SAĞLIK - 03 Eylül 2025 Çarşamba 10:41

Almanya’da yürümekte zorlanırken, Türkiye’de yeniden bisiklete bindi

A
A
A
Almanya’da yürümekte zorlanırken, Türkiye’de yeniden bisiklete bindi

Almanya’da yaşayan 56 yaşındaki Ayşegül Pınar’ın 3 yıl evvel geçirdiği bir kaza sonucu eklemlerinde sıvı birikimi meydana geldi. Bu durum zamanla hareket etmesini zorlaştırarak, hayat konforunu olumsuz yönde etkilemeye başladı. Uzun süre Almanya’da tedavi gören Ayşegül Pınar, gelinen noktada kendisine diz protezi ameliyatı önerilince soluğu Türkiye’de aldı. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur’a başvuran gördüğü tedaviyle Ayşegül Pınar, bisikletini yeniden sürebilmenin mutluluğunu yaşıyor.


Almanya’da yaşayan 56 yaşındaki Ayşegül Pınar, 3 yıl kadar önce merdivenlerden düştü ve vücudunun önemli noktalarında kırıklar oluştu. Bu olay sonucunda hasar alan bölgelerde zamanla sıvı birikimi meydana geldi. Almanya’daki doktorların kendisine uzun süre rehabilitasyon uyguladığını, bu süreçte ağrılarının geçmediğini ve sürekli kortizon kullandığını söyleyen Ayşegül Pınar, son olarak kendisine diz protezi ameliyatı önerildiğini açıkladı. Ameliyat önerisinin ardından Türkiye’deki ağabeyi ile iletişime geçtiğini aktaran Ayşegül Pınar, ağabeyinin tavsiyesi üzerine ülkesine tedavi olma kararı aldı. Türkiye’de Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur’a başvuran Ayşegül Pınar, tedavinin en başından itibaren vücudunda rahatlamalar olduğunu ve artık ameliyata gerek kalmadan hareket edebildiğini söyledi. Sosyal yaşantısının hareketlendiğini aktaran Ayşegül Pınar, "Yeniden bisiklet sürebiliyorum, merdiven çıkabiliyorum, eşimle yürüyüş yapabiliyorum" diyerek mutluluğunu paylaştı.



Düz yolda bile yürüyemiyordum


Merdivenden düşmesi sonrasında Almanya’ya 1.5 yıl kadar tedavi gördüğünü belirten Ayşegül Pınar, "Çok kez kortizon yapıldı. Hiçbir faydasını göremedim. Ayağım çok şişti. Yürüyüş yapamıyordum. Adım atmak istediğimde olduğum yerde kalıyordum. Düz yolda bile yürüyemiyordum. Bisiklete binmek, spor yapmak, hepsi hayal oldu. 8-9 kilo aldım. Evden çıkamıyordum, sürekli uzanmak zorunda kalıyordum. Ağrılarım bir türlü dinmedi. Son çare ameliyat önerdiler. Diz kapağı değişimi Protez takılacaktı. Ağabeyime söyledim. O da beni Türkiye’ye çağırdı. Geçen sene İzmir Medicana’da tedaviye başladık. İlk olarak dizimde biriken sıvı alındı. Sonra iğne yaptılar. Onun üzerine bir 6 ay sonra yine geldim. Almanya’da direkt ameliyat, diz kapağı değişimi demişlerdi. Ama burada öyle olmadı. Kolajen tedavisi yapıldı. İğneden sonra 2-3 hafta içinde rahat yürümeye başladım. Hatta merdiven çıkmaya başladım. İlk başta bir şey anlamıyorsunuz ama 2-3 ay sonra rahatladığınızı görüyorsunuz" açıklamasını yaptı.



Hayata yeniden döndüm, ameliyattan kurtuldum


Ayşegül Pınar, "1 - 2yılda 8 kilo verdim ve bu son geldiğimde dizimden daha az sıvı alındı. Şu anda daha rahatım. Çok iyiyim. ‘Sağlığınızla bir sayı verin’ derseniz 10 üzerinden 9 diyebilirim. Hayata yeniden döndüm, ameliyattan kurtuldum. Almanya’da bu durumda olan insanların yüzde 70’ine ameliyat öneriliyor ve protez takılıyor. Mesela iğne yapıyorlar, ama sıvı çekme ne bilmiyorlar. Ben ameliyat olan kişilerle aynı rehabilitasyon yerinde tedavi gördüm. Benimle aynı durumda olan insanlara hemen protez yapıyorlar" dedi. Ayşegül Pınar, "Hayat kalitem arttı. Yeniden yürüyebiliyorum, bisiklet sürebiliyorum, merdiven çıkabiliyorum, eşimle yürüyüş yapabiliyorum. Şimdi çok hafif de olsa koşmaya da çalışıyorum" diyerek memnuniyetini dile getirdi.



Ağrı tedavisinde yeni yaklaşım: Nokta atışı enjeksiyonlar


Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, Ayşegül Pınar’a ağrı tedavileri arasından nokta atış enjeksiyon yöntemini uyguladıklarını söyleyerek, "Bu tedavi yönteminde ultrason veya skopi gibi görüntüleme teknikleri kullanılarak doğrudan ağrı ya da iltihap kaynağına ilaç uygulanmasını sağlanır. İlacın tam olarak ihtiyaç duyulan bölgeye yönlendirilmesiyle iyileşme sağlanır" ifadelerini kullandı.



Minimum doz, maksimum etki sağlıyor


Yöntemin yan etkileri azalttığını dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerini şöyle tamamladı: "İlacın tüm vücuda yayılması yerine sadece hasarlı dokuya verilmesi, minimum dozla maksimum fayda sağlıyor. İşlem sırasında gerçek zamanlı görüntüleme sayesinde sinir, damar ve tendon gibi hassas yapılardan uzak duruluyor. Bu sayede sinir yaralanması, kanama ya da doku hasarı gibi komplikasyonların önüne geçiliyor. Hastalar genellikle işlem sırasında minimum rahatsızlık hissedebiliyor. Ancak birkaç gün içinde rahatlama sağlıyor."



Almanya’da yürümekte zorlanırken, Türkiye’de yeniden bisiklete bindi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Kent Müzesi, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor Elazığ’da, ’Müzeler Şehri Elazığ Projesi’ kapsamında hayata geçirilen Kent Müzesi, vatandaşları ağırlamaya devam ediyor. Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları’nın Müzeler Şehri Elazığ Projesi kapsamında hayata geçirdiği Harput Musiki Müzesi, Basın Müzesi ve Hoca Hasan Hamam Müzesi’nin ardından şehir, dördüncü müzesine kavuştu. Eski şehrin yeni şehre taşındığı ilk yıllarda 1896 yılında dönemin Valisi Enis Paşa tarafından inşa edilen ve 1984 yılına kadar Elazığ Hükümet Konağı olarak kullanılan, daha sonraki yıllarda ise polis karakolu, sergi ve galeri salonu son olarak da Elazığ Valiliği hizmet binası olarak kullanılan tescilli tarihi yapı, 2023 yılında başlatılan restorasyon, teşhir ve tanzim çalışmalarının ardından Kent Müzesi olarak düzenlendi. Elazığ Valiliği ve Elazığ Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen çalışmalarla şehrin ruhunun yaşatıldığı bir mekan olarak düzenlenen iki katlı tarihi yapının zemin katında oluşturulan tematik galeride, tarihi kronoloji on binlerce yıl önceden başlayarak beylikler dönemine geliyor. Ardından Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi kent belleği, Elazığ eğitim tarihi ile Atatürk ve Elazığ temaları işlenirken, müzenin ikinci katında oluşturulan tematik galeride ise Elazığ dokuma kültürü, yemekleri, musikisi, giyimi, kunduracılık, ahşap ve taş işlemeciliği, şifa ve eczacılık, sarrafçılık, kalaycılık ve bakırcılık, madencilik, endemik bitkiler ve kök boyama, tarım kültürü ile bakkal kültürü minyatür ve modellemelerle hayat buldu. Kapılarını 29 Ekim 2024 tarihinde vatandaşlara açan Kent Müzesi, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor. Kent Müzesi’nin şehir merkezinde olmasına rağmen ilk defa gelip gezdiğini aktaran vatandaşlardan Murat Aygün, "Çok beğendim. Elazığ’ın tarihini anlatıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Elazığspor’un 1990’lı dönemlerindeki futbolcularını tanıyorum. O alanı görünce beni bayağı etkiledi. Büyüklerimizden kalma bazı eserleri görünce eskileri hatırladım. Herkesin gelip gezmesi gereken bir yer. Neredeyse her gün yanından geçiyoruz ama ilk defa gelip gezdim. Herkesin de gezmesini isterim" dedi.
Konya Başkan Altay: "Otogar kavşağında kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Stadyum-Şehir Hastanesi Tramvay Hattı ikinci etabı kapsamında şehre kazandırılacak otogar kavşağının yapım çalışmaları son sürat devam ediyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, inşası süren otogar kavşağında incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu. Konya tarihine geçecek önemli altyapı ve ulaşım yatırımları gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Altay, şehir trafiğinin en yoğun olduğu alanlardan birine de üst geçit kazandırmak için çalışmaların yoğun şekilde sürdüğünü söyledi. "Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız" Başkan Altay, "Halil Ürün Caddesi’nden Sadık Ahmet Caddesi’ne geçişlerde kara yolunu ve raylı sistemi üste alacak bir köprülü kavşak çalışması yürütüyoruz. Tamamlandığında üç kotta kavşağı olan bir yapıya kavuşmuş olacağız. Hem eksi kottan İstanbul yolu devam edecek hem zeminde otogar istikametine gelenler devam ederken üst kattan da hem raylı sistemimiz hem taşıtlarımız geçmiş olacak. Şehir Hastanesi-Stadyum Tramvay Hattı kapsamında 10 kilometrelik kısmını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız, Altyapı Genel Müdürlüğümüz yürütüyor. Kalan 11.1 kilometrelik kısmını da biz yürütüyoruz. Şu anda ağırlıklı bir şekilde Aslım Caddesi kavşağında ve otogar kavşağında çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. İnşallah tamamlandığında Stadyum’dan Şehir Hastanesi’ne kadar şehrimiz 21.1 kilometrelik yeni bir raylı sistemi hattına kavuşmuş olacak" ifadelerini kullandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’na teşekkür etti Trafiğe en az rahatsızlık vermek için gerekli yan yol düzenlemelerini yaparak bu çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Başkan Altay, "İnşaatın en kısa sürede tamamlanması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Tamamlandığında şehrimiz yeni 21.1 kilometrelik bir raylı sistem hattına kavuşmuş olacak. Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdülkadir Uraloğlu’na, Altyapı Genel Müdürümüz Yalçın Eygün beye ve çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Konya’nın tarihine geçecek bu yatırımlar için gece gündüz demeden gayret ediyoruz. Şehrimize hayırlı, mübarek olsun" diye konuştu.
Kahramanmaraş Afşin’de ters laleler açtı: Koparana 700 bin TL ceza Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde baharın gelişiyle birlikte ters laleler çiçek açtı. Binboğa Dağları eteklerinde, kayalık alanların arasından çıkan bu nadide çiçekler doğaseverlere görsel bir şölen sunarken, yetkililerden önemli bir uyarı da geldi. Her yıl nisan ayının ilk haftasında açmaya başlayan ters laleler, ay sonuna doğru çiçeklerini döküyor. Sarıdan turuncuya ve kırmızıya uzanan canlı renk tonlarıyla dikkat çeken bu çiçekler, parlak yeşil yaprak demetiyle de doğada kolayca fark ediliyor. Bölgeye özgü endemik türlerden biri olan ters laleler, korunması gereken doğal zenginlikler arasında yer alıyor. Doğa fotoğrafçısı Mehmet Gören, ters laleleri görüntülemek için her yıl Afşin’e geldiklerini belirterek, "Bu çiçekler kısa süreliğine açıyor ve gerçekten etkileyici bir görüntü oluşturuyor. Ancak koparılmaması gerekiyor. Bulunduğu yerde güzel ve korunması şart" dedi. Fotoğraf sanatçısı Yasin Mortaş ise ters lalelerin halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilindiğini ifade ederek, "Bu çiçek başı eğik duruşuyla dikkat çeker. Utangaç bir görüntüsü vardır. Genellikle kuytu ve sakin alanlarda yetişir. Baharla birlikte açar ancak hüzünlü bir görüntüye sahiptir. Bu yüzden ‘ağlayan gelin’ olarak anılır" diye konuştu. Yetkililer, ters lalelerin koparılmasının yasak olduğunu hatırlatarak, bu endemik bitkiye zarar verenlere yaklaşık 700 bin TL’ye varan idari para cezası uygulandığını vurguladı. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken ters laleler, hem bölge turizmine katkı sağlıyor hem de doğanın korunmasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.