SAĞLIK - 28 Aralık 2025 Pazar 12:19

Adet sancılarının çaresi mutfakta

A
A
A
Adet sancılarının çaresi mutfakta

Şişkinlik, karın ağrısı, iştah artışı ve benzeri durumlar; adet dönemlerinde çoğu kadın için zorlayıcı ve can sıkıcı olabiliyor. Buna karşı adet sürecinde görülebilen bu etkilerin hafif geçmesinde beslenmenin etkili olabileceğini aktaran Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. M. Zeynep Kuşku, "Adet döneminde beslenme, hormonel dengesi ve sancılar üzerinde etkili olabilir. Ancak tek başına çözüm olarak düşünülmemelidir. Adet sancısının ana biyolojik sürücüsü çoğu kişide prostaglandin artışıyla oluşan rahim kasılmalarıdır. Beslenme; inflamasyon düzeyi, kan şekeri dalgalanmaları, su ile tuz dengesi ve bazı mikrobesin yeterlilikleri üzerinden şişkinlik, ödem, yorgunluk ve ağrı algısını etkileyebilir. Diyet örüntülerinin dismenore şiddetiyle ilişkili olabildiğini gösteren çalışmalar vardır" dedi.


Adet dönemleri çoğu kadın için sıkıntılı geçebiliyor. Özellikle adet sancısı ve şişkinlik durumu çoğu kadının yaşam konforunu bozabilecek noktalarda seyredebiliyor. Bu dönemi konforlu geçirmek adına çeşitli ilaçlar kullanılabiliyor. Ancak adet sürecinde hafiflemenin daha sağlıklı ve dengeli bir yolu olduğuna dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. M. Zeynep Kuşku, beslenmenin hormon dengesi ve sancılar üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi. Kuşku, "Adet döneminde beslenmeyi tek başına çözüm gibi düşünmemek gerekir. Adet sancısının ana biyolojik sürücüsü çoğu kişide prostaglandin artışıyla oluşan rahim kasılmalarıdır. Beslenme; inflamasyon düzeyi, kan şekeri dalgalanmaları, su-tuz dengesi ve bazı mikrobesin yeterlilikleri üzerinden şişkinlik, ödem, yorgunluk ve ağrı algısını etkileyebilir. Diyet örüntülerinin (yüksek şeker/atıştırmalık ağırlığı gibi) dismenore şiddetiyle ilişkili olabildiğini gösteren çalışmalar vardır" açıklamalarını yaptı.



Adet döneminde özellikle aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdaların ödem ve şişkinliği artırabildiğini, bunun yanında; yüksek şeker ve rafine karbonhidratlı gıdaların kan şekeri dalgalanmasına neden olmakla birlikte iştah artışı, yorgunluk ve ağrı gibi sorunlara neden olabildiğini aktaran Kuşku, "Adet döneminde paketli işlenmiş gıdalardan, şeker ve karbonhidrat içeren gıdalar mümkün olduğunca tüketilmemeli. Ayrıca, yağdan çok zengin, ağır kızartmalar: sindirim yükü ve inflamatuar yanıt üzerinden yakınmaları artırabilir; düşük yağlı diyetle ağrıda azalma bildiren çalışmalar vardır. Alkol de PMS yakınmalarını artırabildiği için bu dönemde sınırlanması önerilir. Öte yandan gaz yapan gıdalarda belirlenerek tüketiminde dikkatli olunmalıdır" diye konuştu.



Zencefil, bitkisel destekçilerden biri


Adet sancılarıyla beslenme arasında bir ilişki olduğunun artık daha net bilindiğini aktaran Kuşku, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle bazı besin grupları ağrının şiddetini azaltmada destekleyici olabiliyor. Omega-3’ten zengin besinler, örneğin haftada 2 kez tüketilen yağlı balık, ceviz ya da chia tohumu, vücuttaki iltihap yolaklarını baskılayarak adet ağrısında hafif-orta düzeyde azalma sağlayabiliyor. Etkisi çok keskin değil ama düzenli tüketim genel sağlık açısından da oldukça faydalı. Magnezyum içeren besinler (ıspanak, avokado, kakao gibi) kas gevşetici etkileri sayesinde adet sancılarını hafifletebilir. Bu konuda çalışmalar umut verici olsa da herkese rutin magnezyum takviyesi önermek doğru değil. En güvenli yol, magnezyumu gıdalardan almak ve gerekirse kişiye özel değerlendirme yapmak. Kalsiyum, özellikle PMS belirtilerinde; şişkinlik, hassasiyet ve duygu durum değişikliklerinde fayda sağlayabiliyor. Potasyum ise doğrudan ağrı kesici bir etki göstermese de sıvı dengesini düzenleyerek ödem ve şişkinliği azaltmaya yardımcı olabilir. Özellikle zencefil adet sancısı konusunda en çok çalışılmış bitkisel desteklerden biri. Zencefilin klinik çalışmalarda ağrıyı azaltabildiği gösterilmiş durumda. Rezene ve papatya çayı da bazı kadınlarda rahatlama sağlayabiliyor. Ancak bitkisel ürünlerin de bilinçsiz ve sürekli kullanımının riskleri olabileceğini unutmamak gerekir. D vitamini eksikliği olan kadınlarda, bu eksikliğin giderilmesiyle adet ağrılarında azalma görülebiliyor. B6 vitamini daha çok PMS semptomları üzerinde etkili; B12’nin ise doğrudan ağrı azaltıcı güçlü bir kanıtı yok, ama eksiklik varsa mutlaka yerine konmalı. Yeterli su tüketimi de önemli. Hidrasyon, hem ağrı şiddetini hem de şişkinliği azaltmada destekleyici olabilir."



Vücudunuz uyarı veriyor olabilir


Adet sürecinde beslenmeye dikkat edildiği halde şiddetli sancı durumunun geçmemesi durumunda mutlaka altta yatan bir neden olup olmadığına bakılması gerektiğini vurgulayan Kuşku, "Özellikle ağrının ilk kez çok şiddetli başlaması ya da yıllar içinde giderek artması, ağrı kesicilere rağmen belirgin rahatlama olmaması önemli bir uyarı işaretidir. Bunun yanında aşırı veya pıhtılı kanama, ara kanama, ateş, kötü kokulu akıntı, cinsel ilişkide ağrı, idrar yaparken ya da dışkılama sırasında ağrı, bayılma hissi ya da günlük yaşamı ciddi şekilde aksatan sancılar mutlaka değerlendirilmelidir. Bu yaklaşım, uluslararası kılavuzlarda da açıkça vurgulanmaktadır. Adet ağrısı yalnızca adet günleriyle sınırlı değilse, adet dışı pelvik ağrı da eşlik ediyorsa; cinsel ilişkide derin ağrı, çocuk sahibi olamama öyküsü varsa veya kanamalar belirgin şekilde artmışsa endometriozis, miyom ya da adenomyozis gibi altta yatan hastalıklardan şüphelenmek gerekir. Muayene ve ultrason temel değerlendirme yöntemleridir; gerekirse ileri tetkikler planlanır" ifadelerini kullandı.


Toplumda adet süreciyle ilgili bazı yanlış inanışlar olduğunu da belirten Kuşku, şöyle konuştu: "Soğuk içeceklerin herkeste mutlaka sancıyı artırdığı ya da şeker tüketilmezse ağrının dayanılmaz olacağı düşüncesi bilimsel bir genelleme değildir. Bitki çaylarının tamamen zararsız olduğu ve sınırsız içilebileceği algısı da doğru değildir. ‘Adet sancısı normaldir, katlanmak gerekir’ düşüncesi de yanlıştır. Şiddetli ve yaşam kalitesini bozan ağrı mutlaka ciddiye alınmalıdır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan: "İstihdamdaki hedefimiz 55 bine ulaşmak" Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ettiklerini, 6’ncı etabın da çalışmalarına başlandığını belirterek, "O da 2-3 yıl sürer. Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz" dedi. OSB seçime doğru giderken, başkan Mustafa Fidan 2022 yılından beri yaptıkları, yapmaya çalıştıkları projeleri, İran-Amerika-İsrail arasındaki çatışma ve terörsüz Türkiye sürecinin sanayiciye ve bölgeye gelen, gelmek isteyen yatırımcıları değerlendirdi. Başkan Fidan, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 2022’den beri Diyarbakır OSB’de görünen, görünmeyen çok güzel şeyler yaptıklarını söyledi. Bugün bakıldığında yaklaşık 100 civarında artan fabrika ve 7-8 bin civarında artan çalışan sayısı olduğunu belirten Fidan, bunların bir başarının, çalışmanın göstergesi olduğunu ifade etti. "Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak" Bugün gelinen noktada ekonomik tablonun dünyada ve Türkiye’de iyi olmadığına değinen Fidan, "Baktığınızda ihracat rakamları düşmüş olabilir ama bugüne kadar buraya bir çalışma yapılıp getirilmişse bence çok güzel şeyler yapılmış. Bu ekonomik kriz geçicidir, ihracat rakamlarımız tekrar artacak, buna inanıyoruz. Bizim derdimiz, buraya oturup makama sahip olmak değil, derdimiz memlekete hizmet etmek" diye konuştu. 2023 Şubat ayında asrın felaketi yaşandığını hatırlatan Fidan, "Allah, tekrarını yaşatmasın. Depremde yara almamıza rağmen buraları bırakıp çevre illere yardıma koştuk. Diyarbakır OSB’de tüm sanayicilere teşekkür ediyorum. Herkes elinden geleni yapıp, her tarafa yetiştik. OSB’de çeşitli yolların tamirini yaptık. OSB ilk defa, Büyükşehir Belediyesiyle görüşmelerimiz sonucunda 6 kilometre sıcak karışım asfalt yapıldı. Biz, OSB’deki trafomuzu yükselttik. OSB’nin 28 yıllık bir elektrik altyapı problemi vardı. Bakanlığımızla görüşmeler sonucu 1 ve 2. etabın altyapı çalışmaları devam ediyor. Onlar da inşallah yakın bir sürede biter diye ümit ediyoruz. 5’inci etabı açtık. Orada 50’ye yakın tahsislere başladık. Hatta birkaç tane de inşaatımız bitti. 5’inci etabın ekonomik konjonktürle beraber bitmesini ümit ediyoruz" şeklinde konuştu. "Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var" "Burası, Orta Doğu’nun merkezi. Buradan baktığımızda her noktaya yakınız. Bu savaş en çok etkilenen ülkemiz" diyen Fidan, konuşmasına şöyle devam etti: "İran savaşını bugün piyasalara etkisi çok büyük şekilde. Metal borsası, plastik, petrol ham maddesi olsun sıkıntılar İran savaşından dolayı artıyor. Ümidimiz bu savaşın bir an önce bitmesi. Diyarbakır’a yatırımcı geliyor, hem de yabancı yatırımcılar da var. Fransız yatırımcılar var, görüşmelerimiz devam ediyor. Ama herkes frene bastı. Faizlerin yüzde 55’lere ulaşması bu, sanayicinin kaldırabileceği bir yük değil. 50’ye yakın tahsisin birçoğu öz sermayesiyle yapmaya çalışıyor. Devletin, faiz olayında üreticiye bir şekilde yardımcı olması lazım. Yeni dönemde içimizde ukde kalan 2-3 proje var. Birincisi bizim yüksekokul projesi vardı. Ekonomik sıkıntılardan dolayı yaptıramadık. İnşallah onu seçimden sonra bize nasip olursa biz yaparız. İkincisi GES projemiz vardı. Tüm izinleri bitti, ona da yine kredi kullanmadık. Çünkü burada büyük vebal var. Sanayicimiz evinde yatarken onun hakkını burada koruyoruz. Hakkının bir yere gitmesine müsaade etmiyoruz. Birde otel yapacağız. Burada konaklama, mola tesisi. İnşallah onları da yapmayı hedefliyoruz. Yine OSB’nin ana arterleri var. Büyükşehir Belediyemizden sözünü aldık. 15-20 kilometre sıcak karışım asfalt yapılacak. Önemli projelerimizden biri de Diyarbakır’da Teknokent var. İkinci bir Teknokent projesi var. Bizim dönemimizde ortaklığımız oldu. Sanayiciler olarak OSB’ye ikinci Teknokent çalışmalarını başlattık." 5’inci etap biterse, 6’ncı etabın çalışmaları başladığını, onun da 2-3 yıl süreceğini öngördüklerini kaydeden Fidan, "Hedefimiz 50-55 bin istihdama ulaşmak. Bu da zor bir şey değil, yapacağımıza inanıyoruz. Bugün hızlı tren projesini konuşuyoruz. Diyarbakır’ı 2031’e almışlar. Diyoruz ki vekillerimize uğraşın. STK’lara da bir şey düşüyorsa biz de gelip elimizi taşın dibine koyalım. Gövdesi, eli taşın dibinde en çok olan bizleriz. Hızlı tren projesini bir an önce 2027-28’e alınması ve Diyarbakır’a kadar gelmesi, otobanın gelmesi bunlar hepsi birbirleriyle bağlantılı. Hızlı tren Diyarbakır’da olduğu zaman bedeller düşük olacak. Düşük olduğu zaman ne olacak? Genç nüfus fazla. Buradaki yatırım daha da artacak, genç nüfusa daha da iş imkanı sağlanacak. Haliyle ihracatta artacak. Enflasyonda düşmüş olacak. Neye bağlıyoruz? Üretim, istihdam, ihracat’’ dedi. ’’Savaş nedeni ile herkes beklemede’’ İhracat rakamlarında geçen yıla göre yüzde 40 düşüş olduğunu belirten Fidan, "Amerika-İran-İsrail savaşı her tarafa sıçradı. Özelikle Arap ve Kuzey Irak bölgesine. Bu, savaşlarla alakalı. Herkes Rusya-Ukrayna savaşının ne olacağını bekliyor. İnşallah bunlarda tez zamanda çözülür, ihracat rakamlarımız tez zamanda artar diye ümit ediyoruz" diye konuştu. Fidan, terörsüz Türkiye sürecinin yansımasını yaşayamadan savaşlar başladığını söyleyerek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Biz meyvelerini yemeye hazırlanırken Orta Doğu’da İran’ın her tarafa füze atması, bugün kimsenin ölmemesi kazandırıcı bir şeydir. Baktığımızda artık gençler ölmeyecek, analar ağlamayacak. Savaşa harcanan paranın bir kısmı gelir sanayinin içine girerse Türkiye şaha kalkar. Sanayileşmede de şaha kalkar, ihracatta da şaha kalkar. Bunların hepsi birbirine bağlı konular. Çözüm süreciyle birlikte yatırımcıları buraya davet edecektik. İran savaşı nedeniyle herkes şu an beklemede."
Manisa Jeopark Belediyeler Birliği, Salihli’de toplandı Jeopark Belediyeler Birliği Meclisi, Nisan ayı toplantısını Salihli’de gerçekleştirdi. 3. Seçim Dönemi’nin 3. toplantı yılında bir araya gelen meclis, birliğin yönetim kadrolarını ve komisyon üyelerini belirledi. Salihli Bizim Ev Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıya Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın ile meclis üyeleri katıldı. Toplantının ilk gündem maddesinde ilk mahalli idareler seçimlerine kadar görev yapacak olan Jeopark Belediyeler Birliği Başkanı, Meclis 1. ve 2. Başkanvekilleri ile katip üyeler belirlendi. Yönetim ve komisyon seçimleri yapıldı Gizli oylama ile yapılan seçimlerde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu Birlik Başkanlığına, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu Meclis 1. Başkanvekilliğine, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez ise 2. Başkanvekilliğine seçildi. Katip üyeliklere Selim Akbıyıkoğlu ve Gülden Erhun getirilirken; Encümen Üyelikleri Kubilay Çetin Bozer, Veli Efe, Halil Koç, Hasan Hüseyin Namver ve Gülden Erhun’dan oluştu. Toplantı gündeminde yer alan 2025 Yılı Faaliyet Raporu ile 2025 Yılı Kesin Hesap Raporu meclis üyelerine sunuldu. Yapılan değerlendirmelerin ardından her iki rapor da oy birliği ile kabul edildi.