalar soğuduğu zaman hayvan doğuma daha elverişli oluyor. Sıcakta kuzulama oranı düşebiliyor. Hayvanların yazın otlatılma durumuna ve beden kondisyonuna göre ikiz doğumlar da olabiliyor. İkiz getiren hayvanlarda bazen süt yetmeyebiliyor ya da annesi kuzuyu kabul etmeyebiliyor. Biz de bu kuzuları kendi emeğimizle emdirip doyurmaya çalışıyoruz. Şu an kuzular sabah akşam anneleriyle beraber. Yaklaşık bir ay sonra yavaş yavaş ayırıp yeme alıştıracağız. İki ay sonra da tamamen sütten kesip, sağım işlemine başlayacağız" şeklinde konuştu.
Tunceli Tunceli’de eğitim ve destek programlarıyla toplumsal farkındalık artırıldı Tunceli’de kadın, aile, çocuk ve bağımlılıkla mücadele alanlarında yürütülen çalışmalarla toplumun her kesimine yönelik bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca toplumun bilinç düzeyini artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürüttü. Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, bireylerin hakları konusunda farkındalığını artırmayı hedeflerken; bağımlılıkla mücadele, aile içi iletişim, evlilik öncesi eğitimler ve danışmanlık hizmetleriyle de toplumun temel yapı taşı olan ailenin güçlendirilmesi amaçlandı. İl genelinde yürütülen bu çalışmalarla kadınların, çocukların ve ailelerin daha güçlü, daha bilinçli ve daha güvenli bir sosyal yapı içerisinde yer alması hedeflenirken, koruyucu aile sistemi ve sosyal destek hizmetleriyle dezavantajlı kesimlere yönelik destekler de artırıldı. "Özellikle kadına yönelik şiddetle ilgili konularda eğitimlerimizi çok yüksek seviyeye çıkardık" Kentteki toplumsal bilinci artırmaya yönelik yapılan çalışmalardan bahseden Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hüseyin Okan, "2025 yılında bizler, toplumun bilinç seviyesini artırmaya çalıştık. Yani özellikle kadına yönelik şiddetle ilgili konularda eğitimlerimizi çok yüksek seviyeye çıkardık. Bunu toplumsal bilinci artırmak amacıyla yaptık. Bakanlığımızın açıkladığı 5’inci eylem planında olduğu gibi ısrarlı takip ve dijital takip konularını da vatandaşlarımıza eğitimlerle sunmaya çalıştık ve bu eğitimlerle beraber yeni haklarının farkında olan kadınlarımız toplumda daha güçlü olmaya çalıştılar, daha iyi korundular. Bağımlılıkla alakalı çalışmalar yaptık. İnsanların bağımlılıkla alakalı hayatlarını korumalarını ve bağımlılığın hayatlarına getireceği olumsuz durumları anlatmaya çalıştık. Bu da toplumumuzun bilinç seviyesini artırdı. Aynı zamanda aile içi iletişimle ilgili alakalı çalışmalar yaptık. Toplumun aile yapısının güçlenmesiyle ilgili bilinç seviyelerinin artması için çalıştık" dedi. Aileyi güçlendirmek için çalışan bir kurum olduklarını aktaran Okan, "Ailenin güçlenmesi, ailenin toplumu destekleyeceğini, toplumun da hepimizin mutluluğunu artıracağını düşünüyoruz. Bu yüzden 2 bin 600 kişiye aile eğitim programlarını verdik. ‘Aile içi iletişim nasıl olur’ şeklinde, aile sağlığı, hukuk, iktisat anlamında birçok konuda aileleri destekleyeceğimiz eğitimler yaptık. Bir yıl içerisinde 840 kişiye evlilik öncesi eğitim programını sunduk. 800 vatandaşımıza ise bağımlılıkla mücadele eğitimleri verdik. İnsanları bağımlılığa karşı koruma, onları bilinçlendirme şeklinde çalışmalarımız oldu. Şu anda sosyal hizmet merkezimizde Aile Danışmanlığı Merkezimiz var. Bu aile danışmanlığı merkezimiz 68 vatandaşımıza hizmet vermekte, bireysel görüşmeler yapmakta. Bu görüşmelerle aile kavramını güçlendirmeye ve onların hayatlarındaki sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalar yapılıyor" diye konuştu. Müdür Okan, "Yaklaşık 400 çocuğumuza sosyal ve ekonomik destek veriyoruz. Buraya ilk geldiğimizde bu sayıyı büyük bir oranda artırdık, incelemeleri artırdık. Göreve başladığımızda koruyucu aile sayımız 10’du. Şu an, geçen bir yılda 15 koruyucu ailemiz oldu ve 22 çocuğumuz koruyucu ailemizin yanında. Yüzde 50 oranında koruyucu aile sayımızı artırdık" dedi.