GÜNDEM - 13 Ocak 2026 Salı 10:09

Asansör yönetmeliği değişti, kabin daraldı: ALS hastası doktor evine hapsoldu

A
A
A
Asansör yönetmeliği değişti, kabin daraldı: ALS hastası doktor evine hapsoldu

İzmir’de 35 yıldır ALS hastalığı ile mücadele eden emekli göz doktoru, kendi gibi engelli birçok kişi gibi asansör yönetmeliğindeki değişiklik sonrası evine hapsoldu. Güvenlik gerekçesiyle eski tip asansörlere "iç kapı" zorunluluğu getirilmesi kabin kullanım alanını daraltınca, hastanın yaşam destek üniteli tekerlekli sandalyesi asansöre sığmaz hale geldi.


Türkiye genelinde son yıllarda asansör kazalarının önüne geçilmesi amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından asansör yönetmeliğinde yapılan güncellemeler, güvenlik standartlarını yükseltirken, eski binalarda yaşayan engelli bireyler için beklenmedik mağduriyetleri de beraberinde getirdi. İzmir’de yaşayan 65 yaşındaki emekli göz doktoru Alper Kaya, 2023 yılında yürürlüğe giren ve eski tip asansörlere iç güvenlik kapısı takılmasını zorunlu kılan düzenleme nedeniyle dış dünyayla bağlantısının kesildiğini belirtti. Henüz 30 yaşındayken kas erimesine ve güç kaybına neden olan Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına yakalanan Dr. Alper Kaya, hastalığın ilk evrelerinde baston yardımıyla yürüyebilirken, zamanla kas yetilerini tamamen kaybederek tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geldi. 2000’li yılların başında İzmir’de satın aldığı apartman dairesine yerleşen Kaya, o dönemde binanın mevcut asansörünü kullanarak sosyal hayatına devam edebiliyordu.



Güvenlik standardı arttı, yaşam alanı daraldı


Hastalığının ilerlemesiyle birlikte, solunum desteği ve özel pozisyonlama sağlayan, dünya standartlarında üretilmiş tam donanımlı bir tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Kaya, apartmandaki eski tip asansörün genişliğinin yeterli olması sayesinde sorunsuz bir şekilde evinden çıkabiliyordu. Ancak 2023 yılında asansör periyodik kontrollerine ilişkin yönetmelikte yapılan değişiklikler, Kaya’nın hayatını zorlaştırdı. Eski binalardaki asansörlerde kabin içi kapı bulunmaması "kırmızı etiket" (güvensiz) sebebi sayılınca, apartman yönetimi yönetmelik gereği asansöre iç kapı sistemi entegre ettirdi. Eski binalardaki asansör kuyularının dar olması nedeniyle, kabin içine eklenen katlanır kapı mekanizması, asansörün kullanım alanını önemli ölçüde daralttı. Santimetrelerle ölçülen bu daralma, Kaya’nın büyük ebatlı medikal tekerlekli sandalyesinin asansöre sığmasını imkansız hale getirdi.



Önce yürüme kabiliyetini, sonra özgürlüğünü kaybetti


Emekli Göz Doktoru Alper Kaya, ALS hastalığının aniden ortaya çıkan bir rahatsızlık olmadığını, yavaş yavaş kas güçsüzlüğüyle ilerlediğini belirterek, yaşadığı apartmana ilk taşındığında bastonla ve hatta zaman zaman desteksiz yürüyebildiğini anlattı. Hastalığı ilerledikçe yürüme kabiliyetini kaybettiğini, önce tekerlekli sandalye sonra ise akülü sandalye kullanmaya başladığını dile getiren Kaya, "O dönemde ellerimi kullanabildiğim için akülü sandalyemle apartmanın asansörüne tek başıma girip çıkabiliyor, evimden dışarıya özgürce gidebiliyordum. Apartman eski, 90’lı yıllarda yapılmış ve asansörü küçük olmasına rağmen bu şekilde ihtiyaçlarımı karşılayabiliyordum" dedi.


Zamanla ellerini kullanamaz hale geldiğini ve bu süreçte 2023 yılında yürürlüğe giren asansör yönetmeliği gereği güvenlik amacıyla asansörlere iç kapı takılmasının zorunlu kılındığını ifade eden Kaya, kontrol mühendislerinin asansörü kapattığını ve iç kapı takılmak zorunda kalındığını söyledi. Yapılan işlem sonrası asansörün tekrar çalışmaya başladığını ancak kendisi için durumun imkansız hale geldiğini vurgulayan Kaya, "Daha önce rahatça girip kapatabildiğim asansörde, artık iç kapı nedeniyle kapı kapanmıyor ve bu yüzden asansör çalışmıyor. Sonuç olarak evimden dışarı çıkamaz hale geldim. Çevremdeki diğer tekerlekli sandalye kullanıcılarının da benzer şekilde bu asansörleri kullanamadığını fark ettik" ifadelerini kullandı.



Yetkililere ’esnek çözüm’ çağrısı


Yaşanan sorunun sadece kendisine özgü olmadığını, eski apartmanlarda yaşayan pek çok engelli bireyin aynı mağduriyeti yaşadığını ve konuyu hasta topluluklarıyla paylaştığında çok sayıda şikayet aldığını belirten Kaya, eski binalarda asansör boşluğu ve yapı ölçüleri belli olduğu için genişletmenin mümkün olmadığına dikkat çekti. Yönetmelikteki iç kapı zorunluluğunun ciddi bir erişim sorunu oluşturduğunun altını çizen Kaya, "Bu noktada, eski binalar için daha esnek ve modern çözümler geliştirilebilir. Uzaktan kumanda sistemleri, özel düğmeler veya farklı teknik uygulamalar gibi çözümler mümkündür. Bu konuda bürokratların ve teknokratların bir çalışma yapmasını arzu ediyorum, çünkü gerçekten çok sayıda mağdur insan var" şeklinde konuştu.



Asansör yönetmeliği değişti, kabin daraldı: ALS hastası doktor evine hapsoldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çete soruşturmasında yakalanan 97 şüpheliden 58’i tutuklandı İstanbul merkezli 21 ilde yürütülen çete soruşturması kapsamında gözaltına alınan 97 şüphelinin 58’i tutuklandı. İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, yeni nesil suç örgütlerine yönelik geçtiğimiz günlerde İstanbul başta olmak üzere Ankara, İzmir, Diyarbakır, Antalya, Amasya, Ordu, Düzce, Elazığ, Şanlıurfa, Trabzon, Mardin, Tokat, Sinop, Bitlis, Samsun, Çanakkale, Sakarya, Adıyaman, Malatya ve Tekirdağ’da eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, 97 şüpheli yakalanmıştı. Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde ve uluslararası alanda organize suç faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüpheliler, dün İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesinden Bakırköy Adliyesine sevk yapılmıştı. Soruşturmanın yürütüldüğü Bakırköy Adliyesinde mahkemeye çıkarılan çete üyelerinden 58’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. 17 şüphelinin "Adli Kontrol" şartı ile serbest bırakıldığı belirtilirken, geri kalan 22 zanlının ise tutuksuz yargılanmak üzere salıverildiği öğrenildi. Sokak çetesinin suç faaliyetleri Suç ağının, ağırlıklı olarak yaşları 18’den küçük çocukları çetenin hücre evlerine yerleştirdikleri, bu kişileri çalıntı otomobil veya motosikletle kasten yaralama, iş yeri kurşunlama ve yağma amacıyla tehdit etme eylemlerinde kullandıkları tespit edildi. Ağlarına düşürdükleri çocuklara sosyal medya platformları üzerinden lüks yaşam ve yüksek kazanç vaadiyle suç örgütlerine üye kazandırmaya çalıştıkları ve örgüt propagandası yaptıkları iddia edildi.
İstanbul Selen Görgüzel’in ifadesi ortaya çıktı Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Selen Görgüzel’in ifadesi ortaya çıktı. Görgüzel ifadesinde "Kıbrıs tatilimizde Murat Gülibrahimoğlu ve Emel Müftüoğlu yüksek miktarlarda kumar oynadılar. Tatilimizde ismini şu an hatırlayamadığım bazı kişiler de vardı. Bu tatilimden hatırladığım bir olay ise, Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler. Ben kesinlikle bu tatilimde kimseyi fuhuşa teşvik etmedim" dedi. Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Selen Görgüzel’in ifadesi ortaya çıktı. Görgüzel ifadesinde "Rabia Karaca ile özel uçakta olan fotoğrafı doğrularım. Kıbrıs tatilinden sonra bu uçağa bindim. Beni bu tatile Emel Müftüoğlu gönderdi. Emel Müftüoğlu bu tatile gittiğim için kumar oynamak için casino çipi almıştır Murat Gülibrahimoğlu’ndan. Kıbrıs tatilimizde Murat Gülibrahimoğlu ve Emel Müftüoğlu yüksek miktarlarda kumar oynadılar. Tatilimizde ismini şu an hatırlayamadığım bazı kişiler de vardı. Bu tatilimden hatırladığım bir olay ise, Murat Gülibrahimoğlu ve yanındaki kızlar özel bir odaya geçerek kumar oynamaya devam ettiler. Ben kesinlikle bu tatilimde kimseyi fuhuşa teşvik etmedim. Fuhuş için aracılıkta da bulunmadım. Aksine bu genç kızlara ‘sizin burada ne işiniz var’ dedim. Emel Müftüoğlu benim üzerimden para kazanmış olabilir ancak ben kendisinden kesinlikle para almadım. Dönüşte bindiğim uçağın Ekrem İmamoğlu’nun kullanmış olduğu özel jet olduğunu çok sonradan öğrendim. Zaten bu uçağın Ekrem İmamoğlu’nun özel jeti olduğun bilseydim kullanmazdım. Ben kesinlikle uçaktaki kapalı odaya girmedim. Bu odaya Murat Gülibrahimoğlu ve diğer kızların girdiğini hatırlıyorum ancak ben bu odaya girmedim. Ben uçakta döküm sahası, para, uyuşturucu sohbetlerinin üzerinden çok zaman geçtiği için hatırlamıyorum. Ben bu uçakta kesinlikle uyuşturucu madde kullanmadım. Uçakta genç kızla arka odaya sıklıkla gittiğini görünce kendilerini de ‘yazık değil mi kendinizi kullandırıyorsunuz’ diye uyardım. İfademde son olarak şunu belirtmeliyim ki ben uyuşturucu madde kullanmadım, fuhuş suçunun konusu olan yabancı bir kimseyi aracı kılarak para kazanmadım. Diyeceklerim bundan ibarettir" dedi.
Ankara Bakan Tunç: "Başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere değerlerimizi aşındırarak yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız" dedi. Bakan Tunç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı himayelerinde düzenlenen Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2. Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Tunç, "Kadına şiddetle mücadeleyi, sadece cezayla değil; önleyici, koruyucu ve onarıcı adalet anlayışıyla ele alıyoruz. Yargı reformlarımızın merkezine kadını ve çocuğu koymamızın sebebi de bu anlayıştır" ifadelerini kullandı. Çocukları topluma kazandırmak adına çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Bakan Tunç, "Onarıcı adalet yaklaşımıyla, çocuğun üstün yararını gözeterek onları yeniden topluma kazandırmayı esas alıyoruz. Çocuk dostu adliyeler, uzmanlaşmış savcı ve hakimler, işte bu anlayışın ürünüdür. Çünkü biz çocuklara dosya numarasıyla değil, bir ömürlük emanet olarak bakıyoruz" dedi. "Değerlerimizi aşındırarak yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız" Ailenin ve aile bireylerinin korunması konusundaki kararlılığı koruduklarına dikkati çeken Tunç, "Küresel ölçekte sistemli biçimde yaygınlaştırılan ve aile yapımızı hedef alan başta cinsiyetsizleştirme olmak üzere, toplumu ifsat eden, değerlerimizi aşındırarak nihayetinde yok etmeyi amaçlayan akımlara karşı gerekli tüm önleyici adımları atacağız. Bu tehditler karşısında; Anayasa’nın ve kanunların bize verdiği yetkiyle, açık ve bağlayıcı düzenlemeleri hayata geçirmek zorundayız. Çocuklarımızı; zararlı içeriklerden, yönlendirici yayınlardan ve ruh dünyalarını tahrip eden dijital kuşatmadan korumak; onların güvenli, sağlıklı ve dengeli bireyler olarak yetişmesini sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur" açıklamasında bulundu. "Çocuklarımızı ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz" Bakan Tunç, çocukları korumak adına dijital ve sosyal mecralara yönelik, tüm idari ve yargısal yaptırımları tereddütsüz uygulayacaklarını vurgulayarak, "Özellikle dijital oyunlar, sosyal ağlar ve çevrim içi sohbet ortamları üzerinden çocuklarımızı şiddete özendiren, psikolojik olarak yıpratan ve onları ailelerinden koparan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Yine bazı sosyal medya hesaplarında; takipçi, etkileşim ve maddi kazanç uğruna; yaşlılarımızın, çocuklarımızın veya hasta kişilerin saatlerce canlı yayın açılarak ekran karşısında tutulması, onur kırıcı şekilde teşhir edilmesini de asla kabul edemeyiz. Bu tür mecralara karşı erişim engeli dahil olmak üzere tüm idari ve yargısal yaptırımları tereddütsüz uygulamakta kararlıyız" dedi. Uyuşturucuyla mücadelelerini de sürdüreceklerini vurgulayan Tunç, "Geleceğimizi tehdit eden ve birçok yuvayı dağıtan uyuşturucu belasına karşı da kararlı mücadelemizi sürdürüyoruz. Türk yargısı dijital bağımlılık oluşturan sanal bahis ve yasa dışı kumar ağlarıyla da, hukuk devleti kararlılığı içinde mücadelesini kesintisiz biçimde devam ettirecektir" açıklamasında bulundu.
Denizli Denizlili umreciler üçüncü umrelerini Tenim’de idrak etti Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla kutsal topraklarda bulunan umre grubu, program kapsamında üçüncü umrelerini Tenim (Mescid-i Âişe) Umresi ile tamamladı. Manevi yönü güçlü bu umre, gece geç saatlerde eda edildi. Denizli İl Müftülüğü organizasyonuyla umre ibadetini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan Denizlili umre grubu, belirlenen program çerçevesinde üçüncü umrelerini gerçekleştirdi. Grup, Mekke’ye yaklaşık 7 kilometre mesafede bulunan Tenim bölgesindeki Mescid-i Âişe’den ihram namazını kılarak Tenim Umresi’ni eda etti. Otellerinden otobüslerle Tenim’e hareket eden umreciler, Mescid-i Âişe’de ihram namazlarını kılıp niyetlerini aldıktan sonra Mekke’ye geçti. Kâbe’de tavaf ve sa’y ibadetlerini yerine getiren grup, umrelerini gece geç saatlerde tamamladı. Yoğunluk ve yorgunluğa rağmen umrecilerin büyük bir huşû ve manevi coşku içinde ibadetlerini yerine getirdiği gözlendi. Tenim Umresi, özellikle birden fazla umre yapmak isteyenler tarafından tercih edilirken, Mescid-i Âişe’nin taşıdığı tarihi ve manevi değer bu ibadeti daha da anlamlı kılıyor. Rivayetlere göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in eşi Hz. Âişe’nin) umre için ihrama girdiği yer olması sebebiyle Tenim, Müslümanlar için ayrı bir öneme sahip bulunuyor. Umre grubunun rehberliğini üstlenen grup hocası Cihan Şahan, Tenim Umresi’nin maneviyatına dikkat çekerek "Tenim, sadece Mekke’ye yakınlığıyla değil, taşıdığı hatıralarla da çok kıymetli bir mekân. Hz. Âişe validemizin burada ihrama girmiş olması, yapılan ibadeti gönüllerde daha derin bir anlamla buluşturuyor. Kardeşlerimizin bu mübarek yerde niyet alıp Kâbe’ye yönelmesi, umrenin ruhunu daha güçlü hissetmelerine vesile oldu. Rabbim yapılan ibadetleri kabul eylesin." Dedi. Cihan Şahan ayrıca, organizasyon sürecinde sağlanan imkânlar ve koordinasyon için Diyanet İşleri Başkanlığına ve Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu’ya teşekkür ederek, "Müftülüğümüzün titiz planlaması ve desteği sayesinde umrecilerimiz ibadetlerini huzur ve düzen içinde yerine getiriyor" ifadelerini kullandı.
Tunceli Tunceli’de karla mücadele gece-gündüz sürüyor Tunceli’de yaklaşık 10 gündür etkili olan yoğun kar yağışı birçok ilçede hayatı olumsuz etkilerken, kar kalınlığı bazı bölgelerde 145 santimetreye ulaştı. İl genelinde tüm ekipler, vatandaşların mağdur olmaması için gece gündüz çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Tunceli genelinde yaklaşık 10 gündür aralıksız etkisini sürdüren günlük yaşamda aksamalara neden olan yoğun kar yağışının akşam saatleri itibarıyla etkisini yitirmesi bekleniyor. Yağış süresince Valilik koordinesinde AFAD, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, Karayolları ve İl Özel İdaresi ekipleri vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla sahada 7/24 esasına göre görev yaptı. Yapılan ölçümlere göre il genelinde kar kalınlığı birçok noktada ciddi seviyelere ulaştı. Güncel verilere göre; Tunceli merkezde 40, Ovacık Kayak Merkezi’nde 145, Ovacık’ta 130, Hozat’ta 125, Pülümür’de 140, Nazımiye’de 120 ve Mazgirt’te ise 80 santimetre kar kalınlığı ölçüldü. Yetkililer, yüksek kar kalınlığı nedeniyle vatandaşların özellikle zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, kar lastiği bulunmayan araçlarla yola çıkmamaları ve kış şartlarına uygun tedbirler almaları gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl konuya ilişkin yaptığı açıklamada, zorlu hava şartlarına rağmen sahada fedakarca görev yapan tüm ekiplere teşekkür ederek, "Vatandaşlarımızın güvenliği için gece gündüz demeden çalışan tüm personelimize şükranlarımı sunuyorum. Devletimiz, tüm imkanlarıyla hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.