ÇEVRE - 17 Mart 2026 Salı 17:51

Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği

A
A
A
Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği

Alaçatı Gıda Topluluğu’nun başlattığı kampanya ile Çeşme Yarımadası’nın simgesi sakız ağacı yeniden yaygınlaştırılıyor. Proje, hem doğayı korumayı hem de toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor.


Alaçatı Gıda Topluluğu, Çeşme Yarımadası’nın yerel bitki varlığını korumak ve yok olmaya yüz tutmuş türleri yeniden kazandırmak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" kampanyası, kısa sürede bölge halkı ve doğaseverlerden yoğun ilgi gördü.


Kampanya, sakız ağacının korunması ve yeniden yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Sakız Ağacım Çeşme girişimi ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Projeye girişimin kurucularından Hasan Tütüncüoğlu’nun yanı sıra Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal ve Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da destek verdi.


Kampanya kapsamında Alaçatı Gıda Topluluğu ile Çeşme Erythrai Inner Wheel Kulübü üyeleri, Çeşme Alper Çizgenakat Hastane Gönüllüleri Derneği’ne bağışta bulundu. Sakız Ağacım Çeşme girişimcileri ise bağış yapan katılımcılara sakız fidanı hediye etti.


Fidan dağıtımı, 17 Mart Salı günü Alaçatı Sakız Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara sakız ağacının önemi ve yetiştirilme süreci hakkında detaylı bilgiler verildi.


Çeşme Yarımadası’nın doğal ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan sakız ağacı, geçmişte bölgede yaygın olarak yetişmesine rağmen zamanla sayısı azalan türler arasında yer alıyor. Başlatılan kampanya ile bu değerli ağacın yeniden çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında yüzlerce sakız fidanının doğaseverlerle buluşturulması planlanıyor.


Alaçatı Gıda Topluluğu yetkilileri, kampanyanın yalnızca fidan dağıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak, yerel türlerin korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Yapılan açıklamada, "Çeşme Yarımadası’nın doğası, iklimi ve kültürüyle özdeşleşmiş sakız ağacının yeniden çoğalması için hep birlikte sorumluluk alıyoruz. Her dikilen fidan, hem doğaya hem de bölgenin geleceğine bırakılmış bir mirastır" ifadelerine yer verildi.


Topluluk, önümüzdeki süreçte de yerel üretimi destekleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve geleneksel bitki türlerini yaşatan projelere devam etmeyi planlıyor.



Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle, hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen gazeteci ve yazarlarla iftar programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Murat Keklikçi’nin yanı sıra haberleri, yazıları ve ilkeli duruşları ile basınımıza önemli değerler katan fakat ne yazık ki artık aramızda olmayan gazetecilere Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Filistin başta olmak üzere çatışma bölgelerinde zor bir görevi icra ederken can veren tüm medya mensuplarını şükranla anıyorum. Bilhassa İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemali hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Gazeteci ve yazarların toplumun hafızasını ifade ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Değerli arkadaşlar, bir hususu konuşmamın hemen başında ifade etmek isterim. Sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine, kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde eleştirerek, gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz" şeklinde konuştu. "Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük son derece mühim ve kritiktir" Dezenformasyonla mücadelenin devam ettiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor, haberin kaynağına iniyor, en objektif, en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zamanda en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Değerli arkadaşlar, güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde gazetecilik toplum için adeta pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük bu anlamda son derece mühim ve kritiktir" ifadelerini kullandı. "İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz" İletişim Başkanlığı ile dezenformasyonla mücadele konusunda sürecin devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz. Bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin de yayılmasını kolaylaştırıyor. Teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır. Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır. Ne yazık ki bugün hakikat ötesi çağ adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil tüm dünyanın yüzleştiği çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabi bizler devlet olarak gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz. Bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye varacağının sınırı belirsizdir. Değerli dostlarım, mesele bizim için işte bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla, milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Şunun da altını çizmek istiyorum. Her cephede adeta bir hakikat savaşı verdiğimiz bu dönemde medya kuruluşlarımızın daha fazla inisiyatif almasını, daha aktif ve etkili olmasını bekliyoruz. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında inşa edilen küresel sistemin tarihi bir kırılmaya da gerçeklerin dünya kamuoyuna duyurulması gerekiyor. Bakınız şu an bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor" dedi. "İsrail; tamamen keyfi sebeplerle Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor" Açıklamalarına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail tamamen keyfi sebeplerle hiçbir yetkisi olmadığı halde ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi ardından Yemen ve Lübnan’ı son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. Saldırılarla eş zamanlı olarak vaat edilmiş topraklar hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş, kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var" Türkiye’nin fikri hür gazetecilere ihtiyacı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin bu barbarlığın bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. Dünyada söz ve etki sahibi bir ülke olduğumuzun bilinciyle artık ufkumuzu genişletmeli, sınırlarımızın ötesini de hedeflemeli geniş bir coğrafyada takip edilen gazetecilere, gazetelere ve televizyonlara sahip olmalıyız. Özellikle meslekte kıdemli gazetecilerimizin hem çalıştıkları kurumları hem de kendilerini bu noktada bir eğitmen, daha doğrusu bir mentor olarak görmeleri gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin ve açıkçası geniş coğrafyamızın fikri hür, kalemi özgür, zihni berrak, vicdanlı, donanımlı ve milletin değerlerinden beslenen gazetecilere ihtiyacı var. Hiç şüphesiz bunları da yetiştirecek olanlar sizlersiniz. Bu hedef doğrultusunda ortaya koyacağınız çabalarda daima yanınızda olacağımızı bilmenizi istiyorum." "Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı" Milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeninin geride kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kıymetli misafirler, insanların doğru bilgiye rahatlıkla ulaşabildiği, farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği ve hakikatin merkeze yerleştiği güçlü bir medya hepimiz için hayati önemdedir. Ancak Türkiye uzun yıllar bu atmosferin özlemini çekmiştir. Televizyon ekranları, gazete köşeleri, dergi sayfaları on yıllar boyunca tek tipçi, tek sesli ve üstenci bir zihniyete mahkum olmuştur. Geçmişte öyle günler yaşadık ki farklı sesler susturuldu. Halkın tarafsız haber alma hakkı engellendi. Medya organları toplum ve siyaset mühendisliğinin aparatı olarak hoyratça kullanıldı. Ama şimdi bunların hemen hepsi mazide kaldı. Manşetleriyle hükümetler kurup hükümetler deviren medya baronları artık eski Türkiye’de kaldı. Millete parmak sallayan millete tepeden bakan vesayetçiler adına milli iradeye ve siyaset kurumuna ayar veren medya düzeni artık geride kaldı" diye konuştu. "Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" Herkesin bayramını şimdiden kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalemini ve köşesini anti demokratik güç odaklarına kiralayan silahşörler artık geride kaldı. Haber bültenlerinde cuma namazına giden öğrencilerin hedef gösterildiği karanlık günler figürleri ve figüranlarıyla birlikte artık geride kaldı. Bugün her bakımdan daha özgür, daha çoğulcu renkli bir basın ve yayın iklimine sahibiz. Sizlerin de gayretleriyle bu iklimi koruyup güçlendirmek arzusundayız. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle iftarımızı teşrif eden siz kardeşlerime bir kez daha teşekkür ediyorum. Ramazan-ı Şerif’inizi ve inşallah Cuma günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyorum" dedi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramını yayınladığı video mesaj ile kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir video mesaj yayınlayarak AK Parti teşkilatlarının Ramazan Bayramı’nı kutladı. Mesajında teşkilat mensuplarının bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizlerle birlikte sayısı 11,5 milyona ulaşan büyük AK Parti ailesinin tüm mensuplarını millete ve memlekete hizmet yolunda yol yürüdüğümüz tüm dava ve yol arkadaşlarımı canı gönülden selamlıyorum. Aynı şekilde teşkilat mensuplarımızın fedakar ailelerini çocuklarını ve eşlerini de saygıyla selamlıyorum, her birine sabırları özverileri ve vefaları için teşekkür ediyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan ayını geride bırakırken sizlerin, aziz milletimizin ve gönül coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin Ramazan bayramını yürekten tebrik ediyorum. Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri, ettiğimiz duaları katında inşallah kabul buyursun. Yüce Allah hepimizi sağlıkla, huzurla ve kardeşlik içinde idrak edeceğimiz daha nice Ramazanlara ve bayramlara eriştirsin" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de ve İran’da yaşanan gelişmelere de değinerek, "Ramazan-ı şerifi maalesef bu senede buruk bir kalple idrak ediyoruz. 10 Ekim’de varılan ateşkesi hiçe sayan İsrail, Gazze’ye ve Batı Şeria’ya yönelik saldırılarını devam ettiriyor. Bir de buna 28 Şubat’ta komşumuz İran’a karşı yine İsrail hükümetinin tahrik ve tertipleriyle başlayan hava harekatları eklendi. Türkiye olarak kim yaparsa yapsın uluslararası hukuku açıkça ihlal eden saldırılara tepkimizi ortaya koyarken savaşın yayılmaması için yoğun çaba harcadık. Ülkemizin hava sahasını ve güvenliğini ihlal eden unsurlara karşı da NATO müttefiklerimizle işbirliği içerisinde gerekli tedbirleri aldık. Amacımız bu anlamsız, bu hukuksuz ve son derece yalnız savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. Sabırlı, sağduyulu ve serinkanlı bir politikayla provokasyonlara karşı çok dikkatli bir yaklaşımla içinde bulunduğumuz kritik süreci yönetiyoruz. Savaşın ülkemiz ekonomisine ve vatandaşlarımıza menfi etkilerini sınırlı tutmak için gerekli adımları atıyoruz. Partimizin çeyrek asra yaklaşan köklü tecrübesi Cumhur İttifakı’nın güç birliği içinde hareket etmesi liyakatli ve ehliyetli kadroların iş başında olması, içinden geçtiğimiz zor günlerde ülkemizin en büyük avantajlarından biridir. 14-28 Mayıs seçimlerinde milletimizin nasıl doğru isabetli ve ferasetli bir tercihte bulunduğu gün geçtikçe çok daha iyi anlaşılmaktadır. 28 Şubat’tan beri ana muhalefetin gündemine bakmak bile bunu görmek için yeterlidir" açıklamasını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte iç siyasetteki muhalefete ilişkin "Etrafımızda Füzeler uçuşurken beyefendilerin nelerle uğraştığını sizlerde takip ediyorsunuz. Ne bölgemizde yaşanan kanlı savaş gündemlerinde, ne de Türkiye’nin güvenliği ile ilgili bir dertleri var. Tek dertleri polemik üretmek, ona buna sataşmak, mahkemelerde kavga çıkarıp nümayiş yapmak suretiyle bundan siyasi rant elde etmek. Böyle bir dönemde dahi yerli milli duruş sergilemekten uzaklar. Savaş dahil kendi ikballeri dışında hiçbir olayı umursamıyorlar. Öyle bir ruh hali içindeler ki değil bölgemiz, Dünya yansa hatta 3. Dünya savaşı çıksa inanın bunların umurlarında bile olmaz. Bölgemizdeki hadiselerin vahameti ve bunlar karşısında muhalefetin lakaytlığı, bize mesuliyetimizin büyüklüğünü hatırlatmaktadır" dedi. Her fırsatı değerlendirmek suretiyle millet ile irtibatlarını güçlendirme mecburiyetinde olduklarını söyleyen Erdoğan, "Ramazan-ı şerif boyunca iftar ve sahur programlarımızla bunu yapmaya gayret ettik. Şehit yakınlarımızdan, dar gelirli vatandaşlarımıza, kimi kimsesi olmayan yaşlılarımızdan, gençlerimize ve kadınlara kadar toplumun her kesimine ulaşmaya çalıştık. Kimseyi ayırmadık kimseyi dışlamadık 86 milyonun her bir ferdini samimiyetle bağrımıza bastık. Sizlerden aynı tempoyu bayramda da devam ettirmenizi bekliyorum. Teşkilatımdan ricam, öncelikle Şehit ailelerimizi ziyaret etmeniz, onları yalnız bırakmamanızdır. Yetimleri ve öksüzleri ihmal etmemenizi bir kardeş, bir dost, vefalı bir büyük olarak onlarla hemhal olmanızı sizlerden istirham ediyorum. Aynı şekilde bayramın huzurunu, bereketini, neşesini hemşerilerinizle, kardeşlerinizle, ailelerinizle, komşularınızla paylaşmayı unutmayınız. Yoksulların, muhtaçların, kimi kimsesi olmayan pir fanilerin, hastaların kapısını çalmanız, ülkemizdeki muhacirlere ensar olmanız, bayram sevincimize bu kardeşlerimizi de ortak etmeniz çok önemlidir. Teşkilatımızdaki her bir kardeşimin bu bilinçle bayramı idrak ve ihya etmesini bekliyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın dört bir yanında çalışan, emek veren, ülkemizi temsil eden tüm vatandaşlarımızın bayram sevincini buradan paylaşıyorum. Bir kez daha bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla" dedi.
Antalya Antalya’da trafikte kalan vatandaşlara "İftara 5 Kala" sürprizi AK Parti Gençlik Kolları tarafından geleneksel hale getirilen "İftara 5 Kala" programı kapsamında, Antalya’da iftar saatinde trafikte olan vatandaşlara iftariyelik ikram edildi. Akdeniz Üniversitesi Meltem girişinde yoğunlaşan trafikte gerçekleştirilen etkinlikte, AK Parti teşkilat üyeleri, iftar saatine dakikalar kala evine yetişemeyen sürücülerin ve toplu taşıma yolcularının yanındaydı. Hazırlanan iftariyelik paketleri, ezan okunmadan hemen önce araç camlarından vatandaşlara ulaştırıldı. Çalışmalara katılan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, her zaman sahada olduklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın her anında yanındayız. Antalya’nın trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşı yaşayan hemşehrilerimize küçük destek olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Programda açıklamalarda bulunan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ise çalışmanın Ramazan ayı boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayarak şunları kaydetti: "İftara 5 Kala programlarımız 19 ilçemizde de büyük bir özveriyle devam etti. Antalya trafiğinde orucunu açmak zorunda kalan vatandaşlarımızın sofrasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak istedik. Teşkilatımızın tüm kademeleriyle sahada, vatandaşımızın yanındayız." AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç ise teşkilatın saha performansına dikkat çekerek, "Ramazan ayı boyunca 20 binden fazla vatandaşımıza ulaştık. Bu gönül köprüsünü kuran tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliklerin sadece iftarla sınırlı kalmadığını belirten AK Parti Antalya Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, "19 ilçemizde farklı noktalarda hem iftar hem de sahur programları düzenliyoruz. Gençlik kolları olarak günün her anında sahadayız" ifadelerini kullandı. Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri ve gençlik kolları üyeleri, yoldaki sürücülere hazırlanan paketleri takdim ederek hayırlı iftarlar diledi. Etinliğe AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, AK Parti Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, AK Parti Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Gülçin Özboz katıldı.