SAĞLIK - 05 Mart 2026 Perşembe 11:10

Yüksek kalorili beslenmek kolon kanseri sebebi olabilir

A
A
A
Yüksek kalorili beslenmek kolon kanseri sebebi olabilir

Kolon kanseri, gelişmiş ülkelerde daha sık görülürken bu hastalığa Asya ve Afrika’da daha az rastlanıyor. "Özellikle yüksek kalorili besinler, şeker, karbonhidrat, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketimi kolon kanseri riskini artırdığı biliniyor" diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, kolon kanseri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.


Kolon kanseri, dünya genelinde en sık görülen ve hayat kaybına yol açan kanser türleri arasında yer alıyor. Özellikle sanayileşmiş ülkelerde artan vaka sayıları, yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının hastalık üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme getirirken Medicana Ataköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, "Rektal kanserler de dahil edildiğinde; kolorektal kanserler erkeklerde bronş ve prostat kanserlerinden sonra üçüncü; kadınlarda ise meme kanserinden sonra ikinci sırada görülmektedir. Vakaların yaklaşık yüzde 90’ı 50 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. En sık görüldüğü yaş grubu 60-70 yaş aralığıdır. Nedeni, diğer birçok kanserde olduğu gibi tam olarak bilinmemektedir" dedi.


Beslenmenin önemi büyük


Kolon kanserinin, gelişmiş ülkelerde daha sık görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, "Özellikle yüksek kalorili besinler, şeker, karbonhidrat, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketimi kolon kanseri riskini artırmaktadır. Buna karşın oleik asitten zengin diyetler (zeytinyağı, balık yağı gibi) bu riski artırmamaktadır. Yağın kolon mukozası üzerinde toksik etkisi olduğu, bitkisel liflerin ise koruyucu rol oynadığı bilinmektedir. Posadan zengin beslenme, kanserojen maddelerin kolon mukozasıyla temas süresini kısaltmakta; dışkı hacmini artırarak zararlı maddelerin seyrelmesine ve mukozaya olan olumsuz etkinin azalmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca kalsiyum, selenyum, A, C, E vitaminleri ve karotenoidlerin kolon kanseri riskini azalttığı ifade edilmektedir. Obezite ve hareketsiz yaşam tarzı da riski artıran önemli faktörler arasındadır" şeklinde konuştu.


Polipler 10 yılda kansere dönüşebilir


"Kolon kanseri gelişiminde ileri yaş, beslenme alışkanlıkları, aile öyküsü, kişisel hastalık öyküsü, inflamatuvar bağırsak hastalıkları rol oynar" diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, şöyle devam etti:


"50 yaş sonrasında risk arttığından, bu yaştan itibaren tarama testlerinin başlatılması büyük önem taşımaktadır. Kolon kanserlerinin büyük bir kısmı, bağırsakta gelişen polipoid oluşumlar (adenomlar) zemininde ortaya çıkar. Bu adenomlar yaklaşık 10 yıl içinde kansere dönüşebilir. Kolon kanserleri uzun süre belirti vermeden büyüyebilir. Özellikle sol tarafta yerleşen tümörler, bağırsakta daralmaya yol açtığından hastalar bir süre sonra bağırsak tıkanıklığı ile karşı karşıya kalabilir. Sigmoid kolon yerleşimli kanserlerde başlangıçta şiddetli kanama, ilerleyen dönemlerde ise zaman zaman dışkıda az miktarda kan görülebilir. Bu durum çoğu zaman basur ile karıştırılarak yanlış tedavilere yol açmaktadır. Sağ tarafta yerleşen kolon kanserlerinde kanama dışkıyla karıştığı için fark edilmesi daha zordur. Bu nedenle sıklıkla gizli kanama ve buna bağlı anemi gelişir."


Dışkılama alışkanlıklarına dikkat


Dışkılama alışkanlığındaki değişikliklerin, kolon kanserlerinde mutlaka ciddiye alınması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, "Sağ kolon yerleşimli kanserlerde bağırsak içeriği sıvı olduğundan tıkanıklık genellikle büyük tümörlerde ortaya çıkar. Hastaların önemli bir kısmında hafif ishal, kronik kan kaybına bağlı yorgunluk, halsizlik, kilo kaybı ve genel durum bozukluğu görülür. Muayenede sağ alt karında hassasiyet veya kitle saptanabilir. Sol kolon daha dar ve içeriği daha katı olduğu için tıkanıklık daha sık görülür. Başlangıçta kabızlık ortaya çıkar, ilerleyen dönemde ise kabızlık-ishal döngüsü dikkat çeker. Karında şişkinlik, kolik tarzda ağrı, mukuslu ve kanlı dışkılama hastanın yaşam kalitesini düşürür. 40 yaş üzerindeki bireylerde görülen her anal kanamada mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır. Bu hastaların yaklaşık yüzde 10’unda kolon kanseri tanısı konulmaktadır" dedi.


Duruma göre cerrahi önerilir


"Tedavi planı; kanserin yerleşim yeri, evresi ve uzak metastaz varlığına göre belirlenir" diyen Prof. Dr. Erhun Eyüboğlu, "Cerrahi, kemoterapi veya bu yöntemlerin farklı sıralamalarla kombinasyonu uygulanabilir. Cerrahinin temel amacı; kanserli kolon segmentiyle birlikte lenfatik drenajı içeren mezokolonun ve tutulmuş komşu yapıların çıkarılmasıdır. Günümüzde CME (Complete Mezokolik Eksizyon) adı verilen yöntem, kolorektal cerrahiyle uğraşan cerrahlar tarafından rutin olarak uygulanmaktadır. Bu ameliyatlar açık, laparoskopik veya robotik yöntemlerle yapılabilmektedir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Aliağa Belediyesinden çocuklara 23 Nisan armağanı Aliağa Belediyesinin çocuklara yönelik yayınevi markası ’Aliağa Çocuk’ tarafından hazırlanan ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’ adlı resimli öykü kitabı yayımlandı. ’Ali ve Ece’ serisinin 3. kitabı olan eser, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinde Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından Helvacı, Şakran ve Aliağa merkezde düzenlenecek etkinliklerde çocuklara armağan edilecek. Çocuklara yönelik yayınevi olan belediye Aliağa Belediyesi, Aliağa Kent Kitaplığı ile sürdürdüğü kültür yayıncılığını çocuklara yönelik nitelikli eserlerle büyütmeye devam ediyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın Eğitim vizyonu kapsamında yayın hayatına kazandırılan ’Aliağa Çocuk’ yayınevi markası, Çocuklara Milli ve manevi değerleri, doğayı, hayvan sevgisini, yardımlaşmayı, kent kültürünü, yerel tarihi ve Aliağa’nın tarihî ile doğal değerlerini sevdirmeyi amaçlayan yayınlar yapıyor. Bayram coşkusu, okul ve Atatürk sevgisi Yazar Demet Bozkurt tarafından kaleme alınan ve 7 yaş ve üzeri çocuklara hitap eden ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Aliağalı çocuklar Ali ve Ece’nin gözünden anlatıyor. Aliağa’da geçen hikâye, çocukların bayram heyecanını, arkadaşlığını, paylaşma duygusunu ve ortak değerlerini sade, sıcak ve öğretici bir anlatımla işliyor. 23 Nisan: Çocuklara duyulan güvenin simgesi Kitapta Ali ve Ece’nin bayram sabahı başlayan hikâyesi, okul yolculuğu, Atatürk İlkokulu’ndaki tören hazırlıkları, şiir okumaları, resim yarışmaları ve halk oyunları gösterileriyle devam ediyor. 23 Nisan’ın, milli egemenliğin, Cumhuriyet bilincinin ve çocuklara duyulan güvenin de simgesi olan bir bayram olduğu vurgulanıyor. Eserde ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı, milli egemenlik kavramı, Atatürk sevgisi, tarih bilinci, okul hayatı, dayanışma, özgüven ve kültürel etkinlikler çocuklar için yalın bir dille aktarılıyor. ’Aliağa Çocuk’ yayınları büyümeye devam ediyor Aliağa Çocuk Yayınları tarafından hazırlanan ’Ali ve Ece’ resimli çocuk öyküleri serisi büyümeye devam ediyor. Daha önce ’Ali ve Ece Hippoterapi Merkezinde’ ve ’Ali ve Ece Patiparkta’ adlı kitaplarla çocuklarla buluşan seri, ’Ali ve Ece – Yaşasın 23 Nisan’ ile üçüncü kitabına ulaştı. Serinin yeni kitapları ’Ali ve Ece Yavru Flamingo’ ile ’Ali ve Ece Piknik Günü’ ise mayıs ayında yayımlanarak çocuklarla buluşacak. Aliağa Belediyesi tarafından 2023 yılında kurulan Aliağa Çocuk Yayınevi, çocuklara kitap sevgisi kazandırmak, yerel tarih ve kültürü erken yaşta tanıtmak, Aliağa’yı çocukların dünyasına onların diliyle anlatmak amacıyla yayın hayatına başladı. Altı kitaptan oluşması planlanan ’Ali ve Ece’ serisiyle çocukların hem kendi şehirlerini tanımaları hem de milli ve kültürel değerlerle büyümeleri hedefleniyor. Vatandaşlar Aliağa Çocuk Yayınlarını, Aliağa Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden edinebiliyor.
Muş Muş’ta akıl ve zeka oyunları heyecanı Muş’ta düzenlenen akıl ve zeka oyunları etkinliğinde 10 farklı kategoride ilçe birincisi olan öğrenciler yarıştı. Başarılı olan öğrenciler, Türkiye finallerinde Muş’u temsil edecek. Milli Eğitim Bakanlığı ile Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu iş birliğinde Muş Vahit Özmen Ortaokulu’nda öğrencilerin zihinsel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla akıl ve zeka oyunları etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, farklı okullardan 10 ayrı kategoride ilçe birincisi olan öğrenciler katıldı. Öğrenciler, strateji, dikkat ve problem çözme becerilerini ortaya koydukları oyunlarda kıyasıya mücadele etti. Renkli görüntülere sahne olan yarışmalarda öğrencilerin heyecanı ve rekabeti dikkat çekti. Organizasyon kapsamında öğrencilerin analitik düşünme, hızlı karar verme ve odaklanma becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, öğretmenler ve veliler de yarışmaları ilgiyle takip etti. Yarışmalar sonunda dereceye giren öğrenciler, Muş’u Konya’da düzenlenecek Türkiye finallerinde temsil etme hakkı kazandı. Başarılı öğrencilerin finallerde de önemli dereceler elde etmesi bekleniyor. Akıl ve Zeka Oyunları eğitmeni Sinem Kaşcı, Türkiye genelinde her yıl düzenlenen organizasyonun okul, ilçe ve il aşamalarının ardından final sürecine ulaştığını belirterek, "Bugün 10 kategoride birinciler belli olacak, ödülleri takdim edeceğiz. Daha sonra Konya’da düzenlenecek Türkiye finalleri için yarışacak öğrenciler belirlenecek; yani Konya yolcuları netleşecek. Akıl ve zeka oyunlarının öğrenciler üzerinde gerçekten çok önemli faydaları olduğunu görüyoruz. Hem stratejik düşünme hem de sosyal açıdan ciddi katkılar sağlıyor. Bu doğrultuda öğrencilerimizi bu tür etkinliklere yönlendirmek ve sosyal faaliyetlere katılımlarını artırmak istiyoruz. Turnuvaya toplam 45 öğrenci katıldı. Öğrenciler 10 farklı kategoride yarıştı. Bu 45 öğrenci arasından 10’u birinci olarak Konya’da düzenlenecek Türkiye finallerine katılma hakkı elde edecek. Turnuvada mangala başta olmak üzere Abluka, Equilibrium, Pentago, Küre ve Koridor gibi çeşitli akıl ve zeka oyunları yer aldı" dedi. Akıl ve Zeka Oyunları turnuvasına katılan öğrencilerden Rojbin Artun, "Zeka oyunları yarışmalarına katıldım, İlçe birincisi oldum. Buraya geldim, burada da İl birincisi oldum. Hedefim, Türkiye finallerine gidip orada da birinci olmak, ödüller kazanmak ve ailemi gururlandırmak. Şu an bu başarı beni çok gururlandırdı" ifadelerini kullandı.
Tunceli Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu başhekimin ifadesi ortaya çıktı Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı. Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 11 şüpheli tutuklanırken, son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir olmuştu. ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçundan tutuklanan Özdemir’in jandarmadaki ifadesi ortaya çıktı. Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde başkan olarak yani il müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti. 3 yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, "Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, sayın valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı" dedi. 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti. Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu. Özdemir, "Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve beceriside yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracatı alınıp TCKN’ den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, bilgi İşleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel beye yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar, bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" diye konuştu. "Bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir" Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi de soruldu. Bahse konu "POLNET" çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, "Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’ in de verileri Hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp Tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır" ifadelerini kullandı. "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden "Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi" ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2020 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da Özdemir’e soruldu. Özdemir, "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur" diye kaydetti. "Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur" Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda "Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e "Gülistan Doku’nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?" sorusu yöneltildi. Özdemir şöyle cevapladı: "Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiç bir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen bilgi işlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’ un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını, ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz" dedi.
Aydın Aydınlı özel sporcu Türkiye şampiyonu oldu Samsun’da düzenlenen Okul Sporları Özel Sporcular Atletizm Gençler-Yıldız Türkiye Birinciliği müsabakalarında Aydınlı sporcu Alperen Akcanlı, 200 metre yarışında Türkiye birincisi olarak altın madalyanın sahibi oldu. Okul Sporları Özel Sporcular Atletizm Gençler-Yıldız (Kız-Erkek) Türkiye Birinciliği müsabakaları Samsun’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Şampiyonada mücadele eden Aydınlı özel sporcular da elde ettikleri derecelerle başarıya imza attı. Kıyasıya rekabetin yaşandığı organizasyonda Erkekler kategorisinde Alperen Akcanlı, 200 metre yarışında Türkiye birincisi olarak altın madalyanın sahibi oldu. Ayrıca Akcanlı 100 metre yarışında da Türkiye üçüncülüğü elde ederek önemli bir başarı daha kazandı. Yıldız Kızlar kategorisinde gülle atma branşında mücadele eden Hatice Özbilen, Türkiye 4.’sü oldu. Aynı kategoride Yağmur Ada Taşan, 200 metre yarışında Türkiye 3.’sü olurken, uzun atlama branşında ise Türkiye 2.’si olarak çifte başarıya ulaştı. Yıldızlar 800 metre yarışında Sevgi Kara da Türkiye 4.’lüğü elde ederek kürsü mücadelesinde yer aldı. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Samsun’da düzenlenen Türkiye Birinciliği müsabakalarında ilimizi başarıyla temsil eden özel sporcularımızı ve emeği geçen antrenörlerimizi tebrik ediyor, sporcularımızın elde ettiği derecelerle gurur duyuyoruz. Sporun her alanında özel sporcularımızın yanında olmaya ve onların gelişimine destek vermeye devam edeceğiz" ifadeleri yer aldı.